Ağbal: Türkiye 2023`te ürettiğini ihraç eden ülke olacak

17.07.2019 11:32

Son güncelleme : 18.07.2019 09:27

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal, Türkiye`nin 2023`te daha çok üreten, ürettiğini ihraç eden, dışa açık, kurallı serbest piyasa ekonomisinin daha da güçlendiği, demokrasinin kurumsallaştığı bir ülke konumunda olacağını ifade etti.



AA

Yoksulluğu ortadan kaldırmak, dünyayı korumak, tüm insanların barış ve  refah içinde yaşamasını sağlamak için Birleşmiş Milletler (BM) tarafından  belirlenen ve küresel hedefler olarak da bilinen "2030 Sürdürülebilir Kalkınma  Hedefleri"nin 10 yıl gibi bir sürede gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği  tartışılırken, 4 yılda iki kez gönüllü rapor sunan Türkiye, ''uluslararası alanda  başarı örneği oluşturan bir ülke olmayı'' hedefliyor.

Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında  BM Genel Merkezi'nde düzenlenen Yüksek Düzeyli Siyasi Forum'da, ''Gönüllü Ulusal  Gözden Geçirme Raporu'' sunan ülkeler arasında Türkiye de yer aldı.

Türkiye'nin ikinci Gönüllü Ulusal Gözden Geçirme Raporu'nu  Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal sundu.

Ağbal, AA muhabirine, söz konusu rapora ve 2030 Sürdürülebilir  Kalkınma Hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin 2015'te dünyadaki tüm ülkelerin liderlerinin ortaklaşa  belirlediği 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine bağlılığını her zaman  sürdürdüğünü belirten Ağbal, BM'nin 2015'te 17 hedef belirlediğini ve üye  ülkelerin her birinin bu hedefleri yakalama konusunda çaba gösterdiğini söyledi.

Ağbal, Türkiye'nin de gerek bu hedeflerin oluşmasında gerekse bunların  takip edilmesinde büyük kararlılıkla hareket ettiğini vurguladı.

"TÜRKİYE, İLERLEME SAĞLAMA NOKTASINDA BÜYÜK KARARLILIĞA SAHİP"

Türkiye'nin 2016'da birinci Gönüllü Ulusal Gözden Geçirme Raporu'nu  sunan az sayıda ülkeden birisi olduğuna işaret eden Ağbal, "Bu yıl da ikinci  gözden geçirmeyi yaptık ve bunu çok önemsiyoruz çünkü gönüllü gözden geçirme  noktasında rahatız, yaptıklarımız çok." dedi.

Ağbal, birçok alanda 2015'te belirlenen hedeflere ulaşma konusunda  önemli ilerlemeler sağlandığına dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Dünkü sunuşumuzda üye ülkeler olarak son 4 yılda yaptıklarımızı ve  bundan sonra yapacaklarımızı anlattık. Bu raporda temel mesajımız şu oldu;  'Türkiye 2030'a kadar olan dönemde 2015'ten itibaren sürdürülebilir kalkınma  hedeflerinin her alanında hem politika düzeyinde hem kurumların bu işi  sahiplenmesi noktasında hem de gerçek ilerleme sağlama noktasında büyük bir  kararlılığa sahip."

"DÜN BİZİM İÇİN GURUR VERİCİ BİR GÜNDÜ"

Türkiye'nin 11'inci Kalkınma Planı'nın ekonomik anlamda yapısal  dönüşümü sağlamaya dönük çok sayıda hedef ve politika içerdiğini belirten Ağbal,  bu planının hazırlıklarında sürdürülebilir kalkınma hedeflerine özel bir önem  verildiğini vurguladı.

Ağbal, bütün politika alanlarında bu hedefleri gözeterek politikalar  oluşturduklarını, eğitimden sağlığa, şehirleşmeden yoksulluğun azaltılmasına  kadar birçok alanda ilgili kuruluşlarla çalışarak, kalkınma planına bunları  yerleştirdiklerini anlattı.

Türkiye'nin 2015'ten bu yana yaptığı çok sayıda faaliyetle 2030  hedeflerine yaklaşmada önemli çabalar gösterdiğini dile getiren Ağbal, "Onun için  dün bizim için gurur verici bir gündü. Birçok ülkeden de takdir toplayan bir  çalışma oldu. Bundan dolayı da ayrıca memnunuz." diye konuştu.

