Hakan Ateş: TL faizlerde gerileme olacak

23.07.2019 11:14

Son güncelleme : 24.07.2019 10:48

DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, enflasyondaki gerileme eğilimine paralel bu yılın ikinci yarısında Türk lirası faizlerde gerileme olacağını belirterek, "Bu da kredi genişlemesine imkan sağlarken, aynı zamanda takibe dönüşüm hızında bir yavaşlama ve takipteki kredilerden tahsilatlara bir ivme kazandırabilir" dedi.



AA

DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş bankacılık sektörü, Türkiye ekonomisi, DenizBank'ın ilk yarı  performansı ve gelecek dönem beklentilerine ilişkin AA muhabirine yaptığı  açıklamada, Türk bankacılık sektöründe yılın ilk yarısında kredi büyümesinin,  geçmiş dönem performanslarının gerisinde kaldığını, karlılık olarak ise kısmen  yavaşladığı bir dönem geçirdiklerini söyledi.

Mevduat birikiminin yabancı para cinsinden mevduata kaymış olmasının  TL cinsinden faiz oranlarının yüksek seyrine sebebiyet vererek TL likiditesinin  daralmasına ve bunun bir sonucu olarak da kredi büyüme hızının yavaşlamasına  neden olduğunu belirten Ateş, aktif kalitesinin ise geçen yılın aynı dönemi ile  kıyaslandığında bozularak takipteki kredi oranının yüzde 4,4 seviyesine  yükseldiğini kaydetti.

Enflasyondaki gerileme eğilimine paralel yılın ikinci yarısında TL  faizlerde gerileme olacağını tahmin ettiklerini dile getiren Ateş, "Bu da kredi  genişlemesine imkan sağlarken, aynı zamanda takibe dönüşüm hızında bir yavaşlama  ve takipteki kredilerden tahsilatlara bir ivme kazandırabilir. Sistemdeki kredi  ve mevduatın durasyon farkından dolayı bankacılık sektörünün net faiz marjı,  yılın ikinci yarısında beklediğimiz faiz düşüşü ortamında yılın ilk yarısına  kıyasla daha iyi bir performans sergileyebilir." dedi.

Ateş, büyümedeki toparlanmayla birlikte değerlendirildiğinde,  bankacılık sektörünün en önemli gelir kalemi olan net faiz gelirlerinin yılın ilk  yarısına kıyasla daha yüksek olabileceğini vurguladı.

Takipteki kredi portföyüne net girişlerin de azalmasıyla birlikte  karşılık giderlerinin de ikinci yarıda ilk yarıya göre kısmen daha düşük kalarak  karlılığa olumlu katkı sağlayacağını belirten Ateş, şunları kaydetti:

"Kredi genişlemesinin yavaşladığı bu süreçte TL likiditenin yavaş  döngüsü nedeniyle reel sektörün iş hacimlerinde daralma, alacak vadelerinin  uzaması ve finansman giderlerindeki artışlar neticesinde bankalardaki takipteki  krediler oranında artış ve banka karlılıklarında da gerileme gördük. 2019'un  ikinci yarısında beklediğimiz faizlerdeki olası gerileme ile bu sürecin kısmen  telafi edilebileceğini düşünüyoruz."

"TAKİPTEKİ KREDİ ORANLARI SEKTÖRÜN BAŞ EDEMEYECEĞİ NOKTADA DEĞİL"

Hakan Ateş, bankacılık sektöründe takipteki kredi oranının haziran  sonu itibarıyla yüzde 4,4 seviyesinde olduğuna ve bu oranın 2009 yılında küresel  kriz döneminde ulaşılan yüzde 5,5 seviyesinin halen oldukça altında bulunduğuna  işaret etti.

Ateş, "Yılın ikinci yarısında işsizlikteki artış kaynaklı bireysel  kredilerde ve kredi kartı segmentlerinde kısmi takip artışları olsa da bu  bankacılık sektörünün baş edemeyeceği bir noktada değildir." dedi.

