Uzmanlar faiz kararını değerlendirdi

14.09.2017 14:53

Son güncelleme : 15.09.2017 09:11

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gitmedi. Piyasaların önde gelen isimleri hem kararı hem de Para Politikası açıklama metnini Uzmanpara.com`a değerlendirdi.



UZMANPARA

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gitmedi. Banka marjinal fonlama oranını yüzde 9,25, Merkez Bankası borçlanma faiz oranını yüzde 7,25, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranını yüzde 0, borç verme faiz oranını yüzde 12,25 olarak bıraktı.

Piyasaların önde gelen uzmanları hem kararı hem de Para Politikası açıklama metnini Uzmanpara.com'a değerlendirdi. İşte o yorumlar:

Gedik Portföy Portföy Yönetim Müdürü Eral Karayazıcı
"Para politikası duruşu küresel rayiç ile uyumlu"

"TCMB beklentiler dahilinde bir karar alarak faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gitmedi. Merkez Bankasının fiilen uyguladığı faiz % 12 ülkemizde cari enflasyon ise % 10,7. Bize benzeyen ülkelerde uygulanan faizin de cari enflasyonlarından ortalama 1,5 – 2 puan yüksek olduğunu göz önüne alırsak bu para politikası duruşu küresel rayiç ile uyumlu.

Döviz kurlarında var olan sakin seyrin sürmesi durumunda ülkemizde enflasyon oranının Aralık ayı ile birlikte inişe geçmesi bekleniyor. Bu eğilimin belirginleşmesini takiben Merkez Bankası fiili oran diyebileceğimiz fonlama faizinde indirim olanağı kazanacak. Yüksek olasılık ile de bu rüzgarı arkasına almadıkça faiz oranlarında bir değişikliğe gitmekten kaçınacaktır.

Karar bir piyasa etkisi yaratır mı ? Bence hayır. Türk Lirası Şubat 2017’den bugüne olduğu üzere küresel rüzgar dahilinde benzerimiz olan ülke para birimleri ile birlikte yön bulmaya devam edeceğe benziyor. "

Stratejist Cüneyt Paksoy
''Kredibilitesi yüksek, kararlı ve güçlü  TCMB efekti masada kalacak"
"TCMB'nin Bugün gerçekleşen  PPK'da piyasanın genel beklentisine paralel  herhangi bir değişim gelmemiş ve ''bekle-gör'' olarak nitelendirebileceğimiz bir karar açıklanmıştır.

Son dönemde yakalanan finansal istikrar ortamının devamı adına TCMB'nin belirli bir süre daha sıkı para politikasını devam ettirmesi ve sıkı para politikasına paralel sözlü yönlendirme içinde olması gerekiyor. Bu anlamda bu kararın ve karar sonrası yapılan açıklamaların rasyonel ve hedeflere uygun bir karar olduğunu söyleyebiliriz.

2015 fiyatlarına geri çekilen Dolar Endeksi'nin verdiği manevra alanına rağmen , FED'in kritik Eylül toplantısı öncesi bekle-gör  kararın alınması; global çapta gelişmelerin de yakından izleneceği ve kalıcı bir pozitif ortam sağlanana kadar TCMB'nin faiz ve kur tarafında sağlanan dengenin korunması için hassas olmaya devam edeceğini piyasalara göstermiştir.

Açıklanan metin içerisinde yer alan ''Enflasyonun bulunduğu yüksek seviyeler ve çekirdek enflasyon göstergelerine ilişkin gelişmeler fiyatlama davranışlarına dair risk oluşturmaktadır. Bu çerçevede Kurul, sıkı para politikası duruşunun korunmasına karar vermiştir... '' İbaresi TCMB'nin ana önceliği olan fiyat istikrarı adına enflasyon tarafında yaşanan görece yüksek seyre ve bu taraftan gelebilecek risklere karşı duyarlı olduğunu da bir kez daha açık olarak belirtmiştir.

Bu açıklanan rasyonel karar sonrası piyasalar ve yabancı algısı açısından son dönemde yakalanan ''kredibilitesi yüksek, kararlı ve  güçlü  TCMB'' efektinin masada kalacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Son dönemde kur üzerinde haber akışında yaşanan gelişmeler TCMB'nin bu toplantısını biraz daha önemli hale getirmiştir. Geri çekilme sürecinde  3.38'lere geri çekilen dolar-TL'nin bu kritik toplantı öncesi 3.47'lere ulaşması bu haber akışı dışında asıl  Dolar Endeksi'nin 91.00'lerden 92.50'lere ulaşmasıyla gerçekleşmiş görünüyor. Toplantı sonrası ilk etapta 3.45 altına ve civarına geri dönüş bu haber akışı farkının geri alındığını bize gösteriyor.

TCMB kendi bağımsız politika adımlarını enflasyon ve diğer dinamiklere bağlı olarak sıkı para politikası ve proaktif anlayış üzerinden gerçekleştirmeye devam ettikçe dolar-TL tarafında yön ağırlıklı olarak Dolar Endeksi'nin seyrine paralel hareket etmeye devam edecektir."

