Bakan Turhan`dan önemli açıklamalar

22.03.2019 10:21

Son güncelleme : 22.03.2019 18:38

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Anadolu Ajansı Editör Masası`nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.



31 Mart yerel seçimlerine ilişkin sorular üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın itibarı, milletin gönlünde sevgisi olduğunu  ve mitinglerde meydanların dolduğunu söyledi. 

Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki mitinglerde  insanların devletine, milletine duyduğu güveni camlara bayrak asarak gösterdiğini  belirten Turhan, "Geçmişte insanlar bizim konvoyumuza bakmaktan çekiniyorlardı,  şimdi öyle değil. Bu çok önemli." dedi.

Batı bölgelerinde insanların duygularını karşı tarafa hissettirmesinin  daha belirgin olduğunu dile getiren Turhan, bunda son günlerde Türkiye'ye karşı  yurt içi ve dışındaki bazı odakların eylemlerinin, verdiği mesajların etkisi  bulunduğunu ifade etti. Turhan, "Özellikle ezan hadisesi milletimizi bilemiş."  diye konuştu.

Zaman zaman saldırılar olsa da ülke ekonomisinin güçlü olduğunu  vurgulayan Turhan, "Milletimiz, geleceğe ilişkin olarak bu ülke üzerinde  gerçekten kim aklıselimle hareket ediyor, kim ülkesinin bekasını, geleceğini,  bağımsızlığını her şeyden önce onurunu, şahsiyetini, kişiliğini koruyor, buna  bakıyor. Bu çok önemli bir kriter. (Seçim sonuçları) Ben umutluyum. Bu seçim  sadece yerel yöneticilerin belirleneceği bir seçim değil." değerlendirmesinde  bulundu.

Turhan, milletin; ülkenin, milletin layık olduğu yere sancağı kimin  dikeceğine baktığını belirterek, "Her şey maddiyat da değil. Bizim insanımızın  tarih boyunca böyle yaklaşımı vardır, buna kamu vicdanı diyoruz. İnşallah 31 Mart  seçimlerinden sonra ülkemiz, milletimiz, özellikle yerel yönetimlerde kendisine  hizmet edecek deneyimli, becerikli, liyakatli, kendine layık olan kişilerin  tercihini yapacaktır ve buna herkes saygı duyacaktır, kim olursa olsun ama  ülkenin bekasıyla ilgili kararı da bu seçimde kararını verirken önemli bir kriter  olacaktır." ifadesini kullandı.

SEÇİM GÜVENLİĞİ ÖNLEMLERİ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, seçim güvenliğine yönelik  sorular üzerine, seçimde kullanılacak matbu malzemelerin yerlerine  ulaştırılmasının PTT tarafından yapıldığına işaret ederek, bununla ilgili diğer  kargo işlemlerinden tecrit edilmiş bir süreç izlendiğini, tutanakların gideceği  yerlere özel bir kurye ile teslim edildiğini söyledi.

Seçim sonuçlarının vatandaşlara zamanında ve doğru ulaşmasının önemine  işaret eden Turhan, "Günümüzde haberleşme elektronik sistemler üzerinden  yapılıyor. Bu sistemlerin hızlı ve çabuk olmasının yanında bazı tehditler de söz  konusu. Siber saldırılara karşı da bakanlık olarak Ulusal Siber Olaylara Müdahale  Merkezini (USOM) kurduk. Bu sadece seçim amaçlı kurulmadı. Başarıyla işletiyoruz.  Bugüne kadar da yüzbinlerce saldırıyı önlemiş olduk." dedi.

Turhan, USOM ve bunun yanında siber olaylara müdahale ekiplerinde bin  300'e yakın kişinin sürekli görev yaptığını bildirdi.