Bu yıl yabancı para cinsinden bireysel borçlanmaların kaldırılmış  olmasının, kur etkisi sebebiyle bireysel kredilerden kaynaklanabilecek takipleri  sınırladığını vurgulayan Ateş, Mayıs 2018'de bunun bir benzerinin şirketlere de  uygulanmaya başlandığını ve olumlu etkilerinin gelecek zamanlarda daha iyi  anlaşılacağını söyledi.

Ateş, şöyle devam etti:

"Bankacılık sektörü, gerek yüksek karşılıkları gerekse de kaliteli  teminat yapısı ile zor geçen 1-1,5 yıllık dönemde belirgin bir sermaye  güçlendirmesine ihtiyaç duymamıştır. Net borçluluğun azaldığı böyle bir dönemde  bankacılık sektörü de net dış borç ödeyicisi konumunda olmuş, risk seviyesini  aşağı çekmiştir. Kredi büyümesinin de yavaşlamış olduğu bu dönemde içsel sermaye  oluşumundaki yavaşlama, risk ağırlıklı varlıkların büyüme hızındaki düşüş ile  dengelenmeye çalışılmıştır. Bu sayede, geçen yılın aynı  dönemine göre gerilemiş  olsa da Türk bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik oranı yüzde 17,1 ve  çekirdek sermaye yeterlilik oranı yüzde 12,9 seviyesinde, hala oldukça tatminkar  düzeydedir."

"FAİZLERİN DÜŞÜRÜLMESİ İÇİN UYGUN ORTAM VAR"

DenizBank Genel Müdürü Ateş, çeşitli ekonomik dış sebeplerle dış  finansmanın zorlaşması, içeride döviz talebinin hızla artması ve döviz kurlarının  uzunca bir süre yükselmeye devam etmesinin, ithalatının yüzde 90'ı üretim  faktörleri olan Türkiye'de maliyet enflasyonunun da hızla yükselmesine neden  olduğunu söyledi.

Ekonominin durgun olmasına rağmen Merkez Bankası'nın bu sebepten  dolayı TL faizlerini yükselterek özellikle bireylerin TL'den dövize  geçişlerini  yavaşlatmaya çalıştığını ifade eden Ateş, cari açığın sıfırlandığı, risk  algılamasının azaldığı bugünlerde ise döviz talebinin azaldığını ve ekonomide de  durgunluğun devam etmesi sebebiyle faizlerin düşürülebilmesi için uygun bir  ortamın olduğunu kaydetti.

Ateş, "Geçmişe bakıldığında 300 baz puanlık bir risk priminin (kısa  vadeli reel getirinin) makul olduğu ve enflasyon beklentisinin yüzde 12,5'e  inebileceği bir süreçte, risk primini hızla yükseltecek başka faktörler devreye  girmezse Merkez Bankası'ndan yıl sonuna kadar 800-900 baz puan faiz indiriminin  gelmesini muhtemel görüyoruz." dedi.

"MEVDUAT FAİZLERİNDE AŞAĞI YÖNLÜ DEĞİŞİM DEVAM EDECEK"

Hakan Ateş, piyasadaki gelişmeleri oldukça yakından takip ettiklerini  ve titizlikle stratejilerine yansıttıklarını, bu çerçevede, mevduat faiz  oranlarında aşağı yönlü değişimin yıl sonuna kadar devam edeceğini öngördüklerini  belirterek, "Diğer yandan,  enflasyona endeksli vadeli mevduat ürününü hayata  geçiren ilk özel bankayız. Birikim sahibi müşterilerimize yenilikçi ürünler  sunarak birikimlerine değer katmak ve sürdürülebilir bir vadeli mevduat tabanı  yaratabilmek bizim ana hedeflerimizden." ifadelerini kullandı.

Ateş, benzer şekilde, bireysel kredi faiz oranlarında da gelecek 6 ay  boyunca kademeli olarak aşağı yönlü bir hareket beklediklerini söyledi.

