Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde Türkiye’nin geleceği tartışıldı

23.03.2018 17:00
n Çelik ise Türkiye
ekonomisinin 2000’li yılların başından beri gerçekleştirdiği
reformlarla önemli yol kat ettiğini söyledi. Çelik, artık daha
rekabetçi, yüksek katma değer oluşturan ve yenilikçi bir ekonomiye
geçme ihtiyacının bulunduğunu belirtti. Çelik, tasarrufların
artırılması için önemli çalışmaları olduğunu belirterek, “Bireysel
emeklilik sisteminde bugün itibariyle katılımcı sayısı yedi milyon
kişiye ulaştı. Konut hesabı, çeyiz hesabı gibi konuları da
destekliyoruz. 220 ton altının yastık altında bekletildiği yönünde
değerlendirmeler var. Altına dayalı kira sertifikası gibi
uygulamalarla, bu altını da ekonomiye katmaya çalışıyoruz. Hazinenin
bu tip ürünleri piyasada gösterge de oluyor. Hazinenin ardından
bankalar da daha sonra bu alanlara giriyor” diye konuştu. Osman Çelik,
finansmana erişim çerçevesinde ise kredi garanti fonunun işleyişinde
yeni bir yapılanmaya gidildiğini ve bankacılık sistemini entegre
ederek piyasaya kaynak sağlandığını belirtti. Çelik, yeni
yatırımcıları ve girişimcileri desteklemeye devam edeceklerini söyledi.

Büyüme trendini hiç kesmeden sürdürmeliyiz

Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir ise dünya
ekonomisinin iyi bir yere doğru gittiğini, Türkiye’nin de gerekli
tedbirleri alarak buna ayak uydurabileceğini belirtti. Özdemir, “Dünya
büyüyor, biz de büyüyoruz. Bu büyüme trendini hiç kesmeden
sürdürmeliyiz. 2016’da küçülmeyi beklerken bir baktık Türkiye
ekonomisi yüzde 4 büyüdü. 2017’de yüzde 7 gibi bir büyüme oranı
yakaladık. 2018’de de bu büyüme devam edecek ve tek rakamlı enflasyona
düşebileceğimize inanıyorum. Birçok seçim olmasına rağmen, disiplini
bırakmadan bugüne geldik bundan sonra da böyle devam etmeliyiz”
diyerek görüşünü aktardı.

Üretim kadar finansman da önemli

Özdemir, dünyada havaalanı işletmeciliğinde yap işlet devret
modelini dünyada en iyi uygulayan ülkenin Türkiye olduğunu belirterek
“Sabiha Gökçen Havalimanı’nı rekor sürede 18 ayda bitirdik. Üçüncü
havalimanında beş Türk firma bir araya gelerek, altyapıda başarılı
olmanın önemli olduğunu gördük. 1915 Çanakkale Köprüsü’nde de iki Türk
firması ve iki Kore firması bir araya gelerek konsorsiyum kurduk,
ihaleye girdik ve kazandık. Üç milyar Euro tutuyor projenin tamamı.
Burada bunun yapılması kadar finansmanın nasıl çözüleceği de
önemliydi. Kore’den, Kuveyt’ten, Çin’den, Hollanda’dan para getirdik,
islami kuruluşlardan para topladık. İnşallah projeyi hızla bitirerek
18 Mart 2022’de hizmete açmış olacağız” dedi.

Ortadoğu ve Afrika’da Türk müteahhitlerin gücü artıyor

Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Garih sözlerine
müteahhitlik sektörüne dair bilgiler vererek başladı. Türkiye’nin
sektörde dünya ikincisi olduğunu söyleyen Garih, sektörde 25.5 milyar
dolarlık ciro bulunduğunu aktırdı. 1972’den bu yana Türk
müteahhitlerinin üstlendikleri projelerin toplamının 355 milyar
dolarlık ciro oluşturduğunu söyleyen Garih Ortadoğu ve Afrika’da Türk
müteahhitlerinin pazarda hızla öne çıktıklarını aktardı. Garih “Bizim
mühendislerimiz çok güçlü. Türk mühendislerin iyi eğitimli, çok
çalışkan, dürüst, vefakar, samimi olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

Nükleer temiz bir enerji

Enerji sektöründe ise nükleerin temiz bir enerji olduğunu söyleyen
Garih, dünyada nükleerin toplam enerjiye oranının yüzde 10.5 olduğunu
belirtti. 2023 civarında Türkiye’de de nükleer enerjinin aynı oranlara
geleceğini ifade etti. Enerji dağıtımında da Türkiye’nin önemli bir
yere geldiğini söyleyen Garih, Türkiye’de enerji dağıtımının yüzde
10’unu kendilerinin yaptıklarını söyledi. Garih, turizmde ise
Türkiye’nin dünyanın altıncı büyük destinasyonu gelen turist
sayısının 32 milyon olduğunu söyledi ve “Hızla 50 milyonu yakalamamız
gerekir” diye konuştu. Garih, Türkiye’nin ortalama yüzde 5.5 büyümeyi
sürdürdüğünde orta vadede dünyanın en büyük 10’uncu ekonomisi
olabileceğini belirtti.