"SİBER SALDIRILARA KARŞI TEDBİR ALINDI"

Seçimlere yönelik siber saldırıları engellemek için gerekli tedbirleri  aldıklarını ve seçime hazır olduklarını belirten Turhan, şunları kaydetti:

"Vatandaşın doğru bilgilendirilmesi, 'seçim sonuç anarşisinin'  sokaklarda oluşmaması için zamanında, doğru haber alınmasına yönelik, özellikle  Türkiye'de bir haber kaynağı olarak en güvenilir ve herkese en yaygın  teşkilatıyla sonuçları ileten Anadolu Ajansı başta olmak üzere diğer ajanslara,  haber kanallarına yapılabilecek siber saldırıları engellemek için gerekli  tedbirleri USOM'da alıyoruz. Gerçi Anadolu Ajansı da kendi tedbirlerini almış."

"KANAL  İSTANBUL'U 2025'TE ÜLKEMİZE KAZANDIRMIŞ OLURUZ"

Kanal İstanbul Projesi'ne ilişkin sorular üzerine Turhan, "Buradaki  gecikmenin sebebi biziz. Kanal Projesi aynı zamanda bir şehircilik projesi.  İstanbul'un marka değerini yükseltecek olan bir proje." değerlendirmesinde  bulundu.

Turhan, projenin yapım ve planlama ile ilgili kısmının büyük ölçüde  tamamlandığının altını çizerek, "Proje kapsamında inşa edilecek kanalın yeri  belli. Kanal boyunca etrafındaki deniz yapıları, liman yapıları, iskeleler ve  ticari alanlar, bunların hepsi ayrıntılı şekilde hazırlandı, tamamlandı. Biz bunu  imar planlarına işlenmek üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ilettik. Çevre ve  Şehircilik Bakanlığı bu kanalın etrafında oluşacak diğer şehir planlarını  1/100.000 ölçeğinde tamamladı. Bunun ÇED aşamasıyla ilgili son değerlendirmeler  yapılıyor." ifadelerini kullandı.

Kanal İstanbul Projesi'ni yap işlet devret yöntemiyle yapmayı  düşündüklerini belirten Turhan, projede toplam maliyetin yaklaşık 15 milyar dolar  olduğunu söyledi.

Turhan, boğazların mevcut kapasitesinin uluslararası deniz  trafiğindeki araçları taşımaya yetmediğine işaret ederek, "Deniz trafiğine hizmet  verecek kapasiteyi artırmamız zorunlu. Burası uluslararası bir deniz yoludur.  Burada ticari taşıma yapan araçları geçirmek zorundayız. Bunun kurallarını da  belirleme yetkimiz var. Deniz ulaşımı için Kanal İstanbul'un yapılması ve her  türlü işletme kullanma hak ve yetkisinin Türkiye'de olması çok önemlidir." diye  konuştu.

"Kanal İstanbul'a müşteri bulunamaması durumunda, kendi imkanlarımızla  2019 içerisinde start verme hedefimiz var." ifadesini kullanan Turhan, proje  güzergahı üzerinde 7 karayolu köprüsü, biri köprü diğeri yer altı geçişi olmak  üzere toplam 2 demiryolu geçişi, 2 metro geçişi planlandığına dikkati çekti.  Turhan şunları kaydetti:

"Bunlarla birlikte ana su iletim hatlarının geçişi kapsamında, 8 adet  tünelli geçiş planlanmıştır. Mevcut 14 enerji nakil hattı için 4 koridordan,  mevcut 7 doğalgaz hattı için 5 koridordan ve mevcut telekomünikasyon hatları için  de 3 koridordan olacak şekilde geçiş planlaması yapılmıştır. Kanal İstanbul'u  2025'te ülkemize kazandırmış oluruz. Tam teşekküllü olarak buradan deniz araçları  geçmeye başlar ve burada yaşam başlar."

"YAŞANAN GECİKMENİN SEBEBİZ BİZİZ"

Kanal İstanbul Projesi'ne ilişkin sorular üzerine Turhan, "Buradaki  gecikmenin sebebi biziz. Kanal Projesi aynı zamanda bir şehircilik projesi.  İstanbul'un marka değerini yükseltecek olan bir proje." değerlendirmesinde  bulundu.

