Gelişen piyasaların altın dönemi başlıyor

29.07.2014 11:55

Bayram dönüşü BİST ve TL’de güçlü ralliler sizi karşılayacak. Ağustos ve Eylül boyunca da Türkiye’nin de içinde bulunduğu Gelişmekte Olan Piyasalar  (GOP, Gelişmekte Olan Ülkeler = GOÜ) finansal varlıklarının altın dönemini yaşaması en olası senaryom. Siz keyifli bir Bayram tatili yaparken, GOP’un hikayesi yeniden parlatıldı ve gündemin tepesine yerleştirildi. Bu gelişmeyi zaten aylar önce öngörmüştüm, ama IMF Raporu, ABD verileri ve Çin‘de  kısa bir duraksamanın kazasız-belasız atlatılması ile yatırımcılar daha yeni alıma geçiyor.
Biz Bayram telaşı yaşarken, IMF’nin Dünya Ekonomik Görünüm Raporu gürültüye gitti, halbuki GOܒda yatırımlar için çok önemli bulgular içeriyordu. Bunları sıralayarak başlayalım:
GOP için en büyük tehlike, ABD ekonomisinin aşırı ısınarak enflasyon üretmesi, bu durumda Fed umulandan daha önce faiz artırımına geçecek. Belki de daha korkutucu bir sürece  şahit olacaktık:  Fed’in “parasal sıkılaştırma” dönemi de tahmin edilenden uzun sürecek, yani fed funds faizi bizim gibi ülkelerin borçlanmasına sekte vuracak düzeylere yükselecekti.

