Merkez faiz indirecek mi?

21.04.2014 17:41

Bu hafta Perşembe günü yapılacak olan Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı alacağı finansal kararlardan çok aldığı kararların “felsefi” yorumları ile hatırlanacak. Perşembe günü yapılacak PPK toplantısında alınacak kararlar; yurtdışından gelecek haberlerin görece olarak sınırlı olduğu bir hafta için; önemli olacak!

Olası adımlara geçmeden önce geçtiğimiz haftadan kalan iki noktaya dikkat çekmek istiyorum. İlki Merkez Bankası Başkanı Erdem Başcı’nın MB Genel Kurulu’nda yapmış olduğu konuşmada enflasyonda Mayıs ayında “zirvenin” görüleceği ve sonrasında enflasyonda düşüşlerin başlayacağı beklentisi. Ancak yüzde 5’lik yıl sonu enflasyon hedefine ulaşma konusunda piyasa MB gibi düşünmüyor ve halen daha yüzde 6.51’lik bir beklentiyi koruyor.

İstifa söylentisi ve algı

Diğer önemli nokta ise Ali Babacan’ın dünkü gazetelerde yer alan “Algı sorunu var, güven sorununa dönüşmesini engellememiz gerekiyor” yorumuydu.

Babacan ’ın; Boğaziçi Yöneticiler Vakfı (BYV) Özgün Yönetim Uygulamaları 2014 Zirvesi’nin açılışında yaptığı konuşmadaki “Hukuk devleti değilseniz, demokrasi bir süre sonra kaos ya da totaliter anlayış getirebilir” açıklaması önemli!

Son 1 yıldır yurtdışı algısıyla ilgili ciddi sıkıntıların olduğunu belirten Ali Babacan, şöyle devam etmiş: “Geçen sene Mayıs ayından bu yana Türkiye’nin ciddi bir algı sorunu var. Bu algı sorununun ciddi bir güven sorununa dönüşmesini engellememiz gerekiyor. Algıyı sadece iletişimle düzeltmeniz çok zor önce ürünün kendisi iyi olacak. Son 1 yıldır yaşadıklarımız, Türkiye’nin reform konusunda da ne kadar şiddetli ihtiyacının olduğunu gösteriyor...” diyerek son dönemde yaşananların önümüzdeki döneme olası yansımaları konusunda ipuçları vermiş.

MB’nin genel kurulu öncesinde MB Başkanı Başçı’nın görevinden istifa ederek (ettirilerek) ayrılacağı yönünde söylentiler çıktı.

Başkan, genel kuruldaki konuşmasında görevinin başında olduğunu vurguladı. Ancak bazı şeyleri şüyuu vukuundan beterdir. Yani söylentinin kendisi, söylenenin gerçekleşmesinden kötüdür. Nitekim Babacan’ın bahsettiği kırılgan ortama siz bir de “MB Başkanı görevi bırakacakmış” söylentisini “ilave ederseniz” algıyı düzeltmeniz hayli zor olacaktır. Geçtiğimiz hafta bu minvalde tamamlandı.

Faiz inse bile...

PPK toplantısında faiz inse bile dolar/TL kurunda çok radikal hareketler olmasını beklemiyorum. 2.1460 seviyesi önemli bir “direnç” ve aşılacağını düşünmüyorum.

Faizin inmesi kısa vadede politikacıların hoşuna gitse de orta uzun vadede hem enflasyonla mücadele, hem de Merkez Bankası’nın kredibilitesi anlamında bizlere “ek maliyet” olarak dönecektir.

Merkez Bankası’nın yapması gereken “politik söylemlerden” ziyade “ürünü iyileştirmek” yani Türkiye’ye olan” güveni arttırmak” olmalı! Kısa vadeli “faydalar” için, “uzun vadeli kamusal çıkarlar” feda edilmemeli!

Yurdışı için şimdilik tek risk: Ukrayna

ABD ve AB’den bu hafta gelecek ekonomik veriler piyasaları “döndürebilecek” önemde değiller. Dışarıdan gelebilecek en önemli haber Ukrayna konusunda olabilir. Bizdeki PPK bu haftanın en önemli olayı. Başbakan’ın 2 hafta önce Azerbaycan’a giderken “MB olağanüstü toplanıp faizleri artırdı. Şimdi de olağanüstü toplanıp faizleri indirmeli” söyleminin MB üzerinde ne denli etkili olup olmadığı test edilecek.

Başkan’ın ve beklenti anketlerinin “söylediklerine” bakarak faiz indirimi beklemiyorum. Henüz daha “ürün” yeterince iyi değil. Yani enflasyonun ineceğine dair inanç güçlenmiş değil.Olası bir faiz indirimi MB’nin kredibilitesini sorgulatır!