`Türkiye`de gelir dağılımı düzeliyor`

13.05.2014 14:33

Son güncelleme : 13.05.2014 16:50



  Ali Babacan, faizlerdeki bu düşüşün en büyük riskinin bazı ülkelerde  meydana gelebilecek rehavet olduğunu dile getirerek, bu noktaya dikkat edilmesi  gerektiğini kaydetti.

    Şu anki ortamın finans piyasası açısından mutluluk verici olduğuna  vurgu yapan Babacan, "Avrupa'daki toparlanma Türkiye açısından önemli. Hala bir  numaraları ihracat pazarımız Avrupa. Avrupa ne kadar hızlı toparlanırsa bunun  bizim ihracatımıza faydası olacaktır" dedi.

    Başbakan Yardımcısı Babacan, Japon ekonomisine değinerek, Japonya'nın   orta ve uzun vadeli dönemde dikkatle takip edilmesi gerektiğini düşündüklerini  belirtti.

     Gelişmekte olan ülke ekonomilerine dikkati çeken Babacan, "Gelişmekte  olan ülkeler zor dönemler geçirdi. Bu ülkelerle ilgili dünya basınında oldukça  olumsuz bir haber akışı gördük. ABD Merkez Bankası'nın para politikalarında  normale döneceğini açıklamasının ardından pek çok gelişmekte olan ülkelerin  piyasalarında ciddi hareketlilik gördük. Ancak son dönemde hava değişti,  gelişmekte olan ülkelerle ilgili çok daha makul yorumlar var. Gelişmekte olan  ülkelerin pek çoğu gerekli tedbirleri aldı, politikalarını yeni şartlara uydurdu"  değerlendirmesinde bulundu.

    Babacan, gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızının daha düşük  olacağının öngörüldüğüne vurgu yaparak, "Ancak gelişmiş ülkelerle  kıyasladığımızda, gelişmekte olan ülkelerin büyüme oranlarının onlarınkinin çok  daha üstünde olduğunu göreceğiz. Şirketler büyümek ve dinamizm istiyorsa yine  gelişmekte olan ülkelere yatırım yapmaya devam edecek" diye konuştu.

     Büyümenin kalitesinin ve sürdürebilirliğinin tüm ülkeler için çok  önemli olduğunu ifade eden Babacan, kısa vadeli büyüme adına bilançoları tahrip  edecek politikalardan uzak durulması gerektiğini söyledi.

  "Hukuk ve yargı konusundaki sorunlarımızı çözmedikçe Türkiye'nin  2023 hedeflerine ulaşması hayal ve ileri demokrasi olması çok zor" -  "Eğer tek bir savcı, hakim, 3-5 polis, 'bağımsız çalışacağım' derken taraflı  şekilde farklı yerlerden gelen talimatla çalışırsa, onlarca iş adamının bir  gecede gözaltına alınıp, milyarlarca dolarlık mal varlığı dondurulabiliyorsa,  güven adına bir ülke için büyük felaket" - "Sürekli olarak dışarıya  bağlı, kendi tasarrufu az olan ve sürekli dışarıdan finansman ile büyüyebilen bir  ekonomik yapının çok sıhhatli olduğunu söylemek mümkün değil"

   Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Hukuk ve yargı  konusundaki sorunlarımızı çözmedikçe Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşması hayal  ve ileri demokrasi olması çok zor" dedi.

    Babacan, Forum İstanbul 2014'te yaptığı konuşmada, dünyanın zor bir  dönem atlattığını, küresel boyutta ticaret ve yatırım ortaklıklarının artık  tekrar dünya gündemine gelmesinin ve ülkelerin birbirine daha açık olmasının  kendilerini umutlandırdığını belirtti.

