Erdoğan: Ortak Girişim Grubu’ndan beklentimiz en geç 2019’da otomobilimizin prototipini tamamlaması, 2021’de de ticari satışına başlamasıdır

02.11.2017 16:10



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ortak Girişim Grubu’ndan
beklentimiz, hazırlık sürecini hızla tamamlayarak en geç 2019’da
otomobilimizin prototipini tamamlaması, 2021’de de ticari satışına
başlamasıdır. Piyasaya süreceğiniz ilk otomobilin bedelini ödemek
şartıyla taliplisi de benim" dedi.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Türkiye'nin Otomobili
Projesi Ortak Girişim Grubu İşbirliği Protokolü İmza Töreni’nde
konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Otomobili Projesi’nde
bulunan Anadolu Grubu, BMC Grubu, Kıraça Holding, Turkcell, Zorlu
Holding’den oluşan Ortak Girişim Grubu’nun yükünün çok ağır olduğunu
belirterek, "Ülke ve millet olarak bu büyük hayalimizi gerçekleştirme
sorumluluğunu sizlerin sırtına yüklüyoruz" diye konuştu.

"Bu teröristleri bitirinceye kadar mücadeleyi sürdüreceğiz"

Konuşmasına Hakkari ve Tunceli’de teröristlerle çıkan çatışmalar
neticesinde şehit olan güvenlik güçlerine rahmet dileyerek başlayan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17'sinin Hakkari, 5'inin Tunceli'de olmak üzere
22 teröristin etkisiz hale getirildiğini kaydederek, çatışmaların
sürdüğünü belirtti. Erdoğan, "Biz şehidimizin kanını yerde
bırakmayacağız. Bu teröristleri bitirinceye kadar mücadeleyi
sürdüreceğiz. Zira bu ülkede terörün egemen olmadığını bu zihniyetlere
göstereceğiz" dedi.

"İlk otomobilin bedelini ödemek şartıyla taliplisi de benim"

Muhammed Ali’nin "Hayal gücü olmayan insanın kanatları yoktur"
sözünü hatırlatan Erdoğan, "Bizim de bugün Ortak Girişim Grubu’nun
tanıtımı için bir araya geldiğimiz markası Türk, tasarımı Türk,
mühendisliği Türk, teknolojisi Türk, üretimi Türk, pazarlaması Türk
bir otomobile sahip olma hayalimiz var. Bu bizimle birlikte
milletimizin de hayalidir. Bundan 20-30 yıl önce ülkemizde yerli
otomobil üretilmesi noktasındaki tereddütleri anlayabiliyorum. Örneğin
ülkemizde toplam 91 bin otomobilin satıldığı 2001 yılında böyle bir
teşebbüsün ekonomik bulunmaması gayet tabi. Ama geçtiğimiz yıl
itibariyle yılda 757 bin otomobil satışına ulaşmış bir Türkiye’de bu
konuda hala adım atılmıyor olması artık ülkemizin bir ayıbı haline
gelmişti. Bugün bu ayıptan kurtulma yolunda tarihi bir adım atıyoruz.
Türkiye’nin otomobili, bu konuda yılardır yaptığım çağrıların makes
bulmuş olmasından dolayı memnuniyet duyuyorum. Ortak Girişim
Grubu’ndan beklentimiz, hazırlık sürecini hızla tamamlayarak en geç
2019’da otomobilimizin prototipini tamamlaması, 2021’de de ticari
satışına başlamasıdır. Türkiye’nin 2023 hedefleri arasında özel bir
yere sahip olduğuna inandığım bu projede en küçük bir geçime
istemiyoruz. Karşınıza çıkacak sorunların çözümü, engellerin aşılması
noktasında Cumhurbaşkanı olarak bizzat yanınızda yer alacağımı
belirtmek isterim. Gerekiyorsa sırf bu projenin takibi ve sıkıntıların
bertaraf edilmesi için Cumhurbaşkanlığında da bir ekibi
görevlendireceğimi bilmenizi istiyorum. Artık zaman kaybına
tahammülümüz yok. Madem ki, bu babayiğit arkadaşlarımız ellerini taşın
altına soktular, bize de onlara gereken her yerde omuz ve destek
vermek düşer. Piyasaya süreceğiniz ilk otomobilin bedelini ödemek
şartıyla taliplisi de benim" şeklinde konuştu.

