TCMB para politikası raporunu yayımladı

05.12.2018 10:40

Son güncelleme : 05.12.2018 16:38

Merkez Bankası "2019 yılında para ve kur politikası" raporunu yayımladı. Raporda, "Para politikası, enflasyonu bu hedefe kademeli olarak yaklaştıracak şekilde oluşturulacaktır" denildi.



Raporda, "Para politikası, enflasyonu bu hedefe kademeli olarak yaklaştıracak şekilde oluşturulacaktır. 2019'da fiyat istikrarının sağlanması hedefi doğrultusunda  elindeki politika araçlarını en etkin şekilde kullanmaya devam edecektir." denildi.

Raporun ayrıntıları şu şekilde:

"TCMB’nin temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Para politikası kararları, enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer tüm unsurlardaki gelişmeler dikkate alınarak oluşturulmaktadır. TCMB, fiyat istikrarı açısından destekleyici bir unsur olan finansal istikrarı da gözetmeye devam edecektir.

Enflasyon hedefi Hükümet ile varılan mutabakatla uyumlu olarak yüzde 5 seviyesinde korunmuştur. Para politikası, enflasyonu bu hedefe kademeli olarak yaklaştıracak şekilde oluşturulacaktır. TCMB tarafından Enflasyon Raporlarında güncellenen tahminler, enflasyonun orta vadede hedefe yakınsarken izleyeceği dezenflasyon süreci için referans teşkil edecektir. Belirlenen bu patika ile enflasyonun öncelikle tek hanelere indirilmesi  daha sonra kademeli olarak azalarak yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanması hedeflenmektedir.

Enflasyon hedefi etrafındaki belirsizlik aralığı, önceki yıllarda olduğu gibi her iki yönde 2 yüzde puan olarak korunmuştur. Yıl içinde enflasyon gelişmelerine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler Enflasyon Raporu aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılacaktır. Yıl sonunda gerçekleşen enflasyonun belirsizlik aralığının dışında kalması durumunda ise hesap verebilirlik ilkesi gereği Hükümet’e “Açık Mektup” yazılacaktır.

Dalgalı döviz kuru rejimi uygulaması devam edecektir. Uygulanmakta olan kur rejiminde, döviz arz ve talebini belirleyen esas unsurlar, iktisadi temeller, uygulanan para ve maliye politikaları, uluslararası gelişmeler ve beklentilerdir. TCMB’nin nominal ya da reel herhangi bir kur hedefi bulunmamaktadır. Ancak, döviz kurunun iktisadi temellerden belirgin şekilde kopması veya aşırı oynaklıkların finansal istikrara dair risk oluşturması halinde bu duruma kayıtsız kalınmayacaktır. Döviz kurundaki hareketlerin fiyat istikrarını kalıcı olarak etkilemesi durumunda ise TCMB para politikası duruşunu değiştirerek gerekli tepkiyi verecektir. TCMB, döviz piyasasının etkin bir şekilde çalışabilmesi için döviz kuru gelişmelerini ve buna dair her türlü risk faktörünü yakından takip etmeye, gerekli önlemleri almaya ve ilgili araçları kullanmaya devam edecektir.

PARA POLİTİKASI GELİŞMELERİ

TCMB 2018 yılında fiyatlama davranışındaki bozulma ve enflasyon görünüme ilişkin risklere karşı fiyat istikrarını desteklemek amacıyla güçlü bir parasal sıkılaştırma gerçekleştirmiştir. Ayrıca Haziran ayı itibarıyla para politikası operasyonel çerçevesinde sadeleşme süreci tamamlanmış ve böylelikle para politikasının öngörülebilirliği önemli ölçüde artırılmıştır.

2018 yılı Ocak–Mart döneminde para politikasındaki sıkı duruş korunurken, Nisan ayında fiyat istikrarını desteklemek amacıyla ölçülü bir parasal sıkılaştırma yapılmış  Mayıs ayında ise piyasalarda gözlenen sağlıksız fiyat oluşumları ve enflasyon beklentilerinde süre gelen yükselişin genel fiyatlama davranışlarına dair oluşturduğu riskler ışığında para politikasındaki sıkı duruş güçlendirilmiştir.

