Ankara Kremlin’den ders almalı

11.03.2014 00:00
Pazartesi günü  Gelişmekte Olan Piyasalar (GOP) hisse endeksi %1.3 gerileyerek Şubat kazancının önemli bir bölümünü geri veriyor. BİST-100 yine yukarı harekete çabalıyor, ama döviz ve faizde yükseliş bu çabayı desteklemiyor.  Ne GOP, ne Türkiye piyasaları bu sene prim yapmaz.  GOP’u Fed, Çin ve Rusya baskı altında tutacak.  Türkiye ise Kremlin’in başına gelenlerden ders almazsa ebediyen ucuz kalmaya mahkum. 

Artık Fed’in 2015 yılı ortalarında  parasal sıkılaştırmaya geçeceği gün gibi aşikar. Zaten uzmanlar arasında “yok canım; olmaz” diyen de yok. Fed faizi kaça kadar çıkartır tartışması var. Halen zirve  faiz bahisleri %3 ve %4’de yoğunlaşıyor. Fed faizleri artırınca, carry trade  (faiz arbitrajı) bozulacak ve para evine dönecek, Türkiye başta bütün Gelişmekte Olan Ülkeler de faiz artırmak zorunda kalacak. 

Zaten GOÜ’de büyüme bir türlü toparlanamıyor. Sıcak para kaçışı devam ederken, Çin ekonomisi de gözle görülür biçimde yavaşlıyor. Çin’in yavaşlaması ile Latin Amerika ve OPEC gibi emtia ihraç edenlerin canı yanıyor. Bir de Rusya sorunumuz var. 

Bizim  piyasada “çabalama kaptan ben gidemem” oynanıyor,  24 Ağustos akşamı cumhurbaşkanlığı seçiminin kesin sonuçları alınıncaya kadar bu oyun bitmez. 

Gelelim Rusya’ya. Putin, Kırım’ı Ukrayna’dan kopartıp, Kiev’i de ekonomik ambargolarla bezdirerek yeniden Rusya’ya yakın duran partileri iktidara getirmeye kararlı. Bu çok açık bir uluslararası hukuk ihlali, ama “at binenin” mantığı geçerli. NATO veya ABD-AB ittifakanın Kırım’ı geri almak için  güç kullanması akıl dışı olur. Ama, Putin’e çok ağır bir ceza kesilecek. Rus oligarkları ve politikacıları servetlerini Batı finansal kurumlarında tutuyor. Bu kişilere Batı’ya seyahat yasağı konması, ya da servetlerinin denetime tabii tutulması halinde Kremlin’den yükselen çığlıkları Trabzon’dan duyabileceğiz. Daha da kötüsü var, Putin yönetimi artık o kadar rastgele davranıyor ki, yatırımcı tamamen güvenini yitirdi. Ülkeden senede 100 milyar dolara yakın sermaye kaçışı var. Bu paranın yarısı Ruslar’dan geri kalanı ise Rusya’dan kurtulmak için şirketlerini ve/ya piyasada pozisyonlarını satanlardan geldiği düşünülüyor.  Bu yüzden de Rus Merkez Bankası enflasyon düşerken 150 baz puan faiz artırmaya zorlandı. Ülkede ekonomi bu sene %2 dahi büyümeyecek ve yapısal reformlar gündemde olmadığı için de uzun süre bu tempoda seyretmeye mahkum.

Sevgili RTE sayesinde, Türkiye hızla Rusya olma yolunda. Tabii, biz ne kadar kükreyip-essek de gidip Suriye’yi işgal etmiyoruz. Ama, AKP rejiminin rastgele davranışları en az Putin kadar kötü etki yaratacak. Bir ülkenin başbakanı kafasına göre ihale iptal edecek,  takıştığı medya patronlarını Yargıtay’da mahkum ettirmeye kalkacak, bu adam isterse  yabancı sermayeye neler yapmaz ki?  Zaten, yakında Batı devletleri de şirketlere Türkiye’de doğrudan  yatırım yaparken çok dikkatli olmalarını öğütleyecekler. Ankara’nın üstüne çöken yolsuzluk kokusu o kadar mide bulandırıcı ki, buraya gelen şirketin rüşvet vermeye  mecbur bırakılacağı algısı yaygın. Yabancı devletlere veya üyelerine rüşvet vermek de bir çok Batı ülkesinde suç kapsamına giriyor.   

Yine Erdoğan’ın Aydın Doğan’ı içeri tıktırmak için can siperane bir çaba gösterdiğini anımsatan ses kaydında işin içine SPK da karıştırılıyor.  Göya SPK Aydın Doğan’ın kağıt kaçakçılığından suçlu olduğuna eminmiş. SPK’ye ne zaman Ağır Ceza Mahkemesi yetkisi verildi  ki? Yine aynı SPK, sahibinin emri üzerine Gezi Parkı olayları esnasında yabancıların spekülasyon yaptığını ispat etmek  için gidip SEC’den hedge fonların nihai müşterilerinin listesini  istemiş, Washington’da alay konusu olmuştu.  EPDK’nin Cengiz Holding’e sırf AKP’ye yakın olduğu için kendi barajından milli şebekeye  elektrik satışında  imtiyazlar sağladığı söylenti değil, gerçek. 20 kadar inşaat şirketi devletin tüm ihalelerini almış, yabancılara zırnık koklatmamış. Ziraat Bankası Atv-SABAH’da iki kere hileli kredi olayına karışmış. Albaraka’nın adı RTE’ın oğluna gemi alması için  kıyak kredi vakasında geçiyor. 

Özetle, devletin bütün bağımsız kurumlarının AKP’ye daha doğrusu RTE’e bağlı olduğu,  şirketlerin ise tek işinin Yüce Lider ve ailesini zengin etmek olduğu algısı çok yaygın. Bu algı 30 Mart seçimlerinden sonra Cemaat’e karşı “nihai taarruz” başlayınca artık geri dönülemez noktaya gelecek. 

Türkiye’nin kurtuluşu sıcak para değil, tasarruf açığını burada fabrika kurmak isteyen yabancı doğrudan yatırımcının kapatmasından geçiyor. Ama, bu  kirli ortamda hiç bir namuslu şirket Türkiye’de yatırım yapmaz. 2012’den 2014’ün tahminlerini de dahil ederek bir ortalamasını alırsak, daha önce “Avrupa’nın kenarındaki Çin mucizesi” denilen ekonominin büyüme ortalamasının %2.5 civarında kaldığını göreceğiz. AKP-Cemaat kavgası sayesinde Türkiye yakın geçmişin bütün kirli çamaşırlarını görüyor, bu iyi haber. Ama bedelini  ekonomide belki de 5 yıl sürecek bir yavaşlama ile ödeyeceğiz. 

Size ufak bir not daha, hani BİST ucuz diyorlar ya?  Rusya’da MICEX’in ileriye dönük F/K’sı 7, yine de kimse dönüp yüzüne bakmıyor.    Üstelik, Rusya’nın doğal kaynakları var, Türkiye’ye gelmek için ise hiç bir sebep yok. 

Atilla Yesilada
Twitter: @AtillaYesilada1
Yazarın diğer makaleleri için ziyaret edin: www.paraanaliz.com