ANALİZ-Aylık Strateji(Şeker Yatırım)

01.11.2016 11:03



Şeker Yatırım ( http://www.sekeryatirim.com.tr ) Tarafından
Hazırlanan Aylık Strateji:
"BIST-100 endeksi yükselen Fed faiz artırımı beklentileri,
artan jeopolitik riskler, TL’deki değer kaybı ve faizlerdeki yükselişe
rağmen yurtdışı borsalardan pozitif ayrışarak beklentimize paralel
ay içinde 80.000 seviyesi üzerini test etti. Ekim ayı PPK
toplantısında TCMB politika faizini %7,50’de, faiz koridorunun üst
bandını da %8,25’de sabit bıraktı. Fed tutanakları Eylül toplantısında
üyelerin faizleri %0,25-0,50 arasında sabit tutma kararını kıl
payı aldığını gösterdi.
Kasım ayında yurtdışında Fed faiz kararı, ABD başkanlık
seçimleri ile ABD verileri takip edilecek. Yurtiçinde TCMB faiz
kararı, Musul ve Suriye’deki Jeopolitik gelişmeler ile ekonomik veriler
izlenmeye devam edilecek.

Şirket Analizleri:

- Ereğli Demir Çelik
- İş Bankası

Strateji

Kasım ayında piyasaların ana gündemi Fed faiz kararı olacak. Diğer
önemli konu ise ABD başkanlık seçimleri olacaktır. Piyasalar
Clinton’ın kazanmasına pozitif bakarken, Trump’ın seçim öncesi atağa
geçmesi piyasalar tarafından negatif algılanabilir. Kasım ayında ABD
seçimleri, artan Fed faiz artışı beklentileri ve Avrupa bankacılık
sistemine ilişkin endişeler nedeniyle global piyasalarda risk alma
iştahının genel olarak düşük seyretmesi beklenmektedir. Yurtiçinde ise
Kasım ayında önem derecesi düşük olmakla birlikte S&P kredi notu
değerlendirmesi, makro veriler, TCMB faiz kararı ve Musul’da yaşanan
gelişmeler takip edilecek ana başlıklar olacak. Siyasi tarafta ise
başkanlık sistemi tartışmaları ve olası bir referandum tartışması
gündemdeki yerini koruyacaktır. Fed faiz artışı beklentilerinin artığı
bir ortamda BIST’te Ekim ayındaki pozitif seyir sonrası Kasım ayında
negatif baskının daha ağır basması beklenmektedir. Fed faiz artışı
beklentilerinin iyiden iyiye güçlenmesiyle birlikte gelişmekte olan
ülkelere fon akımının zayıflaması ve Musul ile Suriye’deki askeri
operasyonların oluşturduğu Jeopolitik riskler dikkate alındığında
Kasım ayında yurtiçi piyasaların kısmen zayıf performans göstermesi
beklenmektedir.

Portföy Önerileri

Portföyümüzdeki tahvil ağırlığını %60’tan,%55’e çekiyoruz, döviz
ağırlığını %10’dan, %15’e yükseltiyoruz, hisse senedi ağırlığını ise
%30’da sabit tutuyoruz.