Tekstil sektöründe inanılmaz rekabet var

Tay Group Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Toprak ise tekstil
sektörünün fason üretim gibi görüldüğünü ancak tasarım, lojistik,
inovasyon gibi birçok aşamadan geçilerek bir ürün sunulduğunu
belirtti. Toprak “Bunları yapmadığımız zaman bu fiyatlara bu ürünü
satmamız mümkün değil. Uzakdoğu firmaları, böylesine katma değeri
olmayan ürünleri yarı fiyatına satıyor. Biz de pantolon üretiyoruz ama
inovatif ürünler satıyoruz. Hepsinden önemlisi pazarın bakış açısıyla
bir ilişki kuruyoruz. Bu sayede hala bizim tekstil üretimimiz devam
ediyor” dedi. Toprak, Türkiye’de tekstilin yan sanayisinin de çok
güçlü olduğunu ve dünyanın hiçbir yerinde bu hızda yeni ürün yapabilme
kabiliyeti olmadığını belirtti. Toprak, tekstilin inanılmaz rekabetçi
bir sektör olduğunu aktararak bir tarafta tasarım rekabeti, bir
tarafta fiyat rekabetinin şirketleri zorladığını ifade etti.


Şehirlerimiz ve beldelerimiz marka olmalı

Toprak, turizm yatırımlarından da bahsederek, şehirlerimizin ve
beldelerimizin marka olmasının da çok önemli olduğunu söyledi ve
havaalanlarından yollara kadar bir çok unsurun da bu açıdan önem
kazandığını dile getirdi. Türkiye’ye gelen turistlerin ortalama üç
buçuk gün kaldığını belirten Toprak, “Turistlerin bir gün daha
kalmasını sağlasak bile gelirlerimizi yüzde 25 artırabiliriz” diye
konuştu. Toprak çok çalışarak ülkemizi geliştirebileceğimizi
belirterek, Çin ve Japonya’nın da aynı aşamalardan geçtiğini ve kendi
imkanlarımızı kendimiz yaratarak bu başarılara bizim de imza
atabileceğimizi belirtti.

Üretici ve perakendecinin aynı kalp atışını hissetmesi lazım

Migros CEO'su Özgür Tort, perakende sektörünün GSMH içinde ikinci
sırada, istihdamda ise tarım ve sanayiden sonra üçüncü sırada
geldiğini söyledi. 45 bin çalışanın yüzde 40’ının kadın,
yöneticilerinin ise yüzde 30’unun kadın olduğunu söyleyen Tort,
sektörün her gün kendisini yenilediğini söyledi. Tort “Ülkemizin
potansiyeline hep inandık. Mağaza sayımız iki binleri geçti. Organize
perakende şu anda yüzde 33’te. 110 bin adet de organize olmayan
perakende noktası bulunuyor” diye konuştu. Tort, “Üretim önemli ama
üretmek değil satmak gerçek marifet. Üretici ve perakendecinin aynı
kalp atışını hissetmesi lazım” dedi. Uluslararası ticaretle ilgili
kendi deneyiminden de bahseden Tort, “Oğlum Çin’den ürün sipariş
ediyor. Bir dolarlık kargo ücretiyle bir haftada geliyor. Uluslararası
rekabette dezavantajlıyız. Lojistik ve bilişim altyapımız istediğimiz
seviyede değil” diye konuştu. Tort, elektronik ticaretin de başlı
başına bir sektör olduğunu söyleyerek “Öyle mağazalarımız var ki
cirosunun yüzde 25’ini e-ticaretten sağlıyor. Bu bir lojistik oyunu,
başka bir şey değil. Elektronik ve fiziki ticaret modellerinin iç içe
olduğunu düşünüyorum, birlikte büyüyebilecek sektörler.
Dijitalizasyonu sadece e-ticaret için değil, fiziki mağazalar için de
düşünmeliyiz” şeklinde görüş belirtti.


Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com
http://twitter.com/ForeksTurkey





18:05104.862
Değişim :  0,26% |  266,98
Açılış :  104.664  
Önceki Kapanış :  104.595  
En Yüksek
105.929
En Düşük
104.154