ANALİZ-Aylık Strateji(Şeker Yatırım)

27.05.2016 15:45

Şeker Yatırım ( http://www.sekeryatirim.com.tr ) Tarafından
Hazırlanan Aylık Strateji:
"Mayıs ayına 85.000’lerden başlayan BIST-100 endeksi
yurtiçi siyasi belirsizliklerin etkisiyle güçlü negatif
ayrışarak ay içinde 76.000 seviyelerini test etti.
Mayıs ayı PPK toplantısında TCMB politika faizini %7,50’de
sabit tutarken, faiz koridorunun üst bandını 50baz puan
düşürerek %9,50’ye indirdi. TCMB toplantı özetinde yakın
dönemde küresel oynaklığının artığına işaret etti.
Fed tutanaklarında üyeler Haziran ayında ekonomik
verilerin iyileşmesi durumunda faiz artışına gidilebileceğini
vurguladılar.
Haziran ayında Fed faiz kararı ve Brexit referandum oylaması
piyasaların ana gündemi olacak. Yurtiçinde TCMB’nin faiz
kararı ve yeni hükümetin icraatları izlenecek.

Mayıs ayında BIST ve TL varlıklar güçlü negatif ayrıştı…

Mayıs ayına 85.000 seviyelerinden başlayan BITS
100 endeksi yurtiçinde beklenmedik bir şeklide
artan siyasi risklerle güçlü negatif ayrışarak 76.000
seviyelerini test etti. Global piyasalar Mayıs ayına
BOJ’dan beklenen ek parasal teşvikin
gelmemesiyle satışlarla başlarken, yükselen Fed
endişeleri ve Brexit olarak adlandırılan İngiltere’nin
AB’den çıkacağına ilişkin endişeleriyle ay içinde
satışlar devam etti. Yurt içinde Ahmet
Davutoğlu’nun başbakanlık görevini bırakmasıyla
oluşan siyasi belirsizlik nedeniyle BIST ve TL
varlıklarda sert satış oluşurken, yurtiçi piyasalar
Mayıs ayında en kötü performansı gösteren
piyasalardan biri oldu. Binali Yıldırım liderliğinde
oluşturulan yeni kabinenin büyük oranda eski
kabineyle aynı olması ve ekonomi yönetiminin
piyasanın benimsediği isimlerden oluşmasıyla TL
varlıklar kayıplarının bir kısmını ayın ikinci yarısında
geri alındı. Ancak, artan Fed faiz artışı beklentileri
nedeniyle TL varlıklarda toparlanma eğilimi sınırlı
kalırken, BIST Mayıs ayını 80.000 altında
kapatıyor.
TCMB PPK Mayıs toplantısında politika faizini sabit
bırakırken, faiz koridorun üst bandını 50baz puan
düşürerek %9,50’ye indirdi. PPK özetindeki ifadeler
büyük oranda korunurken, yakın dönemde küresel
oynaklıklarda bir miktar artış yaşandığı ifadesi
toplantı tutanağına eklendi. Bu ifade piyasalar
tarafından TCMB’nin faiz indirimlerine ara
verebileceği şeklinde algılanırken, TL kayıplarını bir
miktar geri aldı. Fed tutanaklarında üyelerin,
gelecek verilerin ekonomide iyileşmeye işaret
etmesi durumunda Haziran ayında faiz artırımı
yapılabileceğine işaret etmesi beklentilerin bir
miktar bozulmasına neden oldu.
Haziran ayında global piyasaların gözü Fed faiz
kararı ve sonrasında yapılacak açıklamalar ile 23
Haziran’da yapılacak Brexit referandumunda
olacak. Ekonomik tarafta ise ABD’den gelecek
başta enflasyon göstergeleri olmak üzere makro
veriler takip edilecek. Yurtiçinde ise TCMB’nin faiz
indirimlerine devam edip etmeyeceği ve yeni
kabinenin icraatları izlenecek.
Mayıs ayına göre momentum kaybetse de Fed faiz
artışı ve Brexit endişeleriyle piyasalardaki satış
baskısı Haziran’da devam edebilir. Fed’in faiz
kararı ve Brexit sonrası piyasalarda toparlanma
çabasının ön plana çıkabilir. Özellikle yurtiçi
piyasalarda siyasi belirsizliğin azalması ve Fed’in
Haziran ayını pas geçmesi durumunda MB’nin faiz
indirimlerine devam edebileceği beklentisiyle
toparlanmanın güç kazanması beklenmektedir.
Fed’in Haziran’da faiz artırması ya da Temmuz için
işaret vermesi ve İngiltere’nin AB’den çıkış
referandumunda evet çıması durumunda Haziran
ayında piyasalarda sert satışlar görülecektir.
Bu beklentilerin ışığında portföyümüzdeki tahvil
ağırlığını %60, dövizi ağırlığını %10 ve hisse senedi
ağırlığını %30’da sabit tutuyoruz.