TL’deki değer kaybı ve faizlerindeki yükselişe rağmen BIST pozitif
ayrıştı…

Eylül ayını 76.500 seviyelerinden kapatan BIST -100
endeksi Fed’in Aralık ayında faiz artırım
beklentilerinin yükselmesi, artan jeopolitik riskler,
TL’deki değer kaybı ve faizlerdeki yükselişe rağmen
yurtdışı borsalardan pozitif ayrışarak beklentimize
paralel ay içinde 80.000 seviyesi üzerini test etti.
Ekim ayındaki bu pozitif ayrışmada BIST’in benzer
piyasalara göre oldukça ucuz kalması ve Moody’s
not indirimi beklentisinin büyük oranda önceden
fiyatlanmış olması etkili oldu. Ekim ayında BIST-100
MSCI gelişmekte olan ülkeler endeksinin %2, MSCI
dünya endeksinin ise yaklaşık %4 üzerinde getiri ile
kapatıyor.
TCMB, PPK Ekim toplantısında piyasadaki faiz
indirimi beklentilerine karşın faiz koridorunun üst
bandını %8,25 de, politika faizini ise %7,50%’de
sabit bıraktı. PPK özetinde açıklanan son verilerin
iktisadi faaliyetlerin ivme kaybettiğine işaret ettiği
ifadesi yer aldı. Ancak destekleyici teşvik
tedbirlerinin katkısıyla son çeyrekten itibaren
ekonomik toparlanmanın beklendiği ifadesi tekrar
vurgulandı. Göze çarpan en önemli ifade ise döviz
kuru ve diğer maliyet unsurlarındaki gelişmelerin
enflasyon görünümündeki iyileşmeyi
sınırlandırmakta olduğu ve para politikasındaki
temkinli duruşun korunması gerektiği ifadesi oldu.
Fed Eylül ayı toplantısında faiz oranlarını sabit tuttu.
Tutanaklarda, Fed’in faiz oranlarını artırmaya yakın
olduğunu, ancak istihdam piyasası ve enflasyona
ilişkin daha fazla veri görmenin daha makul
olacağını belirtildi. Fed tutanakları sonrası Aralık ay
için Fed faiz artışı beklentileri %80’lerin üzerine çıktı.
Piyasalarda ECB’nin varlık alımlarını beklenenden
erken azaltabileceğine yönelik endişeler vardı. ECB
Başkanı Draghi Ekim ayı toplantısı sonrasında
yaptığı açıklamada varlık alımlarının geleceğine
yönelik bir konunun tartışılmadığını söyledi. Bu
açıklama piyasalar açısından varlık alımlarının
erken sonlandırabileceği endişesiyle oluşabilecek
bir riski kısa vadede ortadan kaldırmış oldu.
Kasım ayında piyasaların ana gündemi Fed faiz
kararı olacak. Her ne kadar Kasım toplantısında
Fed’in faizlerde bir değişiklik yapması
beklenmiyorsa da Aralık ayına ilişkin verilecek sinyal
önemli olacak. Kasım ayındaki ABD seçimleri
nedeniyle Fed’in seçim öncesi bir aksiyon alması
beklenmemektedir. Kasım ayında global tarafta bir
diğer önemli konu ise ABD başkanlık seçimleri
olacaktır. Şuan için anketler adaylardan Clinton’ın,
Trup’ın oldukça önünde olduğunu gösteriyor.
Piyasalar Clinton’ın kazanmasına pozitif bakıyor.
Trump’ın atağa geçmesi durumunda piyasaların
buna negatif tepki vermesi beklenmektedir.
Kasım ayında ABD seçimleri, artan Fed faiz artışı
beklentileri ve Avrupa bankacılık sistemine ilişkin
endişeler nedeniyle global piyasalarda risk alma
iştahının genel olarak düşük seyretmesi
beklenmektedir. Her ne kadar Clinton’ın seçimlerden
galip gelmesi piyasalar tarafından ilk etapta pozitif
fiyatlansa da sonrasında ABD’den gelecek güçlü
verilerle birlikte Fed faiz artışı beklentilerinin
kuvvetlenmesi ile piyasalarda satış baskısı
oluşabilir. Ayrıca Kasım ayında Çin verileri, Avrupa
bankacılık sistemine ve özellikle de İtalyan
bankalarına ilişkin endişeler bir diğer önemli risk
olarak gündemdeki yerini koruyacaktır.
Yurtiçinde ise Kasım ayında önem derecesi düşük
olmakla birlikte S&P kredi notu değerlendirmesi,
TCMB faiz kararı ve Musul’da yaşanan gelişmeler
takip edilecek ana başlıklar olacak. Siyasi tarafta ise
başkanlık sistemi tartışmaları ve olası bir
referandum tartışması gündemdeki yerini
koruyacaktır.
Fed faiz artışı beklentilerinin artığı bir ortamda
BIST’te Ekim ayındaki pozitif seyir sonrası Kasım
ayında negatif baskının daha ağır basması
beklenmektedir. Geçmiş yıllar incelendiğinde son 6
yılda BIST’in Kasım ayında 2014 yılı hariç genellikle
kötü performans gösterdiği ve ayı genellikle kayıpla
kapattığı görülüyor. Fed faiz artışı beklentilerinin
iyiden iyiye güçlenmesiyle birlikte gelişmekte olan
ülkelere fon akımının zayıflaması ve Musul ile
Suriye’deki askeri operasyonların oluşturduğu
Jeopolitik riskler dikkate alındığında Kasım ayında
yurtiçi piyasaların kısmen zayıf performans
göstermesi beklenmektedir. Her ne kadar BIST
değerleme olarak cazip seviyelerde bulunsa da hem
dolardaki güçlenme hem de yurtiçi gelişmelerin
etkisi ile TL’deki değer kaybının devam etmesi ve
yükselen faizler Kasım ayında BIST’in negatif bir
performans sergilemesinde etkili olabilir.
Bu beklentilerin ışığında portföyümüzdeki tahvil
ağırlığını %60’tan %55’e çekiyoruz, döviz ağırlığını
%10’dan %15’e yükseltiyoruz, hisse senedi
ağırlığını ise %30’da sabit tutuyoruz.

