Rıza Sarraf ne iş yapar?

24.12.2013 00:00
Külçe külçe altınlar, para aklama iddiaları ‘İşte parayı böyle aklamışlar’ türü şemalar ortada uçuşuyor da aslında işin özünü pek fazla bilen yok gibi.

- İRAN: Dünya petrolünün yüzde 5’ini üretiyor. Dünya petrol piyasasının yüzde 9.3’üne sahip. İhracatının yüzde 80’i petrolden. Yıllık petrol geliri 100 milyar dolar civarı. Ambargo döneminde Türkiye, Çin, Hindistan ve G. Kore İran’dan petrol ithalatını artıran ülkeler olarak başı çekti.

- ÇİN: Dünyanın en büyük enerji tüketimine sahip olan Çin, İran’nın en fazla petrol ihracatı yaptığı ülke. Çin’in İran ihracatındaki payı yüzde 25. Ambargo nedeniyle petrol parasını İran’a ödemekte zorluk çekiyordu. Hatta İran’ın Çin, Hindistan, Japonya ve G. Kore bankalarındaki 37 milyar doları ambargo nedeniyle bloke edilmişti. 

- HİNDİSTAN: İran’ın Çin’den sonra en önemli petrol müşterilerinden. İran’dan yılda 15 milyar dolar civarında petrol ithal ediyor. Petrol ödemelerinde ambargo nedeniyle hiçbir banka yanaşmadı. Ödemelere Halkbank aracılık etti. Hindistan’ın İran’ın ihracatındaki payı yüzde 13.

- TÜRKİYE: Türkiye petrol ihtiyacının yüzde 30.6’sını İran’dan karşılıyor. Türkiye İran’a yılda 8 milyar doları petrol 4 milyar doları doğalgaz olmak üzere 12 milyar dolar ödüyor. Ödemelerini Halkbank aracılığı ile yapıyor. 

- HALKBANK: Türkiye ve Hindistan, enerji ithalatının bedelini İran’ın Halkbank’taki hesabına yatırıyor. Rıza Sarraf ve Babek Zenjani’nin bu paraların altına dönüştürülüp İran’a götürülmesinde rol aldığı anlaşılıyor. İran’ın Çin’deki parasının da hayali ihracat yoluyla Halkbank ve diğer bankalar aracılığıyla Türkiye’ye getirildiği iddia ediliyor. Yine paraların altın şeklinde İran’a gittiği tahmin ediliyor. 

Halkbank yetkilileri Hindistan haberiyle ilgili VATAN’a “ABD’nin yaptırımlarına uymak zorunluluğumuz yok. BM kararları önemli” demişti. 

- 87 MİLYAR EURO: Yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan İran kökenli işadamı Rıza Sarraf, İstanbul’da kurdurduğu şirketler kanalıyla 2009-2012 yılları arasında 87 milyar euronun transferine aracılık yapmakla suçlanıyor. 87 milyar euro rakamı Çin-Hindistan-Türkiye’nin İran’a ödedeği 3 yıllık petrol faturasına tamı tamına denk.

- ONUR AİR: Onur Air’i alan Mehdi Shams’ın Babek Zenjani ile hareket ettiği ortaya çıktı. Onur Air, İran’da tek bir şehre (Urumiyeh) uçuşu vardı. İran’ın Tahran gibi büyük bir şehir yerine onuncu büyük şehri olan 600 bin nüfuslu Urumiyeh’e uçması “altınlar mı taşınıyordu” şüphesi yaratıyor. Urumiyeh’in İran Devrim Muhafızları’nın üssü olduğuna dikkati çekmek gerekiyor.

- DUBAİ: TÜİK verilerinde İran’a yönelik altın ihracatının kamuoyunda sıkça tartışılması üzerine yön Dubai’ye dönmüştü. Onur Air’in 7 uçağının verildiği Babek Zenjani’nin İran’daki havayolu şirketi Quesm Airways’in Dubai’ye uçması yine “Türkiye’den Dubai‘ye giden altınlar, Quesm Airways uçaklarıyla İran’a sokuluyor” yorumlarına neden oluyordu. 

- MEHDİ SHAMS: Onur Air’i 250 milyon dolara satın alan İran asıllı Dubai’li işadamı Mehdi Shams, Ticaret Sicil kayıtlarına göre İngiliz vatandaşı. Baskılar nedeniyle Shams, Eylül ayında Onur Air’deki yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldı. Yerine şirkette ortaklığı olmayan Ömer Bilgiseven getirildi. Zencani’nin adamı olduğu ileri sürülen Mehdi Shams aynı zamanda, yüzde 50’sini satın aldığı Ulusoy-Varan Grubu’yla da Tacikistan’da otobüs terminali işletmeciliğinde işbirliği yapıyor. 

Mehdi Shams, bu yılın Haziran ayında Sunlight Holding adında 50 bin TL sermaye ile yeni bir şirket daha kurdu. Şirketin küçük hissedarları ise Halim Sadi Pencap, Fatih Bardakçı, John Geoffrey Dowdall. Fatih Bardakçı ve Halim Sadi Pencap aynı zamanda Onur Air yönetim kurulu üyesi. Bu iki kişinin yine kayıtlara göre çok sayıda taşımacılık şirketinde ortaklığı bulunuyor. Yine Shams, Pencap ve Mahmut Işık’ın ortak olduğu Simin ve Aspendos Gemi İşletmeciliği adından iki ayrı şirketi daha var. Gizemli işadamı Zencani, Türkiye’de 2007’de Kont Kozmetik adı altında bir kozmeti şirketi de kurdu. Ancak daha sonra bu ortaklıktan ayrıldı. 
- PROBLEM NEYDİ? İran ABD ambargosu nedeniyle uluslararası para transferlerinde rahat hareket edemiyordu. Sarraf gibi aracılar bu parayı legal hale getirip altına dönüştürerek İran’a götürdüler. Aradan da komisyonlarını aldılar. Sonra da kazandıkları ancak kaynağını açıklayamadıkları bu kazancı şirketler alarak yıkamaya çalıştılar. İddialara göre tüm aşamalarda da bazı bürokrat ve siyasilerden destek aldılar.