Portföy Önerileri

Migros

Migros, çok formatlı mağazacılık ile gıda perakendeciliği
sektöründeki yüksek oranlı büyümeden maksimum oranda faydalanmak için
yapılanmış durumda. Şirket, müşteriye yakınlık avantajı ve yüksek
büyüme potansiyeli sunan yüksek -indirim mağazacılığı segmentinde
Migros-Jet markasıyla büyürken (Danışmanlık şirketi Deloitte’a göre,
organize perakendecilik toplam perakende pazarının %55’ini
oluşturarak, bu alanda büyüme potansiyelinin varlığına işaret ediyor),
Macro mağazalarının ithal ürün portföyü ve bu portföye uygun
konumlandırılan mağazaları sayesinde yüksek kârlılıkta satış
yapabiliyor ve süpermarket mağazalarında kârlılığı yüksek taze ürün
satışı noktalarını ve gıda -dışı ürün portföyünü yeniden
yapılandırarak daha kârlılık odaklı bir yapıya geçiş yapabiliyor.
Şirket’in mağaza sayısı 2016 ilk çerek itibariyle 1.47 seviyesine
yükselmiştir. Migros 1Ç16 itibariyle net satış gelirlerini %16.3
artışla 2,4 milyar TL seviyesine yükseltirken, artan kur farkı
giderine bağlı olarak 27.9 mn TL net zarar ile tamamlamıştır.
Şirket’in 2016 yılında net satış gelirleri ve FAVÖK marjının sırasıyla
10,7 milyar TL ve %5.5 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörmekteyiz.
Euro/TL kurundaki aşağı yönlü hareketlerin şirketin kur farkı geliri
kaydetmesini sağlayacağı için bunun hisse üzerindeki pozitif etkisi
olabileceğini düşünüyoruz. Şirket’in 2016 yıl sonunda kur farkı
giderlerinin azalacağı beklentisiyle 9 mn TL net kar elde edeceğini
tahmin ediyoruz. Buna ilaveten, Anadolu Endüstri Holding (AEH), MH
Perakendecilik A.Ş.’nin %80,5’ini alarak Migros’un tamamı için %40,25
ile özel sermaye şirketi BC Partners ile eşit paya sahip olmuştu.
AEH’nin 1 Mayıs-31 Ekim 2017 tarihleri arasında kullanabileceği ek
“satın alma opsiyonu” bulunmaktadır. Buna göre, Anadolu Endüstri
Holding MH Perakendecilik A.Ş.’deki %19,5’lik hisseyi de alabilir. BC
Partners’ın ortalama yatırım süresinin 4,5 yıl olduğunu ve yerli
yatırımcı olarak AEH’nin Migros’un yönetimini kısa vadeli kâr ve çıkış
stratejisiyle hareket eden bir özel sermaye fonuyla paylaşmak yerine,
Migros’un uzun vadeli hedeflerine yatırım yapmak isteyeceğini ve bunun
için kontrolü almak isteyeceğini düşünüyoruz. Bu beklentiler ile
Şirket için “AL” tavsiyemizi ve 24,50 TL olan hedef fiyatımızı
koruyoruz.