PORTFÖY ÖNERİLERİ

MGROS

Çok formatlı mağazacılık ile gıda perakendeciliği sektörünün önemli bir
oyuncusu olan Şirket, müşteriye yakınlık avantajı ve yüksek büyüme
potansiyeli sunan indirim mağazacılığı segmentinde Migros-Jet markasıyla
büyürken Macro mağazalarının ithal ürün portföyü ve bu portföye uygun
konumlandırılan mağazaları sayesinde yüksek kârlılıkta satış
yapabilmektedir. Şirket’in mağaza sayısı Ağustos 2016 itibarı ile yurt
içinde 1.529 ve yurt dışında 39 olmak üzere toplam 1.568 seviyesine
yükselmiştir (2015 sonu 1.410). Migros 2Ç16 itibariyle net satış gelirlerini
%16.2 artışla 2,7 milyar TL seviyesine yükseltirken, artan kur farkı giderine
bağlı olarak 25 mn TL net zarar ile tamamlamıştır. Şirket’in 2016 yılında
net satış gelirleri ve FAVÖK marjının sırasıyla 10,7 milyar TL ve %5.5
seviyesinde gerçekleşeceğini öngörmekteyiz. Buna ilaveten, Anadolu
Endüstri Holding (AEH), MH Perakendecilik A.Ş.’nin %80,5’ini alarak
Migros’un tamamı için %40,25 ile özel sermaye şirketi BC Partners ile eşit
paya sahip olmuştu. AEH’nin 1 Mayıs-31 Ekim 2017 tarihleri arasında
kullanabileceği ek “satın alma opsiyonu” bulunmaktadır. Buna göre,
Anadolu Endüstri Holding MH Perakendecilik A.Ş.’deki %19,5’lik hisseyi
de alabilir. BC Partners’ın ortalama yatırım süresinin 4,5 yıl olduğunu ve
yerli yatırımcı olarak AEH’nin Migros’un yönetimini kısa vadeli kâr ve çıkış
stratejisiyle hareket eden bir özel sermaye fonuyla paylaşmak yerine,
Migros’un uzun vadeli hedeflerine yatırım yapmak isteyeceğini ve bunun
için kontrolü almak isteyeceğini düşünüyoruz. Ayrıca, şirket 10 Haziran
2016 tarihinde Kipa hisselerinin %95.50’sini 302.2 mn TL bedel ile alım
sözleşmesi imzaladığını açıkladı. Şirket ayrıca, alımın kredi ile finanse
edileceğini ve SPK’ya Pay Alım Teklifi (çağrı) muhafiyeti için
başvurulacağını açıkladı. Kısa vade de bu alımın hisse üzerinde baskı
oluştursa da orta ve uzun vadede olumlu olacağını düşünüyoruz. Bu
beklentiler ile Şirket için “AL” tavsiyemizi ve 24,50 TL olan hedef fiyatımızı
koruyoruz.

TUPRS

Tüpraş için, sırasıyla %70 ve %30 ağırlıklar ile kullandığımız İNA ve yurt dışı
eşlenikleri piyasa çarpanları analizlerine göre, hisse başına 70.00 TL hedef değere
ulaşmaktayız. Tüpraş, çok çeşitli ham petrol kaynaklarına yakın bir konumdadır ve
farklı türleri işleyebilme kapasitesine sahiptir. Şirket, 11mn ton/yıl üretim kapasitesi
ve yaklaşık olarak %50'nin üzerindeki pazar payı ile Türkiye’de dominant bir
pozisyona sahiptir. Tüpraş, 2014 yılında Fuel Oil Dönüşüm Projesi'ni (RUP)
tamamlamıştır tesis, Mayıs 2015'te tam kapasite ile devreye almıştır. Böylelikle,
görece olarak daha yüksek kaliteli, ve katma değeri yüksek ürün üretimine
başlamıştır. Tüpraş'ın net rafineri marjı, 1Ç16'da, dünyadaki yüksek stok seviyeleri
ve kapasite fazlalığı nedeniyle orta distilat ürünlerin marjlarındaki gerileme, ve RUP
ünitesinde meydana gelen yangın ile düşük kapasite kullanımı gerçekleşmiş olması
ile, önceki yılın aynı dönemine göre %40 azalarak US$2.81/bbl olarak
gerçekleşmiştir. 2Ç16'da da, mevsimselliğin etkisiyle 1Ç16'ya kıyasla olumlu bir
trend gözlemlenebilmiş olmasına rağmen, Çin’deki üretim ve tüm dünyadaki KKO
artışı, ve doğal afetler, terör olayları ve jeopolitik istikrarsızlıklar nedeniyle gerileyen
talep ile rafineri marjları önceki yıla kıyasla zayıf seyrini sürdürmüştür. Fiyatlar, bu
dönemde geçtiğimiz yılın aynı döneminin altında seyretmiş, böylelikle Tüpraş'ın
2Ç16 satış gelirleri, yıllık %20.3 azalışla 8.5mlyr TL olarak gerçekleşmiştir. Med
Complex, orta distilat ürünlerin marjlarındaki düşüşün etkisiyle, Tüpraş’ın 2Ç16
FAVÖK marjı yıllık 2.7 y.p. gerileyerek (çeyreklik 1.0 y.p. artış) hesaplamalarımıza
göre %7.5 olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemde Tüpraş’ın stok etkisinden
arındırılmış net rafineri marjı 2Ç16'da önceki yılın aynı döneminin %38.0 altında,
US$ 4.31/bbl olarak gerçekleşmiştir. Tüpraş hisseleri, tahminlerimize göre yurt dışı
eşleniklerinin 2016T FD/FAVÖK çarpanlarına benzer seviyelerde işlem
görmektedirler. Şirket hisseleri, YBB %2.5 oranında gerileyerek BIST100
endeksinin %10.7 altında performans göstermişlerdir. 1Ç16 ve 2Ç16'da rafineri
marjlarının düşük seyretmesi, yapısal olmayan nedenlerden kaynaklanmaktadır. Bu
sebeple, yılın ikinci yarısında rafinaj şartlarında, mevsimselliğin de olumlu etkisiyle,
yılın ilk yarısına kıyasla bir düzeltme/iyileşme beklenmektedir. RUP ünitesinin
olumlu etkisinin de önümüzdeki dönemlerde gözlemlenebilmesini beklemekteyiz.
Hedef değerimiz, Şirket hisseleri için %12 civarında yükseliş potansiyeline işaret
etmektedir. Tüpraş için 'AL' önerimizi sürdürmekteyiz.