"Türkiye öyle bir ülke ki, kimse husumetini kazanmak istemez, ama
kimse büyümesini ve kendi ayakları üzerinde durmasını da istemez”
Dünyada genel olarak gelişme ve kalkınmada, özellikle de otomotiv
piyasasında belirli sıçrama dönemleri olduğunu belirten Erdoğan, "2.
Dünya Savaşı’na kadar olan dönemi otomotiv sektörünün başlangıç
yılları olarak ifade etmek mümkündür. 1945’den 1980’lere kadar olan
dönem, Amerika ve Avrupa merkezli olarak sektörün sıçrama dönemidir.
1980’den günümüze kadar geçen süreçte bir yandan sektör
küreselleşirken bir yandan da Güney Kore, Çin, Hindistan gibi yeni
aktörler devreye girmiştir. Son yıllarda hibrit otomobiller,
elektrikli otomobiller, sürücüsüz araçlar gibi gelişmelerle sektörün
yeni bir döneme girişine hep birlikte şahit oluyoruz. Türkiye olarak
otomotiv sektörünün ilk üç dönemini kaçırdık. Esasen ikinci dönemini
yakalama şansımız belki olabilirdi. Ülkemizin içinde bulunduğu
şartlar terör olayları, darbeler, siyasi istikrarsızlık ve toplumsal
huzursuzluklar gibi faktörler buna imkan vermedi. Aynı hatayı bir kez
daha yapmayacak, sektörün dördüncü dönemini ıskalamayacağız. Bugün
burada atılacak imzalar işte bu dönüşümü yakalama kararlılığımızın
nişanesi olacaktır. Üretilecek otomobilin de bugünün değil, geleceğin
ihtiyaçlarına uygun olacağından şüphe duymuyoruz. Bu otomobilin öncü
ve taşıyıcı gücü elbette Ortak Girişim Grubu olacaktır. Bu otomobil
tüm Türkiye’nin birikimi katkısı, desteği ile ortaya çıkacak. Ortaya
doğru dürüst bir ürün konulduğunda milletimiz tercihini bu araçtan
yana kullanacaktır. Bu ürünün çevremizden başlayarak dünyaya
pazarlanması konusunda da her türlü desteği vereceğimizden emin
olunuz. Dünya pazarlarında söz sahibi tüm markaların ortaya
çıkışlarında ve bugünlere gelişmelerde devlet desteği aldıklarını çok
iyi biliyoruz. Bizim de kendi markamız için bu şekilde hareket
etmemizden daha tabi bir şey olamaz. Türkiye’nin dünyanın en büyük 10
ekonomisinden birisi haline gelmesi bu tür girişimlerle mümkündür.
Türkiye’nin otomobilinin sınıfına, tasarımına, motor teknolojisine,
modeline, üretim yöntemine, pazar hedefine elbette girişim grubumuz
karar verecektir. TÜBİTAK bünyesinde üzerinde çalışmalar yapılan
platform girişim grubumuzun emrine amadedir. Bunun yerine doğrudan
hibrit ve elektrikli otomobile yönelmek isterlerse daha da memnun
oluruz. Kararları ne olursa olsun biz kendilerine her türlü desteği
vereceğiz. Yeter ki Türkiye’yi ve Türk milletini bu büyük hayali ile
buluştursunlar" ifadelerini kaydetti.

"Projesi olan herkes için kapılarımız sonuna kadar açıktır"