Bu politika tepkisine ek olarak, TCMB, para politikasının öngörülebilirliğini artırmak ve aktarım mekanizmasını güçlendirmek amacıyla 28 Mayıs 2018 tarihinde yaptığı duyuru ile para politikasının operasyonel çerçevesinde sadeleşme sürecini tamamlamıştır. Buna göre, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı TCMB politika faizi olmuştur. TCMB fonlamasının tamamı haftalık repo ihaleleriyle sağlanmaya başlanmıştır. TCMB’nin gecelik vadede borçlanma ve borç verme oranlarının bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı etrafında +/- 150 baz puanlık bir marj ile belirlenmesine karar verilmiştir. Böylelikle, gecelik borçlanma ve borç verme oranları bir hafta vadeli repo ihale faizi etrafında simetrik bir koridor oluşturmuştur.

Ağustos ayı başında finansal piyasalarda gözlenen aşırı oynaklık nedeniyle Türk lirasının hızlı biçimde değer kaybetmesi karşısında TCMB, piyasaların etkin işleyişini sağlamak amacıyla Türk lirası ve döviz likidite yönetimlerini destekleyen finansal istikrar odaklı bir dizi önlem almıştır. Rezerv opsiyonu mekanizması (ROM) kapsamında döviz imkânına ilişkin üst sınır indirilmiş, Türk lirası ve yabancı para zorunlu karşılık oranları düşürülerek piyasalara likidite sağlanmış, bankaların teminat koşullarına esneklik getirilmiş, vadesinde ödenme koşuluyla reeskont kredilerinin geri ödemesinin Türk lirası olarak yapılabilmesine olanak tanınmıştır.

TCMB ayrıca fonlama stratejisinde de değişikliğe gitmiş  13 Ağustos – 14 Eylül 2018 tarihleri arasında haftalık repo ihalesi açılmayarak fonlama TCMB borç verme faiz oranı üzerinden gecelik vadede yapılmıştır. Finansal piyasalarda yüksek oynaklık gözlenen söz konusu dönemde maliyet yönlü baskılar ve bunun ikincil etkileri enflasyon görünümünü olumsuz etkilemiştir. Bu çerçevede TCMB, fiyat istikrarını desteklemek amacıyla Eylül ayında güçlü bir parasal sıkılaştırma gerçekleştirmiş  bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 24 düzeyine yükseltilmiş ve fonlamanın tamamı tekrar haftalık repo ihaleleri ile sağlanmaya başlanmıştır.

2018 yılında TCMB artan döviz kuru oynaklığı ve sağlıksız fiyat oluşumları karşısında piyasaların etkin çalışmasını ve aktarım mekanizmasını desteklemek amaçlarıyla sahip olduğu araç setini genişletmiş ve en etkin şekilde kullanmıştır. Bu kapsamda, TCMB Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasında kurumsal ve bireysel yatırımcılarla Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz işlemlerine başlamıştır. Kasım ayında Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap  Piyasası devreye alınmıştır. Söz konusu adımlar ile vadeli işlem piyasalarının derinleşmesine ve dolaylı olarak reel sektörün kur riski yönetimine katkı sağlanması amaçlanmıştır.

KARAR ALMA SÜRECİ VE İLETİŞİM POLİTİKASI

Para Politikası Kurulu (Kurul), 2019 yılında, önceden açıklanan bir takvim çerçevesinde yılda sekiz toplantı yapacaktır. Para politikası kararı ile kısa gerekçesi, İngilizce çevirisi ile birlikte, toplantı ile aynı gün saat 14.00’te  Kurul’un ayrıntılı değerlendirmelerini içeren toplantı özeti ise toplantıyı takip eden beş iş günü içinde TCMB internet sayfasında yayımlanacaktır.