PETKM

Petrokimya endüstrisinde yükseliş dönemi etkisinin kısa-orta vadede devam
edebileceğini düşünmekteyiz. Petkim’in Star Rafinerisi’nden hisse alacak
olması ve burada yaratılacak sinerji beklentisi, ve yeni projeleri ile net
kârının etilen-nafta fiyat farkına olan hassasiyetini dengeleyebilecek
olmasının Şirket hisseleri performansı için önemli katalizörler olduklarını
düşünmekteyiz. Bunların yanında, Şirket’in operasyonel performansı, yılın ilk
yarısında, beklentilerin üzerinde gerçekleşmiştir. Petkim için 4,80 TL olarak
belirlemiş olduğumuz hedef fiyatımızı ve “AL” önerimizi korumaktayız.
Türkiye’nin en büyük petrokimya tesisi olan Petkim, 2Ç16’da satış hacmini
462bin tona yükseltmiştir bu dönemde Şirket’in KKO’nı hesaplamalarımıza
göre %96.5 olarak gerçekleşmiştir (2Ç15: %88.0). Şirket’in satış gelirleri,
önceki yılın aynı dönemine göre TL bazında %2.6 artarak 1,176mn TL
olarak gerçekleşmiştir. Petkim’in brüt kar marjında, 1Ç16’daki yıllık 10.2 y.p.
yükselişten sonra, 2Ç16’da da yıllık 4.5 y.p. dikkat çekici bir artış
gerçekleşmiştir. Şirket’in bu dönemdeki FAVÖK marjı, önceki yılın aynı
dönemine göre 3.6 y.p. yükselerek, hesaplamalarımıza göre %20.9 olarak
gerçekleşmiştir. Petkim, 2Ç16’da böylelikle, piyasa ortalama beklentisi olan
195mn TL’nin hayli üzerinde, önceki yılın aynı dönemine göre %24.5 ve bir
önceki döneme göre %33.7 artışla 245mn TL tutarında FAVÖK elde etmiştir.
Şirket, bu dönemde 18.2mn TL tutarında net diğer faaliyet geliri (2Ç15:
7.1mn TL) ve 25.5mn TL tutarında net finansal gelir (2Ç15: 3.7mn TL)
kaydetmiştir. Böylelikle Petkim’in 2Ç16 net karı, yıllık bazda %27.1, çeyreklik
bazda da %54.9 artışla 227mn TL olarak gerçekleşmiştir. Şirket’in açıklanan
2Ç16 net kar rakamı, Şirket’in operasyonel karlılığının beklentilerin üzerinde
gerçekleşmiş olması nedeniyle, ve net diğer faaliyet gelirleri ve finansal
gelirlerindeki yükselişler ile, piyasa ortalama beklentisi olan 153mn TL’nin
hayli üzerinde gerçekleşmiştir. Pazar koşullarının ve karlılığın, genel olarak
olumlu seyrinin devamını beklemekteyiz.

TRKCM

Kasım ayı içerisinde 2016 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin mali
tablolarını açıklayacak olan şirketin, 701mn TL seviyesinde satış
geliri, 111mn TL seviyesinde FAVÖK ve 46mn TL de net dönem karı
elde edebileceğini tahmin ediyoruz. Şirketin, 2016 yıl sonunda
2,8mlr TL seviyesinde satış geliri, 420mn TL seviyesinde de FAVÖK elde
edebileceğini tahmin ediyoruz. Trakya Cam 2Ç16’da, iştirak payları
satışından gelir kaydetmesiyle beraber 321,3mn TL net kar elde etmişti.
İkinci çeyrek net kar rakamının da eklenmesiyle şirketin 1Y16’da kümüle
net kar rakamı 386,1mn TL seviyesine ulaşmıştı. Şirket ikinci çeyrekte
723,1mn TL satış geliri ve 119,4mn TL de FAVÖK elde ederken, FAVÖK
marjı da yıllık bazda 2,7 puan artarak %16,5 olarak gerçekleşmişti. Eylül
ayı sonunda Enerji ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak
doğalgazda 1 Ekim tarihinden itibaren geçerli olmak üzere %10 oranında
indirim uygulanacağını duyurmuştu. Söz Konusu doğalgaz indirimi, enerji
giderlerinin üretim maliyetlerinde payı büyük olan cam sektörü
şirketlerine de olumlu yansıyarak üretim maliyetlerinin azalmasına ciddi
bir katkı sağlayacaktır. Bakan Albayrak, ayrıca elektrikte herhangi bir
zam öngörülmediğini, aksine elektrik maliyetlerinde düşüş olmasının
muhtemel olabileceğini belirtmişti. Her ne kadar indirim kararının
açıklanması TRKCM performansı üzerine direkt olarak etkisini
göstermese de, enerji maliyetlerindeki düşüş nedeniyle oluşan tüm
finansal etkilerin son çeyrek mali tablolarına olumlu olarak yansıyacağını
söyleyebiliriz. Doğalgazda uygulamaya giren %10 oranında indirim ve
devamında elektrik enerjisine gelebilecek bir iyileşme beklentisi ile
TRKCM için 3,00 TL olan pay başına hedef fiyatımızı ve 'AL' önerimizi
koruyoruz. Hedef fiyatımız 30 Ekim 2016 kapanışına göre %16,8
oranında yükseliş potansiyeline işaret etmektedir. Şirket payları 2016T F/
K 12,43x ve 2016T FD/FAVÖK 7,91x çarpanlarıyla işlem görmektedir.