Turhan, projenin yapım ve planlama ile ilgili kısmının büyük ölçüde  tamamlandığının altını çizerek, "Proje kapsamında inşa edilecek kanalın yeri  belli. Kanal boyunca etrafındaki deniz yapıları, liman yapıları, iskeleler ve  ticari alanlar, bunların hepsi ayrıntılı şekilde hazırlandı, tamamlandı. Biz bunu  imar planlarına işlenmek üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ilettik. Çevre ve  Şehircilik Bakanlığı bu kanalın etrafında oluşacak diğer şehir planlarını  1/100.000 ölçeğinde tamamladı. Bunun ÇED aşamasıyla ilgili son değerlendirmeler  yapılıyor." ifadelerini kullandı.

Kanal İstanbul Projesi'ni yap işlet devret yöntemiyle yapmayı  düşündüklerini belirten Turhan, projede toplam maliyetin yaklaşık 15 milyar dolar  olduğunu söyledi.

Turhan, boğazların mevcut kapasitesinin uluslararası deniz  trafiğindeki araçları taşımaya yetmediğine işaret ederek, "Deniz trafiğine hizmet  verecek kapasiteyi artırmamız zorunlu. Burası uluslararası bir deniz yoludur.  Burada ticari taşıma yapan araçları geçirmek zorundayız. Bunun kurallarını da  belirleme yetkimiz var. Deniz ulaşımı için Kanal İstanbul'un yapılması ve her  türlü işletme kullanma hak ve yetkisinin Türkiye'de olması çok önemlidir." diye  konuştu.

"Kanal İstanbul'a müşteri bulunamaması durumunda, kendi imkanlarımızla  2019 içerisinde start verme hedefimiz var." ifadesini kullanan Turhan, proje  güzergahı üzerinde 7 karayolu köprüsü, biri köprü diğeri yer altı geçişi olmak  üzere toplam 2 demiryolu geçişi, 2 metro geçişi planlandığına dikkati çekti.  Turhan şunları kaydetti:

"Bunlarla birlikte ana su iletim hatlarının geçişi kapsamında, 8 adet  tünelli geçiş planlanmıştır. Mevcut 14 enerji nakil hattı için 4 koridordan,  mevcut 7 doğalgaz hattı için 5 koridordan ve mevcut telekomünikasyon hatları için  de 3 koridordan olacak şekilde geçiş planlaması yapılmıştır. Kanal İstanbul'u  2025'te ülkemize kazandırmış oluruz. Tam teşekküllü olarak buradan deniz araçları  geçmeye başlar ve burada yaşam başlar."

"OPERATÖRLERDEN MAKUL OLMALARINI İSTEDİK"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, internette  Adil Kullanım Noktası'nın (AKN) kaldırıldığını anımsatarak, "Daha önce abone  olanların fiyatlarına ilişkin herhangi bir sorun yok. Yeni abonelerde de  fiyatlandırma yapılırken operatörlerden makul olmalarını istedik." dedi.

Bakan Turhan, AKN uygulamasının kaldırıldığını hatırlatarak, daha önce  abone olanların fiyatlarına ilişkin de herhangi bir sorunun olmadığını söyledi.

Yeni aboneler için fiyatlandırma yapılırken operatörlerden "makul"  olmalarını istediklerini dile getiren Turhan, "Örneğin TTNet tarafında AKN  kaldırılmasından önce  97,90 lira olan 16 Mbps hızındaki limitsiz internet  paketi, halihazırda 94,90 liraya düştü. Bunlar paket fiyatlar. Vatandaşlarımızın  şikayet ve talepleri doğrultusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz." diye konuştu.

Havalimanlarına giden otobüslere de internet hizmeti konulduğunun  hatırlatılması üzerine Cahit Turhan, lise öğrencilerine ilişkin daha sonra  açıklayacakları yeni bir düşüncelerinin olduğunu bildirdi.

