`Yerlileşmenin teşviki ile cari açığa katkı sağlayabiliriz`

12.11.2017 11:53

Son güncelleme : 13.11.2017 10:01

Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, cari açığa çok ciddi katkıda bulunabileceklerini belirterek, "Burada yapılacak tek şey; Ar-Ge teşviklerinde olduğu gibi yerlileşmeyi sağlayan parçalarla ilgili bir takım teşvik mekanizmalarını özellikle yan sanayiciler açısından getirmek. Böyle bir teşvik olursa yerlilik oranı diğer araçlardaki gibi yüzde 50`nin üzerine çıkar." dedi.



AA

Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, Isuzu D-Max'ın yenilenmesi dolayısıyla gerçekleştirilen  lansman toplantısında, basın mensuplarının gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Isuzu D-Max'ın, ekipman ve aksesuarlar açısından daha zengin olduğuna  işaret eden Arıkan, yeni araç ile perakende ve KOBİ segmentlerine daha çok  yayılmayı hedeflediklerini söyledi.

Arıkan, yerli otomobili üretecek konsorsiyumuna ilişkin  değerlendirmelerde bulunarak, ortak girişim grubu içinde yer alan Anadolu  Grubu'nun çelik motordan başlayan ve kendileri ile devam eden otomotiv kimliği  geçmişine sahip olduğunu ifade etti.

Otomobili üretmek kadar, işin dağıtım, kiralama, pazarlama ve Ar-Ge  tarafının da olduğunu belirten Arıkan, "Bu dinamikler çok önemli. Olayın bu  tarafında Anadolu Grubunun çok ciddi deneyimi var. Bu 5 firma konsorsiyum  kuracak. Kurulduktan sonra bizim üzerimize düşen bir vazife varsa yapacağız, o  anlamda bekliyoruz. Önemli bir proje ve çok ciddi takip ediliyor. Herkesin gözü  projenin üzerinde." diye konuştu.

Arıkan, yerli otomobil projesinde olayın sadece elektrikli araç  üretmekten ibaret olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "İşin bir de connectivity ve smart car dediğimiz konsepti var. O  anlamda Turkcell ve Vestel de işin içinde. Bütün bunlara baktığımız zaman üretim  ve Ar-Ge tarafında bize düşen görev olursa gerekeni yaparız. Bizim de elektrikli  çalışmalarımız var. Oldukça iddialıyız o konuda. Elektrikli çalışmada sadece  elektrikli aracı, otobüsü değil, connectivity, smart city kavramına uygun aracı  yapmaya çalışıyoruz. Biz de yazılımcılarla benzer çalışmayı yapmaya çalışıyoruz.  Bu bir deneyim. Anadolu Grubunda da bu deneyim var. Bu nasıl kullanılacak  göreceğiz. İş bölümü henüz yapılmadı. Şu anda daha şirketin kurulması ile ilgili  görüşmeleri ve görev dağılımını yapmaya çalışıyorlar bildiğim kadarıyla. Yoğun  bir şekilde toplantı takviminin başladığını biliyorum. Yer ve ortaklık yapısı  gibi detaylar bundan sonraki görüşmelerde ortaya çıkacaktır."

Konsorsiyumda bulunan 5 grubun seçilmesine ilişkin kriterlere dair bir  fikri bulunmadığını anlatan Arıkan, "Şunu biliyorum ki bizim gruba konu  geldiğinde, konsorsiyumun içinde olma doğru bulunmuş, karar verilmiş. Bizim  grubun olay oluştuktan sonra ilgi gösterdiği ve bununla ilgili gerekeni  yapacağını başından itibaren biliyorum." dedi.