EREGL

Erdemir için, sırasıyla %60 ve %40 ağırlıklarda kullandığımız İNA ve yurt dışı
eşlenikleri piyasa çarpanları analizlerine göre, hisse başına 5.00 TL hedef fiyat
hesaplamaktayız. Dünya demir-çelik fiyatları, 1Ç ve 2Ç16'da oldukça hızlı bir
artış göstermişlerdir. Erdemir Grubu'nun 21 Ekim 2016'da açıklamış olduğu
3Ç16 mali tablolarında, bu fiyat artışlarının belirgin olumlu etkisini gözlemlemiş
bulunmaktayız. 3Ç16'da ise dünya demir-çelik fiyatları, endüstri genelindeki
kapasite fazlası ve talep koşulları nedenleriyle ılımlı bir düzeltme ile
dengelenme görünümüne girmiştir. Yakın zamanda, üretimde kullanılan, dünya
metalurjik kok kömürü fiyatlarında ani ve oldukça belirgin bir yükseliş
gerçekleşmiştir bu yükselişi görece olarak oldukça sınırlı da olsa dünya demir
cevheri fiyatları ve bölgesel olarak çelik fiyatları da kısmen takip etmiştir.
Halihazırdaki durum, 4Ç16’da, çelik fiyatlarındaki 3Ç16’daki stabilizasyon
görünümünün, ve özellikle 1Ç17'de artan hammadde fiyatlarının etkisiyle,
karlılığın önceki dönemlere görece olarak azalacağını, belirli bir süre için
baskıda kalabileceğini işaret etmektedir. Bu süre içerisinde, dışarıdan
metalurjik kok kömürü ve demir cevheri satın alımı ile üretim yapan tüm dünya
çelik üreticileri benzer hammadde fiyatları şartlarına maruz kalabileceklerdir.
Erdemir hisseleri, yurt dışı eşleniklerinin 2016T FD/FAVÖK ve F/K
çarpanlarına göre iskontolu (sırasıyla, %22 ve %29) işlem görmektedirler.
Grup hisselerinin benzer üretim şartlarına haiz gelişmiş ülkelerdeki
eşleniklerinin 2016T FD/FAVÖK ve F/K çarpanlarına göre iskontosu ise
sırasıyla %9 ve %18 oranlarındadır. Bu nedenle, yaklaşık olarak %19 oranında
bir yükseliş potansiyeline işaret eden hedef fiyatımız ile birlikte, Erdemir
hisseleri için, AL tavsiyesinde bulunmaktayız. Erdemir, 3Ç16 finansal verilerini
açıkladıktan sonra 2016 yılı satış hacmi beklentisini önceki beklentisine göre
yaklaşık olarak 0.2mn ton aşağıya indirerek 8.8mn ton olarak belirlemiş, ve
FAVÖK ve net kar marjları beklentilerini ise belirgin ölçüde (4 y.p.) arttırarak %
19-21 ve %10-12 olarak belirlemiştir. Grup hisseleri, çelik fiyatlarındaki hızlı
artışın bir sonucu olarak, YBB %48 oranında yükselerek BIST100 endeksinin
%35 üzerinde performans göstermişlerdir.