TAV

TAV Havalimanları Holding üzerindeki tavsiyemizi yakın zamanda
“AL” olarak güncellemiş bulunuyoruz. Grup hisseleri bu yıl, dünya
belli başlı merkez bankalarının genişlemeci yönelimleri sonucunda
diğer gelişmekte olan ülke para birimleri ile birlikte TL’nin değer
kazanması, ve 1Ç16’da beklentilerin altında bir net kar açıklanmış
olması nedenleriyle, YBB TL bazında %8 oranında değer kaybederek
BIST100’ün %17 altında performans göstermişlerdir. TAVHL hisseleri,
hâlihazırda uluslararası eşleniklerinin 2016T FD/FAVÖK çarpanlarına
göre %50 oranında ıskonto ile işlem görmektedirler. Grup’un farklı
havalimanlarındaki operasyonlarını ve servis şirketlerini indirgenmiş
nakit akımları ile değerleyerek, ve eşleniklerine göre rölatif
değerlemesini %50 indirgeyerek ulaştığımız değerleri sırasıyla %70 ve
%30 oranında ağırlıklandırarak, %21 yükseliş potansiyeline işaret
eden, hisse başına 19.00TL hedef fiyata ulaşmaktayız. Grup’un en son
açıklanan Nisan 2016 trafik verilerinde, tüm dünyada artan güvenlik
endişeleri ve rekabet nedenleriyle, hizmet verilen yolcu sayısı artış
hızında belirgin yavaşlama kaydedilmiş olduğu gözlemlenmiştir.
Böylelikle TAVHL’nin hizmet vermiş olduğu toplam yolcu sayısı artış
hızı, 4A16’da %5.2’ye gerilemiştir. Yılın ilk aylarında artmış olan
güvenlik endişelerinin ve rekabetin etkisinin uzun süreli ve kalıcı
olmasını beklememekte yaklaşan yüksek sezon ve Istanbul Atatürk
Uluslararası Havalimanı’ndaki kapasite artırımı yatırımlarının devamı
ile birlikte, Grup’un 2016 yılı için hizmet verilen yolcu sayısındaki
%7-9 aralığındaki büyüme hedefinin, benzer riskler hariç tutulduğunda
ulaşılabileceğini düşünmekteyiz. İçinde bulunduğumuz dönemde,
gelişmekte olan piyasalara yönelik yatırım iştahı ve gelişmekte olan
ülke para birimlerinin değerleri kırılganlaşmıştır. Maliyetlerin
yaklaşık olarak % 60’ı TL cinsinden, gelirlerinin ise %54’ü Euro,
%18’i ABD doları cinsinden olan TAVHL’nin faaliyet karlılığı, bu
dönemde TL’nin değerinin hassasiyetinden olumlu etkilenebilecektir.
Grup hisseleri performansı, önümüzdeki dönemlerde ayrıca inorganik
büyüme olasılıkları (Filipinler, Sırbistan, Bulgaristan, Suudi
Arabistan, Vietnam, Hindistan, Endonezya ve Malezya) ile ilgili
gelişmelerden de etkilenebilecektir.

PETKİM

1970 yılında kurulan ve 2007 yılında SOCAR&Turcas Ortak Girişim
Grubu’na özelleştirme yoluyla satılan Pektim Türkiye’nin en büyük
petrokimya tesisi konumundadır. Petkim, 2016 yılının ilk çeyreğinde
piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde 146mn TL net kar açıkladı.
Açıklanan net kar rakamı yıllık bazda %195, çeyreklik bazda da %19,5
artışa denk gelmektedir (1Ç15: 50mn TL net kar, 4Ç15: 123mn TL net
kar). Gerçekleşmeler ile beklentiler arasındaki sapmanın beklentilerin
üzerinde brüt kar marjı ve tasarruf tedbirlerinin etkisiyle
beklentilerin altında kalan operasyonel giderlerden kaynaklanmıştır.
İlk çeyrekte Petkim’in satış gelirleri önceki yıla göre %18,2 oranında
artarak 1,108mn TL seviyesine ulaşmıştır (1Ç15: 938mn TL). Kapasite
kullanımı ise %92,7’ye yükselmiştir (1Ç15: %86,6). Ayrıca, 2015
yılında etilen tesisinin %13 kapasite artışıyla tam faaliyet geçmesi
de ciroyu ve karlılığı desteklemiştir. Petkim’in 1Ç16’da FAVÖK rakamı
183mn TL seviyesine ulaşmıştır (1Ç15: 60mn TL, 4Ç15: 139mn TL). FAVÖK
marjının da 1Ç16’da %16,5’e yükselmesinde etilen üretim tesisinin
artan kapasiteyle devrede olmasının etkili olduğunu düşünüyoruz.
Gerçekleşmeleri dikkate alarak, 2016 yılsonunda şirketin 4,8 milyar TL
ciro elde ederken FAVÖK marjının %16 seviyesinde oluşmasını
bekliyoruz. Beklentilerden iyi gelen ilk çeyrek sonuçları ışığında
Petkim 4,30 TL olan hedef değerimizi ve “AL” önerimizi koruyoruz.
Çünkü, petrokimya endüstrisinde yükseliş döneminin kısmen de emtia
fiyatlarındaki baskıya paralel kısa-orta vadede devam edeceğini
düşünüyor olmamız, Petkim’in Star Rafinerisi’nden hisse alacağı
beklentisi ve yaratılacak sinerji beklentisi, ürün-hammadde fiyat
farkının halen olumlu seyretmesi, açıklanacak yeni projelerin hisse
fiyatı için önemli katalizör oluşu ve etkin bilanço yönetiminin net
kâr üzerindeki hassasiyeti stabilize etmeye devam edeceği beklentimiz
halen koruyoruz.

