Borsa İstanbul`da gong `Küresel Para Haftası` için çaldı

25.03.2019 13:10

Son güncelleme : 25.03.2019 13:18

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu İkinci Başkanı Yakup Asarkaya, tasarruf oranlarını artırmak için başta geleceğin teminatı olan genç ve çocuklar olmak üzere tüm vatandaşlara tasarruf bilincini aşılamak gerektiğini belirterek, "Öncelikle gençlerimizin ve çocuklarımızın harcama alışkanlıklarını doğru şekilde yönlendirmemiz ve onlara israftan kaçınan bir tüketim kültürünü aşılamamız gerekiyor" dedi.



AA

Gençlerin ve çocukların finans okuryazarlık konusunda bilinçlendirilmesi amacıyla tüm dünyada kutlanan "Küresel Para Haftası" (Global Money Week), Borsa İstanbul'da düzenlenen gong töreniyle başladı.Gong törenine, BDDK İkinci Başkanı Yakup Asarkaya, Borsa İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gönen, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) Başkan Yardımcısı Attila Köksal ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra birçok lise öğrencisi katıldı.

"ŞİKAYETLER FAİZ, ÜCRET, MASRAF VE KOMİSYONLARDA YOĞUNLAŞIYOR"

BDDK İkinci Başkanı Yakup Asarkaya, törendeki konuşmasında, BDDK  açısından bankaların finansal sağlamlığı ve kredi piyasasının etkin bir şekilde  çalışmasının yanı sıra finansal tüketicilerin korunması ve finansal hizmetlere  erişimlerinin artırılmasının önemli bir konu olduğunu söyledi.

Son yıllarda finansal hizmetlere yönelik talebin artmasının, finans  sektörü müşterilerinin korunmasını finansal piyasaların istikrarı ve gelişimi  açısından kritik bir konu haline getirdiğini vurgulayan Asarkaya, "Özellikle  teknolojik ve finansal mühendislik alanındaki gelişmeler nedeniyle finansal  ürünlerin karmaşıklaşmış olması, tüketicilerin bilgilendirilmesi konusunda  bizlere önemli görevler yükledi. Bu çerçevede, 2013 yılında finansal hizmetlere  erişimden kaynaklı sorunlara kalıcı çözümler getirilmesi ve finansal sektör  müşterilerinin korunması amacıyla kurumumuz bünyesinde Finansal Tüketici  İlişkileri Daire Başkanlığı kuruldu. Ayrıca finansal tüketicilerin başvuru ve  şikayetlerinin BDDK'ya daha kolay ve hızlı ulaştırılmasını sağlamak üzere bir  çağrı merkezi tesis edildi ve bu merkezimiz 2014 yılının son çeyreğinde faaliyete  geçirildi. Finansal tüketicilerin şikayet ve bilgi edinme talepleri kurumumuza,  E-Şikayet Sistemi, dilekçe, bilgi edinme sistemi, CİMER, ilişkili Bakanlık ve  diğer kurumlar ile çağrı merkezi olmak üzere 6 farklı kanaldan iletilmektedir."  diye konuştu.

Asarkaya, BDDK'ya ulaşan şikayetlerin bankaların sunduğu ürün ve  hizmetlerdeki faiz, ücret, masraf ve komisyonlara ilişkin olarak yoğunlaştığını  belirterek, bu kapsamda 2015 yılında çıkardıkları Ücretler Yönetmeliği ile  sınıflandırılan bireysel müşterilerden alınabilecek ücretlerin, banka bazında  karşılaştırılabilir bir platformda finansal tüketiciye sunulmasına yönelik  geliştirilen uygulama ile şikayetlerin giderilmesinde ve vatandaşların sağlıklı  bilgilendirilmesinde önemli bir adım attıklarını ifade etti.

25-31 Mart haftasında kutlanan Küresel Para Haftası'nda çocuk ve  gençlerde tasarruf bilincinin artırılmasına yönelik etkinlikler düzenlendiğini  aktaran Asarkaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Dünya üzerindeki birçok ülke aşırı tüketim ve tasarruf eksikliğinden  kaynaklanan sorunlar yaşamaktadır. Ülkemiz de maalesef tasarruf fazlası veren bir  ülke konumunda değildir. Tasarruf açığımız, ekonomimizin güçlü yapısı sayesinde,  yurt dışından gelen yatırımlarla kapatılmakla birlikte bu durumun  sürdürülebilirliği her zaman bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu problemi  düzeltmek için önümüzde iki aşamalı bir yol bulunmaktadır. Birinci aşama tasarruf  sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak ve onlara geniş finansal araç ve imkan  yelpazesi sunmaktır. Bu özellikle kamunun üstlenmesi gereken bir görev olup,  sektörden gelen finansal ürün taleplerinin hızlı bir şekilde mevzuat altyapısına  kavuşturulması büyük önem arz etmektedir. Geçtiğimiz dönemlerde gerek  konvansiyonel gerekse faizsiz birçok finansal ürünün geliştirilmesi noktasında  önemli adımlar atılmıştır. Bu yöndeki çabalar hem Bakanlık düzeyinde hem de  kurumumuz bünyesinde hala devam ediyor. Önümüzdeki zamanlarda da müşteri  ihtiyaçlarına göre yeni finansal bir mimarinin tasarlanması çalışmaları İstanbul  Uluslararası Finans Merkezi projesinin de önemli bir ayağını oluşturmaktadır.