DenizBank olarak bireysel kredilere uyguladıkları faiz oranlarını  piyasadaki gelişmeleri takip ederek anlık olarak revize ettiklerini aktaran Ateş,  "Müşterilerimizin tüketim taleplerini ertelemeksizin ihtiyaçlarını gidermelerine  olanak sağlıyoruz. Hızlı ve esnek teknolojik altyapımız sayesinde şubelerimiz,  dijital kanallar ve bayi kanallarımızdan, müşterilerimize kredi ihtiyaçları  oluştuğu anda karşılayacak çözümler üretiyoruz." dedi.

"BANKACILIK SİSTEMİNİN DIŞ FİNANSMAN İHTİYACI AZALDI"

DenizBank Genel Müdürü Ateş, 2018'in son çeyreğinden bu yana küresel  bazda gözlenen yavaşlamaya ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası  (ECB) gibi önemli kurumların, yaptıkları sözlü yönlendirmelerle tepki  gösterdiğini söyledi.

Yılın ilk yarısı itibarıyla özellikle Fed'in bilanço normalleşme  sürecini yavaşlatacağını açıklaması ve mayıs-haziran geçişinde politika faizinde  aşağı yönde düzeltmeye gidebileceğini ima etmesi nedeniyle risk algısında  toparlanma ve getirileri daha yüksek olan gelişmekte olan ülkelere fon  akışlarında hızlanma gözlendiğini ifade eden Ateş, uzun vadeli proje finansmanı  talebindeki düşüş nedeniyle Türk bankacılık sisteminin dış finansman ihtiyacının  da azaldığını kaydetti.

Özellikle dolar libor ve risk primi artışı ile maliyetlerin yükseldiği  dönemde sektörün uzun vadeli kredi borç çevirme rasyosunun yüzde 70'li rakamlara  gerilediğini bildiren Ateş, Fed ve ECB'nin para politikasında gevşeme eğilimi  göstermesinin, uygun maliyetli dış kaynak yaratma açısından Türkiye'ye de fayda  sağlayacağını, içeride döviz mevduat faizlerinin gerileyebilmesine imkan  tanıyacağını söyledi.

"KAYNAKLAR ZOMBİ ŞİRKETLERE DEĞİL, KATMA DEĞER YARATACAK FİRMALARA YÖNELMELİ"

Hakan Ateş, iç tüketime dayanıp bunu dış finansmanla fonlayan  ekonominin dengelenme sürecine girdiğini ve cari denge açığının neredeyse  sıfırlandığını belirtti. Bu dengelenme sürecinde yavaşlayan ekonominin büyük bir  tahribat yaşamasının ise özel sektörün yerine kamu sektörünün devreye girmesi ve  bütçe politikasının gevşetilmesiyle kamu borcuna büyük bir yük getirmeden  başarıyla önlendiğini ifade eden Ateş, şöyle devam etti:

"Böyle bir ortamda eğer risk algısını yükseltecek başka faktörler  devreye girmezse enflasyonun ve faizlerin hızla düşmesini beklemek gerekir ve  öyle de oluyor. Bu sürecin bir süre devam edeceğini öngörüyoruz. Ama bundan sonra  özel sektörün yeniden devreye girebilmesi için sadece finansal açıdan değil,  tamamen yeniden yapılanması ve bankacılık sektöründeki limitli finansman  kaynaklarının zombi şirketlere değil, katma değer yaratacak firmalara  yönelebilmesi  gerekecek. Bu ne kadar çabuk olabilirse ekonomi de o kadar hızlı  durgunluktan çıkarak dış açıklarını ve enflasyonunu yeniden çok yükseltmeden  yüzde 3-5 aralığında makul ama istikrarlı bir büyüme hızına kavuşabilecek."

"YILIN GERİ KALANINDA HEDEFLERİMİZİ YAKALAYACAĞIZ"

Hakan Ateş, DenizBank'ın yılın ilk yarısında karlılıkta hedeflenenin  üzerinde performans gösterdiğini kaydetti.