IMF’ye göre ABD bu sene sadece %1.7 büyüyecek, yani çıktı açığı kapanmayacak. ABD’den gelen son veriler de bu ılımlı tahmini destekliyor:  ABD ekonomisi birinci çeyrekte yediği darbenin etkisinden kurtuldu, ama tüketim ve sabit sermaye yatırım harcamaları beklendiği kadar çabuk hızlanmıyor. Enflasyon ise Haziran’da A/A yükselişini sürdürmedi. Çarşamba akşamı Fed FOMC’nin varlık alımlarını 10 milyar dolar daha azaltırken, uzun süre parasal destek vermeyi vaat ettiğini göreceğiz.
IMF, bir anlamda uluslararası aklı  temsil ediyor. Raporda, dünya ekonomisinin hala bol bol para politikası  ve bütçe teşviğine ihtiyaç duyduğu kaydedildi. Tarihi boyunca muhafazakar bir kamu duruşu savunan bu kurumun hala yakın gelecekten endişe duyması G-3 makro-politikalarının kısa sürede değişmeyeceğinin önemli bir ipucu olarak görülebilir.
GOP’un aniden gündeme gelmesinin bir diğer nedeni de 2 aylık aradan sonra Euro-bölgesi’nde (EB) PMI adını verdiğimiz faaliyet endekslerinin yeniden artıya dönmesi. Japonya, İngiltere ve ABD’de büyüme yönünde sıkıntı yoktu, ama EB’de toparlanmanın sekteye uğraması, beraberinde deflasyonu da getirerek küresel risk iştahına büyük bir darbe vurabilirdi. EB’nin geleceği hakkında şüphelerimden kurtulmuş  değilim, ama hatırlayalım:  Artık en uzun vadeli fonların bile 3 ayda bir portföy değiştirdiği bir dünyada yaşıyoruz. Gelecek sene ne olacağı pek de kimsenin umurunda değil.
En önemlisi ise Çin Beijing’in uyguladığı ustaca seçilmiş teşvik politikaları sayesinde kısa süren bir büyüme bunalımını atlattı ve yeniden Y/Y %7.5’a hızlandı. Dün Çin ekonomisinin öncü göstergesi olan Hong Kong borsası “boğa pazarına” girdi. Büyük fonlar Çin hisselerinde yeterince pozisyon taşımıyor ve ivme sürerse MSCI GOP Hisse Endeksi’nin %20’ni teşkil eden bu borsalarda ciddi alım görebiliriz.
Artık bir çok fon ABD, Japonya ve EB pazarlarının “yükünü aldığını”  hissediyor. Bu ülkelerde büyüme sürecektir, ama değerlemeler artık en iyimser senaryoları bile hazmetti.   Fed, BoJ ve AMB’nın çok uzun süre parasal sıkılaştırmaya geçmeyeceği beklentisi bile şu anda gözlenen uzun vadeli tahvil faizlerini cazip kılmıyor. Bilançolarda biriken likidite bir miktar daha fazla getiri vadeden Euro-tahvillere, GOÜ F/X ve yerel para birimi cinsinden tahvillere (DİBS) kayıyor.
IIF’e göre yılın ilk altı ayında GOP’a 195 milyar dolar sıcak para girdi. Geçen senenin tamamında bu rakam 210 milyar dolar olmuştu. MSCI GOP Hisse Endeksi ve Wall Street’te işlem gören GOP’a yatırım yapan ETF’lar 17-19 aylık zirvelere tırmandı. Bir çok fon  hala bu varlık grubunda yeterli pozisyon taşımıyor ve Eylül’de yeni alımlar beklenebilir.
Ekonominin seyrinden GOܒe zarar gelmez, başlıca risk jeo-politik gelişmeler.  ABD ve AB Rusya’ya yeni yaptırımlar tasarlarken, global boyutta terör saldırıları olasılığı yükseliyor ve Libya’da iç savaş günde 500 bin varil ham petrolü piyasadan çekerek Brent’te piyasaları üzecek bir sıçramaya neden olabilir. IŞİD’in Bağdat’a saldırıya hazırlandığı duyumları var, bu da panik yaratabilir. Ama, yatırımcı bugüne kadar bu tür şoklar karşısında soğukkanlılığını korudu, samimi olarak düşünüyorum da, nasıl bir kriz çıkacak da paniğe kapılacak, pek bulamıyorum.
Türkiye kehanetini yaptığım bu altın dönemden nasıl yararlanır? Bence piyasalar bir miktar daha prim yapar, ama GOP’un gerisinde kalır. Politika tarafında risk yok, RTE cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacak: Ama, Ali Babacan’ın yeni kabinede yer almaması Ağustos sonlarına doğru bir satış vesilesi olacaktır.
Yine de yatırımcılar açısından,  başat riskler ekonomide birikiyor. Geçen hafta Enflasyon Raporu’nu açıklayan TCMB, Temmuz’da manşetin düşmeyebileceğini çıtlattı.  Bu  yüzden DİBS pazarında ralli yok zaten.  Eğer yaz boyunca TÜFE %8.5’un altına inmezse, seneyi %9  veya üstünde kapatırız ki, TCMB’nin faiz artırması için yoğun baskı başlar. Haziran dış ticaret rakamları ise yeniden dengelenmenin artık güç kaybettiğini gösterdi. Yani, yaz aylarının ürettiği rekor turizm geliri harcansın bitsin, cari açıkta yeniden yükseliş başlayabilir. Bu durumda TL’nin değer kazanarak diğer piyasalara destek vermesi zorlaşacak.

Ekonomi birinci çeyrekte vuran şokları atlattı da, TCMB’nin verdiği faiz desteğine rağmen tüketici ve reel sektör güven endekslerine göre  vatandaş karamsarlaşıyor. Kapasite kullanım oranı üretim cephesinin yavaşladığının işareti.
Bir deyim vardır, nehir yükselince en delik tekneler bile yüzermiş, Türkiye piyasaları bu durumda. Tam bizim hikayemiz sönerken, GOP’un hikayesi parladı. GOP’a duyulan iştah bize de yarar ve Ağustos-Eylül boyunca 2014 zirveleri sürer.

Twitter: @AtillaYesilada1
Yazarın diğer makaleleri için ziyaret edin:  www.paraanaliz.com