TRAKYA CAM

Yurt içi ve uluslararası pazara yönelik yüksek kalitede temel cam
(düz cam, buzlu cam, lamine cam, ayna vb.) otomotiv camları, beyaz
eşya camları ve enerji camları üretimi yapan Trakya Cam, üretim
kapasitesi bakımından kendi alanında dünyanın beşinci, Avrupa’nın ise
ikinci büyük firması konumundadır. Şirketin 1Ç16 net kar sonuçları
beklentilerin üzerinde gelmiştir. Trakya Cam 2016 yılının ilk
çeyreğinde 64,8mn TL net kar elde etmiştir bu, yıllık bazda %53,0
oranında, çeyreklik bazda ise %14,2 oranında artışa işaret etmektedir
(1Ç15: 42mn TL, 4Ç15: 57mn TL). Trakya Cam’ın ilk çeyrekte satış
gelirleri yıllık bazda %36,1 oranında artarak 626,7mn TL olarak
gerçekleşmiştir (1Ç15: 461mn TL, 4Ç15: 625mn TL). Şirket, bağlı
ortaklıklarının 2015 yılı faaliyetleri neticesinde toplam 24,4mn TL
tutarında temettü geliri elde etmiştir ve 1Ç16’da Bulgaristan
operasyonları Trakya Cam mali tablolarına tamamen konsolide edilmeye
başlamıştır. Trakya Cam, ilk üç ay boyunca 476,9bin ton temel cam
üretimi gerçekleştirmiştir, geçen yılın aynı döneminde ise 400bin ton
temel cam üretimi gerçekleştirilmişti (+%16 yıllık bazda). Satışların
%57,1’i yurt içinde yapılmıştır. Şirketin, 2016 yılında 2,3mlr TL
seviyesinde satış geliri, 380mn TL seviyesinde de FAVÖK elde
edebileceğini tahmin ediyoruz. 1Ç16’da FAVÖK rakamı yıllık bazda %55
oranında artışla 104,4mn TL seviyesinde ulaşırken, FAVÖK marjı da
yıllık bazda 2,2 puan artarak %16,7 seviyesinde gerçekleşmiştir.
Şirket’in 1Ç16 FAVÖK rakamı bizim beklentimiz olan 64mn TL ve piyasa
beklentisi olan 88mn TL’nin de üzerinde gerçekleşmiştir. Trakya Cam,
Mart ayı içinde bünyesinde yer alan otocam işletmesinin iştirak
modeliyle kısmi bölünme yoluyla ayrılarak yeni kurulacak olan Şişecam
Otomotiv A.Ş.'ye devri kapsamında bir karar alındığını duyurmuştu. Söz
konusu bölünme süreci devam etmektedir. Tüm bu gelişmeler ışında TRKCM
için 2,37 TL olan pay başına hedef fiyatımızı ve ‘AL’ önerimizi
korumaya devam ediyoruz. Pay başına hedef fiyatımız 26 Mayıs 2016
kapanışına göre %7,7 oranında getiri potansiyeline işaret etmektedir.
Şirket payları 2016T F/K 10,24x ve 2016T FD/FAVÖK 7,47x çarpanlarıyla
işlem görmektedir.