Fonlama maliyetlerinin beklentinin altında seyretmesinin net faiz  marjını yukarı taşıdığını, faiz dışı gelirlerin de bütçenin üzerinde olduğunu  belirten Ateş, "Diğer yandan faaliyet giderlerimiz, ihtiyatlı gider yönetimi  politikalarımız neticesinde hedeflenenin altında kalmıştır. Makroekonomik  göstergelerin beklentilerimize uygun gerçekleşeceği varsayımında yılın geri  kalanında da hedeflerimizi yakalayacağımızı düşünüyoruz." şeklinde konuştu.

Şube sayısının hedefledikleri gibi 2018'le aynı seyrettiğini, buradaki  önceliklerinin şube ağı ve lokasyonlarda optimizasyonu sağlamak olacağını  vurgulayan Ateş, kredi ve mevduat ürünlerinde ilk yarıda sektör paylarını  koruduklarını, yılın ikinci yarısında da sektörden kopmadan ihtiyatlı bir şekilde  büyümeye devam edeceklerini söyledi.

"GÜNÜMÜZÜN FİNANSAL KURULUŞLARININ EN BÜYÜK RAKİBİ FİNTECH'LER OLARAK GÖRÜLÜYOR"

DenizBank Genel Müdürü Ateş, DenizBank'ın dijital alanda öncü  kimliğini devam ettirmek için çalıştıklarını, bu amaçla dijitalde amiral gemileri  olan MobilDeniz'in 2018'de hem tasarım hem de performans açısından yenilendiğini  ve iyileştirildiğini anlattı.

Bu yıl içerisinde de tüzel müşterilerin işlemlerini MobilDeniz  üzerinden yapmalarını sağlayan geliştirmeleri tamamladıklarını aktaran Ateş,  dijitalleşme ve yeni ürünlere ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Mobil cüzdanımız fastPay'i ayrı bir fintech haline getirerek devam  ettirmeyi planlıyoruz. Geleceğimizin 'Açık Bankacılık' dünyasında, günümüzün  finansal kuruluşlarının en büyük rakibi fintech'ler olarak görülüyor. Ancak biz  bu alanda bir ekosistemin varlığının gerçek bir rekabet ortamı oluşturmak için en  uygun strateji olduğuna inanıyoruz ve bu bağlamda hem 3. parti fintech'ler ile  çalışarak hem de kendi fintech'imizi kurarak gerçek bir ekosistem yaratacağımıza  inanıyoruz."

Ateş, kendi iç operasyonel süreçlerini daha verimli bir şekilde  yürütmek için Robotik Süreç Otomasyonu üzerinde çalıştıklarını da bildirdi.




18:05105.380
Değişim :  1,54% |  1.599,13
Açılış :  104.475  
Önceki Kapanış :  103.781  
En Yüksek
105.518
En Düşük
104.409
BIST En Aktif Hisseler
KLGYO 3,21 149.748.180 % 19,78  
HURGZ 1,06 103.059.626 % 19,10  
KLNMA 44,34 31.039.107 % 14,99  
PKENT 128,50 609.996 % 14,94  
TIRE 2,09 174.699.526 % 14,21  
Alış Satış %  
Dolar 0,0000 0,0000 % 0,00  
Euro 0,0000 0,0000 % 0,00  
Sterlin 7,3937 7,4308 % 0,17  
Frank 5,7837 5,8186 % -0,11  
Riyal 1,5281 1,5358 % -0,01  
Alış Satış %  
Altın Ons 1.467 1.467 -4,22  
Altın Gr. 271 271 -0,73  
Cumhuriyet 1.799 1.826 -8,00  
Tam 1.790 1.834 -6,96  
Yarım 865 887 -3,36  
Çeyrek 434 444 -1,68  
Gümüş.Ons 16,94 16,96 -0,07  
Gümüş Gr. 3,13 3,14 -0,01  
B. Petrol 63,33 63,33 1,05