Önümüzdeki dönemde iletişim politikası destekleyici bir araç olarak etkin bir biçimde kullanılacaktır. Para politikasının temel iletişim araçları Kurul duyuruları ve Enflasyon Raporu’dur. Enflasyon Raporu’nun yılda dört defa yayımlanmasına ve para politikası uygulamalarının kamuoyu ile iletişiminin etkin bir şekilde yapılabilmesi amacıyla bilgilendirme toplantılarıyla tanıtılmasına devam edilecektir. Ayrıca, belirli bir takvim çerçevesinde yatırımcılarla gerçekleştirilen teknik içerikli toplantılar ile paydaşlarla görüşmeler sürdürülecektir.

Fiyat istikrarını sağlamanın öneminin kamuoyuyla paylaşılması iletişim politikasının temel önceliklerinden birisi olacaktır. Basın, akademik çevreler, genel kamuoyu ile iletişim için basılı ve elektronik yayınların yanı sıra sosyal medya, Herkes İçin Ekonomi mikrositesi gibi platformlar kullanılacak  bu doğrultuda toplantılar, seminerler ve etkinlikler düzenlenecektir. İktisadi okuryazarlık ve finansal farkındalık seviyesinin artırılmasına yönelik çalışmalar, iletişim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir bileşeni olmaya devam edecektir.

Finansal İstikrar Raporunun yanı sıra para ve kur politikası çerçevesi kapsamında Türk lirası ve döviz likiditesi yönetimine ilişkin kamuoyuyla paylaşılan duyurular ve TCMB’nin faaliyetleri ile para politikası uygulamaları hakkında çeşitli platformlarda yapılan sunumlar da kamuoyunun bilgilendirilmesinde önemli bir paya sahip olacaktır. Bunlara ilaveten, her ay yayımlanan “Aylık Fiyat Gelişmeleri” raporu, TCMB tarafından yayımlanan tartışma tebliğleri, ekonomi notları ve blog yazıları ile düzenlenen konferanslar da iletişim politikasının bir parçası olmaya devam edecektir.

Enflasyonun hedefin üzerinde seyretmesinde yapısal faktörlerin etkisi önemli olup, enflasyonla mücadele ortak ve bütüncül bir çaba gerektirmektedir. Bu nedenle, enflasyondaki katılık ve oynaklıkları azaltacak yapısal reformlara devam edilmesi fiyat istikrarına ve toplumsal refaha önemli ölçüde katkıda bulunacaktır. Bu bağlamda, TCMB’nin yapısal unsurların analizine ve bunlarla ilgili kamuoyunda farkındalığı artırmaya yönelik çabaları sürecektir.

Mali disiplin enflasyonla mücadele açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle para politikası ile maliye politikası arasındaki eşgüdüm enflasyonla mücadele ve makroekonomik dengelenme açısından büyük önem taşımaktadır. Makro politikaların ve yapısal reformlar konusunda atılacak adımların etkin bir iletişimle enflasyona odaklı ve eşgüdüm içinde oluşturulması para politikasının hareket alanını genişleterek enflasyonla mücadeleye önemli bir destek verecektir.

2018 YILI TL LİKİDİTE GELİŞMELERİ

2017 yıl sonu itibarıyla 137,5 milyar TL olan sistemin fonlama ihtiyacı yıl boyunca TCMB işlemleri, para tabanı ve kamu işlemlerinin etkisiyle yaklaşık 7,4 milyar TL azalış göstererek 30 Kasım 2018 tarihi itibarıyla 130,1 milyar TL seviyesine gerilemiştir. Bu dönemde, kamu işlemleri sistemin fonlama ihtiyacını artırıcı yönde, TCMB işlemleri ise özellikle ihracat reeskont kredileri kaynaklı olarak sistemin fonlama ihtiyacını azaltıcı yönde etkilemiştir.

TCMB, 28 Mayıs 2018 tarihinde yaptığı duyuru ile para politikası operasyonel çerçevesine ilişkin sadeleşme sürecinin tamamlanmasına karar vermiştir. 1 Haziran 2018 tarihinden itibaren, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının politika faizi olarak ilan edilmesiyle birlikte TCMB fonlaması bir hafta vadeli repo ihaleleri ile sağlanmaya başlanmış ve gecelik piyasa faizlerinin politika faizi olan bir hafta vadeli repo faizi etrafında oluştuğu gözlenmiştir.