DOĞUŞ OTOMOTİV

Doğuş Otomotiv, binek araç, hafif ticari araç, ağır vasıta,
endüstriyel ve deniz motorları, her biri kendi sektörünün lideri
konumundaki birçok uluslararası markanın temsilcisi olarak,
Türkiye’nin lider otomotiv ithalatçısı konumundadır. Şirket’in 2016
yılının ilk çeyreğinde toplam satış gelirlerinin geçen yılın aynı
dönemine göre %3.6 artmasına rağmen satış adetleri %8.4 gerileyerek
44.617 olarak gerçekleşmiştir. Bu satış adetleri sonrasında şirketin
Pazar payı %22 seviyesinde gerçekleşmiştir. Yılın ilk çeyreğinde
şirketin FAVÖK marjı kurlardaki yükselişin hızlı bir şekilde fiyatlara
yansıtılamaması ve pazarlama-satış-garanti giderlerindeki artış
sonrasında 2.6 puanlık bir düşüş ile %4.1’e gerilerken FAVÖK 91.6mn TL
olarak gerçekleşmiştir. Doğuş Otomotiv 2016 yılını ilk çeyreğinde 47mn
TL net kar açıklamıştır. Doğuş Otomotiv’in, VW AG’nin Euro5 EA189
kodlu motora sahip araçlarda yaşanan emisyon krizi nedeniyle
gereğinden fazla cezalandırıldığını düşünüyoruz. VW AG, Euro6 motorlu
araçlarının emisyon sorunu olmadığını açıklamıştı. Şu anki durum
itibariyle Doğuş Otomotiv’in satışlarının %90’dan fazlası Euro6
motorlu araçlardan oluşuyor. Zaten yürürlükteki uygulamaya göre 1 Ocak
2016’dan itibaren yurt içinde satılacak yeni araçlar Euro6 normlarında
olmalı. Diğer yandan ABD emisyon normlarına uymayan Euro5 EA189 motor
kodlu araçlar, Türkiye’deki emisyon normlarına uymaktadır. Bu yüzden,
çevre hassasiyeti ya da markaya duyulan güven kaynaklı Doğuş
Otomotiv’in satışlarında önemli bir değişiklik olmasını beklemiyoruz.
Bu beklentilerin ve ilk çeyrek sonuçları dikkate alındığında Doğuş
Otomotiv için 12 aylık 13.40 TL hedef fiyatımızı ve “AL” tavsiyemizi
koruyoruz.

GARANTİ BANKASI

Garanti Bankası için yüzde 15,5 sermaye maliyetine göre
hesapladığımız hedef fiyatımız 9,88 TL olup hisse için AL önerisi
veriyoruz. Garanti Bankası 2016 tahmini 0,9 F/DD ve yüzde 12 sermaye
getirisi ile rakiplerine göre yüzde 36 primlidir. Ayrıca, 2016 tahmini
8,1 F/K oranı ile işlem gören hisse rakiplerine göre yüzde 26
primlidir. Rakiplerine göre primli işlem görmesine rağmen uzun vadeli
sermaye getirisinin yüzde 18 seviyesinde korunacağını beklediğimiz
Garanti Bankası'nın mevcut durumda değerlemesinin cazip olduğunu
düşünmekteyiz. 2016 yılında Garanti Bankası’nın net karının yıldan
yıla yüzde 18 daralacağını, 2017 yılında ise yüzde 15 artacağını
beklemekteyiz. Bu açıdan, Garanti takip ettiğimiz bankalar içerisinde
karlılık ivmesi yüksek olan bankalardan biridir. Aktifpasif vade farkı
rakiplerinin altında olan Garanti Bankası yükselen faiz ortamında
rakiplerine göre daha avantajlı gözükmektedir. 2016 yılında bankanın
net faiz marjının yüzde 4,5 seviyesinde yatay kalacağını
düşünmekteyiz. Garanti Bankası'nın fonlama tabanında kısa vadeli TL
mevduatlar faiz getirili aktiflerin yüzde 22'sine (rakipler: ortalama
yüzde 27) denk gelmekte olup bankayı faizlerdeki oynaklıklara karşı
korumaktadır. Dolayısıyla, faizlerde yaşanacak yükselişlerden
rakiplerine göre daha az etkilenecektir. Toplam kredilerinin yüzde
23'ünü oluşturan kısa vadeli yüksek getirili KOBİ kredileri 2016
yılında da marjların korunmasında büyük rol oynayacaktır. Garanti
Bankası, yaklaşık 450 milyon TL serbest karşılık ve 775 milyon TL
civarında emekli sandığı fazlası ile 2016 risklerine karşı rakiplerine
göre korunaklıdır. Sermaye yeterliliği açısından da bankanın
rakiplerine göre daha iyi durumda olduğunu düşünmekteyi