"Bizim bu otomobil konusunda heyecanımız ve destek beyanımız
Ortak Girişim Grubu’na özel değildir" diyen Erdoğan, "Biz ülkemizi
geleceğe taşıyacak adım atma niyetine, iradesine sahip her kes için
aynı hissiyata sahibiz. Bu proje için daha önceleri başkaları aynı
kararlılığı göstermiş olsalardı onların da yanında yer alacaktık.
Bundan sonra hangi alanda olursa olsun, projesi olan herkes için
kapılarımız sonuna kadar açıktır. Savunma sanayiinden iletişim
sektörüne, sağlık teknolojisinden tarım altyapısına, hatta yapay
zekaya kadar her alanda Türkiye’nin yeni girişimlere ihtiyacı var.
Konvansiyonel yöntemlerle geldiğimiz yer elbette önemlidir, Türkiye’yi
15 yılda 3 kat büyütme başarısını bu şekilde gerçekleştirdik. Orta
gelir tuzağından kurtulup, yüksek gelirli ülkeler grubuna çıkabilmenin
yolunun tasarımdan, yüksek teknolojiden, markalaşmadan geçtiğini de
çok iyi biliyoruz. Teşvik politikalarımızı bu doğrultuda gözden
geçirmeli, ne pahasına olursa olsun ileri teknoloji ve yüksek katma
değere sahip üretim, bu anlayışla yapılacak yatırımlara öncelik
tanımalıyız. İhracatımızın niteliğini bu yönde geliştirmeden yılda 500
milyar dolar hedefine ulaşamayız. Bunun yolu örneğin madenlerimizi taş
ve toprak karışımı olarak değil, mamül olarak ihraç etmekten geçer,
bunun yolu otomobilin sadece görünürdeki parçalarını üretmekten değil,
yazılımı da kendimizin gerçekleştirmesinden geçiyor. Sonuçta
ekonominin ve teknolojinin gittiği yön bellidir. Bizim de kendimizi
buna göre ayarlamamız şart. Daha önceki fırsatları girişimcilerimizin
ayağına pranga vurarak, önlerine set çekerek, işlerini zorlaştırarak,
kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan dünyanın nereye gittiğini
görememekten dolayı kaçırmışız. Milletimiz hala merhum Nuri Demirağ’ın
uçak fabrikası projesinin niçin neticeye ulaşmadığını anlamakta
zorlanıyor. Görünürdeki sebebin uçaklardan birinin deneme uçuşu
sırasında düşmesi olsa da işin gerisinde başka tezgahlar bulunduğu
ortadadır. Kayseri’deki uçak fabrikası girişiminin akamete uğramasının
şirketin iflası olarak gösterilen gerekçesi de kimseyi ikna
etmemiştir. Devrim otomobilinin deposuna yakıt konulmadığı için deneme
seferinde yolda kalması, bu çapta bir projenin rafa kaldırılmasının
gerçek sebebi olamaz. Sütlüce’de dönemin en modern silah ve cephane
fabrikasını kuran Nuri Killigil’in acı akıbeti ülkemizde savunma
sanayinin başına gelen en büyük felaketlerden birisidir. Aradan 60
yıla yakın süre geçti. Biz merhum Nuri Killigil’in silah ve cephane
konusunda ulaştığı seviyeye daha yeni yeni geliyoruz. Bu soruyu
kendimize sormamız lazım. Dünya standartlarında yerli piyade
tüfeğimizi, tabancalarımızı, füzelerimizi, diğer yerli savunma sanayi
ürünlerimizi henüz yeni yeni ticari düzeye ulaştırabildik. Şu ara
Amerika’dan Polis Teşkilatımız bin 500 tane tabanca alacak, verilen
cevap ‘kongreden geçmedi.’ Biz tabancayı yapıyoruz aslında. Bundan
böyle gerek yok, Amerika’dan tabanca almayacaksınız, bizim kendi
ürettiklerimizle bu süreci devam ettireceğiz. Bu kadar nazı çekmeye ne
gerek var. Bunu artık ülkemizde silah fabrikalarından tedarik etmek
suretiyle yola devam. Biz bu örnekleri unutmadık. Ecdadımız ‘hazıra
dağ dayanmaz’ diye, ‘el atına binen tez iner’ diye boşuna söylemedi.
Biz kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorundayız. Türkiye öyle bir ülke
ki, kimse husumetini kazanmak istemez, ama kimse büyümesini ve kendi
ayakları üzerinde durmasını da istemez. Biz başkalarının ne dediğine
bakmayacağız. Biz büyümeye devam edeceğiz. Biz güçleneceğiz. Biz
sadece kendi ayaklarımız üzerinde durmakla kalmayacak, gönlünü ve
gözünü bize yöneltmiş tüm kardeşlerimizin, tüm dostlarımızın güven
kaynağı haline de geleceğiz. Başka türlü bize hayat hakkı
tanımayacaklarını yaşadığımız her hadise ile bir kez daha görüyoruz.
Türkiye’nin otomobili, işte bu projeye, bu anlayışla çok büyük önem
veriyoruz. Mesele sadece otomobili üretmek değil, buradan ortaya
çıkacak tecrübe ile dünyaya meydan okuyacak yeni ve iddialı bir çıkış
ortaya koymaktır” ifadelerini kullandı.

