3. havalimanı ve Ayşe Hanım Teyze

10.06.2014 09:20

“Allah bu ülkede taş üstüne taş koyandan razı olsun. Şimdi de dünyanın en büyük havalimanı yapılıyor.
Buna sevinilmez mi? Öyle oluyormuş, böyle oluyormuş... Neticeye bak... 500 uçaklık meydanımız olacak. Aynı anda 164 uçak yolcu alacak, yolcu boşaltacak...”
Ayşe Hanım Teyzem bunları söyledikten sonra soruyu yapıştırdı: ”Maliye Bakanı, “Devlet bir kuruş harcamayacak” dedi... İyi de... Parayı kim harcayacak?“
Ayşe Hanım Teyzemi cevaplamaya çalıştım. “Devlet bu iş için ihale açtı. İhaleyi 22 milyar euro teklif veren 5 büyük inşaat şirketi ortaklaşa aldı. KDV’si ile 26 milyar euro ödeyeceklermiş. İhaleyi alanlar 10 milyar euroya havalimanını inşa edecekler. 25 yıl işletecekler. İnşaat harcamalarını ve de devlete verecekleri parayı havalimanının işletilmesinden çıkaracaklar.

Para nereden gelecek?
Ayşe Hanım Teyzem çokbilmiş ya... Sormadan duramıyor: “Toplam 26 milyar euroyu nasıl ödeyecekler? İnşaat için 10 milyar euroyu nereden bulacaklar? Bu değirmenin suyu nereden gelecek?” Cevaplamaya çalıştım. “İnşaatı krediyle yapacaklar... Ötesi Allah kerim!”... İyi de inşaat için bu kadar büyük krediyi bulmak kolay mı?“ Devlet adına durumdan vazife çıkararak hemen müdafaaya geçtim. “Devlet önemli projelerde müteahhitlerin kredilerine hazine garantisi veriyor. Kredi bulmakta zorlanmazlar.” Ayşe Hanım Teyzemin soruları bitmiyor: “Kredinin taksiti var, faizi var. 26 milyar euro ihale bedelinin her yıl 1 milyar euro taksiti var... Müteahhitler bu paraları nereden bulacaklar?”
Dayanamadım.. ”Ayşe Hanım Teyzeciğim... Derdi size mi düştü... Bulacaklar bir yerlerden ki bu işe soyundular. Koskoca firmalar hesap kitap bilmezler mi?” Ayşe Hanım Teyzem “Kaçma... Anlat... Anlat” diyerek ısrarcı.
“Ayşe Hanım Teyzeciğim, ilk aşamada yeni havalimanı 70 milyon yolcu kapasitesiyle işletmeye açılacak. Şimdilerde Atatürk Havalimanı’nın kapasitesi bugün bile 53-54 milyon yolcu. 2017 yılına kadar Atatürk Havalimanı’nın yolcu kapasitesi zaten 70 milyona çıkacak.
Yeni alan tamamlanınca devletimiz Atatürk Havalimanı’nı kapatacak. Onun yolcularını yeni alana aktaracak.
Yeni alanı 25 yıl işletecek olan yapımcı 5 müteahhitlik firması, alana inen kalkan uçaklardan, uçaklara binen, uçaklardan inen yolculardan devlet adına indi bindi parası toplayacak. Eğer bu indi bindi paraları her yıl belli bir rakamın altında kalırsa aradaki fark devlet tarafından bütçeden kapatılacak. Açık anlatımla, devlet 25 yıl süreyle havalimanından alacağı paralardan vazgeçecek. Vazgeçtiği paralar beklenenden az olur ise eksiği de bütçeden tamamlayacak.”

İltizam mı, değil mi?
Ayşe Hanım Teyzem, “Bu işte bir iltizam kokusu var” demez mi? “Ne kokusu, ne kokusu“ diyerek telaşlandım.. Anlattı: “Osmanlı’da devlet bazı vergi gelirlerinin toplanması işini bir bedel karşılığı belli kişi ve kuruluşlara satardı. Buna iltizam denirdi. Bu yap-işlet-devret işinde de devletin kasasından bir şey çıkmıyor gibi görünüyor ama devlet 25 yıl süreyle kasasına girecek paradan vazgeçiyor. Maliye Bakanı “Devletin kasasından bir kuruş çıkmadı” diyor da, “Devlet kasasına girecek kaç kuruştan vazgeçti? Ondan söz etmiyor.”
Baktım ki Ayşe Hanım Teyzem, tartışmayı “zararlı mecralara sürüklüyor.” Baktım ki soru-cevap biraz daha uzar ise başım belaya girecek... ”Tamam... Tamam... İlla da kafa karıştırmanın gereği yok. Dünyanın en büyük havaalimanına sahip olacak olmanın keyfini çıkaralım” diyerek Ayşe Hanım Teyzemin yanından uzaklaştım.