ANALİZ-Piyasalarda Gelişmeler/Beklentiler(Ak Yatırım)

24.06.2016 10:46

Ak Yatırım ( http://www.akyatirim.com.tr ) Araştırma Bölümü
Tarafından Hazırlanan Günlük Bülten:
"Ve Brexit… Piyasalar, ekonomi ve hisse senetleri üzerinde ilk
etkiler neler olabilir?
Brexit kararının ardından piyasada sert ama kısa sürecek bir satış
dalgası beklenebilir. Döviz sepeti 3,09 civarında işlem görüyor cari
seviye, bir ay önce görülen 3,18 zirvesinin %3 altında. Bu da
tahminlerimize paralel, Türk finansal varlıklarının Brexit olayına
vereceği tepkinin sınırlı olacağı beklentimizle uyumlu. BIST-100
Endeksi, 74-75 bin bölgesinde tutunma isteğinde olabilir. Avrupa
borsalarında ise bugün sert satışlar görebiliriz. Temel göstergelerde
önemli bir değişiklik olmayacağı için zayıflıklar kısa vadeli alım
fırsatı olarak değerlendirilebilir.
Yurtdışı piyasalardaki satışların panik havasına dönmesi halinde,
başta BoE ve ECB olmak üzere belli başlı merkez bankalarından en kısa
sürede destekleyici müdahalelerin gelmesi beklenebilir. Öte yandan,
“Avrupa Projesi” gemisinin ciddi bir darbe ile su almaya başlaması
nedeniyle küresel belirsizlikler orta – uzun vadede artacağından,
piyasalar üzerindeki etkileşimler, haftalara, belki aylara
yayılabilir. Camero’nun istifası, bu belirsizlik sürecinin ilk adımı
olarak düşünülebilir. Bununla birlikte, birkaç hafta içinde, krizin
etkilerinin daha çok bölgesel kalabileceği algısı da hâkim olabilir.
Gelişen piyasalar üzerindeki ana etkileşimin, ticaret kanallarından
ziyade sermaye akımları yoluyla gerçekleşmesi beklenebilir. Bunun
etkisinin ise Fed’in olası faiz artışlarının borçlanma maliyetlerini
kalıcı olarak artırmasının yaratacağı türden bir etkinin yanında, çok
daha geçici kalması beklenebilir. Gelişmiş ülke faizlerinin
düşmesinin, bir noktada gelişen ülkelerde de kredi spread’lerini ve
sabit getirili menkul kıymetleri desteklemesi de beklenebilir.
Dün paylaştığımız notta, Brexit senaryosunda olumlu ve olumsuz
tepki vermesini beklediğimiz belli başlı enstrümanları aşağıdaki gibi
özetlemiştik. Bunların içinde kısa vade için aşırı satılan ya da
alınan enstrümanlarda ters yönde tepki hareketi için pozisyon almak
düşünülebilir.
Piyasanın ilk tepkisinin dün gönderdiğimiz alttaki grafikteki
fiyatlamalarla uyumlu olduğunu da görüyoruz.
BIST: BIST-100 Endeksi’nin 74–75 bin bölgesinde taban oluşturma
çabasını izleyebiliriz. BIST-100 Endeksi’nde önümüzdeki günlerde ilave
satışlar görsek dahi 72-74 bin bandında tutunacağını sanıyoruz.
Faiz: Türkiye tahvillerinde de olası ilk satışların ardından tepki
alımları görebiliriz.
Döviz: Kısa vadede TL üzerindeki göreli baskı sürebilecekse de,
kurlardaki yükselişlerde, faiz avantajından faydalanmak amacıyla TL’ye
geçilmesi görüşümüzü koruyoruz. EUR/USD paritesi kısa vadede 1,10’da
tutunabilir.
Emtia: Brexit riskinin gerçekleşmesi sonrasında altın fiyatlarında
hızlı yükselişler yaşandı. Yükselişlerde kademeli satımlar
düşünülebilir. Kısa vadeli yeni alımlar için ise ons altında 1,300
dolar seviyeleri uygun olabilir.

‘Brexit’ kararı hemen uygulamaya mı konacak?