"PİKAPTA 2-3 YIL İÇİNDE 25 BİNLERİ KONUŞABİLİRİZ"

Tuğrul Arıkan, yerli otomobilin kendilerinde ilave bir stres  yaratmayacağını belirterek, şöyle devam etti: "Biz zaten başka alanlarda deneyim kazanmaya çalışıyoruz, başladık da.  Şimdi savunma sanayisine daha derin giriyoruz. Zaten içindeydik kısmen ama şimdi  daha derin. Kamyondaki deneyimimizi, savunma sanayisindeki ağır kamyonlara  getirmeye çalışıyoruz. Keza elektrikli araçlarla ilgili ayrıntılı çalışmalara  girdik. Bizim Ar-Ge'ye yük getirmez. Ek istihdam kesinlikle yaratır ama istihdamı  bulmak kolay değil. 'Türkiye'de işsizlik var deniyor' ama ne yazık ki kalifiye  mühendis, Ar-Ge'de çalışacak dendiği zaman çok zorlanıyoruz.

Şu anda bazı mavi yakalı işçi gruplarında bile zorlanıyoruz. Boyacı,  kaynakçı bulamıyoruz, kendimiz sınıf açıyoruz okullarda ve oradan almaya  çalışıyoruz. Ya da kendi fabrikamızda sınıf açıyoruz. Mühendis kısmında da ciddi  zorluk var ama bir şekilde bunu aşacağız. Yerimiz büyümeye, kadroyu yüzde 50  artırmaya müsait. Test odalarımız, prototip alanlarımız müsait. Bize yük değil,  aksine çok büyük heyecan getirir."

Arıkan, Isuzu'nun Türkiye'de neden pikap ürettiğine ilişkin gelen bir  soru üzerine, bu konuda kararın kendisinden önce verildiğini, ancak kendisinin de  bu kararı desteklediğini söyledi.

Pikapın Türkiye'de hala hak ettiği yerde olmadığını vurgulayan Arıkan,  bununla birlikte son yıllarda yeni çıkan modeller ile pikapta tanınmışlık ve  farkındalığın arttığına dikkati çekti.

Arıkan, pikapta bugün "rekor kırdı" denilen noktada bile 19-20 binlik  adetlerden bahsedildiğini aktararak, "Bu rakam birçok ülkeye göre bence hiçbir  şey değil. Burada bizim üzerimize düşen; pikapı sadece ikinci, üçüncü arabası  olan segmente değil, KOBİ tarafına da daha çok tanıtmamız lazım. Çünkü hem gündüz  işte, hem de akşam aile ile kullanılabilecek çok uygun bir araç. Pikapta 2-3 yıl  içinde 25 binleri konuşabiliriz." şeklinde konuştu.

"BİNEK TARAFINDA PAZAR HAREKETLENECEK"

Arıkan, 2017'nin kalan bölümünde sektöre yönelik beklentilerini  paylaşarak, pazarın binek tarafında hareketlenebileceğini, pikapın da bundan  etkileneceğini söyledi.

Otomotivde son 2-3 ayın yoğun geçtiğine işaret eden Arıkan, şunları  kaydetti: "Bu yıl pikapta 20 bini buluruz pazar olarak diye düşünüyorum. Toplam  pazar açısından ise son rakamlara bakıldığında geçen seneye yakın seviyelerde  kapanır gibi gözüküyor. Toplam pazar ayrımlarına baktığımızda en çok etkilenen  yine bizim içinde bulunduğumuz ağır ticari. Ağır ticari dediğimizde işin içine  kamyon, otobüs ve minibüs tarafı giriyor. Orası etkilendi ama bunun da sebepleri  var. Seçimler, referandum gibi yoğun bir dönem yaşıyoruz.

Bizim araçlar biraz yatırım için, binek gibi değil ama şimdi bakıyoruz  bir iki aydır burada bir kıpırdanma başladı. Kamyonda daha yoğun görüyoruz.  Otobüs ve minibüste ise çok fazla proje var. Projelerin yavaş yavaş daha somut  bir hal almaya başladığını da görüyoruz. Hem Anadolu'da hem büyük şehirlerde  ciddi anlamda bir proje artışı var. 2018'e pazar daha oturacak gibi gözüküyor."

