Türkiye’nin önemi artıyor

02.05.2014 09:16

ABD eski dışişleri bakanların-dan Madeleine Albright dün Washington’daki 10’uncu Sakıp Sabancı Konferansı’nda “Türkiye önemli bir ülke. Türkler önemlerinin bilincinde hareket etmeli” dedi. “Tek parti ile demokrasi olmaz. Ülke ufkunun alternatif politikalarla geliştirilmesi için muhalif partilere ihtiyaç vardır” dedi.


Washington’da on yıldır, her mayıs ayı başında düzenlenen Sakıp Sabancı Konferansları’nın bu yıl bir özelliği vardı.
Bu yıl hem Sakıp Sabancı’nın ölümünün hem de konferansların onuncu yılı. Sabancı Üniversitesi ile Brookings Enstitüsü’nün işbirliği ile düzenlenen konferansların bu yılki konuşmacısı, on yıl önce ilk konferansın da konuşmasını yapan Madeleine Albright idi.
Albright (1937, Prag) Columbia Üniversitesi’nde okudu, öğretim üyesi oldu. 1993 yılında Birleşmiş Milletler’de ABD temsilciliğine atandı. Daha sonra uzun yıllar ABD dışişleri bakanlığı sorumluluğunu taşıdı. Bakanlığı döneminde Ortadoğu sorunlarına özel ilgi duyduğu için Türkiye‘ye de çok kere gitti, geldi. Bu nedenle Türkiye’yi, Türkiye‘nin dünya politikasındaki durumunu çok iyi biliyor.

Davet sahibi Güler Sabancı

Konferansların tamamına, üniversitenin mütevelli heyeti başkanı olarak Güler Sabancı iştirak etti. Konferansların açılış konuşmasını yaptı. Konferansları düzenleme sorumluluğunu şimdilerde Sabancı Üniversitesi’nin İstanbul Politikaları Merkezi (İPM-IPC) Başkanı Prof. Dr. Fuat Keyman üstlenmiş durumda.


Güler Sabancı açılış konuşmasında bu yılın özelliğine dikkati çekti. İstanbul’da ölümünün 10’uncu yılında Sakıp Sabancı’nın anıldığını Washington’da ise geleneksel hale gelen ve her yıl daha fazla ilgi toplayan Sakıp Sabancı’nın ve konferansların bu yıl 10’uncusunun gerçekleştirildiğini söyledi. Sabancı ailesinin ülke ekonomisine katkıları devam ederken sosyal sorumluluk projelerinin etkinliğinin de giderek arttığını anlattı. Sabancı Üniversitesi ve Sabancı Müzesi’ndeki gelişmelere değindi.
Brookings’in Massachusetts Avenue’deki binasında bulunan “Falk Auditorium” salonunda davetliler bütün koltukları doldurmuştu. Çok kişi konuşmaları ayakta izledi. Davetlilerin çoğu Türkiye konusuna ilgi duyan ABD dışişlerinin emekli ve faal üyeleri, üniversite öğretim üyeleri, Kongre üyeleri, büyük ticaret ve finans kuruluşlarında çalışanlardı.

Albright’ın konuşması
Albright, Türkiye’yi Türklere değil, Türkiye’ye ilgi duyan etkili ve yetkili yabancılara anlattı. Bunun için söyledikleri önemli idi.
Albright, Türkiye’nin bugününü iki önemli pencereden değerlendirdi.

1) Enerji: Türkiye enerji ihtiyacının nerede ise tamamına yakınını ithal etmek zorunda. Ve de dünya enerji koridorunun üzerinde. Boğazlardan her gün 3 milyon varil petrol geçiyor. İran, Irak ve Kafkas petrolleri Türkiye üzerinden boru hatlarıyla dünyaya akacak. Türkiye hem kendi menfaati hem de diğer ülkelerin ilgisi nedeniyle dünya enerji politikalarının büyük oyuncusu olma durumunda.

2) Demokrasi: Türkiye’de demokrasi hem kendi halkı için önemli, hem de çevre ülkelerine örnek olması bakımından önemli. Türkiye’de son yıllarda çok büyük gelişmeler sağlandı. Milli gelir arttı. İhracat arttı. Türkiye büyük altyapı yatırımları gerçekleştirildi. Sosyal güvenlik sisteminin kapsamı genişletildi. Gençlik teknolojiye büyük ilgi gösteriyor. Bütün bunlardan sonra da Türk halkı kazanılan demokratik hakların devamını istiyor. Demokrasilerde tek parti iktidarı olmaz. Ülkenin ufkunun gelişmesi, demokrasinin gelişmesi için muhalif partilere de ihtiyaç var.

Medyaya baskı, özel sektöre vergi cezaları baskısı, demokratik sistemin işleyişi konusunda tereddütler yaratıyor.
Başkan Obama der ki; ‘Demokrasiler statik olamaz, ilerlemek zorundadır.’
Bütün bunlara rağmen Türkiye önemi giderek artan bir ülkedir.