İntegral Yatırım Araştırma Uzmanı Eda Karadağ
"TCMB'de enflasyon korkusu sürüyor"
"TCMB, bugün yapmış olduğu para politikası kurulu toplantısında piyasaların beklentisi doğrultusunda faiz oranlarında değişikliğe gitmedi. Merkezin, temmuz ayı metniyle bugünkü toplantı metni arasında enflasyonla ilgili bazı değişikliklerin olduğu dikkat çekiyor.

Metnin ilk cümlesinde, “son dönemde açıklanan veriler iktisadi faaliyetteki toparlanmanın güç kazandığına işaret ettiği” belirtiliyor. Bir önceki metinde bu cümle, “son dönemde açıklanan veriler iktisadi faaliyetteki toparlanmanın devam ettiğine işaret etmektedir” şeklinde yer alıyordu. Burada “güç” kazanıyor ifadesi Merkez Bankasının ileriye dönük ekonomik aktivitelerde güçlü beklentiler içerisinde olduğu anlaşılıyor.

Alınan destekleyici teşvik ve tedbirlerin katkısıyla iktisadi faaliyet gücünü korumaktadır ifadesinin bu toplantıda tamamen kaldırıldığı dikkat çekiyor. Bu cümleyi aslında bazı alınan teşviklerin zamanlama olarak sonuna gelinmesinden ötürü kullandığını düşünmekteyiz.

Enflasyonla ilgili, temmuz ayındaki toplantısında, “son aylarda yaşanan maliyet yönlü gelişmeler ve gıda fiyatlarında beklenen kısmi düzeltmenin sınırlayıcı etkisine rağmen, enflasyonun bulunduğu yüksek seviyeler fiyatlama davranışlarına dair risk oluşturmaktadır” ifadesi yer alırken bunun bu toplantıda tamamen değiştiği görülmekte. Özellikle, ağustos ayı enflasyon rakamlarında çift haneye ulaşılması anlaşılan TCMB’yi de rahatsız etmeye devam ediyor. Bu toplantıda, “enflasyonun bulunduğu yüksek seviyeler ve çekirdek enflasyon göstergelerine ilişkin gelişmeler fiyatlama davranışlarına dair risk oluşturmaktadır” cümlesi metinde yerini almış bulunmakta.

Bu toplantıda, beklenildiği üzere metinde enflasyona yönelik ifadelerde oldukça belirgin değişiklikler söz konusu. Özellikle, çekirdek enflasyonun Merkezin metninde yer alması oldukça önemli bir durum çünkü çekirdek enflasyon 2010 yılından sonra ilk kez çift haneye ulaştı.

Bilindiği üzere, TCMB 2017 yılında da enflasyonla mücadeleye devam ediyor ve ağustos ayına kadarki olan süreçte enflasyondaki tablo Merkez çerçevesinde bir risk olarak görülüyordu ancak bu toplantıdaki kadar enflasyona bakış açıları kötümser değildi. Enflasyonda bundan sonraki süreç oldukça kritik olacak ve bu toplantıda bu kadar net bir şekilde dilini değiştiren Merkez, ilerleyen süreçte de enflasyonda hızlı bir şekilde iyileşme beklemediğinin de sinyalini vermiş gibi gözüküyor. TCMB, 2017 yılının kalanında ekim ve aralık olmak üzere iki toplantısı bulunuyor ve bu koşullar altında bu toplantılarda da sıkı duruşunu koruması beklenebilir.

Ocak ayından bu yana sıkı duruşunu koruyan TCMB, TL üzerindeki oynaklığı azalttı ve azaltmaya devam ediyor. Dolayısıyla, bu duruşunu koruyarak bir süre daha iç tarafta enflasyon rakamlarını takip ederken dış piyasada ise Fed-Trump ikilisiyle şekillenen ABD Dolarını takip edecektir.

Beklentiler dahilinde alınan karar ve enflasyon vurgusunun ardından, TL varlıklar üzerinde sınırlı pozitif bir etki izlendi ve USD/TL kuru 3.4465 seviyesine doğru geri çekildi. Şu sıralarda, yeniden 3.45 seviyesinin üzerine yükselen kur için beklentiler bir süre daha 3.45 çevresinde tutunmaya devam etmesi yönünde. Özellikle, dış piyasada Doların güçlenmeye çalışması gelişen ülke para birimlerindeki seyri bozmaya neden olduğu gibi USD/TL kurunun da yukarı yönde tepki vermesini tetikliyor. Dolayısıyla, kurda geri çekilmeler sınırlı ve 3.45 seviyesinin üzerindeki seyrinde ısrarcı olması durumunda ise 3.45-3.50 aralığında bir süre izlenebilir.

