Bu fona ihtiyaç vardı

14.02.2017 10:21

Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi (Fon), özel hukuk hükümlerine tabi bir “anonim şirket” olarak kuruldu. Şirketin 50 milyon lira olan kuruluş sermayesini Özelleştirme İdaresi Başkanlığı verdi. En az beş kişiden oluşan yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile genel müdürü, Başbakan tarafından atanıyor. Atananların bir yüksekokul bitirmiş olmaları zorunlu değil.

Fon’un hisseleri nama yazılı olacak. Yani, şimdilik, hisseleri borsada satılamayacak. Fon’a devredilen varlık ve haklar, sicil ve kütüklere, Türkiye Varlık Fonu adına tescil ediliyor.

Fon, Sayıştay denetimine değil ama bağımsız denetime tabi olacak. Ayrıca, Başbakan tarafından görevlendirilecek en az üç merkezi denetim elemanı tarafından hazırlanan denetim raporu Bakanlar Kurulu’na sunulacak. İlaveten, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu, doğrudan değil, Başbakan’ın göndereceği denetim raporu üzerinden bir denetim yapacak.

GELİRLERİ NAKİT FAZLASI

Fon’un gelirleri, devlet kuruluşlarının nakit fazlalarından oluşturuluyor. Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından verilen kararla Özelleştirme Fonu’ndaki nakit fazlası, kamu kurum ve kuruluşlarının Bakanlar Kurulu tarafından karar altına alınan ihtiyaç fazlası gelir ve kaynakları Fon’a aktarılıyor.

Fon’un varlıkları, kendisi bir rehin anlaşması yapmadıkça teminat gösterilemiyor, rehnedilemiyor ve üzerine ihtiyati tedbir konulamıyor ve iflas masasına dahil edilemiyor. Ancak, isterse Fon, kendi varlıklarını rehin verebiliyor; ipotek edebiliyor; teminat gösterebiliyor.

Fon’dan alacaklı olanlar, borçlarını alacaklarından mahsup edemiyorlar.

MUAFİYET VE İSTİSNALAR

Fon, Fon’un kuracağı şirketler ve alt fonlar gelir ve kurumlar vergisinden muaf. Bu muafiyet, önden yapılan vergi kesintilerini de kapsıyor. Fon, katma değer vergisi de ödemeyecek.

Fon’a devredilen kuruluşların vergi yükümlülüğü, devam ediyor. Ancak, ileride, bu kuruluşlar da kurulacak alt fonlara devredilerek veya çeşitli muhasebe işlemleri ile vergilerden muaf hale getirilebilirler.

Eskiden, sonradan çıkarılan kanunlarla sağlanan ama yürürlükteki vergi kanunlarında yer almayan muafiyet ve istisnalar, uygulanmıyordu. Merkez Bankası için bile, hiçbir vergi muafiyeti ve istisnası yok.

Fon yine, Belediye Gelirleri Kanunu gereği alınan vergi harç katılma payı, tasdik ücretleri ile emlak vergisinden tapu ve kadastro bedellerinden, her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetinden muaf. Sermaye Piyasası Kurulu ve İstanbul Borsası’na ödemesi gereken kayıt ve kotasyon ücretlerini de ödemiyor.

Fon, damga vergisi, harçlar, banka ve sigorta muameleleri vergisi, kullandığı kredilerdeki Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu kesintisinden de istisna ediliyor.

REKABET YASAĞI YOK

Kısacası Fon, ülkemizdeki rekabet sisteminin dışında işlem yapıyor. Herkesten ucuza borçlanıyor; vergi de vermiyor. Rekabetin korunması hakkındaki Kanun’a da tabi değil. Ama, bir kamu bankası gibi hareket edebiliyor.

En önemlisi, Fon, Kamu İktisadi Teşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarıdan fazlası kamuya ait olan veya özel kanunla kurulan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat, uygulama ve kısıtlamalara tabi değil.

Fon, kamuda istihdam edilecek personel hakkındaki kurallara da uymak zorunda değil. Çalışanlarına istediği maaşı verebiliyor.

Fon, kamunun ihale sistemi dışında çalışıyor. Alacağı veya satacağı malları ihale usullerine uygun biçimde alıp satmak zorunda değil. Özelleştirme kurallarına uyma zorunluluğu da yok. Hayırlı olsun.




RAPORLAR & ANALİZLER