İkinci görev olarak tasarruf oranlarını artırmak için başta  geleceğimizin teminatı olan genç ve çocuklarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımıza  tasarruf bilincini aşılamalıyız. Öncelikle gençlerimizin ve çocuklarımızın  harcama alışkanlıklarını doğru şekilde yönlendirmemiz ve onlara israftan kaçınan  bir tüketim kültürünü aşılamamız gerekiyor. Çünkü tasarruf her şeyden önce  gereksiz harcamaların kısılmasını gerektiren bir eylemdir. Diğer yandan, tasarruf  geleceğe yatırım yapmaktır. Doğru yatırım ise ancak belirli bir seviyede finansal  okuryazarlık seviyesine erişmek ile mümkün olabilir. Bu bakış açısıyla finansal  okuryazarlık düzeyi gelişmiş toplumların, aynı zamanda tasarruf bilincine de  sahip olduğunu görmekteyiz. Beklentimiz önümüzdeki dönemlerde ülkemizin de hem  finansal okuryazarlık hem de tasarruf seviyesi bakımından hak ettiği iyi yerlere  gelmesidir."

"FİNANSAL OKURYAZARLIK, YERLİ PARA BİRİMİ İLE YATIRIM YAPMAYA TEŞVİK  EDİLMESİ BAKIMINDAN DA ÖNEMLİ"

Yakup Asarkaya, finansal okuryazarlığın geliştirilmesinin, özellikle  son zamanlarda daha sık karşılan internet üzerinden dolandırıcılık girişimlerinin  engellenmesi ve vatandaşların kredi kartı, telefon ve internet bankacılığı erişim  şifrelerinin korunmasına yönelik gerekli tedbirleri almaları yönünde  bilinçlendirilmesi bakımından acil bir nitelik taşımakta olduğunu söyledi.

Finansal okuryazarlık kavramının aynı zamanda hane halklarının yerli  para birimi ile yatırım yapmaya teşvik edilmesi ve ticari işlemlerde dürüstlük ve  ahlakın gelişmesi bakımından da önemli olduğuna dikkati çeken Asarkaya, finansal  okuryazarlık faaliyetlerinin kapsamının, Türkiye'nin ekonomik menfaatlerini içine  alınacak şekilde geniş biçimde ele alınması gerektiğinin altını çizdi.

"TASARRUFLAR SİSTEM İÇİNDE DEĞERLENDİRİLMELİ"

Borsa İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gönen de tasarrufların  doğru değerlendirilmesinin çok önemli olduğunu vurgulayarak, tasarrufların  ülkenin büyümesine katkı sağladığını söyledi.

Tasarrufların sistemin içinde kalması gerektiğinin altını çizen Gönen,  "Finans piyasası dediğimiz şey, sizlerin tasarrufları ile başkalarının  ihtiyaçlarını eşleştiren bir sistemdir. Siz para biriktirip evde tutarsanız,  sisteme fazla bir yararınız olmaz. Kendinize de çok fazla yararınız yok. Ama  ülkenin büyümesinden, yapılan işlerin karından pay alacaksanız, yaptığınız  tasarruflarınızı sistemin içinde değerlendirmeniz lazım." şeklinde konuştu.

Gönen, hangi meslekten olursa olsun herkesin belli bir seviyede finans  piyasasını öğrenmesi gerektiğini belirterek, finansal okuryazarlığın iyi  öğrenildiği ölçüde tasarrufların daha iyi değerlendirileceğini ve Türkiye'nin  daha hızlı büyüyeceğini ifade etti.

"TÜRKİYE’DE BU YIL 20 BİN GENCE ULAŞMAYI PLANLIYORUZ"

FODER Başkanı Yardımcısı Attila Köksal ise FODER’in 2012 yılında  kurulduğunu belirterek, Türkiye'de Küresel Para Haftası’nın da 2012 yılından bu  yana kutlandığını söyledi.

Küresel Para Haftası için bu yıl üçüncü kez Borsa İstanbul’da gong  töreni düzenlediklerini bildiren Köksal, “Küresel Para Haftası 169 ülkede  kutlanıyor ve 32 milyon gence ulaşıyor. Bu hafta boyunca gençlere tasarrufun  önemi, birikimin önemi, bütçe yapmak ve yatırım yapma konusunda bilgiler  veriliyor. Türkiye’de de biz bunu yapıyoruz.” diye konuştu.

Köksal, Küresel Para Haftası kapsamında gerçekleştirecekleri  etkinliklerle Türkiye’de bu yıl 20 bin gence ulaşmayı planladıklarını belirterek,  geçen yıl 500’e yakın gönüllü ile 15-20 bin arası gence ulaştıklarını kaydetti.





18:0596.861
Değişim :  -0,03% |  -25,06
Açılış :  97.082  
Önceki Kapanış :  96.886  
En Yüksek
97.293
En Düşük
96.737