5 yılda 1,25 milyar liralık rekabet cezası

25.02.2019 14:27

Son güncelleme : 26.02.2019 10:50

Rekabet Kurumu Başkanı Ömer Torlak, son 5 yılda 1,25 milyar liralık idari para cezası verdiklerini belirterek, "OECD varsayımlarına göre tüketici refahına sağladığımız katkı yıllık ortalama 3,28 milyar lira oldu. Bu rakam, bütçe giderlerimizin yaklaşık 51 katı düzeyinde." dedi.



Torlak, düzenlediği "Kurum faaliyetlerinin tüketici refahına etkileri"  konulu basın toplantısında, kurumun 21 yıldır ülke ekonomisinde rekabetin  sağlanması ve korunması amacıyla görevini sürdürdüğünü ifade etti.

Kurumun aldığı kararlar sonucunda önemli ölçüde tüketici faydası  sağlandığına işaret eden Torlak, 2017-2018 yıllarını kapsayan 2 yıllık  faaliyetlerinin tahmini etkilerini ortaya koymaya yönelik çalışma yaptıklarını  anlattı.

Bu kapsamda, 2 yılda 18 kararda muhafazakar senaryoyla tüketicilere  sağlanan faydanın Aralık 2018  fiyatlarıyla 810,4 milyon lira,  yıllık ortalama  405 milyon lira olduğunu aktaran Torlak, "OECD  varsayımlarına dayanılarak  yapılan tahminlerde ise tüketici refahına katkımız yıllık ortalama 3,28 milyar  lira, toplamda  6,55 milyar lira seviyesinde oldu. Bu rakam, 2014-2016 döneminde  de yıllık ortalama 3,3 milyar liraydı." değerlendirmesinde bulundu. Torlak, muhafazakar senaryoya göre hesaplanan yıllık ortalama tahmini  faydanın kurumun ilgili dönemdeki yıllık ortalama bütçe giderinin 6,28 katı  büyüklüğünde olduğunu belirterek, "OECD metodolojisine göre hesaplanan yıllık  ortalama tüketici refahına katkı dikkate alındığında, bütçe giderlerimizin  yaklaşık 51 katı düzeyinde." diye konuştu.
 
Sektörler bazında 2017'de alkollü içecekler, perakende sektörü ve  kurumsal krediler bağlamında bankacılık sektörünün öne çıktığını aktaran Torlak,  2018'de ise enerji, elektrik dağıtım ve perakende sektörünün ön planda olduğunu  kaydetti.

Torlak, 2014-2018 dönemine ilişkin, "Rekabet Kurumunca son 5 yılda  1,25 milyar liralık idari para cezası verildi. Bilgi teknolojileri, enerji,  finans, petrol ve petrokimya, tütün ve alkollü içecekler ile inşaat sektörleri  ilk sıralarda yer aldı." ifadelerini kullandı.
 
"Belge bulmaya davul zurna ile gidemeyiz"

Sunumunun ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Torlak, gıda  fiyatlarındaki fahiş artışlar konusunda Rekabet Kurumu’nun yaptığı çalışmalara  yönelik soru üzerine, "Bu konuda başlatılmış süreçler var. Dövizdeki aşırı  oynaklıkların ortaya çıktığı tarihten itibaren yaptığımız gibi kamuoyuna yansıyan  konulardaki çalışmalarımızla, aynı zamanda bakanlıklar ve ilgili  kurumların  bilgilendirmesiyle başlattığımız süreçler var. Bazıları sonuçlandı, bazıları ise  sürüyor." karşılığını verdi.

Rekabet Kurumunca yapılan yerinde incelemelerinin  ağırlıklı olarak  bilgi ve belge bulmaya yönelik olduğunu vurgulayan Torlak, şunları kaydetti:

"Bu tür süreçleri önceden duyurmuyoruz. Aksi halde ipuçları bulmaya  davul zurna ile gitmek gibi bir durum söz konusu oluyor. Kamuoyu gündemindeki pek  çok konuyla ilgili süreçlerimiz sürüyor, mevzuat gereği belirli bir aşamaya  gelmeden açıklama yapamıyoruz. Yaş meyve sebzenin perakende satışıyla ilgili  soruşturma sürecimiz de devam ediyor. Zamanı geldiğinde ilgili paydaşlarla ve  kamuoyuyla paylaşacağız."

Torlak, fahiş fiyatların inceleme konusu yapılabilmesi için hakim  durum tespiti yapmak gerektiğini belirterek, perakende satış noktaları için  açılmış soruşturmalar bulunduğunu söyledi.

Rekabetin açık şekilde işlemesi için çalıştıklarını dile getiren  Torlak, "Rekabet ihlali yapıldığı durumlarda ortaya çıkan idari para cezası  uygulamalarıyla tüketici refahına katkı oluşturuyoruz. Tüketiciler daha makul  fiyatlarla ürüne erişebilsinler, ama aynı zamanda da piyasalarımız daha rekabetçi  şekilde oluşsun istiyoruz. Tüm hassasiyetimiz buna uygun bir zemin  oluşturabilmek. Piyasalar bizim piyasalarımız, tüketiciler biziz, işletmeler  bizim işletmelerimiz." ifadelerini kullandı.

"Sinema sektöründe pazar payı tanımı değişebilir"

Sinema filmlerinin gösteriminden kısa bir süre sonra Netflix gibi  platformlarda yayınlanmasını, rekabet hukuku açısından değerlendiren Torlak,  şunları söyledi:

"Sözleşmelere aykırı durum yoksa, bu durum bir problem teşkil etmez  diye düşünüyorum. Olay, 'haksız rekabet ve salon işletmecilerinin zor durumda  kalması bağlamında sorunlar ortaya çıkarabilir mi?' bilmiyorum. Uzun süre ekran  karşısında kalmayacak bir jenerasyonla karşı karşıyayız. Dolayısıyla sinema salon  işletmeciliği farklı bir noktaya gidebilir. Filmlerin eş zamanlı veya kısa süre  içerisinde Netflix gibi bir platform üzerinden gösterimi yaygınlaşabilir. Mevcut  durum itibarıyla Rekabet Kurumu'nu ilgilendiren bir boyutu yok. İlgili pazarda,  pazar payı tanımının değişmesi, yeniden şekillendirilmesi gerekebilir."

"Ticaret ahlakına aykırı olmadığı sürece sorun yok"

Torlak, tanzim satış noktalarına ilişkin soruyu yanıtlarken de "Bu  durum olağandışı bir durumun ortadan kaldırılmasına yönelik bir kamu tercihidir.  Fiyatlar normale döndüğünde piyasa şartlarında süreç devam edecektir. Bunu,  kamunun alt gelir gruplarının bütçelerini rahatlatmaya yönelik bir katkı olarak  düşünmek gerekir." ifadelerini kullandı.

Ürün gramajlarının düşürülmesinin rekabet hukukundaki yerine ilişkin  soru üzerine ise Torlak, "maliyetlerin artması nedeniyle gramajların düşürülerek  fiyatın aynı kalmasının, ticaret ahlakına aykırı bir durum oluşturmadığı sürece  sorun teşkil etmeyeceğini" söyledi.
Başkan Torlak, girdi maliyetleri değişmediği halde, gramajların  düşürülüp fiyatların sabit kalması gibi durumlara karşı Ticaret Bakanlığının  çalışmaları olduğunu sözlerine ekledi.





18:0595.734
Değişim :  -0,87% |  -844,53
Açılış :  97.199  
Önceki Kapanış :  96.579  
En Yüksek
97.572
En Düşük
95.731