Hayır. Referandum sonucu BK hükümeti için nihai anlamda bağlayıcı
olmayıp, tavsiye niteliğinde. Elbette BK hükümetinin kamuoyu iradesini
hiçe sayması da beklenmiyor. Ancak sandıktan kıl payı bir Brexit
kararı çıktığı için de Birleşik Krallık hükümetinin atacağı adımlar
belirsiz. Cameron Ekim ayındaki Muhafazakâr Kongresi sonrasında
görevde kalmayacağını açıkladı. Bu durum kısa vadeli belirsizliği
artırabilir.
Prosedürel olarak, AB’den çıkma sürecine ilişkin olarak AB Lizbon
Antlaşması’nın 50. maddesi devreye konacak olursa, Birleşik Krallık’ın
(BK) AB’den çıkış sürecinin ilk adımı da atılmış olacak. Bunun için
(i) BK Parlamentosu’nun bu konuda en yakın zamanda oylama yapıp bir
karar alması (ii) BK hükümetinin Avrupa Konseyi Başkanı’na 1-2 ay
içinde bir mektup göndermesi ve çıkış sürecini başlatması (iii)
ardından da Avrupa Konseyi’nin çıkış sürecini görüşerek çoğunluk oyla
karara bağlaması gerekecek. Bu senaryo, BK’nın AB’den çıkma sürecinin
2 yılda tamamlanmasını öngörüyor. Ancak iki taraf da özellikle ticari
konularda pazarlıklara girerse, süreç daha da uzayabilir. Bu durumda,
piyasalar ilk şoku atlattıktan sonra yeni hikâyelere de
odaklanabilirler. Bununla birlikte, AB’deki ülkelerin her birinin
farklı çıkarları olması ve BK’daki siyasi belirsizlik, pazarlık
görüşmelerinin pürüzsüz ilerlemesini zorlaştırabilir ve çıkmaza
sokabilir. Özetle, 50. madde hızlıca devreye sokulursa piyasalardaki
satışlar derinleşebilir. Öte yandan, 50. maddenin referandum
sonrasında hemen devreye sokulmayacağı ve AB ile 6-12 ay gibi bir süre
için pazarlıklar yapılacağı algısı oluşursa, piyasalarda kısa süre
içinde, belli bir vade için de olsa bir rahatlama gözlenmesi mümkün.
BK hükümeti, referandum kıl payı kaybedildiği için, tahminimizce
süreci bir miktar dengede tutup AB ile pazarlık yapmayı planlayabilir.
Sıkıntılı ekonomik sonuçların kamuoyunun görüşlerini değiştirmesi
halinde, BK, nihayetinde yeni bir referandumla AB’de kalmayı dahi
deneyebilir. Ancak şimdilik bu senaryoları konuşmak için çok erken.

Ekonomi ve piyasalarda neler olabilir?