Öte yandan, Ağustos ayında piyasalarda yaşanan şoklar karşısında finansal istikrarın desteklenmesi ve piyasaların etkin işleyişinin sürdürülmesi amacıyla 13 Ağustos 2018 tarihinde çeşitli tedbirler alınmıştır (Ek 1). Söz konusu tedbirler kapsamında likiditeye erişim ve teminat koşullarında esneklikler sağlanarak istikrar için gerekli adımlar atılmıştır.

TCMB nezdinde gerçekleştirilen Türk lirası işlemleri teminat koşullarının sadeleştirilmesine yönelik teknik çalışmalar 2018 yılında da devam etmiştir. Bu çerçevede, 2018 yılı Ocak ayında bankaların Bankalararası Para Piyasası ve Açık Piyasa İşlemleri için bulundurdukları teminatlar birleştirilmiştir. 30 Kasım 2018 tarihinden itibaren ise Döviz Piyasaları işlemleri ortak teminat sistemine dahil edilerek TCMB bünyesindeki piyasalarda gerçekleştirilen tüm piyasa işlemleri tek bir teminat sistemi altında birleştirilmiştir. Ayrıca, 2018 yılının Şubat ayından itibaren altın, Türk lirası işlemleri için teminat olarak kabul edilmeye başlanmıştır.

Ağustos ayı sonrası dönemde bankaların teminat yönetimlerine dair esneklik sağlamak amacıyla, bir hafta vadeli repo ihalelerinde kazanan tekliflerin bir bölümünün veya tamamının, bankalar tarafından talep edilmesi halinde repo işlemi yerine aynı faiz oranı ve vade ile Bankalararası Para Piyasasında depo işlemi olarak sonuçlandırılmasına imkân tanınmıştır.

2018 yılı Ağustos ayında Türk lirası işlemler karşılığında alınan tüm teminatların iskonto oranı vade ayrımı yapılmaksızın yüzde 5 olarak belirlenmiş, Eylül ayında ise bankaların Bankalararası Para Piyasası borçlanmalarına karşılık bulundurmakla yükümlü oldukları minimum Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) teminat oranı yüzde 30’dan yüzde 10’a düşürülmüştür.

2018 YILI DÖVİZ LİKİDİTE GELİŞMELERİ

2018 yılında TCMB tarafından kullanılan araçlar ile bankaların döviz likidite yönetimlerine katkı sağlanmıştır. Bu çerçevede TCMB rezervlerinin etkin kullanımı esas alınmış ve ürün çeşitliliği artırılmıştır.

Zorunlu karşılık oranları ve ROM yoluyla sisteme döviz likiditesi sağlanmıştır. Bu kapsamda, yabancı para ve TL zorunlu karşılık oranları indirilmiş ve ROM kapsamında döviz imkan oranı üst sınırı düşürülmüş, bu suretle sisteme yaklaşık olarak 13,4 milyar ABD doları likidite verilmiştir (Ek 1). 2018 yılı boyunca Türk Lirası Depoları Karşılığı Döviz Depoları ihalelerine devam edilmiş olup yıl içerisinde yapılan değişikliklerle ihale miktarı yıl içerisindeki en yüksek seviyesi olan 1,5 milyar ABD dolarından 500 milyon ABD dolarına düşürülmüştür.

TCMB, döviz piyasalarında derinliği sağlamak ve reel kesimin kur riskini etkin yönetmesine katkıda bulunmak amacıyla 2017 yılı Kasım ayında başladığı Türk Lirası Uzlaşmalı Vadeli Döviz Satım İhalelerine devam etmiştir. İlgili ihalelere ek olarak, döviz piyasalarının etkin işleyişine katkı sağlamak amacıyla, 31 Ağustos 2018 tarihinden itibaren Borsa İstanbul A.Ş. (BİST) nezdinde faaliyet gösteren Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) TL uzlaşmalı vadeli döviz işlemleri de gerçekleştirilmeye başlanmıştır. TCMB ve BIST VİOP nezdinde gerçekleştirilen Türk lirası karşılığı vadeli döviz işlemlerinin toplam pozisyon miktarı son dönemde düşüş göstermiştir.