    Büyük Okyanus etrafındaki ülkelerin Trans Pasifik Ortaklığı  çerçevesinde görüşmelerini yoğunlaştırmalarının, ABD ile Avrupa Birliği (AB)  arasında Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) görüşmelerinin  başlamasının çok önemli, tarihi ve stratejik konular olduğunu ifade eden Babacan,  "Sadece sanayi ürünlerini değil, tarım ürünleri ve hizmetleri kapsayan, yatırım  ortamıyla ilgili konuları masaya yatıran girişimleri biz destekliyoruz. TTIP  konusunda Türkiye'nin asla bu resmin dışında kalmaması gerektiğini düşünüyoruz.  TTIP dediğimiz aslında ağırlıklı olarak standart, norm ve mevzuat birliğinden  oluşuyor. Bizim sanayimizin de buna uyum sağlaması çok önemli. Yarın  Washington'da yapacağımız görüşmelerde de önemli gündem maddelerimizden biri TTIP  olacak" değerlendirmesinde bulundu.

    Başbakan Yardımcısı Babacan, Türkiye ekonomisinin son 11-12 yıllık  dönemde önemli bir dönüşümden geçtiğini anlatarak, "Bu kriz öncesinde bankacılık,  sosyal güvenlik, sağlık, kamu maliyesi alanlarında zamanlıca yaptığımız reformlar  bizim ekonomimizi önemli ölçüde korudu. Geçen yıl itibariyle Türkiye'nin bütçe  açığı milli gelirinin yüzde 1,1'ine düştü. Türkiye'de net kamu borcu milli  gelirin sadece yüzde 12,7'sine geriledi. Çok ciddi mali disiplinle bu noktaya  geldik" diye konuştu.

"Türkiye'de gelir dağılımı düzeliyor"

    Ali Babacan, geçen yıl sonu itibariyle Türkiye ekonomisinin  büyüklüğünün piyasa kurlarıyla hesaplandığında 820 milyar dolara ulaştığını ve 10  bin 800 dolara yakın da kişi başına düşen milli gelirin oluştuğunu anımsatarak,  OECD'nin satın alma gücü paritesine göre hesaplanan veriye göre Türkiye'de kişi  başına düşen milli gelirin 2013 yılında 19 bin doları aştığını kaydetti.

     Türkiye'de Ocak 2009'dan bu yana toplam istihdamın 5 milyon 300 bin  kişi arttığını aktaran Babacan, "Ocak 2013 ile ocak 2014 rakamları  karşılaştırıldığında toplam istihdamın 760 bin kişi arttığı görülüyor. Türkiye'de  gelir dağılımı düzeliyor" dedi.

    Başbakan Yardımcısı Babacan, OECD üyesi ülkelerden Gini katsayısını en  hızlı düşüren ülkenin şu anda Türkiye olduğunu vurgulayarak, Türkiye'deki  büyümenin sonuçlarını çok geniş kesimlerin hissettiğini söyledi.

    Son bir yıllık sürenin Türkiye için kolay olmadığını belirten Babacan,  "Mayıs 2013'ten bu yana başlayan bir yandan küresel ekonomik konjonktür,  Avrupa'daki zayıf büyüme 2013 yılı boyunca devam etti, toparlanma ancak 2014'te  olacak. Gezi olaylarını yaşadık, Suriye ve Irak'taki gelişmeler son derece  olumsuz oldu. 17 Aralık süreci yaşadık ve yaşıyoruz. Bütün bunlara rağmen 2013  yılında Türkiye yılbaşında hedeflediğimiz yüzde 4'lük büyüme hedefini tutturdu.  Bu az bir başarı değildir" ifadelerini kullandı.

 "Bütçemizin gelirinin her bir kuruşu vatandaştan toplanan  vergilerdir"

    Başbakan Yardımcısı Babacan, Orta Vadeli Program'da (OVP) yer alan  öncelikli sorunları hatırlatarak, Türkiye'deki büyümenin mutlaka özel sektörden  kaynaklanmaya devam etmesi gerektiğini kaydetti.

    Bazı ülkelerin petrolü, doğalgazı, fazladan rezervi olduğunu dile  getiren Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Bunu içeriden harcayalım dediklerinde belki o ülkeler için makul  olabilir. Bizim böyle bir lüksümüz yok. Bizim bütçemizin gelirinin her bir kuruşu  vatandaştan toplanan vergilerdir. Biz de hazır toprağın altında bulsak onu satıp  harcasak ne ala, o zaman ne cari açık sorunu ne ticaret açığı sorunu olur.  Bütçedeki her bir kuruş vatandaşımızdan topladığımız vergi olduğuna göre, daha  çok kamu parası harcamak demek; ya daha çok vergi toplamak ya da daha çok borç  demektir. Daha çok vergi topladığınızda bugünün vatandaşlarını bir bakıma zor  durumda bırakıyorsunuz. Daha çok borçlandığınızda gelecek yılların vatandaşlarını  zor durumda bırakıyorsunuz. Devlet para harcasın derken kimin parasını nasıl  harcaması konusu önemli. Dolayısıyla özel sektör odaklı büyüme anlayışımız var."