Uzun süreli bir finansal kriz olması beklenmiyor. Başta BoE olmak
üzere, başlıca merkez bankaları hızla devreye girecek, likidite ve
swap hatlarını çalıştıracak ve finansal istikrarı sağlamak için hızlı
adımlar atacaklardır. Her ne kadar ECB Başkanı Mario Draghi bu hafta
“BoE ile ortak bir planlarının olmadığını” söylediyse de, ECB 2011-12
Euro Bölgesi krizine göre bugün çok daha proaktif konumda. Olası
merkez bankası önlemleri içinde, şirket tahvili alımları, (ECB için)
periferi ülke tahvili alımı ve ikincil piyasadan ülke tahvili alımı
(OMT programı) gibi nicel gevşeme önlemleri yer alabilir.
Fed’in faiz artışı hayali bir başka bahara kalabilir yeniden
nicel gevşeme beklentileri ön plana çıkabilir.
BK’da tüketici güveninin sarsılması ve ticari kanalların
etkilenmesiyle, 12-18 ay gibi bir süre için sıfıra yakın büyüme, hatta
resesyon yaşanabileceği öngörülüyor. Doğrudan yabancı yatırımlarının
azalması ile GSYİH’nin %5,2’si seviyesindeki cari açığın daha da
büyümesi ve finans sektörünün zayıflaması da başlıca riskler arasında.
Brexit’in 1-2 sene süre ile büyümeyi AB’de %1,0, küresel ölçekte ise
%0,1-0,2 civarında aşağıya çekebileceği öne sürülüyor.
Bulaşıcılık etkisi? Brexit’in fiiliyata geçmesi, ilk olması
itibarıyla önemli bir “örnek” teşkil ederek, AB’nin (“Avrupa
Projesi”nin) çözülmesi sürecinin başlangıcı olabilir. Bu da kıta
Avrupası’ndaki AB karşıtı politik hareketleri besleyebilir küresel
olarak ekonomik ve politik ayrışmaların riskini artırabilir. Öte
yandan, BK üzerindeki makro etkilerin olumsuz olması beklentisi, hem
BK seçmenini, hem de diğer küskün AB ülkesi seçmenlerini
korkutabilecektir de. AB çözülecek mi, yoksa daha fazla mı entegre
olacak, ya da ancak statükoyu mu koruyabilecek bunları görmemiz için
birkaç sene geçmesi gerekecek.
AB’de iç güç dengeleri bozulabilir. Politik birlik ihtimali
zayıflayabilir.
Almanya, AB içinde güney ülkelerine karşı katı tutumunu
değiştirmek ilâ birlikten ayrılmaya varabilecek kadar zıt kutuplar
arasında bir karar almaya zorlanabilir. Almanya, Fransa ile daha
doğrudan yüzleşmek zorunda kalıyor olacak.
AB içinde liberal kanadın zayıflaması, anti-liberal kanadın elini
güçlendirebilir.
%60’a yakın “KAL” oyu çıkan İskoçya’da BK’dan ayrılma
(bağımsızlık) senaryosu tekrar pişirilebilir.
İspanya’da bu hafta sonu yapılacak seçimlerde, AB’ye de direnç
gösteren, düzen karşıtı, sol odaklı Podemos’un oylarının daha da artma
riski doğabilir.

Brexit’in Türkiye’ye etkisi ne olacak?

Türkiye, ihracatının %8’ini BK’ya yaparken, ithalatının ise %3’ünü
bu bölgeden gerçekleştiriyor. BK, Türkiye’nin büyük ekonomiler
içerisinde dış ticaret fazlası verdiği ender ülkelerden birisi olarak
dikkat çekiyor. Türkiye’nin ikinci büyük ihracat pazarı olan BK’ya
yapılan ihracat fasıllarında, otomotiv, giyim, kıymetli taşlar,
elektrikli makine ve cihazlar ve makineler sektörleri ön plana
çıkıyor. BK’nın Brexit senaryosunda yüzleşeceği ekonomik yavaşlamanın
etkileri Türkiye tarafından da hissedilecekse de, görece sınırlı
olacaktır. Tabii BK’nın Gümrük Birliği anlaşmasının dışında kalması
nedeniyle, iki ülke arasında yeni bir serbest ticaret anlaşmasının
müzakere edilmesi gerekecektir.
İhracatımızın %48’ini yaptığımız AB-28 blokunun bütünündeki
gelişmeler ise Türkiye açısından daha önemli olabilir. İhracat
gelirlerinde, talep etkisinin beraberinde sterlin ve euro’daki olası
değer kayıpları da aşağı yönlü baskı yaratabileceğinden izlenmeli.
Ayrıca Türkiye’nin AB üyelik sürecinin Brexit oylaması üzerinde etkili
olduğu düşüncesi, AB üyelerinin politik açıdan bu sürece daha büyük
çekinceyle bakmasına da neden olabilecektir.
Finansman ve sermaye akımları kanalında ise, Türkiye, yüksek cari
açığı nedeniyle ve yüksek betalı bir gelişen piyasa olması itibarıyla
riskten kaçınma senaryosundan fazla muaf kalamayabilir. Birleşik
Krallık’ın birtakım finansal hizmetlerin AB dışında kalmasının ve AB
bankalarının menkul kıymetlerinin baskı altında kalmasının yaratacağı
belirsizliklerin gelişen piyasa borçlanma faiz farklarına ve CDS
primlerine yansıması da yurtiçi piyasalarımızı baskı altına alabilir.
Öte yandan, ticaret ve büyüme kanalında, BK ve AB bölgelerine, gelişen
piyasalar sepetinde Orta ve Doğru Avrupa ülkeleri kadar bağımlı, Rusya
kadar ise bağımsız değiliz. Sonuç olarak, dünyadaki benzer ülkeler
arasında, böyle bir krizde göreceli olarak dayanaklı kalabileceğimizi
değerlendiriyoruz.