AKBANK

Akbank için yüzde 15,5 sermaye maliyetine göre hesapladığımız
hedef fiyatımız 9,53 TL olup hisse için AL önerimizi koruyoruz.
Akbank, 2016 tahmini 1,1 F/DD ve yüzde 13,1 sermaye getirisi ile
rakiplerine göre yüzde 63 8,8 F/K oranıyla ise rakiplerine göre yüzde
39 primlidir. Bankanın net karında 3 yıllık bileşik yüzde 11 büyüme
bekliyoruz. Takipteki krediler için rakip ortalamasının üzerinde yüzde
94 oranında karşılık ayıran Akbank'ın sermaye getirisi eğer bu oran
rakiplerin ortalaması düzeyinde olsaydı 1 puan yüksek olabilirdi. Uzun
vadeli sermaye getirisinin yüzde 19 seviyesinde korunacağını
beklediğimiz Akbank'ın mevcut durumda değerlemesinin rakiplerine göre
cazip olduğunu düşünmekteyiz. 2016 yılında Akbank'ın net karının
yıldan yıla yüzde 23, 2017 yılında ise yüzde 18 büyüme göstereceğini
beklemekteyiz. Bu açıdan, Akbank takip ettiğimiz bankalar içerisinde
karlılık ivmesi yüksek olan bankalardan biridir. Aktif-pasif vade
farkı rakiplerinin altında olan Akbank yükselen faiz ortamında
rakiplerine göre daha avantajlı gözükmektedir. 2016 yılında bankanın
net faiz marjının yüzde 3,6 seviyesinde oluşacağını, yani 2015 yılına
göre 7 baz puan düşeceğini düşünmekteyiz. Akbank, yaklaşık 200 milyon
TL serbest karşılık ve yüksek sermaye yeterlilik oranı ile 2016'in
potansiyel risklerine karşı rakiplerine göre daha korunaklıdır. 2016
yılı içinde bankanın karşılık oranının yüzde 94 seviyesinde
korunacağını bekliyoruz. Akbank'ın 2016 yılı içinde getirisi yüksek
yabancı para menkul alımına ağırlık vereceğini düşünmekteyiz.

AKÇANSA

%8,9 getiri potansiyeli olan Akçansa için 14,30 TL olan pay başına
hedef fiyatımızı ve ‘TUT’ önerimizi korumaya devam ediyoruz.
Sabancı Holding ve Heidelberg Cement ortak kuruluşu olan Akçansa
çimento, klinker, hazır beton ve agrega üretimi konusunda faaliyet
göstermektedir. Yurt içi çimento ihtiyacının %10’unu, toplam çimento
ve klinker ihracatının ise %12,5’ini karşılayan Akçansa, Türkiye’nin
en büyük çimento üreticisi konumundadır. İstanbul, Çanakkale ve
Samsun’da yer alan fabrikalarında çimento ve klinker üretimi yapan
şirketin Türkiye'nin muhtelif yerlerinde toplam yedi tane de çimento
terminali bulunmaktadır. Akçansa ayrıca iştirak şirketleri vasıtasıyla
hazır beton ve agrega üretimi de gerçekleştirmektedir. Üç üretim
tesisinde toplam 9mn ton çimento üretim kapasitesine ve 7mn ton da
klinker üretim kapasitesine sahiptir.
2015 yılında 1,46mlr TL satış geliri ve 281mn TL net kar elde eden
şirket yıl boyunca toplam 6,9mn ton çimento, 700bin ton klinker ve
4,4mn m³ hazır beton satışı gerçekleştirmiştir. Akçansa 2015 toplam
çimento satışlarının %90’ının yurt içinde geri kalanının ise yurt
dışında gerçekleştiğini söyleyebiliriz.
Akçansa 1Ç16’da piyasa beklentilerine paralel 68,9mn TL net kar
elde ettiğini açıkladı. Net kar rakamı yıllık bazda %2,5 oranında,
çeyreklik bazda da %7,2 oranında artışa işaret etmektedir. Piyasa
beklentisi şirketin 73mn TL net kar açıklayabileceği yönündeydi.
İlk çeyrek satış gelirlerinde çift haneli gelişme kaydedildi.
Akçansa satış gelirleri 1Ç16’da geçen yılın aynı dönemine göre %10
oranında artarak 329mn TL olarak gerçekleşmiştir. Satışların detayına
bakıldığında yurt içi satışların yıllık bazda %4 oranında artarak
293,9mn TL seviyesine çıktığı ve yurt dışı satışların da yıllık
bazda%20 oranında artarak 44,4mn TL seviyesine çıktığı görülmektedir.
Şirketin, 2016 yılında 1,56mlr TL seviyesinde satış geliri, 446mn TL
seviyesinde de FAVÖK elde edebileceğini tahmin ediyoruz.
Şirketin FAVÖK'ü yıllık bazda %3,9 oranında artış göstererek
82,3mn TL seviyesine ulaşırken FAVÖK marjı ise çeyreklik bazda 1,5
puan düşerek %25 seviyesine geriledi.
2016 yılında çimento iç pazarını büyük ölçekli altyapı projeleri
ve kentsel dönüşüm projelerinin desteğiyle iç tüketim büyüme tahminini
%4 seviyesinde olacağını düşünüyoruz.
Tüm bu gelişmeler ışında AKCNS için 14,30 TL olan pay başına hedef
fiyatımızı ve ‘TUT’ önerimizi korumaya devam ediyoruz. Pay başına
hedef fiyatımız 26 Mayıs 2016 kapanışına göre %8,9 oranında getiri
potansiyeline işaret etmektedir. Şirket payının 2016T F/K 8,58x ve
2016T FD/FAVÖK 6,15x çarpanlarıyla işlem görmekte olduğunu
hatırlatalım.

