Merkez Bankası faiz indirdi

26.05.2014 09:37


Merkez bankası bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 10’dan yüzde 9.5’a indirdi. Merkez Bankası’nın faiz indirimi yapması yönünde hükümetten baskı vardı. Özellikle, yandaş medyanın karar alınmasından bir önce yaptığı yayının kararda etkili olduğu, dile getiriliyor. Bu kararla birlikte, yabancı bankacılar ‘Merkez Bankası Bağımsızlığı’nı sorgulamaya başladılar. ‘Merkez Bankası Bağımsızlığı’nın olup olmadığı, ülkemize yatırım yapacak olan yabancıların bir numaralı sorusu haline geldi. Öte yandan, Merkez Bankası’nın bu faiz artışı ile, “enflasyon hedeflemesi” prensibinden ayrılmaya başladığı anlaşılıyor. Çünkü, bu yılki enflasyon büyük olasılıkla, yüzde 9.5’un üzerinde olacak. Ayrıca, ciddi tasarruf eksikliğinin olduğu bir ortamda Merkez Bankası’nın faiz indirimine gitmesi hiç de hoş olmadı. Anlaşılan, “yabancıların tasarrufunu kullanma” ve “sıcak para” yaklaşımından, bir türlü uzaklaşamıyoruz. Bu yaklaşımlar, bizi yeni bir kısır döngüye sokacak gibi görünüyor.

Bankalar ne yapar?
Bu kararla, Merkez Bankası’nın bankalara Açık Piyasa İşlemleri yoluyla verdiği kısa vadeli borçların faizi, yarım puan düşmüş oluyor. Bu indirimle birlikte faiz bandının üst limiti düşürülmediği için mevduat ve kredi faizlerinin değişmeyeceğini farz edebiliriz. Yine de, bankalar mevduat faizlerini yarım puan civarında düşürerek kâr marjlarını artırma yönünde girişimlerde bulunuyor. Merkez Bankası’nın bu kararı kredi faizlerinin düşürülmesi yönünde bir etki yaratmayacak. Çünkü, kredi faizlerini etkileyen değişik bir çok unsur var.

Dolarizasyon...
Bankaların mevduat yapısında, döviz fiyatındaki son artışlar ve siyasi belirsiz-likler nedeniyle, bir ‘dolarizasyon’ yaşandı. Yabancı para üzerinden açılan mevduatlar artarken, döviz kredileri aynı oranda artmadı. Bu durum bankaları döviz ve vade uyuşmazlığına (foreign exchange and maturity mismatch) zorluyor. Bankalar, bu uyuşmazlığı azaltmaya çalışıyor. Bankaların kredi kartlarından yaptıkları kârlar da düştü. Bu açıdan bakıldığında, Merkez Bankası’nın banka kârlarını artırıcı yönde attığı adımlar olumlu.

Kamu bankalarına destek
Hükümetin kamu bankalarını sürekli olarak desteklemesi, yurt dışı yatırımcılar tarafından serbest piyasa mekanizmasına aykırı bir durum olarak nitelendiriliyor. Türkiye’ye doğrudan yatırım yapmak isteyen yabancıların aklındaki ikinci soru, “kamu bankalarının aşırı ölçüde destekleniyor olması”nın devam edip etmeyeceği. Birinci soru, yukarıda bahsettiğim üzere, “Merkez Bankası bağımsızlığı” idi. Kredi derecelendirme (rating) kuruluşları da, Merkez Bankası mesajlarını “anlaşılmaz” buluyor.
Bilindiği gibi, geçtiğimiz dönemde Halk Bankası 20 kat büyüyerek bir ilke imza atmıştı.
Bunda, İran’la yapılan petrol ve altın ticareti işlemlerinin tamamen Halk Bankası’ndan geçirilmesinin önemli payı vardı. Şimdi de, Kuzey Irak Kürt Bölgesi’nden ihraç edilen petrolün ödemelerinin tümünün Halk Bankası aracılığıyla gerçekleştirilmesine karar verildi. Dünya bankacılık sisteminin dışında ve özel bankaların dışlandığı bir operasyonla gerçekleştirilen
bu işlemler, Batı’da kaygı yaratıyor.
Yarın, bu gelişmelere bağlı, Cari
Açık ve uluslararası likidite sorunlarına değinece-ğim..