GARAN

Garanti Bankası için yüzde 15,5 sermaye maliyetine göre hesapladığımız
hedef fiyatımız 9,93 TL olup hisse için AL önerisi veriyoruz. Garanti
Bankası 2016 tahmini 1,0 F/DD ve yüzde 14 sermaye getirisi ile rakiplerine
göre yüzde 45 primlidir. Ayrıca, 2016 tahmini 7,2 F/K oranı ile işlem gören
hisse rakiplerine göre yüzde 31 primlidir. Rakiplerine göre primli işlem
görmesine rağmen uzun vadeli sermaye getirisinin yüzde 17 seviyesinde
korunacağını beklediğimiz Garanti Bankası'nın mevcut durumda
değerlemesinin cazip olduğunu düşünmekteyiz. 2016 yılında Garanti
Bankası’nın net karının yıldan yıla yüzde 42, 2017 yılında ise yüzde 11
artacağını beklemekteyiz. Bu açıdan, Garanti takip ettiğimiz bankalar
içerisinde karlılık ivmesi yüksek olan bankalardan biridir. Aktif-pasif vade
farkı rakiplerinin altında olan Garanti Bankası yükselen faiz ortamında
rakiplerine göre daha avantajlı gözükmektedir. 2016 yılında bankanın net
faiz marjının 22 baz puan artarak yüzde 4,8 seviyesine ulaşacağını
düşünmekteyiz. 2017 yılında ise bu seviyede yatay kalacağını
öngörmekteyiz. Garanti Bankası'nın fonlama tabanında kısa vadeli TL
mevduatlar faiz getirili aktiflerin yüzde 22'sine (rakipler: ortalama yüzde 27)
denk gelmekte olup bankayı faizlerdeki oynaklıklara karşı korumaktadır.
Dolayısıyla, faizlerde yaşanacak yükselişlerden rakiplerine göre daha az
etkilenecektir. Toplam kredilerinin yüzde 23'ünü oluşturan kısa vadeli
yüksek getirili KOBİ kredileri 2016 yılında da marjların korunmasında büyük
rol oynayacaktır. Sermaye yeterliliği açısından da bankanın rakiplerine
göre daha iyi durumda olduğunu düşünmekteyiz. Son yapılan tüketici
kredileri düzenlemelerinden bankanın olumlu etkilenmesini bekliyoruz.

ISCTR

İş Bankası için yüzde 15,5 sermaye maliyetine göre hesapladığımız
hedef fiyatımız 5,91 TL olup hisse için AL önerimizi koruyoruz. İş
Bankası, 2016 tahmini 0,6 F/DD ve yüzde 12,3 sermaye getirisi ile
rakiplerine göre yüzde 19 5,4 F/K oranıyla ise rakiplerine göre
yüzde 8 iskontoludur. Bankanın net karında 3 yıllık bileşik yüzde 12
büyüme bekliyoruz. Uzun vadeli sermaye getirisinin yüzde 13
seviyesinde korunacağını beklediğimiz İş Bankası'nın mevcut
durumda değerlemesinin rakiplerine göre cazip olduğunu
düşünmekteyiz. 2016 yılında İş Bankası’nın net karının yıldan yıla
yüzde 35 artacağını 2017 yılında ise yüzde 13 büyüme
göstereceğini beklemekteyiz. Bu açıdan, İş Bankası takip ettiğimiz
bankalar içerisinde karlılık ivmesinin yüksek olan bankalardan
biridir. Aktif-pasif vade farkı rakiplerinin üzerinde olan İş Bankası
düşen faiz ortamında rakiplerine göre daha avantajlı gözükse bile
kredi portföyünün yüzde 28'ini oluşturan KOBI kredileri sayesinde
yükselen faiz ortamında marjlarını koruyabilmektedir. 2016 yılında
bankanın net faiz marjının yüzde 4,3 seviyesinde oluşacağını 2017
yılında ise 20 baz puan geri çekileceğini düşünmekteyiz. İş Bankası
yüzde 2,4 takipteki krediler oranı ile rakipleri içinde en iyi aktif
kalitesine sahip bankalardan biridir. Biz, bu oranda 2016 yılında
düşük bazdan dolayı 60 baz puanlık artış bekliyoruz. Bankanın
yakın izlemedeki Grup 2 kredileri toplam kredilerinin yüzde 3,4'üne
denk gelmekte olup rakip ortalaması olan yüzde 5,2'nin oldukça
gerisindedir.