Borsa İstanbul’a yansımalar

Brexit kararının Türk banka hisselerini yüksek likiditeleri ve
beta çarpanları nedeniyle satış yönlü baskıya maruz bırakması
beklenebilir. Büyük Britanya’nın AB’den ayrılma kararı ayrıca faiz ve
kurda yaratacağı oynaklık, yurtdışı finansman imkânlarında getireceği
olası sıkıntılar ve ekonomideki yavaşlama ihtimallerinin artması
sonucu aktif kalitesi kanalından bankaları olumsuz etkileyebilir. Kur
açısından bankaların genelde dengeli bir pozisyona sahip oldukları,
ancak 1Ç16 sonu itibarıyla euro’da kısa dolar da uzun pozisyona sahip
İş Bankası ve yine dolarda uzun pozisyona sahip Garanti Bankası ve
Vakıfbank’ın kurdaki hareketten olumlu etkilenebileceğini düşünüyoruz.
Faiz açısından vade uyumsuzluğu bankalar açısından marj üzerinde baskı
riski yaratıyor. Üç ay ve daha kısa vadelerde Yapı Kredi, Garanti ve
İş Bankası’nın rakiplerine kıyasla daha büyük vade uyumsuzluğu
taşıdığı, buna karşılık uzun vadeli fonlama yapısı olan TSKB’nin marj
üzerindeki baskı açısından daha rahat olduğu görünüyor.
Mali kesim dışında ise, ciroları içinde Birleşik Krallık’ın payı
%10’u aşan şirketler arasında Ford Otosan ve Arçelik (dolayısıyla Koç
Holding) ile Vestel Grubu dikkat çekiyor. Brexit senaryosunda,
Birleşik Krallık’taki talebin azalması ve Sterlin’in zayıflaması bu
ülkeden sağlanan gelirleri etkileyebilir. Bunlar dışında,
tekstil/konfeksiyon ve oto yan sanayi ihracatta görece ön planda yer
alan sektörler. Ancak Birleşik Krallık’ın toplam ihracatımız içindeki
payı %8 civarlarında. O nedenle GSYİH’ye etkisi ihmâl edilebilir
düzeyde kalabilir. Ayrıca Brexit olsa dahi bu geçiş uzun bir zamana
yayılacak. Bu arada, değinilen şirketlerin Birleşik Krallık’ta
faaliyetleri olması, Brexit halinde kur ve talep anlamında ilk etapta
negatif algı yaratabilirse de, Britanyalıların AB ürünleri yerine
bizim ürünlerimize daha çok yönelme beklentisini de yaratabileceği
için bu durum ileride tehditten fırsata da dönüştürülebilir. Özetle,
satışlar anlamında dramatik boyutta bir etki beklememek gerçekçi
olabilir.
BIST’teki etkileşimin ilk etapta daha çok kurlar tarafından
görülmesi beklenebilir. Bu sabahki kur hareketlerinin olumlu ve
olumsuz etkilediği hisseler aşağıdaki gibi sıralanabilir. (Olumlu
denen hisselerdeki düşüşlerin daha sınırlı kalması hedeflenebilir).

BIST

BIST-100 Endeksi’nin 74-75 bin bölgesinde destek araması
beklenebilir. Döviz sepetindeki görece sakin seyir, BIST’in de düşüşte
dirençli olacağı beklentimizle uyumlu. Fakat Birleşik Krallık
hükümetinin ilk tepkisi, ilk yaşanan sert düşüşün ardından gözlenecek
seyir açısından önemli olduğundan bu hareketi beklemek gerekiyor.
Ayrıca Avrupa bankaları ve borsalarında bugün yaşanabilecek sert
satışlar da gün içinde panik ve volatilite yaratabilir. BIST-100
Endeksi’nde önümüzdeki günlerde ilave satışlar görsek dahi 72-74 bin
bandında tutunacağımızı sanıyoruz.
Temel Analize Dayalı En Çok Beğenilen Hisseler: Aygaz, Bimeks,
Çimsa, Emlak GYO, Garanti Bankası, Gübre Fabrikaları, Kardemir D, Soda
Sanayi, TSKB. (Detaylar için tıklayınız)
Kantitatif Analize Dayalı Aylık Portföy Önerileri: Adel, Bagfaş,
BİM, Bolu Çimento, Çelebi, İndeks Bilgisayar, Petkim, Soda Sanayi,
Tofaş, Vestel (Detaylar için tıklayınız)