"TÜKETİCİYE İYİ BİR MALİYET YARATACAĞIMIZA İNANIYORUM"

Arıkan, gelecek yıla ilişkin D-Max satış öngörülerine yönelik de  değerlendirmelerde bulunarak, gelecek yılın ocak ayından itibaren yeni model ve  versiyonları sunacaklarını bildirdi.

Bir versiyonu da gelecek yılın ortasında çıkaracaklarını aktaran  Arıkan, "Bütün bunları düşününce satışlarda minimum yüzde 20-30 arasında artış  bekliyorum. Yeni motorla maliyette MTV'nin ciddi bir önemi olmaya başladı.  Özellikle kiralamalarda ciddi anlamda önemli. Tüketiciye iyi bir maliyet  yaratacağımıza inanıyorum. Ben yüzde 20-30 derken bunu çok temkinli söylüyorum,  daha da iyi olabilir." dedi.

Arıkan, Tayland'dan parçalarda bir gümrük anlaşması olduğunu, hala  serbest ticaret anlaşmasının oturmadığını aktararak, konunun çözümüne yönelik  ekonomi bakanlığının gayretleri bulunduğundan bahsetti.

Isuzu'nun yatırımlarına değinen Arıkan, Hindistan'da yıllık 50 binlik  kapasiteye sahip tesisleri bulunduğunu, burada yüzde 70'in üzerinde yerlileşmeye  ulaşıldığını, hedeflerinin bu oranı yüzde 90'a çıkarmak olduğunu anlattı.

Hindistan'ın iyi bir kaynak olmaya doğru gittiğini aktararak, şöyle  devam etti: "Bizim işimiz üretmek ve yerlileştirmek. Yerlileştirmede şu anda yüzde  30'lardayız ve 2 senedir ne yazık ki burada kalmış durumdayız. Bizim yan  sanayimiz birçok parçayı yapabilecek durumda, o yetkinliğe sahip. Çok iyi bir yan  sanayimiz var fakat adet ve yatırım tutarı bir şekilde önümüzü kesiyor. Biz  bununla ilgili sanayi bakanlığına da başvurduk. Cari açık önemli bir konu. Biz,  cari açığa çok ciddi katkıda bulunabiliriz. Burada yapılacak tek şey; Ar-Ge  teşviklerinde olduğu gibi yerlileşmeyi sağlayan parçalarla ilgili o yatırımı, bir  takım teşvik mekanizmalarını özelikle yan sanayiciler açısından getirmek. O  taleplerimiz devam ediyor, inceliyorlar.

Cari açığın düşmesini sağlayan bir teşvik mekanizmasından  bahsediyorum. Burada, bugüne kadar ithal ettiğin bir parçayı Türkiye'deki yan  sanayi ile beraber geliştirmek ve onun ithalatını kesip yerli sanayiden  alınmasını sağlamak. Bizde böyle çok bileşen var ama adet bazında baktığında ne  yazık ki fizibıl bir tablo ortaya çıkmıyor. Bizim ve yan sanayi açısından yatırım  tutarı var. Bunlar var yüksek rakamlar, bir de birim maliyet ile bu adetlerle  baktığımızda ne yazık ki çok cazip çıkmıyor. İşte bunun Ar-Ge ve ihracattaki  teşvikler gibi push edilmesi, desteklenmesi lazım. Böyle bir teşvik olursa  yerlilik oranı diğer araçlardaki gibi yüzde 50'nin üzerine çıkar."

Arıkan, yerlileşme anlamında otobüste yüzde 70-75'lerin üzerine  çıktıklarını aktararak, "Pikapta da yerlileşmeye izin vereceği çok da ama biz  maliyetten dolayı, hem yatırım hem birim maliyetten dolayı sıkışmış durumdayız.  Yoksa yan sanayinin yapabilirliğinde hiçbir sorun yok." dedi.

