Başçı: FED`e karşı çekilecek silah...

18.10.2014 17:29

Son güncelleme : 18.10.2014 18:22



Merkez Bankası Başkanı Başçı, ABD Merkez Bankası'nın (FED) sıkılaştırmaya yönelik hamlelerine ilişkin Merkez'in çekeceği silahı açıkladı.


Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 11 milyar dolarlık son borç verme limitini yukarı yönlü revize etmeyi planladıklarını kaydederek, 10 Aralık 2014 tarihinde yapacakları toplantıda bunu ilan edeceklerini bildirdi. Başçı, şöyle konuştu: "Bize hep soruluyor (ABD Merkez Bankası sıkılaştırırsa siz ne  yapacaksınız?) Biz de bunu yapacağız işte. Bankaların bir hafta vadeli Merkez  Bankası'ndan olur da bir borçlanma imkanları olursa, ondan önce rezerv opsiyonlarını kullanmalarını isteyeceğiz. Rezerv opsiyonunuzu kullandınız mı, oradaki imkan tamam mı. (Kullandık hala ihtiyacımız var) derlerse o zaman dolarda  7,5, avroda 6,5 borç alabilecek gelecek sene boyunca. 2016'da ABD Merkez Bankası artırırsa biz de 8,5'a çıkartacağız. Avroyu ise değiştirmeyeceğiz. Bu da bizim  bir tür sıkılaştırmaya karşı güvence unsurumuz oluyor. Salı günü bir açıklama  yapacağız, zorunlu karşılıklara telafi faizini bir teşvik unsuru olarak  kullanılmasının detaylarını kamuoyuna açıklayacağız."


Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 2014 yılı  Türkiye'nin  ekonomik büyümesini yüzde 3.3 olarak beklediklerini, büyümeye  katkının da net ihracattan geldiğini bildirdi.


Türkiye Ekonomi Kurumu (TEK) tarafından Antalya Beldibi'nde düzenlenen  4. Uluslararası Ekonomi Konferansında konuşan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı,  Türkiye'nin dengeli büyümesi için Merkez Bankası tarafından yürütülen politikalar  ile Banka'nın fiyat istikrarına destek vermek amacıyla yaptığı çalışmalar  hakkında bilgi verdi.


Merkez Bankası'nın fiyat istikrarına destek vererek dengeli büyümeyi  desteklediğini kaydeden Başçı, iç denge açısından fiyat istikrarının çok önemli  olduğunu vurguladı.

 
İhracatçılara destek amacıyla ihracat reeskont kredileri verildiğini  kaydeden Başçı, Türk Eximbank veya gönüllü bankalar aracılığıyla verilen  kredinin, kısa vadede libor, uzun vadede libor artı 20 baz puan şeklinde maliyet  getirdiğini, bankaların da bu maliyeti ufak bir marj koyup ihracatçılara  kullandırdıklarını söyledi.


TL olarak verilen bu kredinin avro veya dolarla geri alındığını  vurgulayan Başçı, bu şekilde Merkez Bankası'nın döviz rezervlerine de katkı  sağlandığını bildirdi.


Eski bir mekanizma olan bu uygulamanın küresel kriz sonrasında aktif  olarak kullanıldığını anlatan Başçı, şöyle konuştu:


"Şu anda alacak bakiyemiz 9 milyar dolar civarında. Yani  rezervlerimize artı ilave katkı girecek önümüzdeki dönemde. Biz bu limitleri  şimdi gözden geçiriyoruz, aynı zamanda maliyetini biraz daha düşürmek için neler  yapabiliriz ona bakıyoruz. Özellikle ilave 20 baz puanı almasak da olur gibi  görünüyor. Dolayısıyla orada maliyette de düşüş söz konusu olabilecek, bu da  'ihracatçımızın talebini artıracaktır ve ilave bir kolaylık da bağlanabilecektir'  diye düşünüyoruz."

 
Sürdürülebilir kredi büyümesinde referans oranının yüzde 15 olduğunu  belirten Başçı, bunun makro hedeflerle de uyumlu bir kredi büyümesi olduğunu  bildirdi.

 

Dövizde borç verme faiz oranları gözden geçirilecek


Avro ve dolarda son borç verme faiz oranlarını gözden geçirdiklerini  anlatan Başçı, son borç verme kredisinin kullanılamamasını ancak bir güven unsuru  olarak kalmasını istediklerini söyledi.

ABD Merkez Bankası para politikasını sıkılaştırırsa, Merkez Bankası  olarak dolarda yüzde 7,5 olan son borç verme faiz oranının biraz daha  yükseltileceğini açıklayan Başçı "Herkes ABD Merkez Bankası sıkılaştırınca ne  yapacağımızı merak ediyor, yapacağımız şey bu. Bankalarımız borçlarını döndürmeye  devam edecekler, cari açık da iyileşmeye devam edecek, finansman ihtiyacı da  yavaş yavaş azalacak" diye konuştu.

