60 yıllık ‘Şeker’ tadında hikâye

18.06.2014 10:07

kuruluşu-nun 60’ıncı yılı nedeniyle, “Sürdürülebilir Kalkınmanın Finansmanı” başlığıyla düzenlenen toplantıda Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Amerikalı Profesör Robert J. Shiller konuştu.
Açılış konuşmasında Şekerbank Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hasan Basri Göktan “Şekerbank’ın 60 yıllık hikâyesi, 1950’lerden günümüze yaşanan toplumsal ve ekonomik oluşumun, yani Türkiye’nin hikâyesidir” dedi.
Şekerbank Türkiye’de 1920’lerde başlayan şeker pancarı üretiminin ve şeker sanayiinin gelişmesi sonucu kurulan ve büyüyen bir bankadır.
Pancar üreticilerinin küçük tasarruflarıyla 1953 yılında Eskişehir’de bir kooperatif bankası olarak faaliyete geçen Şekerbank, 1956 yılında anonim şirket statüsü altında hızlı bir büyüme sürecine girdi. Şimdilerde 20 milyar TL dolayındaki aktif büyüklüğü ve yurdun her köşesine yayılan 312 şubesiyle faaliyetini sürdürüyor.

Maliye Bakanı iyimser
Bakan Şimşek, toplantıda iyimser tablo çizdi. Enflasyonun kur etkisiyle yükseldiğini, haziran sonrası yüzde 5’lere gerileyeceğini, mali disiplinin devam edeceğini, hane halkının borçlarının artışını önlemeye yönelik tedbirlerin sürdürüleceğini, bu arada iç pazarı “ılımlı olarak” gevşeteceklerini söyledi.

Shiller ‘balon yok’ diyor
Balon uzmanı Prof. Shiller başka ülkelerde ekonomilerde oluşan balonları anlattı. Türkiye için balon tehlikesi görmediğini söyledi. Shiller, 2003 yılında yayınladığı “Is There a Bubble in the Housing Market?” adlı makalesinde gayrimenkul fiyatlarının çok şiştiğinden söz ederek, krizden söz ederek ünlenen bir iktisatçıdır. 2005 yılında da, hem hisse senedi, hem de emlak fiyatları için benzer uyarıları tekrarladı. 2006 Ağustos’unda The Wall Street Journal’da yayımlanan yazıda finansal piyasalardaki önemli riskler ve olası bir durgunluk hakkında uyarılarda bulundu.
2013 Nobel Ekonomi Ödülü’nü alan Prof. Robert J. Shiller, finansal balonlar, finansal piyasalar ve emlak piyasası üzerine akademik çalışmalar yapıyor.
Balon, gayrimenkul ve finansal varlık fiyatlarının, ekonomilerin büyüme hızından daha fazla artmasıdır.
Shiller, konuşması boyunca, ABD’de, Avrupa’da, ve Japonya’da balonların nasıl oluştuğunu gösteren çizimleri perdeye yansıtarak, balonların oluşumunun bir sürpriz teşkil etmediğini anlattı.
TCMB, IMF ve Hazine verilerine dayalı olarak Türkiye’nin durumunu değerlendiren Prof. Shiller, Türkiye’de genel olarak, İstanbul’da özel olarak gayrimenkul fiyatlarının enflasyonun üzerinde artış göstermesine rağmen, bir balon tehlikesinin şimdilik bulunmadığını belirtti.
Toplantıdan çıkarken TCMB önceki Başkanı şimdilerde Cumhurbaşkanı Başdanışması Durmuş Yılmaz’a,”Balonlar göz göre göre oluşurken neden tedbir alınmadığını” sordum.

Yılmaz: Balon riski önlendi
Durmuş Yılmaz, gayrimenkul ve finansal varlık fiyatlarının yükselmesinin ekonomilerde canlılık hareketi olarak değerlendirildiği dönemde kimsenin aklına bu balonun bir gün patlayacağının gelmediğini, imkânı olanların bu tırmanıştan yararlanma çabasına girdiklerini hatırlattı.
ABD’de mortgage krizi sonucu patlayan gayrimenkul ve finansal varlık balonlarının büyümesi karşısında Hazine ve Merkez Bankası sorumlularının neden tedbir almadıklarını sordum. Durmuş Yılmaz cevapladı: ”Bunu ben de Amerikalılara sormuştum. Dediler ki balona müdahalede geç kalınmıştı. Belli noktadan sonra yapılacak müdahaleyle balonun patlaması sonucu çıkacak faturanın balonun kendiliğinden patlaması sonucu çıkacak faturadan daha büyük olduğu görüldüğü için müdahale edilemedi.”
Ayrılırken ekledi:
“TCMB ve BDDK eğer zamanında kredi genişlemesine sınırlama getirmese idi, biz de şimdilerde balon riskinden söz eder olurduk”.