"HEDEFİMİZ SADECE TÜRKİYE DEĞİL, AYNI ZAMANDA AVRUPA PAZARLARI"

Arıkan, geleceğe yönelik tasarladıkları süper akıllı şehir kavramından  bahsederek, İstanbul'un bu kavramı çok yakından takip ettiğini söyledi.

Elektrikli araçları süper akıllı şehir kavramına göre geliştirmeye  çalıştıklarını vurgulayan Arıkan, sözlerini şöyle tamamladı: "Şu anda da Ar-Ge aşamasındayız. 12-18 ve 24'lük versiyonlar üzerinde  çalışıyoruz. Otobüs üzerinde çalışıyoruz. Belki daha sonrasında 8'lik VIP ve  havaalanı versiyonları da olacak ama şu anda toplu ulaşım versiyonları üzerinde  çalışıyoruz. Buradaki hedefimiz sadece Türkiye değil. İhracat pazarlarında  inanılmaz bir deneyimimiz oluştu. Önümüzdeki senelerde 100 milyon dolar, 100  milyon avroya gidiyoruz. Pazarlarda iyi de yayıldık, iyi de marka oluşturduk.  Tanınmaya başladık. Bizim bu aracı Avrupa'da çok iyi satabilmemiz lazım.  Hedefimiz sadece Türkiye değil, aynı zamanda Avrupa pazarları. Üretim yeri bizim  tesisimiz olacak. Aynı elektrikli çalışmalar kamyon için de geçerli. Benzer  çalışmayı kamyon için de yürütüyoruz. Hibrit veya full elektirkli olsun kamyon  çalışmaları da var yürüyen.

Aynı çalışmalar pick-up için, bu adetlerle çok fizibıl değil. Isuzu  büyük bir üretici. Her yıl 300-350 bin bandında üretim yapıyor. Isuzu'nun şu anda  ilk hedefi kamyonlar. Benzer motor ve altyapıyı pikapta da kullanabildiği için  büyük ihtimalle Ar-Ge onu düşünüyordur."

YENİ ISUZU D-MAX

Isuzu'nun pikap segmentindeki temsilcisi D-Max, yenilenerek en üst  donanım paketi V-Cross Türkiye'de satışa sunuldu.

Yenilenen D-Max, yeni 1.9 litrelik dizel motor, 6 ileri manuel ve  otomatik şanzıman tercihleriyle selefiyle aynı gücü üretirken, daha düşük yakıt  tüketimi, sessiz bir kabin ve konforlu bir sürüş sunuyor.

Yeni D-Max'ın diğer versiyonları ise 2018 ile birlikte Anadolu Isuzu  tarafından Türkiye'de üretilip satışa sunulacak.





18:051.191
Değişim :  -0,64% |  -7,69
Açılış :  1.200  
Önceki Kapanış :  1.198  
En Yüksek
1.205
En Düşük
1.179
BIST En Aktif Hisseler18:05
PINSU 9,24 211.181.593 % 10,00  
SANFM 12,10 13.660.958 % 10,00  
KONYA 832,40 226.649.496 % 9,99  
KARTN 1.238,20 37.902.540 % 9,99  
EMKEL 4,63 37.936.833 % 9,98  
18:05 Alış Satış %  
Dolar 7,9648 7,9696 % 0,40  
Euro 9,4428 9,4568 % 0,70  
Sterlin 10,3608 10,4128 % 0,05  
Frank 8,7782 8,8311 % 0,72  
Riyal 2,1181 2,1287 % 0,37  
18:05 Alış Satış %  
Altın Ons 1.902 1.902 -2,37  
Altın Gr. 487 487 1,46  
Cumhuriyet 3.221 3.270 14,00  
Tam 3.208 3.287 23,47  
Yarım 1.550 1.590 11,35  
Çeyrek 778 795 5,68  
Gümüş.Ons 24,58 24,62 -0,10  
Gümüş Gr. 6,30 6,31 -0,01  
B. Petrol 41,64 41,64 -0,82