ARÇELİK

Arçelik için, sırasıyla %60 ve %40 ağırlıklar ile kullandığımız
İNA ve yurt dışı eşlenikleri piyasa çarpanları analizlerine göre,
hisse başına 21.40 TL hedef değer hesaplamaktayız. Hedef değerimize
yakın seviyelerde işlem gören Arçelik için yaklaşık olarak %6 yükseliş
potansiyeli ile TUT önerisinde bulunuyoruz.
Arçelik'in, Nisan ayı sonunda açıklamış olduğu 1Ç16 mali
tabloları, bu dönemde sağlam operasyonel performansını ve işletme
sermayesinde gerçekleşen beklenenden hızlı iyileşmeyi sürdürmüş
olduğunu göstermiştir. Arçelik'in 1Ç16 satış gelirleri, iç pazardaki
kuvvetli konumu ve yurt dışında pazar payı kazanmaya devam etmiş
olması, ve kısmen kur ortamının elverişli olması nedenleri ile, TL
bazında yıllık %23 oranında artış göstermiştir. Ürün miksi/fiyat
endeksi ve ham malzeme, komponent ve panel fiyatlarındaki gerilemenin
etkisiyle, ve EUR/USD paritesinin önceki yıla benzer seviyelerde
seyretmiş olmasının yardımıyla Şirket'in brüt kar marjı, bu dönemde
yıllık 3.4 yüzde puan artış göstererek %33.9 olarak gerçekleşmiştir.
Arçelik'in FAVÖK marjı da buna paralel olarak, bir defaya mahsus,
faaliyet gösterilen ve yeni piyasalarda satış ve pazarlama
giderlerinin nisbi artış göstermiş olması ile, yıllık 1.7 yüzde puan
artış göstererek hesaplamalarımıza göre %10.6 olarak gerçekleşmiştir.
Şirket, faaliyet karlılığında elde ettiği artışı kısmen fiyat
endeksindeki gelişmeye ithaf etmekte, ve bu performansı sürdürebilmek
üzere yıl boyunca bu endekse odaklanmayı sürdürmeyi hedeflemektedir.
Arçelik 1Ç16'da ayrıca, 2015 yılı sonunda belirgin iyileşme göstererek
3Ç15 sonundaki %41.8 değerinden %32.5'a gerilemiş olan işletme
sermayesi/net satışlar oranını iyileştirmeye devam etmiştir dönem
sonunda bu oran %30.9'a gerilemiştir. Böylelikle, 3Ç15 sonunda 3.0x,
4Ç15 sonunda 2.2x olan Şirket'in net borç/FAVÖK oranı 1Ç16 sonunda
iyileşmeye devam ederek 1.8x olarak gerçekleşmiştir. Şirket, finansal
sonuçlarının açıklanmasını takiben, diğer opersayonel hedefleri (TL
bazında %10 ciro artışı ve %11 oranında FAVÖK marjı) ile birlikte yıl
sonu için bu oranı 2.0x seviyelerinde koruma hedefini de yinelemiştir.
Arçelik'in işletme sermayesindeki iyileşmenin Temmuz ayında
gerçekleşecek olan üretim tatili nedeniyle 2Ç16'da kısmen
gerilemesini, ve bu dönemde gerçekleştirilmiş olan temettü
ödemeleriyle de, 1Ç16'da 1.8x'e gerilemiş olan net borç/FAVÖK oranının
artmasını beklemekteyiz. Şirket'in sahip olduğu %3.98 oranındaki KFS
hisseleri satışının bu dönem içerisinde gerçekleşmesi ise, bu durumu
dengeleyebilecektir. Arçelik, bu yıl da Temmuz ayında 3 haftalık
üretim tatili planlamaktadır. Planlanan bu tatil öncesinde, Şirket'in
stoklarında nisbi artış gerçekleşmesini beklemekteyiz. Bu durum,
geçtiğimiz dönemlerde hızlı iyileşme göstermiş olan işletme
sermayesi/net satışlar oranında yeniden artış gözlemlenmesine neden
olabilecektir. Arçelik, ayrıca, 1 Nisan 2016 tarihinde toplam brüt
TL262mn tutarında nakit temettü ödemesi gerçekleştirmiştir. İşletme
sermayesi ihtiyacında gerçekleşmesini beklediğimiz artış ile birlikte,
bu dönemde gerçekleşen temettü ödemeleri nedeniyle Arçelik'in 1Ç16
sonunda TL 3.1mlyr olan net borcu artış gösterebilecektir. Böylelikle,
3Ç15 sonunda 3.0x, 4Ç15 sonunda 2.2x, ve 1Ç16 sonunda 1.8x'e gerilemiş
olan Şirket'in net borç/FAVÖK oranı artış gösterebilecek, bu durum