"İddianız yoksa kanatlarınız olsa da uçamazsınız"

Konuşmasının başında söylediği Muhammed Ali’nin sözlerini tekrar
hatırlatan Erdoğan, "İddianız yoksa kanatlarınız olsa da uçamazsınız.
Biz ülke ve millet olarak burada iddiamızı ortaya koyuyor,
‘Türkiye’nin otomobilini yapacağız’ diyoruz. Hiç şüpheniz olmasın. Hem
de en güzel tasarım, en güzel teknoloji, en iyi organizasyonla bu
otomobili ülkemize ve dünyaya kazandıracağız. Böyle babayiğitler bize
destek olduğu sürece otomobil ile birlikte daha nice başarılara
beraber imza atarız. Bu ülkenin arkasında yüz milyonlarca insanın
duası, 80 milyon vatandaşımızın ümidi, bize milletimizin gereken her
durumda en güçlü şekilde ortaya koyduğu iradesi vardır. Ülkemize
yönelik saldırıların cüreti giderek artmasına rağmen devlet ve millet
olarak dimdik ayaktayız. Türkiye’yi darbelerle yıkamadılar. Türkiye’yi
vesayet güçleri hep birlikte gayret ettiler, durduramadılar.
Türkiye’yi terör örgütlerini kullanarak hizaya sokamadılar.
Türkiye’yi, ekonomiyi silah gibi kullanarak sendeletemediler.
Bölgemizdeki krizlerin yıkıcı etkilerini bize ciro edemediler. Küresel
düzenin çarpıklıkları konusundaki haklılıklarımızın üzerine
örtemediler. Kendilerini küresel düzenin sahipleri olarak gören
ülkelerin son dönemde ülkemizin üzerine bu kadar çok gelmelerinin
sebebi bunlardır. Buradan onlara kötü bir haber veriyorum, geçmişte
attığı her adımı kontrol ettikleri, yaptığı her işi yönlendikleri,
geleceği ile istedikleri zaman oynayabildikleri Türkiye artık yok.
Artık istiklali ve istikbaline tıpkı 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi,
tıpkı terörle mücadelede olduğu gibi, tıpkı sınır ötesi operasyonlarda
olduğu gibi hayatı pahasına sahip çıkan bir Türkiye var" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu Grubu, BMC Grubu, Kıraça Holding,
Turkcell, Zorlu Holding’in Türkiye’nin Otomobili Projesi’nde bulunan 5
grup olduğunu açıkladı. Erdoğan, "Projede bir de TOBB ile birlikte
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız var. Türkiye’de böyle bir proje
hayata geçirilecekse bunu yapabilecek birikime, kapasiteye, imkana,
kararlılığı sahip olanlar sizlersiniz. Ülke ve millet olarak bu büyük
hayalimizi gerçekleştirme sorumluluğunu sizlerin sırtına yüklüyoruz.
Bu yükün ağır olduğunu biliyorum, bizler kamu temsilcileri olarak
sonuna kadar sizin yanınızda yer alacak, önünüzü açacak, başarınız
için her türlü çabayı göstereceğiz. Cumhurbaşkanı olarak ben de bu
meseleyi yakından takip edeceğim" diye konuştu.
Programın sonunda Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan
Kıraç, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, Anadolu
Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Turkcell Yönetim Kurulu
Başkanı Ahmet Akça, BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, TOBB
Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk
Özlü, Başbakan Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
protokole imza attı.

IHA




12:111.528
Değişim :  0,01% |  0,19
Açılış :  1.526  
Önceki Kapanış :  1.527  
En Yüksek
1.537
En Düşük
1.519
BIST En Aktif Hisseler12:11
ROYAL 4,07 614.725 % 10,00  
SUMAS 79,20 197.921 % 10,00  
DYOBY 15,97 65.135.839 % 9,99  
KENT 358,90 1.481.180 % 9,99  
VAKFN 19,48 446.326 % 9,99  
12:11 Alış Satış %  
Dolar 7,3540 7,3585 % 0,86  
Euro 8,8325 8,8395 % 0,56  
Sterlin 10,1500 10,2009 % 0,28  
Frank 7,9571 8,0050 % 0,20  
Riyal 1,9521 1,9619 % 0,68  
12:11 Alış Satış %  
Altın Ons 1.723 1.724 -0,67  
Altın Gr. 406 406 1,41  
Cumhuriyet 2.697 2.738 -98,00  
Tam 2.684 2.754 -0,68  
Yarım 1.297 1.332 -0,33  
Çeyrek 651 666 -0,16  
Gümüş.Ons 26,14 26,17 -0,34  
Gümüş Gr. 6,14 6,15 -0,07  
B. Petrol 62,77 62,77 -0,92