1 Kasım 2018 tarihinde bankaların Türk lirası ve döviz likidite yönetimindeki etkinliğin artırılması amacıyla Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap Piyasası işlemlerine başlanmıştır. İlgili işlemler bankalarla bir hafta vadeli olmak üzere kotasyon yöntemiyle gerçekleştirilmekte olup söz konusu işlemlere dair maksimum tutar bankaların Döviz Piyasaları işlem limitlerinin yüzde 10’u ile sınırlandırılmıştır. Mevcut durumda, Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap işlem tutarı 30 Kasım 2018 tarihi itibarıyla 295 milyon ABD doları seviyesindedir.

Bu araçlara ek olarak, bankaların TCMB’den döviz deposu almak üzere kullanabilecekleri yaklaşık 50 milyar ABD doları seviyesinde toplam limitleri bulunmakta olup, bu kapsamda Ağustos ayında sınırlı miktarda işlem gerçekleşmiştir. Ayrıca, Döviz Depo Piyasasındaki aracılık faaliyetlerine 13 Ağustos 2018 itibarıyla yeniden başlanmıştır.

Bankaların Döviz Piyasaları nezdinde gerçekleştirdikleri işlemler için bulundurulması gereken teminat fazla bulundurma oranları 2018 yılında düşürülmüştür. Ayrıca, standart altın bankaların Döviz Piyasalarında gerçekleştirdiği işlemlerde teminat olarak kabul edilmeye başlanmıştır.

TCMB, yurt içindeki altın cinsi tasarrufların finansal sisteme dâhil edilmesine yönelik adımlara bu dönemde de devam etmiştir. Aynı zamanda Döviz Karşılığı Altın Piyasası işlemlerine başlanmış, ayrıca bankalara altın işlemlerinde lokasyon swap imkanı sunulmuştur.

2018 yılında döviz piyasalarında ihale yöntemiyle veya doğrudan döviz satışı gerçekleştirilmezken enerji ithalatçısı kamu iktisadi teşebbüslerinin 7,2 milyar ABD doları tutarındaki döviz talebi TCMB tarafından karşılanmıştır.

TCMB Kanunu’nun 45’inci maddesi çerçevesinde, döviz üzerinden düzenlenen senetlerin reeskonta kabulü suretiyle Türkiye İhracat Kredi 
Bankası AŞ (Türk Eximbank) ve ticari  bankalar aracılığıyla ihracatçılar ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerde bulunan firmalara Türk lirası olarak kullandırılan reeskont kredileri, vade sonunda döviz olarak geri ödenmesi özelliğiyle 2018 yılında da TCMB döviz rezervlerine en fazla katkıyı sağlayan araç olmaya devam etmiştir.

Reeskont kredilerine uygulanan referans faiz oranları 2018 yılında da değiştirilmemiştir. 120 güne kadar vadeli reeskont kredilerine 1 aylık LIBOR/EURIBOR, 121-360 gün vadeli kredilere ise 6 aylık LIBOR/EURIBOR uygulanmaktadır.

2018 yılı ikinci çeyreğinde, piyasalarda yaşanan gelişmeler ve döviz kurlarındaki yüksek oynaklık göz önünde bulundurularak, finansal istikrarı desteklemek amacıyla, reeskont kredisi kullandırılan firmalara yabancı para cinsinden borçlarının Türk lirası cinsinden ödenmesi suretiyle kolaylık sağlanması hedeflenmiştir. 2018 yılının sonunda yaklaşık 22,5 milyar ABD doları olması beklenen reeskont kredisi kullanımının 2019 yılında 25 milyar ABD doları civarında gerçekleşeceği, TCMB döviz rezervlerine katkının 2018 yılı sonunda yaklaşık 14,8 milyar ABD doları, 2019 yılında ise 23 milyar ABD doları civarında olacağı öngörülmektedir.