EREGL

Erdemir için, sırasıyla %60 ve %40 ağırlıklarda kullandığımız İNA ve yurt
dışı eşlenikleri piyasa çarpanları analizlerine göre, hisse başına 5.00 TL hedef
fiyat hesaplamaktayız. Dünya demir-çelik fiyatları, 1Ç ve 2Ç16'da oldukça
hızlı bir artış göstermişlerdir. Erdemir Grubu'nun 21 Ekim 2016'da açıklamış
olduğu 3Ç16 mali tablolarında, bu fiyat artışlarının belirgin olumlu etkisini
gözlemlemiş bulunmaktayız. 3Ç16'da ise dünya demir-çelik fiyatları, endüstri
genelindeki kapasite fazlası ve talep koşulları nedenleriyle ılımlı bir düzeltme
ile dengelenme görünümüne girmiştir. Yakın zamanda, üretimde kullanılan,
dünya metalurjik kok kömürü fiyatlarında ani ve oldukça belirgin bir yükseliş
gerçekleşmiştir bu yükselişi görece olarak oldukça sınırlı da olsa dünya
demir cevheri fiyatları ve bölgesel olarak çelik fiyatları da kısmen takip
etmiştir. Halihazırdaki durum, 4Ç16'da, ve özellikle 1Ç17'de artan hammadde
fiyatlarının etkisiyle, karlılığın önceki dönemlere görece olarak azalacağını,
belirli bir süre için baskıda kalabileceğini işaret etmektedir. Bu süre
içerisinde, dışarıdan metalurjik kok kömürü ve demir cevheri satın alımı ile
üretim yapan tüm dünya çelik üreticileri benzer hammadde fiyatları şartlarına
maruz kalabileceklerdir. Erdemir hisseleri, yurt dışı eşleniklerine göre 2016T
FD/FAVÖK'üne göre %22 civarında iskontolu işlem görmektedirler. Büyük
ölçüde bu nedenle, yaklaşık olarak %19 oranında bir yükseliş potansiyeline
işaret eden hedef fiyatımız ile birlikte, Erdemir hisseleri için, AL tavsiyesinde
bulunmaktayız.
Erdemir, yurt dışı eşleniklerinin 2016T FD/FAVÖK ve F/K çarpanlarına
göre iskontolu (sırasıyla, %22 ve %29) işlem görmektedir. Grup hisselerinin
benzer üretim şartlarına haiz gelişmiş ülkelerdeki eşleniklerinin 2016T FD/FAVÖK
ve F/K çarpanlarına göre iskontosu ise sırasıyla %9 ve %18 oranlarındadır.
Erdemir hisseleri, yurt dışı eşleniklerinin 2017T FD/FAVÖK ve F/K çarpanlarına
göre ise sırasıyla %2 prim ve %15 iskonto ile işlem görmektedirler. Grup hisseleri,
büyük ölçüde çelik fiyatlarındaki hızlı artışın bir sonucu olarak, YBB %48 oranında
yükselerek BIST100 endeksinin%35 üzerinde performans göstermişlerdir.
. Erdemir'in 21 Ekim 2016'da açıklamış olduğu 3Ç2016 mali tablolarında,
fiyat artışlarının belirgin olumlu etkisini gözlemlemiş bulunmaktayız.
Erdemir'in satışlarının en önemli bölümünü oluşturan sıcak haddelenmiş yassı
ürün fiyatlarında, 3Ç16'da, bir önceki döneme göre US$ bazında yaklaşık olarak
%23, soğuk haddelenmiş ürün fiyatlarında ise yaklaşık olarak %10 artış
gerçekleşmiştir. Bahsedilen ürün fiyatlarındaki artış/azalışlar, bir önceki yılın aynı
dönemine göre ise sırasıyla %3 ve %-7 oranlarındadır. Grup'un 3Ç16 satış hacmi
ise, beklentiler ve son 3 yıldaki ortalama çeyreklik satış hacmi olan 2.3mn ton'un
altında, 1.9mn ton olarak gerçekleşmiştir. Şirket’in satış hacminde yaşanan görece
gerilemeyi, fiyatların oldukça hızla yükseldiği dönemde, piyasanın bir süre talepleri
erteleme yönüne gitmesi nedeniyle gerçekleşmiş olduğunu düşünnmekteyiz.
Erdemir, 3Ç16 sonuçlarının açıklanmasını takiben, 2016 yılına dair hedeflerini
yenilemiştir. Yenilenen beklentilerine göre Grup, 2016 yılının tamamı için toplam
8.8mn ton civarında bir satış hacmi gerçekleştirebileceğini öngörmektedir (önceki
beklenti: 9.0mn ton). Şirket'in yenilemiş olduğu bu beklentileri, 4Ç16’da, 9A16’nın
ortalama çeyreklik satış hacminin yaklaşık olarak %16 üzerinde, 2.5mn ton kadar
bir satış hacmi gerçekleşebileceğinin öngörüldüğüne işaret etmektedir.
Muhafazakâr olarak, Erdemir’in 2016 yılı satış hacminin 8.7mn ton’a, böylelikle,
2016 yılında Grup satış gelirlerinin TL 11.1mlyr’a ulaşabileceğini tahmin
etmekteyiz.
Erdemir'in 3Ç16 FAVÖK marjı, yıllık bazda 10.1 y.p. artış göstererek
beklentilerin üzerinde, hesaplamalarımıza göre %29.9 olarak gerçekleşmiştir.
Erdemir'in 3Ç16 FAVÖK marjı, önceki dönemlerde gerçekleşmiş olan demir çelik
fiyatlarındaki hızlı yükseliş nedeniyle, bir önceki yılın aynı döneminin oldukça
üzerinde (+10.1 y.p.), %29.9 olarak gerçekleşmiştir. Çelik fiyatlarındaki 3Ç16'daki
stabilizasyon görünümünün 4Ç16’da, 3Ç16’ya kıyasla daha düşük bir operasyonel
kar marjına işaret edebileceğini düşünmekteyiz. Bunun yanında, nihai ürün fiyat
artışlarına da neden olabileceğini düşündüğümüz koklaşabilir kömür fiyatlarındaki
oldukça hızlı yükselişin operasyonel karlılık üzerindeki olumsuz etkisini ise,
1Ç17’de daha belirgin olarak gözlemleyebileceğimizi anlamaktayız. Böylelikle
Erdemir’in 2016 yılı için FAVÖK marjını %20.5, 2017 yılı için ise %18.5 olarak
tahmin etmekteyiz. Şirket'in 2016T net kar marjının ise %10-12 aralığında, %11.4
olarak gerçekleşmesini beklemekteyiz.