"3 BİNİ AŞAN STK, ŞİRKET VE KİŞİDEN GÖRÜŞLER ALINDI"

Ağbal, sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında, Ulusal Gözden  Geçirme Raporu'nun hazırlanma sürecine değinerek, bu sürece sivil toplum  örgütlerini de dahil ettiklerini, uluslararası kuruluşlarla yakın temasta  bulunduklarını ve yerel idareleri bu sürecin parçası haline getirdiklerini  kaydetti.

Bireyler ve şirketlerin de bu anlamda çalışmaya destek verme imkanı  bulduğunu ifade eden Ağbal, şunları söyledi:

"Sürdürülebilir kalkınma alanında yaklaşık 3 bini aşan STK, şirket ve  kişiden görüşler alındı. Yeni bir portal oluşturarak bu portal üzerinden  sürdürülebilir kalkınma hedeflerine uygun projesi olanların projelerini derleme  imkanına kavuştuk.

Bütün bunları yaparken sürecin her aşamasında tam bir katılımcı  anlayışla hareket edildi. Bu hem çalışmanın sonuçlarına yansıdı hem de  Türkiye'nin sunduğu bu rapor tam da BM'nin beklediği anlamda katılımcı anlayışla  hazırlandı."

Ağbal, son 4 yılda yapılanlar ve bundan sonra yapılması gerekenlerle  ilgili bir envanter çalışması yapıldığını belirterek, "Türkiye, buradan bir  taraftan kazanımlarını raporladı bir taraftan da ileriye dönük 2030 hedeflerine  ulaşmak için yapılması gerekenleri paylaştı." dedi.

Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri alanında her konuda  ilerleme kaydettiği bir dönemi yaşadığını dile getiren Ağbal, en fazla ön plana  çıkan konunun ise yoksulluğun azaltılması olduğunun altını çizdi.

"TÜRKİYE, MUTLAK YOKSULLUĞU SIFIRLAYAN BİR ÜLKE KONUMUNA GELDİ"

Ağbal, AK Parti iktidara geldiğinde, Türkiye'de mutlak yoksulluğun  hala bir gerçeklik olduğu değerlendirmesinde bulunarak, "Ama ilk yıllardan  itibaren ekonomide sağlanan olumlu gelişmeler, sosyal alanda hükümet olarak  alınan birçok karar ve uygulama neticesinde bugün Türkiye, mutlak yoksulluğu  sıfırlayan bir ülke konumuna geldi." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin bu anlamda mutlak yoksulluğun yaşanmadığı bir ülke  noktasında olduğunu vurgulayan Ağbal, şöyle devam etti:

"Bu da bizi çok memnun eden bir gelişme. Son 17 yılda Türkiye  ekonomisi yılda ortalama yüzde 5,5 büyüdü. Bu uzun dönem ortalamalarıyla  karşılaştırıldığında son derece önemli. Türkiye, bu dönemde hem ekonomik olarak  büyüdü hem de bu büyümeden bütün sosyal kesimler pay aldı. Dolayısıyla mutlak  yoksulluğun ortadan kaldırılmasının en önemli sebeplerinden biri de oluşan  refahın adil şekilde paylaşılması oldu."

"DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜNCE DİĞER ÜLKELERE ÖRNEK GÖSTERİLEN BİR ÜLKE"

Ağbal, Türkiye'nin sağlık alanında da uluslararası bir başarı  oluşturduğuna dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

"Sağlık da uluslararası sürdürülebilir kalkınma hedeflerinde önemli  bir yer tutuyor. Son 17 yılda sağlıkta dönüşüm programıyla Türkiye sadece kendi  içinde değil, uluslararası alanda da sağlık alanında çok önemli değişim ve  dönüşümü gerçekleştirdi. Sağlıkta dönüşüm programı sayesinde Türkiye, sağlıkta  erişimde bugün Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) diğer ülkelere örnek gösterilen bir  ülke.

Bir taraftan vatandaşlarımızın her aşamada sağlık hizmetlerine  erişimini sağlayacak önemli adımları bu dönemde attık. Özellikle koruyucu sağlık  hizmetleri anlamında çok önemli ilerlemeler kaydedildi. Son dönemde artık sağlık  konusunda yoğunlaştığımız alan sağlık hizmetlerinde kalitenin artırılması,  özellikle hastaların hastanede yatış hizmetine ilişkin olmak üzere nitelikli  odalardan tutun da şehir hastanelerine kadar birçok projeyi uygulamaya koyduk."