13 Ağustos 2018 tarihli basın duyurusu ile Türk lirası yükümlülükler için ROM kapsamında ABD dolarının yanı sıra euro cinsinden tesis imkânı getirilmesi ve yabancı para yükümlülükler için azami ortalama tesis imkânının yüzde 4’ten yüzde 8’e çıkarılmasıyla bankalara likidite yönetiminde esneklik sağlanmıştır.

TCMB nezdinde ABD doları cinsinden tutulan zorunlu karşılıklara, rezerv opsiyonlarına ve ihbarlı döviz mevduat hesaplarına ödenen faiz oranı uluslararası piyasalardaki referans faiz oranlarındaki gelişmeler çerçevesinde 2018 yılında 50 baz puan artırılarak yüzde 2,00 seviyesine yükseltilmiştir.

Finansal kuruluşlar ROM imkânlarını istikrarlı bir biçimde kullanmakta olup, Türk lirası ve yabancı para cinsi göreli maliyetlerdeki değişim ile kısa dönem likidite ihtiyaçlarını dikkate alarak her zorunlu karşılık döneminde ROM kullanım oranlarını ayarlamaktadır.

Bankalara zorunlu karşılık ve ROM kapsamında sağlanan yabancı para likidite ile enerji ithalatçısı kamu iktisadi teşebbüslerine gerçekleştirilen döviz satımları rezervleri aşağı yönlü etkilerken, reeskont kredileri ile Türk Lirası Depoları Karşılığı Döviz Depo ihalelerindeki azalışlar ise rezervleri artıran temel faktörler olmuştur. 

Küresel para politikaları gelişmeleri, ticaret savaşlarına ilişkin endişeler ve gelişmekte olan ülke varlıklarına yönelik risk iştahındaki oynaklıklar 2019 yılı için yukarı yönlü risk unsurları arasında ön plana çıkmaktadır. TCMB, 2019 yılında fiyat istikrarının sağlanması hedefi doğrultusunda elindeki politika araçlarını en etkin şekilde kullanmaya devam edecektir. Bankaların TL ve döviz likidite yönetimlerine katkıda bulunmak amacıyla TCMB, 2018 yılında olduğu gibi piyasa şartları gereğince dengeleyici ve finansal istikrarı destekleyici bir rol oynamayı sürdürecektir. Ayrıca, TCMB piyasa koşulları elverdiği müddetçe rezervleri artırma politikasına devam edecektir.

2019 YILINDA TL LİKİDİTE YÖNETİMİ ÇERÇEVESİ 

Bir hafta vadeli repo ihaleleri temel fonlama aracı olarak kullanılmaya devam edilecektir. Bu çerçevede, Türk lirası likidite yönetiminde

Günlük repo ihale miktarı belirlenirken ikincil piyasa gecelik faiz oranları ortalamasının politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı civarında oluşması,

Uygulanan likidite yönetimi stratejisi ile uyumlu şekilde para piyasalarının etkin ve istikrarlı çalışması,

Kullanılan araçların para politikasının etkinliğini desteklemesi,

Ödeme sistemlerinin kesintisiz çalışmasının temini,

Operasyonel yapının piyasalardaki olağandışı gelişmelere karşı yeterli esnekliğe sahip olması hedeflenecektir. Bu hedeflere ulaşmak ve para politikasının etkinliğini artırmak için likidite yönetimi genel çerçevesi belirlenirken, piyasadaki likidite düzeyi ve likiditenin sistem içindeki dağılımı da dikkate alınacaktır.

Bankacılık sistemi fonlama ihtiyacının yüksek olduğu günlerde, teklif ve teminat yönetiminin kolaylaştırılması ve likiditenin haftanın günlerine dengeli dağılımının sağlanması amacıyla vadeleri 6 - 10 gün arasında olmak kaydıyla farklı vadelerde birden fazla repo ihalesi açılabilecektir.