kısa dönemde Arçelik'in piyasadaki değerlemesini olumsuz
etkileyebilecektir. Ayrıca, 1Ç16'da hızlı yükseliş gösteren çelik
fiyatları, Şirket'in hammadde fiyatlarını, dolayısıyla brüt
karlılığını olumsuz yönde etkleyebilecek, ancak bu yıl düzenlenecek
olan UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası ve 2016 yılı sonuna kadar hızlı
artış gösterebilecek yeni nesil yazar kasa satışları elektronik ve TV
satışlarını ve özellikle EUR'ya görece olarak zayıf kalan bir USD
ortamında bu satışlardan elde edilen karlılığı olumlu yönde
etkileyebilecektir. Diğer yandan Şirket, sahipliğindeki, Yapı Kredi
Bankası'nın %81.8'ine sahip olan KFS'nin %3.98 oranındaki hisselerini
Koç Holding'e satmaya karar vermiştir. Satış, TL 558.6mn bedel ile,
BDDK onayı sonrasında gerçekleşecek, ve sonucunda UFRS esasına göre TL
413.7mn tutarında kar oluşacaktır.
Bu durum gerçekleştiğinde ise Arçelik'in net borç/FAVÖK oranında
iyileşme sağlanabilecektir.
Arçelik, tahminlerimize göre yurt dışı eşleniklerinin 2016T ve
2017T FD/FAVÖK çarpanlarına göre ortalama %17 oranında primli, F/K
çarpanlarına göre ise ortalama %22 oranında iskontolu işlem
görmektedir. Arçelik hisseleri, büyük ölçüde faaliyet göstermiş olduğu
pazarlardaki güçlü konumu, ciro artışı, iyi operasyonel performansı ve
özellikle de işletme sermayesi yönetiminde gerçekleştirmiş olduğu
iyileştirmeler neticesinde, yıl başından bu yana %48 oranında
yükselerek, BIST100'ün %35 üzerinde performans göstermişlerdir. Şirket
için değerlememizde, %3.98 oranındaki KFS hisselerinin satışından elde
edilecek karın mali tablolar üzerindeki olumlu etkisinin kısa dönemde
kuvvetli algı etkisini göz önüne alarak 2016T F/K oranına
eşleniklerine göre değerlemesi içerisinde %70 ağırlık vermekteyiz.
Buna göre, Arçelik hisseleri belirlediğimiz hisse başına TL21.40 hedef
değerlerine yakın seviyelerde işlem görmektedir.
Şirket yurt dışında inorganik büyüme hedeflerini sürdürmektedir.
Arçelik, yaptırımların efektif olarak kısmen kaldırılmasıyla organik
büyüme kapsamında İran pazarını takip etmekle birlikte, yurt dışında
yeni satın alımlar ve/veya yatırımlar ile büyüme vizyonunu da
korumaktadır. Bu doğrultuda, Romanya'da halihazırda mevcut tesislere
¬105mn tutarında bir yatırım ile, ilave 1.1mn ve 0.5mn çamaşır ve
bulaşık makinesi üretim kapasitesine ulaşılması planlanmaktadır.
Tayland'daki yatırımını bu yıl başında tamamlamış olan Şirket, ayrıca,
Hindistan, Pakistan, Afganistan gibi yurt dışı pazarları da yatırım ve
olası satın alma vizyonu ile takip etmektedir."

Analizin tamamı için:

http://www.sekeryatirim.com/Raporlar/aylik_bulten/SKY_AylıkBülten_Haziran2016.pdf

******

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım
danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti,
aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen
bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve
tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine
dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri
tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize
uygun sonuçlar doğurmayabilir...

*******

Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://twitter.com/ForeksTurkey




18:05101.447
Değişim :  -1,11% |  -1.142,32
Açılış :  102.659  
Önceki Kapanış :  102.590  
En Yüksek
102.663
En Düşük
100.977