Bankaların çekirdek yükümlülükleri de desteklemek istediklerini  belirten Başçı, öte yandan bankaların yurt dışından borçlanmalarından daha ziyade  içiriye yönelmeleri, yani mevduatı ve sermayeyi tercih etmeleri şeklinde bir  teşvik mekanizması getireceklerini bildirdi. Başçı, "Burada da zorunlu karşılığa  ödediğimiz telafi faizi yoluyla bu mekanizmayı devreye alacağız. Daha çok  çekirdek yükümlülüklerine önem veren bankalara biraz daha yüksek telafi faizi  ödeyeceğiz zorunlu karşılıklarda" dedi.

83 milyar dolarlık likidite imkanı

İhracat reeskont kredileri yoluyla bu yıl toplam net rezervlere 13  milyar dolar civarında katkı yapılacağını öngördüklerini dile getiren Başçı, 38,5  milyar dolar bankaların parası, ayrıca zorunlu yabancı para cinsinden de 33,6  milyar dolar olmak üzere, bankaların Mekez Bankasında 72,1 milyar dolarları  bulunduğunu söyledi.


Başçı, "Buna bir de 11 milyar dolarlık son borç verme limitini eklerseniz 83 milyar dolarlık bir likidite imkanı var" diye konuştu.

 

Küresel büyümenin yavaşladığı bir dönemde Türkiye'deki ekonomik  büyümeyi yüzde 3,3 olarak beklediklerini bildiren Başçı, katkının net ihracattan  geldiğini, bundan da çok memnun olduklarını bildirdi.


Enflasyonun önümüzdeki dönemde düşmeye başlayacağını, istihdamda ise  2007-2013 döneminde yıllık yüzde 3,5'a yakın bir artış kaydedildiğini söyleyen  Başçı, bu rağmen yüzde 9'lar seviyesinde olan işsizlik rakamının işgücüne  katılımın hızla artmasından kaynaklandığını bildirdi.

 

Özellikle kadınlarda işgücüne atılımın her yıl bir puan arttığını  kaydeden Başçı, bu artışın da devam edeceğini vurguladı.


İhracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 65'lerde bulunduğuna  işaret eden Başçı, söz konusu rakam yüzde 70'e ne kadar çok yaklaşırsa dış denge  probleminin de o kadar azalacağını ifade etti.

 

İhracatta ABD'nin payının arttığını Irak'ın ise düştüğünü söyleyen  Başçı, ihracatçıların ürünlerini hızla başka pazarlarına kaydırmasının ihracaatta  önemli bir avantaj olduğuna dikkati çekti.


Özel sektörde özellikle büyük firmaların yurtdışında borçlanmada  herhangi bir zorluk yaşamadıklarını kaydeden Başçı, dolayısıyla Merkez Bankası  olarak bankalara odaklandıklarını sözlerine ekledi.

O plana çok yakında açıklanacak

Başçı ayrıca, tasarrufların artırılması yoluyla Türkiye'de büyümeyi sağlamayı hedeflediklerini, çabaların da bu yönde olacağını bildirdi. Türkiye'nin daha dengeli büyüme yönelik politikalarını tasarladığını ifade eden Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Onuncu 5 Yıllık Kalkınma Planının çerçevesinde, 25 alt başlıkta bin 200'den fazla eylemin yakında hükümet tarafından açıklanacağını söyledi.


Türkiye Ekonomi Kurumu (TEK) tarafından Kemer'de bir otelde düzenlenen 4. Uluslararası Ekonomi Konferansında konuşan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, dengeli büyümeye Merkez Bankası'nın yaptığı katkı konusunda bilgi verdi, ekonomik ve finansal göstergeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.


Küresel ekonomik gelişmelere bakıldığı zaman dengeli büyümenin Türkiye için çok önemli olduğuna işaret eden Başçı, gelecek dönemde dengeli büyümenin temel sürükleyicisinin yapısal reformlar olacağını söyledi.


Avustralya'da düzenlenen G20 toplantısında küresel büyümeye yapağı katkı konusunda her ülkenin kendi yapısal reform programını bildirdiğini anlatan Başçı, ülkelerin G20'ye toplam 900 başlıkta taahhütte bulunduğunu hatırlattı.

Türkiye'nin taahhütlerini Onuncu 5 Yıllık Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program çerçevesinde verdiğini ifade eden Başçı, "Türkiye'de büyümeyi sağlayacak temel unsur pek çok diğer ülkeden farklı olarak tasarrufların artırılması. Biz tasarrufların artırılması yoluyla Türkiye'de büyüme sağlamayı hedefliyoruz, çabalar da bu yönde olacak" dedi.

G20'nin dönem başkanlığını bu yılın aralık ayında Türkiye'nin alacağını da anımsatan Başçı, 2015 yılı boyunca G20 toplantılarının çoğunun da Türkiye'de yapılacağını bildirdi.

Başçı, G20 toplantısında ülkelerin 900 başlık altında verdiği taahhütlerin tamamını hayata geçirmeleri durumunda küresel büyümeye ilave 1,8 puan artı katkı sağlanacağını da vurguladı.

Büyüme için bin 200 eylem açıklanacak


Söz konusu eylemlerin hepsinin bir tarihe bağlanacağını belirten Başçı, "Böylece verilen tarihe kadar bunların yapılıp yapılmadığının kamuoyu tarafından takip edilme imkanı da olacak" dedi.