Faiz

Birleşik Krallık referandumu sonrasında, ABD 10 yıllık tahvil
faizi %1,39 ile son 4 senenin en düşük seviyesini gördü... Dün
gösterge tahvil faizi 6 baz puan düşerek günü %8,99 seviyesinden
kapattı. Bu gösterge tahvil faizde 2015 Nisan ayından bu yana en düşük
seviyeye işaret ediyor. 10 yıllık tahvil faizi ise 17 baz puan
düşerek kapanışı %9,47’den gerçekleştirdi. Referandum sonuçları,
Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılacağına işaret ediyor.
Sabah açılışta ABD 10 yıllık tahvil faizi dünkü kapanışa göre 33 baz
puan düşerek tarihi en düşük seviyesi olan %1,39’u gördükten sonra
%1,50’nin hafif altında işlem görüyor. Belirsizliklerin ciddi şekilde
artmasıyla beraber, Fed’in bu sene faiz artırımına gitme ihtimalinin
kalmadığını değerlendiriyoruz.
Türkiye CDS primi de dünkü kapanışa göre 24 baz puan artarak 264
seviyesinde işlem görüyor. Önümüzdeki günlerde, ABD ve Almanya tahvil
faizlerinde aşağı yönlü baskının devam edeceğini tahmin ediyoruz. Euro
Bölgesi’ndeki İspanya, Yunanistan ve Portekiz gibi periferi ülke
tahvillerine ise satışların gelmesi muhtemel gözüküyor. Avrupa Merkez
Bankası’nın uyguladığı parasal genişleme ve alacağı ek önlemler
satışın derinleşmesini engelleyebilir. Böyle bir ortamda, Türkiye
tahvil faizlerinde de ilk tepkinin satış yönünde olacağını
düşünüyoruz. Olası ilk satışların ardından, TL cinsi tahvillerin alım
için cazip olduğunu düşünüyoruz.

Döviz

Dolar/TL’de BK referandumu sonrası açılışta 3,00 TL seviyesi
görüldükten sonra dolar kuru 2,94’ün altında… Britanya halkının AB’den
ayrılma yönünde oy kullanması sonrasında finansal piyasalarda güvenli
liman olarak görülen ABD tahvillerine talebin arttığını ve doların
değer kazandığını görüyoruz. Dolar endeksi 95 seviyesinin üzerine
yerleşirken Sterlin/Dolar paritesi %8’e yakın kayıpla 1,37 civarından
işlem görüyor. Euro/Dolar paritesinde de yoğun satış baskısı
görülürken parite 1,10-1,11 bandına gerilemiş durumda. Dolar/TL’de
açılışta 3,00 TL seviyesi görülürken mevcut durumda işlemler 2,94’ün
altında gerçekleşiyor. Döviz sepeti, 1 ay önce gördüğü seviyelerin %3
altında. TL’nin yüksek faiz avantajı nedeniyle Polonya, Meksika, Rusya
ve Güney Afrika para birimleriyle karşılaştırıldığında dolara karşı
değer kaybının daha sınırlı olduğunu görüyoruz. Döviz kurlarındaki
artışlar döviz satış fırsatı olarak değerlendirilebilir.

Emtia

Brent petrolde BK referandumu sonrasında satış baskısı görülüyor…
Dün 50 dolar üzerinde işlem gören Brent petrolde BK referandumu
sonrası finansal piyasalarda artan strese paralel olarak satışlar
görülüyor. BK referandumunda Britanya halkının AB’den ayrılmaya
yönelik oy kullanması sonrasında Brent petrolde 47-49 dolar bandında
işlemler görülürken önümüzdeki günlerde dünya piyasalarında
sıkıntıların artabileceği beklentisi ile petrol fiyatları baskı
altında kalmaya devam edebilir. Ons altında BK referandumu sonrası
yeniden 1300 dolar üzerinde... Brexit riskinin gerçekleşmesi ve
Britanya halkının AB’den ayrılma yönünde oy kullanması nedeniyle
piyasalarda risk algısının bozulması altın fiyatlarında yükselişe yol
açıyor. Açılışta 1320-1340 dolar bandında işlem gören altın
fiyatlarında kısa vadede yükselişler satış fırsatı olarak
değerlendirilebilir.

