Yıllıklandırılmış cari açık yaklaşık 9 yılın en düşüğünde

11.03.2019 13:52

Son güncelleme : 11.03.2019 13:52

Türkiye`nin yıllıklandırılmış cari açığı ocakta 21 milyar 592 milyar dolar ile yaklaşık 9 yılın en düşük seviyesinde geriledi.



Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından bugün açıklanan  Ocak 2019 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verilerine göre, cari işlemler açığı  ocakta geçen yılın aynı ayına kıyasla 6 milyar 221 milyon dolar azalarak 813  milyon dolar olarak gerçekleşti. Bunun sonucunda 12 iki aylık cari işlemler açığı  21 milyar 592 milyon dolara gerilerken bu rakam 105 ayın en düşük seviyesi olarak  kayıtlara geçti.
 
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan AA Finans Analisti ve ekonomist  Haluk Bürümcekçi, son on iki aylık cari açığın 21,6 milyar dolar ile belirgin  gerileme gösterdiğini kaydetti.
 
Şubat ayı gümrük dış ticaret öncü verilerinin geçen yıla göre çok daha  düşük dış açığa işaret ederek son on iki aylık cari açığın 18 milyar doların  altına gerileyebileceğine işaret ettiğini bildiren Bürümcekçi şunları kaydetti:
 
"Ticaret Bakanlığı, her ayın ilk iş günü bir önceki aya ilişkin resmi  olmayan ihracat ve ithalat verilerini açıklıyor. Söz konusu verilere göre, şubat  ayında ihracat 13,6 milyar dolar ve ithalat 15,8 milyar dolar düzeyinde oluşmuş.  Böylece, dış ticaret açığı 2,2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiş. Bu ise, dış  ticaret açığının yıllık olarak belirgin azalış göstereceği (geçen şubat 5,8 açık)  anlamına geliyor."
 
Bürümcekçi, önceki yıl cari açığı artıran faktörlerin başında gelen  enerji ticaretindeki gelişmelerin devam edip etmeyeceğinin kritik olduğunu  belirterek, petrol fiyatlarındaki son dönemdeki toparlanmaya rağmen halen 2018  yılı ortalamasının (72 dolar) belirgin altında seyretmesinin cari açığı azaltıcı  etkide bulunacağını söyledi.
 
Altın ticaretinde ise geçen yıl 8,7 milyar dolar net açık ile 2017  yılına göre 1,3 milyar dolar azalış kaydedildiğini anımsatan Bürümcekçi, bu  eğilim devam edebileceğini bildirdi.
 
Bürümcekçi, şunları kaydetti:
 
"Son çeyrek milli gelir ve ilk çeyrek öncü verilerinden görüldüğü  kadarı ile ekonomik aktivitenin sert bir yavaşlama içine girdiği gözlenmektedir.  Bu gelişmenin, dış ticaret açığı üzerinde diğer unsurlardan daha güçlü etkide  bulunacağını düşünmekteyiz. Ayrıca, AB pazarı ve genel olarak küresel çapta  büyümenin 2018 yılı ilk yarısında güçlü seyretmesi ihracat açısından destekleyici  olmuştu, bu bağlamda bu bölgelerden gelen yavaşlama sinyallerinin ne ölçüde  ihracatı etkileyeceği takip edilecektir. Aralık-Şubat döneminde ihracat artışının  çok yavaşlaması bu yönde bir sinyal olabilir. Buna karşılık, turizm gelirlerinin,  turist sayısının artış eğilimini koruması ile toparlanma göstermeye devam edeceği  beklenmelidir. Bu doğrultuda, 2019 yılsonu tahminimizi 16 milyar dolar açığa  revize ederken, risklerin aşağı yönde devam ettiğini belirtmeliyiz."
 
Avrupa ekonomilerindeki yavaşlama, ihracatta da yavaşlamaya neden  oldu

GCM Yatırım Ekonomisti Enver Erkan da ocak ayındaki dış ticaret  verilerine paralel bir şekilde, cari işlemler dengesi altındaki dış ticaret  dengesi kaleminde de ithalattaki güçlü çift haneli daralma ve ihracattaki zayıf  tek haneli artış rakamlarının etkilerinin görüldüğünü söyledi.
 