Merkez Bankası'nın "dengeli büyümeye bir numaralı katkısının fiyat istikrarını sağlamak" şeklinde olacağını anlatan Başçı, fiyat istikrarı sağlandığında ülkede hem nominal hem de reel faizlerin daha düşük seviyelerde oluşabileceğine dikkati çekti.

Başçı, risk priminin Türkiye'de hala yüksek olduğunu, bunun aşağıya çekilmesi durumunda da dengeli büyümeye önemli bir katkının sağlanacağını vurguladı.

Merkez Bankası'nın sıkı para politikası duruşunun da enflasyonun düşmesi açısından önemli olduğuna işaret eden Başçı, şöyle konuştu:

"Türkiye'de para politikasını da likidite politikasını da aktif olarak kullandığımızı görüyorsunuz. Sadece tek bir oran değil, aynı zamanda bir koridor var. Bu faiz koridoru içerisinde biz zaman zaman nispeten daha sıkı ve daha destekleyici olabiliyoruz. Bu başlarda çok eleştiri almıştı, fakat yavaş yavaş anlaşılıyor ki bu faydalı bir çerçeve ve burada, bunun özellikle sermaye akımlarının oynak olduğu dönemlerde biz faydasını gördüğümüzü düşünüyoruz. Bundan sonra da biraz daha geniş bir koridorla devam etmeyi planlıyoruz, değerli bir araçtır diye düşünüyoruz."

Piyasada uzun vadeli faizler oluştuktan sonra likidite yoluyla kısa vadeli faizlerin uyumlu seviyelere kadar taşınabileceğini belirten Başçı, bunun krediler açısından sıkılaştırıcı bir uygulama olduğunu, fakat bankaların kredi verme eğiliminde düşeşe yol açtığını ve döviz kurları üzerinde de istikrar sağlayıcı bir etkisi olduğunu vurguladı.

Bireysel borçlanmada getirilen sınırlamalar

Kredi kartı ile borçlanmaya getirilen taksit, tüketici ve ihtiyaç kredilerine getirilen vade sınırlarının makro ihtiyati düzenlemeler açısından çok önemli olduğunu ve iyi sonuçlar getirdiğini kaydeden Başçı, "Gerçekten bunların çok etkili olduğunu görüyoruz, o sayede ilave reel faizlerde düşüş sağlanmış oldu" dedi.

Türkiye'nin risk primi göstergesinin ilave bir takım riskler nedeniyle diğer gelişmekte olan ülkelere göre biraz daha kırmızı çizgiye yakın olduğunu belirten Başçı, Türkiye'deki riskler ne kadar azaltılırsa risk priminin de o kadar düşeceğini söyledi.

Ocak ayından bu yana TL'nin son derece istikrarlı seyrettiğini dile getiren Başçı, yakın zaman gözlemlenen kur oynaklığının benzer ülkelere göre daha orta seviyelerde olduğunu vurguladı.

Fonlamanın üretim için mi yoksa tüketim için mi yapıldığına iyi bakılması gerektiğine işaret eden Başçı, bugün Türkiye'de üretimin finansmanı yüzde 20, tüketimin de yüzde 10 civarında büyüdüğünü, bunun da gayet iyi bir sonuç olduğunu söyledi.

Başçı, şöyle konuştu:

"Biz bundan Merkez Bankası olarak çok mutluyuz. Çünkü tek başına Merkez Bankası elindeki araçlarla bunu yapamazdı. Bunu yapabilmek için mutlaka BDDK'nın, hükümetin katkısı gerekiyordu ki çok ciddi bir biçimde bu katkıyı gördüğümüzü ifade edebiliriz. Hem enflasyonun düşmesi hem dış dengenin iyileşmesi hem de cari açığın azalması açısından bu gidiş çok önemli."





18:05119.850
Değişim :  0,00% |  0,00
Açılış :  119.231  
Önceki Kapanış :  119.850  
En Yüksek
119.872
En Düşük
118.256
BIST En Aktif Hisseler
PINSU 3,39 52.010.681 % 19,79  
SAMAT 2,80 35.207.683 % 10,67  
BEYAZ 4,18 3.516.096 % 10,00  
PENGD 3,41 60.577.169 % 6,90  
ESCOM 2,57 5.123.539 % 6,20  
Alış Satış %  
Dolar 0,0000 0,0000 % 0,00  
Euro 0,0000 0,0000 % 0,00  
Sterlin 7,8027 7,8419 % 0,95  
Frank 6,1409 6,1779 % 0,81  
Riyal 1,5886 1,5965 % 0,33  
Alış Satış %  
Altın Ons 1.573 1.573 -4,18  
Altın Gr. 303 303 1,11  
Cumhuriyet 2.008 2.038 16,00  
Tam 1.999 2.049 17,17  
Yarım 966 991 8,31  
Çeyrek 485 496 4,15  
Gümüş.Ons 17,81 17,85 -0,05  
Gümüş Gr. 3,42 3,43 -0,01  
B. Petrol 58,47 58,47 0,29