ŞİRKET HABERLERİ

Albaraka Türk (HAFİF OLUMLU Getiri Beklentisi: Nötr 12 aylık
Hedef Fiyat: 1,80 TL) Visa’dan Visa Europe hisselerinin satış bedeli
karşılığı olarak 2,7 milyon avro ve 984 adet Visa Inc. hissesi
aldığını açıkladı. Böylece bankanın toplam kazancı yaklaşık 11.7
milyon TL oldu. Söz konusu tutar bizim Visa geliri tahminimizin
üzerinde. Yorum: Visa geliri bASeklentimizin üzerinde olduğu için banka
ile 2Ç16 sonuçlarını değerlendirdikten sonra kâr tahminimizde yukarı
yönlü düzeltme yapma ihtimalimiz bulunuyor.
Aselsan (OLUMLU Getiri Beklentisi: Endekse Paralel 12 Aylık
Hedef Fiyat: 9,40 TL) yurt dışı bir müşteriden toplam bedeli 49,18
milyon dolar olan haberleşme teçhizatı siparişi almıştır. Söz konusu
sipariş kapsamında teslimatlar 2016-2018 yılları arasında
gerçekleştirilecektir. Ayrıca Aselsan Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile
Radar Sistemleri tedarikine ilişkin olarak toplam bedeli 285,25 milyon
TL (cari kurdan 99,39 milyon dolar) ve 210,52 milyon dolar tutarında
iki ayrı sözleşme imzaladı. Söz konusu sözleşmeler kapsamında
teslimatlar 2017-2023 yılları arasında gerçekleştirilecektir. Dün
açıklanan bu sözleşmelerle birlikte, bizim hesaplamamıza göre
yılbaşından bu yana Aselsan toplamda 1,76 milyar dolarlık sözleşmelere
imza attı. İlk çeyrek 2016 itibariyle siparişler bakiyesi toplamı 4,4
milyar dolar.
TMSF’den yapılan açıklamada ön yeterlilik için başvuran iki
taraftan birinin yeterlilik koşullarını karşıladığı, ancak söz konusu
tarafın gerekli belgeleri sağlama konusundaki ek süre talebi üzerine
Bank Asya (OLUMLU Getiri Beklentisi: Yok 12 aylık Hedef Fiyat: Yok)
hisseleri için ihale tarihinin 24 Haziran’dan 15 Temmuz’a ertelendiği
duyuruldu. İlgili taraf için belgelerinde tesliminde son tarih 13
Temmuz, son teklif verme tarihi de 14 Temmuz olarak belirlendi. Yorum:
Gelişme yatırımcılar açısından satışın gerçekleşebileceği algısı
oluşturacağı için ‘Olumlu’ görünüyor. Diğer taraftan satış
gerçekleşmezse tasfiyeye gidileceği daha önceden açıklanmıştı.
Şekerbank (HAFİF OLUMLU Getiri Beklentisi: Nötr 12 aylık Hedef
Fiyat: 1,60 TL) Visa’dan Visa Europe hisselerinin satış bedeli
karşılığı olarak 4,3 milyon avro ve 1.574 adet Visa Inc. hissesi
aldığını açıkladı. Böylece bankanın toplam kazancı yaklaşık 18.7
milyon TL oldu. Söz konusu tutar bizim Visa geliri tahminimizin
üzerinde. Yorum: Visa geliri beklentimizin üzerinde olmasına rağmen
şimdilik bankanın net kâr tahmini mevcut haliyle koruyoruz.
Resmi Gazete’ de yayınlanan tebliğ’e göre Hükümet, Trakya Cam’ın
(NÖTR Getiri Beklentisi: Endeksin Üzerinde, 12 aylık Hedef Fiyat:
2.65 TL) başvurusu üzerine Rusya’dan ithal edilen düzcamlara ilişkin
bir damping soruşturması başlatmaya karar verdi.
BANKACILIK SEKTÖRÜ – OLUMSUZ: Brexit kararı Türk banka hisselerini
yüksek likiditeleri ve beta çarpanları nedeniyle satış yönlü baskıya
maruz bırakabilir. Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılma kararı ayrıca
faiz ve kurda yaratacağı oynaklık, yurtdışı finansman imkanlarında
getireceği olası sıkıntılar ve ekonomideki yavaşlama ihtimallerinin