Bunların Türkiye'yi sağlık hizmetleri alanında uluslararası  karşılaştırmalarda ön plana çıkardığını belirten Ağbal, "Bu dönemde gerek doğumda  beklenen yaşam süresinin hızla yukarı çıkması gerekse doğumdan sonra ilk bir  yılda ölen çocuk sayısının önemli ölçüde azalması, yine aynı şekilde doğum yapan  kadınlar açısında da uluslararası göstergelerde çok önemli ilerlemeler  kaydedildi." diye konuştu.

"TEKLİ EĞİTİM SİSTEMİNE GEÇME GİBİ BİR HEDEFİMİZ VAR"

Türkiye'de eğitim alanında yapılan çalışmalara da değinen Ağbal, bu  konuya çok önem verdiklerini, 2000'li yılların başından itibaren başta kız  çocuklarının okula erişimi olmak üzere, eğitim alanında çok önemli atılımlar  gerçekleştirdiklerini söyledi.

Ağbal, özellikle kırsal kesimde yaşayan kız çocuklarının, görece  yoksulluk içinde olan ailelerin çocuklarının okula erişimini sağlamak üzere  birçok sosyal programı hayata geçirdiklerini anlattı.

Türkiye'de kız çocuklarının okullaşma oranında da önemli bir artış  sağlandığına dikkati çeken Ağbal, "Eğitimde 'tekli eğitim sistemine' geçme gibi  bir hedefimiz var. İnşallah 11'inci Kalkınma Planı döneminde bu hedefi  gerçekleştirmiş olacağız. Yine 11'inci Kalkınma Hedefi Planı döneminde, okul  öncesi eğitimin 5 yaşa indirilmesi ve bununla ilgili tüm milli eğitim  yatırımlarının yapılmasını öngörüyoruz." dedi.

"TÜRKİYE, AVRUPA'DA EN FAZLA YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMI ALAN ÜLKE OLDU"

Ağbal, yenilenebilir enerji konusunda da Türkiye'de son yıllarda büyük  bir ilerleme kaydedildiğini söyledi.

Geçen sene Türkiye'nin, Avrupa ülkeleri içinde en fazla yenilenebilir  enerji yatırımı alan ülke olduğunu anımsatan Ağbal, "Bu da Türkiye olarak  yenilenebilir enerjiye ne kadar önem verdiğimizi gösteren önemli bir gösterge.  Türkiye'nin bu alanda potansiyeli, uygun yatırım ortamı var. İnanıyoruz ki  yenilenebilir enerji konusunda Türkiye, önümüzdeki yıllarda daha da büyük  ilerleme gerçekleştirecek." ifadelerini kullandı.

Ağbal, şehirleşme alanında da metro hatlarına ve raylı sistemlere  önemli bir yatırım yapıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"2023'te Türkiye daha çok üreten, ürettiğini ihraç eden, dışa açık  kurallı serbest piyasa ekonomisinin daha da güçlendiği, demokrasinin  kurumsallaştığı bir ülke olacak. Aslında bütün bunlar sürdürülebilir kalkınma  hedefleri bakımından da son derece önemli. Bu açıdan 11'inci Kalkınma Planı'nı  bir taraftan her alanda gelişmesi için önemli bir itici pusula olarak  değerlendirirken diğer taraftan da Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmada  bize önemli bir yol gösterici olacağına inanıyoruz.

Ben inanıyorum ki, Türkiye, 2030'da BM tarafından kabul edilen  Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri konusunda uluslararası alanda başarı örneği  oluşturan bir ülke olacak. Bunu da hep beraber yapacağız vatandaşlarımız ve sivil  toplum örgütlerimizle, siyasal partilerimizle çünkü bu insanlığın ortak hedefleri  belli bir ülkeye, coğrafyaya ya da kesime hitap eden hedefler değil."




11:32102.985
Değişim :  -0,08% |  -86,91
Açılış :  102.552  
Önceki Kapanış :  103.072  
En Yüksek
103.149
En Düşük
102.341