Bir ekonomi nasıl sabote edilir?

23.06.2014 14:40

Rahmetli olmadan bir kaç ay önce Albert’le (Einstein) Manhattan’da bir kafede hem sohbet ediyoruz, hem de fıstıkları kesiyoruz, konyağından bir yudum aldıktan sonra bana “Sansar (yakın arkadaşlarım bana Sansar der), biliyormusun ahır hayatımın şu son baharında ne öğrendim?” diye sordu. “Ne öğrendin, lavuk?” dedim. Ben de bütün arkadaşlarıma lavuk derim, böylece isim ezberleme sorunum olmuyor.
Einstein, “Dehanın limiti  var da, aptallığın yok!” dedi.   “wow”  diye şaşırmış gibi yaptım. Ben Türk’üm abi, Einstein’dan yıllarca önce keşfettim o gerçeği ve sağlam köşeyi döndüm.
Bugün size bir ekonomi nasıl doğru-düzgün yolunda giderken politika hataları ile sabote edilir anlatacağım. Rahmetlinin hatırasına!

Bu satırları Pazartesi akşamı yazıyorum, ama siz okurken TCMB PPK referans faizini 50 baz puan, belki de daha fazla kesmiş olacak. Çok basit bir ekonomi kuramı var:  Faizleri düşürürseniz, faize hassas sektörlerde tüketim ve bazı hallerde özel sektör sabit sermaye yatırımları artar.  Özetle, içtalep yükselir, GSYIH büyümesi de haliyle canlanır. İşte son sabotaj bu, faiz indirimi. “Son” diyorum, çünkü yıl başından bu yana devam eden sabotaj bütçe harcamalarında köküne kadar gaza basmak oldu. Elimizdeki verilere göre kamu nihai harcamaları 1Ç2014’de büyümeye 1 puan katkı yaptı. Yani iç talebi pompaladı. Bütçede harcamalar AKP adayı cumhurbaşkanlığı seçimini kazanıncaya kadar patlayacak. Hatta seçim çok az farkla biterse, bütçede bol keseden harcama Haziran 2015 seçimlerine kadar devam edebilir.
Yani para ve bütçe politikası fevkalade gevşek, imkan oldukça daha da gevşeyecek. Bunun ne zararı var ki, devlet harcasın, TCMB para bassın, vatandaş da köşeyi dönsün. Kapitalizm bu demek değil mi zaten?  Değil işte. Çünkü, içtalebi bu kadar pompalamanın bir takım yan etkileri var.  İlkini hemen grafikte göstereyim size:  Artık kimse Türkiye’de enflasyonun %5’e ineceğine inanmıyor.

Enflasyon öngörüleri TL’nin Mart’tan bu yana az-çok aralıksız değer kazanmasına rağmen kaskatı. Düşünün, tüm dünyada bir numaralı ekonomik korku DEFlasyon, bizde enflasyon “inmem de inmem!” diyor. Peki Brent petol 120 dolara çıkarsa, ya da dünyanın çeşitli yerlerinde hüküm süren kuraklıklar yeni bir gıda darlığına neden olursa ne olacak? Sonbaharda TÜFE %9, reel faiz yine negatif ve halk parasını dövize yatıracak.  Sabotaja bak!
Bir nokta daha var, ekonomiler sonsuz oranda büyüyemez. Her ekonominin büyüme kapasitesi az-çok belli ve ölçülebilir. Bizde yapılan  araştırmalara göre bu kapasite %4 civarında, onu aştık mı “ısınma” başlıyor, ısınma demek tüm dengelerin bozulması demek. Ekonominin tam kapasite büyümesi “çıktı açığının” sıfırlanması demek, bakalım aşağıdaki grafikte ekonomide çıktı açığı var mı? 


No, hayır, nyet, nein! Yok! Size şöyle anlatayım olacakları. Arabanın hız kadracında en yüksek devir 7000 rpm  yazıyor, siz daha fazla gazlarsanız ne olur?  Ne olacak, motoru yakarsınız. 
Çok değerli TEB Yatırım Stratejisti Işık Okte şöyle diyor:
“BİST, GOP piyasaları içinde 2014’ün ikinci çeyreğinde lider konumunu devam ettiriyor --- Dolar bazında %12.2 primle MSCI GOP’dan %7.3 pozitif ayrışıyor. Bu pozitif ayrışmayı carry trade ile iyileşen sabit getiri fiyatlaması ve 2 ve 10 yıllık gösterge tahvillerimizin İtalya-İspanya-İrlanda-Portekiz gibi ‘çevre’ Avrupa ülkeleri tahvilleri ile artan korelasyonlarına bağlıyoruz.

2014 ikinci çeyreğinde ‘Kırılgan 5’ ve Rusya ana endeksi Micex pozitif ayrışmalarımız şöyledir:

            BIST100 > Hindistan Sensex:              0.7%
            BIST100 > Brezilya Bovespa:             2.8%
            BIST100 > Güney Afrika TOP40:        6.2%
            BIST100 > Endonezya Jakarta:           18.3%
            BIST100 > Rusya Micex:                    1.4%

2014 ikinci çeyreğinde Türk lirası da pozitif ayrışmaya devam ediyor – Dolar karşısında bu çeyrekte yatay performansı olan Türk lirasi, Hindistan rupisinden %0.5, Güney Afrika rand’ından %1.2, Endonezya rupiah’sından %5.1 pozitif ayrışıyor. Ancak, Brezilya real ve Rusya ruble bu çeyrekte dolara karşı TL’den %1.9 ve %2.2 daha iyi performans sergiliyorlar”.

Peki BİST  ve TL nide böyle rağbet görmüş?  Çok basit, ekonomide “yeniden dengelenme” var. Yani, cari açık kapanıyor. Bakın aşağıdaki grafik çok güzel gösteriyor:  
 
Toplam, enerji dşı ve altın hariç dış açık iyice gerilemiş. Peki bir yanda bütçe yoluyla harcar, öte yanda faiz indirerek halkı harcamaya teşvik ederseniz ne olur?  Ne olacak, herkes yine ithal oto, ithal smart Tv ve iPhone almaya koşar. Zaten ihracat hız kaybediyor ve Irak Krizi’nden dolayı daha da hız kaybedecek, Brent petrolün fiyatı arttıkça ithalat faturası kabaracak, bir de bunun üstüne gevşek mali politikanın üreteceği ithalatı ekliyoruz. Bir kaç ay içinde, öyle çok uzun değil, 3 ay içinde, cari açık yeniden genişlemeye başlar.
Ehh, faiz negatif, cari açık da artıyor. Sıcak para keriz mi?  Tüyer gider. Biz bu döngüyü 2011 sonunda, 2013 Haziran-Temmuz’da ve 2014 Ocak-Şubat aylarında yaşadık.  Einstein ölmeden önce bana bir şey daha söylemişti:  “Aptallık, farklı netice alacağım umuduyla aynı şeyi sürekli tekrarlamaktır”.   Bence aptallık, seçim kazanmak için sizin yarınlarınızı satanlara  yine de oy vermektir, ama karar sizin.

Twitter: @AtillaYesilada1

Yazarın diğer makaleleri için ziyaret edin:  www.paraanaliz.com