Rusya`dan kaçan para bize gelebilir

29.03.2014 15:07

Geçtiğimiz hafta Cuma günü Birleşmiş Milletler nezdinde halen daha Kırım’daki referandumun ertelenmesi konusunda görüşmeler sürüyordu. BM’deki görüşmelerden sonuç alınamadı ve dün Kırım’da referandum yapıldı. Yazıyı yazdığım sırada henüz daha resmi sonuçlar açıklanmamıştı. Ancak şeffaf seçim kutularının kullanıldığı, kullanılan oyların zarfa konmadığı bir referandumun sonucu dünden belliydi. Yapılan referandum; 1995-98 arasında Moskova’da birlikte çalıştığım Rus dostumun dediği gibi; formaliteden ibaret idi. Kırım Tatarları’nın katılmadığı referandumdan çok büyük bir çoğunlukla ”derhal” Rusya’ya ilhak etme kararı çıkması çok da şaşırtıcı olmayacaktır.

Sonucun bu şekilde olduğu varsayımıyla; devamında Rusya’ya ABD ve AB tarafından bazı yaptırımlar gelecek. Bu açıklanmış, kesin bilgi!
Gelecek yaptırımların ilk aşamada çok sert olması beklenmiyor. En azından İran ve Kuzey Kore benzeri her şeyi kısıtlayan yapıda olmayacaklar. Yaptırımlar, bankacılık sektörü ve bazı üst düzey Rus yetkililerine vize verilmemesi ile sınırlı kalacak gibi görünüyor. Ancak Rus bankaları çoktan bu konuda önlemlerini almış durumdalar. Rus bankaları; dolar hesaplarını Çin bankalarına kaydırmaya başlamışlar ve çoğunluk geçtiğimiz hafta bu işlemleri nihayetlendirmişler. Rusya’dan çıkan fonlar; ağırlıklı olarak ABD devlet tahvillerine giderken; önceki haftayı 2.79’dan kapatan 10 yıllık ABD tahvil getirilerinin 2.66’ya gerilemesinin başta gelen sebebi; çok küçük bir kısmı da BIST’e gelmiş görünüyor! Malum zaman diliminden dolayı; Rusya, G. Afrika ve Türkiye piyasalarını aynı kişiler alıp-satıyorlar. Bu ülkelerden birinde yaşanan sorun, diğerlerini öne çıkarabiliyor.

Sarıkız sendromu!

Asıl sorun Kırım’ın Rusya’ya katılması değil aslında. Kırım’ın Rusya’ya bırakılması başta AB olmak üzere Batı için “Sarıkız sendromu”. Çok sıkça anlattım ben bu sendromu ama bir kez daha anlatayım...
Aslanlar; bir gün, elde beyaz bayrak inek sürüsüne gelmişler. İneklere “asırlardır sizin peşinizde koşuyoruz. Bıktık biz bu işten, artık ot yiyeceğiz demişler”. İnekler şaşkın! “Peki bizden ne istiyorsunuz” diye sormuşlar. Aslanlar da “son bir kez inek yemek istiyoruz, şuradaki Sarıkız’ı bize verirseniz bir daha sizi rahatsız etmeyeceğiz” demişler. Gençlerin lideri derhal atlamış, “bu yeni bir dönem, verelim kurtulalım, hepimiz özgürce yaşayalım” demiş. Yaşlı ineklerden birisi tartışmaların bir yerinde “Sakın ha, Sarıkız’ı vermeyin” demiş. Tartışma uzayınca, akşam ‘akîl inekler konseyinin’ toplanmasına karar verilmiş. Akşam toplanan ‘akil inekler konseyinde’ gençlerin lideri, bunun yeni dönem olduğunu ve Sarıkız’ın fedasının ufak bir kayıp olacağını yinelemiş. Uzun tartışmalardan sonra Sarıkız’ın verilmesi kararı çıkmış. Aslanlar Sarıkız’ı alıp, gitmişler. 6-7 gün aslanlardan ses çıkmamış. 8. Günde aslanlar yine elde beyaz bayrak gelmişler.

“Son bir defa daha şuradaki siyah-beyaz inek” demişler uzun tartışmalardan sonra onu da vermiş inekler. Bu her hafta böyle devam etmiş ve sürünün yarısı telef olduğunda sıra gençlerin liderine gelmiş. “Ben geleceğim, yeni dönemim, beni vermezsiniz” derken ilk günkü yaşlı inek sesini yükseltmiş ve “Sarıkız’ı vermeyecektiniz!” demiş.

Batı için Kırım, tam anlamıyla bir Sarıkız’dır! Rusya’nın Kırım ile yetineceğinden emin olsalar verecekler de ya arkası gelirse? Ukrayna’nın ağır sanayi tesisleri ve doğalgaz dağıtım anahatları Doğu Ukrayna’da. AB bunları tamamen kaybetmek istemiyor. Kırım’daki asıl sorun da burada düğümleniyor!