    Babacan, "Dışarıya bağlı, kendi tasarrufu az olan ve sürekli dışarıdan  finansman ile büyüyebilen bir ekonomik yapının çok sıhhatli olduğunu söylemek  mümkün değil. Tasarruf oranlarının artması çok önemli. Ayrıca enerji  politikalarımız önümüzdeki dönemde çok önemli olacak" dedi.

    Başbakan Yardımcısı Babacan, Türkiye'de iş gücü piyasasının katılığı  OECD ülkeleri içerisinde bir numara olduğunu anlatarak, "Bizim işgücü  piyasalarımızın katılığını ABD'ye götürün ve orada uygulayın yüzde 6,5'a düşmüş  işsizlik inanın ki bir yılda yüzde 15'e çıkar. Bizde niye işsizlik yüzde 9-10'da  dolaşıyor dediğinizde bu işgücü piyasası ile ilgili reformlarımızı er yada geç  yapmamız gerekiyor. İşsizlerin de hakları için ne tür tedbirler almamız  gerektiğine kafa yormalıyız" dedi.

" Yargının tarafsız şekilde çalışması da çok önemli

   Ekonomi üzerine etkisi olan iki önemli konunun eğitim ve hukuk  olduğunu vurgulayan Babacan, şunları kaydetti:

    "Eğitim bir ülkenin vatandaşlarını tek tek daha yüksek katma değer  üretmesini sağlamak en önemli mekanizma. Yargı 17 Aralık sürecinde yaşadık.  Yargının bağımsızlığı önemli. Yargının tarafsız şekilde çalışması da çok önemli.  O bağımsızlık alanını eğer yargı, taraflı bir şekilde kullanırsa hele de farklı  yapılanmaların talimatıyla yargıdan kararlar çıkmaya başlarsa o bir ülke için  felakettir. Eğer tek bir savcı, hakim, 3-5 polis 'bağımsız çalışacağım' derken  taraflı şekilde farklı yerlerden gelen talimatla çalışırsa onlarca iş adamı bir  gecede gözaltına alınıp, milyarlarca dolarlık mal varlığı dondurulabiliyorsa,  güven adına bir ülke için büyük felaket. Bunun içindir ki biz yıllardır hep  vurguluyoruz; hukuk ve yargı konusundaki sorunlarımızı çözmedikçe Türkiye'nin  2023 hedeflerine ulaşılması hayal ve ileri demokrasi olması çok zor. Devlet  içerisindeki farklı yapılanmalara asla izin vermeyiz."

    Hukukun üstünlüğü ilkesinin herkes için geçerli olduğunu ve evrensel  hukuk normlarına bakılması gerektiğini belirten Babacan, "Türkiye zaten bu konuda  devlet politikası olarak yönünü çizmiş. Avrupa Konseyi, AB demişiz ve evrensel  hukuk anlamında referansımızı almışız. Bu referans ile hareket ettiğimizde  Türkiye'de hukuk güvenliğinin sağlanması bundan sonraki dönemde en önemli  konularımızdan biridir" diye konuştu.

    Ali Babacan, keyfiliğin olmadığı, şeffaflık ve hesap verilebilirliğin  olduğu piyasa ekonomisinin gerektiğini aktararak, "Türkiye'nin gerçek ekonomik  potansiyelinin ancak kadınlarımızın iş hayatı, sosyal hayat ve siyasette daha  aktif olmasıyla mümkün olabilecek" dedi.





12:1898.126
Değişim :  0,14% |  137,38
Açılış :  98.284  
Önceki Kapanış :  97.988  
En Yüksek
98.450
En Düşük
97.782