Halkımız tahmin edildiği kadar borçlu değilmiş

01.06.2018 08:57
Merkez Bankası yılın belli dönemlerinde “Finansal İstikrar Raporu” ile yayımladığı raporlarda, önceki rapor ile yeni yayımlanan rapor arasında ekonomide olan bitenler hakkında bilgi veriyor.
 
Raporda ekonominin genel değerlendirmesi yapılıyor. Makroekonomik görünüm anlatılıyor, finans dışı kesimim durumu sergileniyor, özel konulardaki gelişmeler anlatılıyor.
 
Mevduat artıyor
 
“Finans dışı kesim” bölümünde özel sektörün varlıklarındaki ve borçlarındaki artış tabloları, özel sektörün finansal durumunu açıklıkla gösteriyor.
 
2017 yılında hane halkının finansal büyüklüklerinde büyük artış oldu. Finansal varlık artışında en önemli artışlar, TL ve YP cinsi mevduatlar ile yatırım fonlarında gerçekleşti. Yükümlülük tarafında ise konut ve ihtiyaç kredileri artmaya devam etti.
 
KGF desteği
 
2017 yıl sonu itibarıyla, Türkiye’nin hane halkı borçluluk oranı, seçilmiş GOÜ’lerin (gelişmekte olan ülkelerin) ortalama borçluluk oranının oldukça altında yer almaktadır.
 
2017 yılında reel sektör sanayi üretim endeksi artış eğilimini sürdürmüş ve 2018 yılı ilk çeyrek verilerinde de bu eğilimin devam ettiği gözlenmiştir. 2016 yılına kadar uzun süredir artış eğiliminde olan firmaların toplam finansal borç kaldıracı, 2017 yılı başından itibaren yüzde 60 seviyesinde yatay seyretmektedir.
 
2017 yılında KGF  (Kredi Garanti Fonu) kefaleti desteğiyle TL kredi hacmi önemli ölçüde artmış olsa da, ekonomik aktivitedeki benzer büyüme neticesinde TL borç / GSYİH oranı yatay seyretti.
 
Reel sektör YP açık pozisyonunda uzun süredir gözlenen artış eğilimi 2017 yılında bir miktar yavaşladı, açık pozisyon tutarı 221 milyar dolara geriledi.
 
Bir önceki rapor döneminden itibaren firma TL kredilerinde ortalama faizler artış eğilimindedir. 2017 yılı boyunca firmaların krediye erişimlerinin artması ve ekonomik aktivitedeki canlılığın tahsilatlara olumlu yansıdığından 2018 yılı ilk aylarında da çek ve senet tahsilatlarında iyileşme görülmeye başladı.
 
Sorun, son zamanlardaki döviz kuru ve faiz artışlarının firma bilançoları üzerindeki olumsuz etkileridir.
 
Faizin etkisi
 
Mevduat artışı beklenenin üzerindedir.
 
Yabancı para mevduatta 2018 yılı mart ayı itibarıyla son bir yıllık dönemde yüzde 11.8’lik bir artış gerçekleşirken bu oran TL mevduat için yüzde 21.3 oldu. Bunun sonucunda, yabancı para mevduatın payındaki düşüş büyük oranda TL mevduatın payındaki artışla karşılandı.
 
Mevduat faizlerinin son bir yılda yaklaşık 2.5 puan artması mevduat artışında etkili oldu. TL tasarruf mevduatını sırasıyla 3.6 ve 1.9 puanla yabancı mevduat ve yatırım fonları izledi.
 
Hane halkının finansal varlıkları bir yılda % 18 artarak 1 trilyon 253 milyar TL’ye ulaştı. Buna karşılık, hane halkının finansal yükümlülükleri bir yılda % 14.9 artarak, 574 milyar TL oldu. Finansal yükümlülüklerin, finansal varlıklara oranı % 45 dolayında.
 
Unutmayalım...
 
Ancak unutmayalım, örgütlü finansal sistem içindeki halkın varlıklarından ve borçlarından söz ediyoruz. Ülkemizde finansal sistem dışında halkımızın ne büyüklükte varlığının ve borcunun bulunduğunu tahmin etmek imkânsız.