artması sonucu aktif kalitesi kanalından bankaları olumsuz
etkileyebilir. Kur açısından bankaların genelde dengeli bir pozisyona
sahip oldukları ancak 1Ç16 sonu itibarıyla euroda kısa dolar da uzun
pozisyona sahip İş Bankası ve yine dolarda uzun pozisyona sahip
Garanti ve Vakıfbank’ın kurdaki hareketten olumlu etkilenebileceğini
düşünüyoruz. Faiz açısından vade uyumsuzluğu bankalar açısından marj
üzerinde baskı riski yaratıyor. Üç ay ve daha kısa
vadelerde Yapı Kredi,
Garanti ve İş Bankası’nın rakiplerine kıyasla daha büyük vade
uyumsuzluğu taşıdığı, buna karşılık uzun vadeli fonlama yapısı olan
TSKB’nin marj üzerindeki baskı açısından daha rahat olduğu görünüyor.
BANKACILIK SEKTÖRÜ - NÖTR: BDDK verilerine göre 17 Haziran
haftasında bankaların kredileri kur etkisinden arındırıldığında %0,1
geriledi. Böylece yılbaşına göre kredi artışı %4,6’ya düştü. Buna
karşılık aynı dönemde mevduattaki büyüme %6,3 oldu. Yıl başına göre TL
krediler %4,1 artarken, döviz krediler (dolar bazında) %5,4 büyüdü.
Mevduat tarafında ise %7,0 büyüyen TL mevduata karşın döviz mevduatın
%4,7 büyüdüğü dikkat çekti. Kamu bankaları yılbaşına göre %6,4 kredi
artışı ile başı çekerken, bunu yabancı özel mevduat bankaları (%4,2)
ve yerli özel mevduat bankaları (%2,3) takip etti. Sektörün takipteki
alacakları ise 17 Haziran haftasında değişim göstermedi. Ancak
özellikle 31 Mayıs’taki kuvvetli artış nedeniyle sektörün toplam
takipteki alacakları yılbaşına göre 6,5 milyar TL (%13,6) büyüyerek
54,0 milyar TL’ye ulaştı ve takipteki alacak oranı 2015 sonundaki %3,0
seviyesinden %3,3’e ulaştı. Diğer taraftan Mart sonundan 17 Haziran’a
kadar geçen dönemde mevduat bankalarında takibe dönüşen kredilerin 2,5
milyar TL düzeyinde arttığı, bu grupta ilk çeyrekteki takibe dönüşüm
tutarının ise 3,4 milyar TL olduğu dikkat çekiyor.
DEMİR ÇELİK SEKTÖRÜ – OLUMLU Bloomberg haberine göre Türkiye
ithal demir levha ürünlerine anti-damping uygulanması kararı aldı.
Resmi Gazetede yayınlanan bilgiye göre Çin’den ithal edilen demir
levha ürünleri için nakliyat dahil fiyata %23,4 oranında gümrük
vergisi konuldu. Kararın Ereğli Demir Çelik (OLUMLU Getiri
Beklentisi: Endeksin Altında 12 Aylık Hedef Fiyat: 4,30TL) gibi yassı
çelik üreticileri için olumlu etki sağlayacağını düşünüyoruz. "

http://www.akyatirim.com.tr/apps/pdfviewer/Sabah_Postas%C4%B1-240616/e547355e-98ac-422d-9359-6d47f404cb2e.pdf

******

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım
danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti,
aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen
bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve
tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine
dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri
tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize
uygun sonuçlar doğurmayabilir.

*******

Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://twitter.com/ForeksTurkey




14:2596.003
Değişim :  -0,03% |  -28,87
Açılış :  96.164  
Önceki Kapanış :  96.032  
En Yüksek
96.453
En Düşük
95.373