TCMB’nin, likidite yönetiminde araç çeşitliliğini ve operasyonel esnekliğini koruyabilmesi için teknik nedenlerle açık piyasa işlemleri portföyünde yeterli miktarda DİBS veya Hazine Müsteşarlığı Varlık Kiralama Şirketi (HMVKŞ) tarafından ihraç edilen Türk lirası cinsi kira sertifikası bulundurması gerekmektedir. Bu kapsamda 2018 yılı için nominal 16 milyar TL olarak belirlenen TCMB Açık Piyasa İşlemleri portföy büyüklüğünün, ilave alım seçeneği saklı kalmak kaydıyla, 2019 yılında nominal 18,9 milyar TL olarak belirlenmesi, 2019 yılında vadesi gelecek nominal 2,6 milyar TL’lik kısım dahil olmak üzere söz konusu hedefe ulaşmak üzere doğrudan alım işlemlerinin gerçekleştirilmesi, doğrudan alım işlemlerinin, TCMB açık piyasa portföyünün itfa profili, piyasadaki likidite koşulları ve Hazine ve Maliye Bakanlığı iç borçlanma programı dikkate alınarak yıl içerisinde dengeli ve öngörülebilir bir çerçevede gerçekleştirilmesi, doğrudan alımı yapılacak kıymetlerin alım yapılacak ayın ilk iş günü saat 10.00’da veri dağıtım firmaları aracılığıyla ilan edilmesi, alım ihalelerinin Pazartesi, Çarşamba ve/veya Cuma günleri bir iş günü sonrası valörlü gerçekleştirilmesi, Her bir ihale tutarının nominal en fazla 150 milyon TL olması, İhalelere ilişkin diğer hususlarda mevcut düzenlemelerin geçerli olması ile birlikte gerektiğinde her türlü değişikliğin yapılabilmesi planlanmaktadır.

2019 YILINDA DÖVİZ LİKİDİTESİ YÖNETİMİ ÇERÇEVESİ

TCMB nezdindeki Döviz Depo Piyasasında bankalara toplam yaklaşık 50 milyar ABD doları limit ile bir hafta ve bir ay vadeli döviz likiditesi imkânı sağlanmaya devam edilecektir.

Bankalar kendilerine tanınan limitler çerçevesinde TCMB’ye bir hafta, iki hafta ve bir ay vadeli teminat döviz deposu getirebilecektir.

Enerji ithalatçısı kamu iktisadi teşebbüslerinin döviz ihtiyacının gerekli görülen kısmı Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TCMB tarafından doğrudan karşılanacaktır.

Türk Lirası Depoları Karşılığı Döviz Depoları ihaleleri ile Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap Piyasası işlemlerine 2019 yılında da devam edilecektir. İhtiyaç olması durumunda BİST Swap Piyasasında TCMB taraflı işlem yapılabilecektir.

Piyasa koşullarına bağlı olarak, Türk Lirası Uzlaşmalı Vadeli Döviz Satım İhalelerine ve BIST VİOP nezdindeki Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz işlemlerine devam edilebilecektir.

Piyasa derinliğinin kaybolmasına bağlı olarak spekülatif davranışlar sonucunda kurlarda sağlıksız fiyat oluşumları gözlenmesi ve aşırı oynaklık durumlarında piyasaya esnek ihaleler yoluyla veya doğrudan müdahale edilebilecektir.

Döviz Piyasalarında TCMB ile söz konusu piyasalarda işlem yapmaya yetkili bankalar arasında gerçekleştirilen döviz karşılığı efektif işlemlerine 2019 yılında da devam edilecektir.

TCMB, geçmişte olduğu gibi 2019 yılında da döviz piyasasının sağlıklı çalışması ve döviz likiditesinin dengelenmesi amacıyla, döviz arz ve talep gelişmelerini yakından takip ederek gerekli önlemleri almaya devam edecektir. "
 







17:5990.529
Değişim :  -0,94% |  -857,88
Açılış :  91.072  
Önceki Kapanış :  91.387  
En Yüksek
91.201
En Düşük
89.338