Kapital FX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan
"Metnindeki nüanslar oldukça önemli"
"Merkez Bankası teoride doğru olanı yaptı. Enflasyon trendinin halen yukarı yönlü olmaya devam etmesi ve hali hazırda çift hanelerde yukarı yönlü riskler aktif bir şekilde dalgalanmaya devam etmesi Merkez Bankası’nın para politikasını sıkı tutmaya devam etmesi gereken bir ortam oluşturmaktadır. Haliyle “enflasyon odaklı sıkı para politikası” vurgusu büyük önem taşıyor. Özellikle Ağustos ayındaki enflasyon rakamları, enflasyon trend ve beklentileri açısından sıkıntı verici, dolayısıyla Merkez Bankası’nın elinde “maliye politikalarının geniş, para politikasının sıkı olması” gibi muazzam bir oram varken, yani büyüme %5 bandı üzerinde güçlü seyrederken faizleri indirmek gibi bir baskı normalde olamaz.

Para politikası açıklama metnindeki nüanslar bu açıdan oldukça önemli. Enflasyondaki yüksek trendin devam ettiği sürece para politikasındaki sıkı duruşun korunması gerekliliğinin metinde yer almış olması itibariyle Merkez Bankası’nın mevcut duruşundan geri adım atmadığı görülmektedir. Yıl içinde fiyat istikrarını sağlayan sıkı fonlama kompozisyonu ve para politikası çerçevesinde, birinci plana sadık kalınıyor olması Merkez Bankası’na her geçen ay biraz daha kredbilite kazandırıyor. Çekirdek enflasyondaki yukarı yönlü baskının da metinde yer alıyor olması oldukça önemli, çünkü asıl sıkıntının çekirdek enflasyon trendinşn bir türlü aşağı doğru dönmemesi enflasyon trendi ve beklentileri üzerinde yukarı yönlü baskıyı yaratan asıl etmen. İhtiyaç olması halinde ilave sıkılaştırma olabileceğine yönelik ibarenin de para politikası açıklamasında yer alması, retorik açısından oldukça önemli.

Merkez Bankası bilindiği gibi, para politikasının merkezine enflasyon trendi ve beklentilerini koyuyor. Eylül ayında muhtemelen maliyet artışı kaynaklı olarak enflasyonda yukarı yönlü hareket göreceğiz. Zaten mevcut konjonktür içerisinde ÜFE çok hızlı yukarı gidiyor ve ÜFE’yi düşürmeden TÜFE’yi düşüremeyiz. Bu yüzden; iki hanede kalmaya devam edecek olan enflasyon dahilinde de beklentimiz Merkez Bankası’nın mevcut faiz seviyelerini ve sıkı para politikasını yıl sonuna kadar sürdürmesi şeklindedir. Duruma göre; eğer TRY üzerindeki son günlerde oluşan baskıya ilave değer kaybı olursa (ki bunu Fed kaynaklı olması muhtemel olabilir, piyasa Fed opsiyon fiyatlamalarının %30’larda ısrarla seyretmesinden mütevellit yılsonunda faiz artırımı beklentilerini tamamen elemine etmemiş durumda) ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini %12’nin üzerine çekecek hamleler yapılabilir. 2018 yılında ise, öngörüldüğü gibi enflasyonun gerilemesi Merkez Bankası’na normalleşme fırsatları vermeye başlayacaktır ve bu süreç içerisinde dezenflasyon sürecine zarar vermeyecek şekilde dikkatli bir şekilde likidite koşullarını gevşetecek, geç likidite kanalından fonlama yapmayı bırakacaktır. Yılsonuna kadar ise, mevcut duruşun korunmasını bekliyoruz.

Piyasanın nasıl karşıladığına gelecek olursak; 3,46 üzerindeki TRY’nin 3,45 altına gerilemesi itibariyle para piyasalarında olumlu yönde reaksiyon olduğu görülmektedir, ki öncesindeki iki günde TRY’nin ciddi bir baskı altında olduğu görülmüştü. Ancak ABD’den gelecek enflasyon rakamlarının oluşturduğu belirsizlik kurun şu anda kalıcı ve nihai bir hareket yapmasının önüne geçmektedir. Bununla beraber; 3,45 altında TRY için pozitif yönde eğilimin söz konusu olabileceğini ve 3,42 seviyesine çekilme olabileceğini, ABD enflasyon rakamlarının iyi olması halinde ise 3,45 – 3,49 ekseninde hareketlerin olabileceğini belirtelim. En rasyonel tepkiyi gösterge faizde görmemiz beklenebilir. Çok hafif geri çekilme görüyoruz; ancak gösterge faiz için asıl önemli olan enflasyon beklentileridir. Merkez Bankası faizleri düşürmeyeceği için göserge faizde de düşüş olması beklenmeyecektir. Bu kapsamda %11,6 seviyesinde seyreden faizlerde artan enflasyon beklentileri, artan risk barometreleri ve yüksek MB faizleri nedeniyle yukarı yönlü riskleri bir adım önde görebiliriz."





18:00106.239
Değişim :  -0,69% |  -737,21
Açılış :  107.468  
Önceki Kapanış :  106.977  
En Yüksek
107.686
En Düşük
105.624