ISCTR

İş Bankası için yüzde 15,5 sermaye maliyetine göre
hesapladığımız hedef fiyatımız 5,91TL olup hisse için AL önerisi
veriyoruz.
İş Bankası 2017 tahmini 0,6 F/DD ve yüzde 12,4 sermaye getirisi
ile rakiplerine göre yüzde 19 iskontoludur. Ayrıca, 2016 tahmini
4,7 F/K oranı ile işlem gören hisse rakiplerine göre yüzde 11
iskontoludur. Uzun vadeli sermaye getirisinin yüzde 13
seviyesinde korunacağını beklediğimiz İş Bankası'nın mevcut
durumda değerlemesinin rakiplerine göre cazip olduğunu
düşünmekteyiz.
2016 yılında İşbankası’nın net karının yıldan yıla yüzde 35 artacağını
2017 yılında ise yüzde 13 büyüme göstereceğini beklemekteyiz. Bu
açıdan, İş Bankası takip ettiğimiz bankalar içerisinde karlılık ivmesinin
yüksek olan bankalardan biridir. Aktif-pasif vade farkı rakiplerinin
üzerinde olan İş Bankası düşen faiz ortamında rakiplerine göre daha
avantajlı gözükse bile kredi portföyünün yüzde 28'ini oluşturan KOBI
kredileri sayesinde yükselen faiz ortamında marjlarını
koruyabilmektedir. 2016 yılında bankanın net faiz marjının yüzde 4,3
seviyesinde oluşacağını 2017 yılında ise 20 baz puan düşerek 4,1
seviyesine geri çekileceğini düşünmekteyiz.
Üçüncü çeyrek finansallarını Ekim ayı sonlarında açıklamasını
beklediğimiz İş Bankası'nın tek seferlik gelirler hariç yinelenen
operasyonel karını çeyreksel yüzde 31 artırarak rakiplerinin önüne
geçmesini bekliyoruz. Net faiz gelirlerindeki güçlü büyüme, sermaye
piyasası zararlarının azalması ve daralan karşılık giderleri karlılık
artışını açıklamaktadır. Yaygın şube ağı ve son dönemlerde karlılığa
daha fazla odaklanması neticesinde İş Bankası fonlama maliyetlerini
rakiplerinden daha iyi yönetmektedir.
İş Bankası yüzde 2,4 takipteki krediler oranı ile rakipleri içinde en iyi
aktif kalitesine sahip bankalardan biridir. Biz, bu oranda 2016 yılında
düşük bazdan dolayı yıllık 60 baz puanlık artış bekliyoruz. Bankanın
yakın izlemedeki Group 2 kredileri toplam kredilerinin yüzde 3,4'üne
denk gelmekte olup rakip ortalaması olan yüzde 5,2'nin oldukça
gerisindedir. Ayrıca, bankanın döviz cinsi KOBİ kredileri toplam
kredilerinin yüzde 3,4'üne denk gelmekte olup aktif kalitesi açısından
önemli bir risk oluşturmamaktadır.
Bekletimizden daha güçlü bir reel ekonomik büyüme ve fonlama
maliyetlerindeki potansiyel düşüşler hisse için pozitif katalizördür.
Bunların yanında, bankanın iştiraklerinin olası satışı hedef fiyat ve
beklentilerimize olumlu etki yapabilir. Kredi hacmini artırmaya yönelik
gevşeyici ve teşvik edici düzenlemelerin devam etmesi de
beklentilerimiz için olumlu etkiyi sahiptir. Beklentimizden kötü reel
büyüme ve ABD Merkez Bankası'nın faiz artırımlarının hızlanması
hisse performansına olumsuz etki yapabilir."

http://www.sekeryatirim.com.tr/Raporlar/aylik_bulten/SKY_AylıkBülten_Kasım2016.pdf

******

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım
danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti,
aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen
bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve
tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine
dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri
tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize
uygun sonuçlar doğurmayabilir...

*******

Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://twitter.com/ForeksTurkey




18:05105.380
Değişim :  1,54% |  1.599,13
Açılış :  104.475  
Önceki Kapanış :  103.781  
En Yüksek
105.518
En Düşük
104.409
BIST En Aktif Hisseler
KLGYO 3,21 149.748.180 % 19,78  
HURGZ 1,06 103.059.626 % 19,10  
KLNMA 44,34 31.039.107 % 14,99  
PKENT 128,50 609.996 % 14,94  
TIRE 2,09 174.699.526 % 14,21  
Alış Satış %  
Dolar 0,0000 0,0000 % 0,00  
Euro 0,0000 0,0000 % 0,00  
Sterlin 7,3937 7,4308 % 0,17  
Frank 5,7837 5,8186 % -0,11  
Riyal 1,5281 1,5358 % -0,01  
Alış Satış %  
Altın Ons 1.468 1.468 1,23  
Altın Gr. 271 271 -0,73  
Cumhuriyet 1.799 1.826 -8,00  
Tam 1.790 1.834 -6,96  
Yarım 865 887 -3,36  
Çeyrek 434 444 -1,68  
Gümüş.Ons 16,96 16,98 0,02  
Gümüş Gr. 3,14 3,14 0,01  
B. Petrol 63,34 63,34 1,06