Haziran `balon` ayı olacak!

03.06.2014 07:51

Mayıs başında sizlerle paylaştığım makalemde “Mayıs’ta sat, bu yaz yat” sendromunun ay sonuna doğru hortlayacağını iddia etmiştim. Yine yanılmışım. Haziran için ise tam zıt bir görüşle, “bu ay balon ayı olacak” diyorum, yani BİST hisseleri, Gelişmekte Olan Ülkeler (GOÜ) para birimleri gibi riskli varlıklarda bir balonun şişeceğini iddia ediyorum. Son yazımda artık TL’den çıkıp dolara dönmenin zamanı geldiği kehanetinde  bulunmuştum, şimdi de bono ve tahvilden çıkın diyorum. Balonun sonu hep faciadır.
Mayıs ayında niye yanıldım?  Aslında, dünya ekonomisinde gözlenen gelişmeler menkul kıymetlerin ralli yapmasına hiç de uygun değildi, ama merkez bankaları devreye girerek yatırımcılara “risk alın, biz sizin arkanızdayız” mesajını ilettiler. Fed’in elinden geldiğince faiz artırmayacağı belli, ona AMB’ı da Perşembe günü faizleri indirerek katılacak. BoJ’in de ek para basmaya muhtaç olacağı günler yaklaşıyor. Doğal olarak dünya merkez bankaları içinde en fırsatçısı olan TCMB de Fed ve AMB’dan yüz bularak faizleri indiriverdi hemencecik.   Bütün dünyada risklere karşı koruma sağlayan türevlerden çıkış var, yani oynaklık düşüyor.  Yatırımcılar tam bir “ahlaki riziko” kapanında. Yani, Fed, BoJ ve AMB’na güvenerek aşırı ve çok kötü riskler alınıyor. Haziran ayında da bu davranış devam edecek.
Aslında Haziran tahmin yapması kolay bir ay değil. Geçen sene Mayıs sonunda Bernanke’nin “QE’den çıkabiliriz” çıtlatması ardından Türkiye gibi Gelişmekte Olan Piyasalar’ı (GOP) sarsan 2 aylık bir panik atağı yaşadık. Bence, yine o tür bir senaryoya doğru gidiyoruz adım adım. Bu kez Fed’in piyasaları korkutması Temmuz değil Eylül veya Ekim ayına kadar gecikebilir.  O süre zarfında, dünya ekonomisinde kademeli iyileşme yanında BoJ ve AMB’ın  her ay yeni parasal dalavereler açıklaması ile mali piyasalarda balon iyice şişecek.
Aslında bu sene ne S&P500 ne de MSCI GOP Hisse Senedi Endeksi öyle ahım şahım bir prim yapmadı. Ama, bizim çok yakından takip etmediğimiz F/X ve sabit getirili menkul kıymetler (SGMK) yani bono-tahvil ayağında akıl almaz ralliler yaşandı. ABD faizleri çok düşük, dolar ve yen güçsüz, ucuz faizden borçlanan GOP F/X’e  dönüyor ve tonla para kazanıyor.
Bu “trade’in” kaymağı yendi, fakat oynaklık çok düşük seyrettiği sürece, hedge fonlar kaldıraç oranını artırarak sinekten yağ çıkartmaya devam edecek. Size “ABD faizi çok düşük” dediğimde olayın ne derece vahim olduğunu, Fed’in nasıl ekonomiyi biraz daha hızlandırmak uğruna tasarruf sahibine dünyanın en büyük zulmünü yaptığını anlayamazsınız. Bugün 10 yıllık bir ABD DİBS’in getirisi %2.52, TÜFE %2. Yani reel getiri nerdeyse sıfır. Daha da kötüsü enflasyon Fed’in zımni hedefi olan  %2.5 veya %3’e tırmanırsa, servetinizden yiyeceksiniz. Eğer gelecek yıllarda uzun vadeli faizler konsensus olan %4’e tırmanırsa, elinizdeki tahvil çöpe dönecek. Satmaya kalksanız çok ağır bir sermaye kaybı yaşarsınız. Bir çok hedge fon ve hatta yüksek servet sahibi birey istemeden, küfrederek, Türkiye gibi ülkelerde macera arıyor mecburen.
Bu sürecin izdüşümü Haziran ayında borsaları zengin edecek. Çünkü, GOܒde DİBS faizlerinin düşmesi, hisseleri gittikçe daha cazip kılıyor. F/X’in değer kazanması Tayvan, Güney Kore gibi ihracata bel bağlayan ülkelerin hisseleri için kötü, ama Türkiye gibi herkesin F/X açık pozisyon taşıdığı bir ülkede cennet, cennet.
Yanlış anlamayın, GOP genelinde hisse senetleri ucuz da ayrıca. Şu anda tahmin edilen 2014 karları ile hesaplanan F/K oranı 10 yıllık ortalamanın altında.  Döviz ve SGMK’ya yığılan para bir kaç hafta içinde hisselere geçecek. Hatırlayalım, ABD’de fonlar her çeyrek sonunda performans ölçümü sınavı veriyor. Eşdeğer fonlardan daha az kazanırsanız kariyeriniz okka altına gidiyor ya da fondan para çıkışı yaşanıyor. Bu yüzden Haziran sonu yaklaştıkça GOP hisselerinde pozisyonları artırma baskısı çoğalacak.
Türkiye’de bu sürecin kaymağını erken yedik,  çünkü büyük GOÜ içinde TCMB ilk faiz indiren oldu. Ama merak etmeyin. TL artık değer kazanmasa da kaybetmez, bu bile BİST’i 85 bin puana taşımaya yeter. Bu rakamı da öyle işkembe-i kübradan atmıyorum. Çok güvendiğim yatırım bankalarının uzmanları hesaplıyor. Ayrıca iddiaya girerim, Haziran PPK’da TCMB repo faizini bir 50 baz puan daha keserek hisselere iyice gaz verecek. Bütçe politikası zaten gevşek, hükümet yine 100 milyara yakın vergi ve SG  prim borcunu affetmeye hazırlanıyor. TCMB de faizleri kesiyor. Bu ekonomi de eşşek değil ya, elbette ki büyüyecek. Büyüme sayesinde, stratejistlerin BİST-100’de yılsonu hedefini 85 binden 90 bin veya üstüne çekmelerini beklerim.  
Bugün 2 yılk gösterge DİBS’de bileşik getiri %8.4’e kadar geriledi, Mayıs TÜFE en az %9.5 veya %10 olacak. Yani DİBS alırken peşinen para kaybetmeyi kabul ettiniz. Türkler için DİBS negatif reel getirisi ile cazip değil. Ama, dolar veya Euro bozdurarak arbitraj yapanlar sayesinde bir miktar daha prim yapabilir.
Fırsatlardan yararlanmak en doğal hakkınız, ama Haziran sonunda küresel risk iştahı çok yüksek seyretse de, Türkiye’de riskleri azaltmanın zamanı gelecek. Ağustos’da cumhurbaşklanlığı seçimi var. Temmuz’da Erdoğan’ın seçtirmek istemeyen tüm iç ve dış güçler Türkiye’yi karıştırmak için kolları sıvayacak ve  politik risk iskonto oranı artacak.

Twitter: @AtillaYesilada1
Yazarın diğer makaleleri için ziyaret edin:  www.paraanaliz.com