İthalattaki düşüş, ithal ikamesi kaynaklı olmadığı için ekonomik  durgunlukla ilintili bir görüntüye işaret ettiğini ifade eden Erkan şunları  kaydetti:
 
 "Birkaç ay önce ithalattaki güçlü düşüşe zayıf Türk lirası ve görece  güçlü seyreden dış talebin de etkisiyle ihracat artışı da eşlik ediyordu. Türk  lirasının yeniden değerlenmesi ve küresel ekonomilerde, özellikle Avrupa  ekonomilerindeki yavaşlama, ihracatta da yavaşlamaya neden olmuştur. AB’ye  ihracat, Türkiye’nin ihracatında yaklaşık yüzde 50 paya sahiptir, özellikle  Almanya çok önemli bir ticaret ortağıdır. O bakımdan, Avrupa’daki yavaşlama  Türkiye açısından elverişli değil. Nitekim son Avrupa Merkez Bankası (ECB)  toplantısında 2019 büyüme öngörüsü yüzde 1,7'den yüzde 1,1'e düşürüldü."
 
Erkan, önceki çeyreğe ek olarak, iç talepteki gibi dış talepteki  yavaşlamanın ticaret dengesi ve cari işlemler dengesi üzerinde olumsuz etki  yapmasını beklediklerini belirterek, negatif büyüme koşullarının hüküm sürmesini  bekledikleri 2019, 1. ve 2. çeyrek  dönemlerinde büyüme hızındaki yavaşlamaya  bağlı olarak cari açığın düşük kalmasını beklediklerini bildirdi.
 
"Dış açıkta yaşanan azalmanın ana nedeni ekonomik aktivelerde  yaşanan yavaşlama"
 
İntegral Yatırım Araştırma Uzmanı Seda Yalçınkaya Özer, cari işlemler  dengesinin ocakta piyasa beklentilerine paralel olarak 813 milyon dolar açık  verdiğini anımsattı. Dış ticaret açığının geçen yıla göre yüzde 80 azalmasının cari  işlemler dengesinde etkili olduğunu ifade eden Yalçınkaya, dış açıkta yaşanan  azalmanın ana nedenin ekonomik aktivelerde yaşanan yavaşlama olduğunu söyledi.

Yalçıknkaya, ödemeler dengesi ile eş zamanlı olarak açıklanan büyüme  verisinde milli gelirin 784 milyar dolar olarak açıklandığını belirterek, bu  rakamla cari açığın milli gelire oranın yüzde 2,7 gibi düşük bir seviyede  oluştuğunu dile getirdi. 2019 yılı için büyüme aktivitelerinin ne kadar ön plana çıkarılacağı  cari işlemler dengesi açısından önemli olduğunu bildiren Yalçınkaya şunları  kaydetti:
 
"Şu anda ekonomik koşullar daralmayı gösterdiği ve talep koşulları  azaldığı için cari işlemlerde dengeli bir görünüm var. Geçen yılı yüzde 2,6  büyüme ile kapattık. Ancak çeyreklik olarak yüzde 3 daralma yönünde açıklandı.  2019 yılı 3. ve 4. dönem için ekonomik büyümenin artırılması desteklenirse, biz  dışarıya borçlanmaya devam eden bir tablo ortaya koymayı sürdüreceğiz. Başka bir  ifadeyle, büyümenin ne şiddetle tercih edileceği dışa bağımlılığımız açısından  belirleyici olacak."
 
Yalçınkaya, cari işlemler dengesinde ithalattaki daralmanın en önemli  gösterge olduğunu belirterek, turizm gelirlerindeki artış hizmetler dengesinin  önemli katalizörü olmaya devam ettiğini bildirdi.
 
Şubat ayı içinde düşük bir cari açık verisi gelebileceğini ifade eden  Yalçınkaya, "Finansman tarafında portföy girişlerinin hızında yavaşlama  öngörüyoruz. Finansman hesabının ağırlıklı olarak sıcak para ile gerçekleşmiş  olması çok olumlu değil. Yılın ikinci yarısından itibaren ekonomide beklenen  canlanmanın başlaması durumunda yüzde 2,7 cari açık rakamı yükselebilir. Ancak bu  oranlar içeride dövize yukarı yönlü baskı yaratacak nitelikte değil."





18:0586.072
Değişim :  1,74% |  1.476,12
Açılış :  84.989  
Önceki Kapanış :  84.596  
En Yüksek
86.496
En Düşük
84.986