"10 TREN SETİNDE İLK TESLİMAT KASIMDA"

Turhan, Siemens'e sipariş edilen Yüksek Hızlı Tren (YHT) setlerinin  teslimat zamanına dair soru üzerine, Ankara-İstanbul arasında hizmete açılan  hızlı trenin Halkalı'ya kadar uzanmasının yolculuk talebini artıracağını  kaydetti.

Söz konusu talep artışının bir beklenti olduğunu vurgulayan Bakan  Turhan, şu anda bile biletlerin "yok sattığı"nı, ilave setlerle hattın beslenmesi  gerektiğini ifade etti.

Turhan, Ankara-Sivas hattının gelecek yıl devreye girmesiyle bu hat  için de tren ihtiyacının artacağına işaret etti.

Geçen yıl yapılan sözleşme kapsamında sipariş edilen 10 YHT'nin ilk  partisinin kasım ayında teslim edileceğini belirten Cahit Turhan, "Kalan 9 seti  de her ay bir set olmak üzere 2020 yılı içinde teslim edecekler. Bunları hizmete  alacağız. Bunlar aynı zamanda mevcut çalışanların yedeklemesi olacak." ifadesini  kullandı.

Bakan Turhan, demir yolu işletmeciliğine özel sektörü de dahil etmek  istediklerine dikkati çekerek, Avrupa'da bu alanda faaliyet gösteren firmaların  konuyla ilgilendiğini, kendileri için konfor ve kalitenin önemli olduğunu  söyledi.

"PROJELERİMİZDE ŞU AN BİR DURGUNLUK  YOK"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan,  "Yatırımlarımızla Avrupa'dan gelen bir araç otoyoldan çıkmadan, şehir trafiğine  girmeden Şanlıurfa'ya, Cilvegözü'ne kadar gidebilecek." dedi.

Bakanlık olarak planladıkları projeleri zamanında hizmete açmak için  programlarını yaptıklarını belirten Turhan, "Projelerimizde şu an bir durgunluk  yok. Biz bugüne kadar yatırımlarımızı ağırlıklı olarak ülkemizin acil ulaşım  ihtiyaçlarını gidermek, hizmetleri bir an önce gerçekleştirmek için ülkenin tüm  sathında kara ve demir yolu altyapısını iyileştirerek yaptık." diye konuştu.

Turhan, Türkiye'deki  ulusal ve uluslararası ulaşım hareketinin  ağırlıklı olarak doğu-batı koridoru üzerinde gerçekleştiğine işaret ederek, bu  koridor üzerinde bulunan Cumhuriyet tarihinde yapılmış ve atıl kalmış demir  yollarının da tamamını iyileştirdiklerini söyledi.

"DEMİR YOLU ALTYAPISININ YÜZDE 45'İ ELEKTRİKLİ VE SİNYALLİ"

Demir yollarının kapasitesinin daha da artırılması için elektrik,  sinyalizasyon ve iletişim altyapısını tesis ederek daha güvenli ve konforlu hale  getirdiklerini anlatan Turhan, şöyle devam etti:

"Demir yolu ulaşımında konvansiyonel sistemde sinyalizasyonunuz,  elektrifikasyonunuz, iletişim sisteminiz yoksa taşıyıcı tren setleri bir  istasyona vardığında arkadaki tren hareket edebiliyor. Yaptığımız bu haberleşme  sistemiyle trenler birbiriyle iletişim sağlayabilecek ve takip edebilecek. Bu,  güvenlik için önemli. Kazalardan sonra "sinyalsiz hattı açtınız, işlettiniz" diye  eleştirilere maruz kalıyoruz. Ülkemizdeki demir yolu altyapısının yüzde 45'i  elektrikli ve sinyalli. Altyapıyı yaptık, rayları değiştirdik, balansları,  traversleri iyileştirdik, güçlendirdik."

Ulaşımda miktar-mesafe ilişkisinin önemine dikkati çeken Turhan,  "Ülkemiz büyüdü, gelişti, mal ve insan hareketi arttı. Ülkemizdeki yolculuk  hareketleri 3'e, yük hareketi de 3,5'e katlandı. Bu, ülkemizin ekonomik olarak  büyüdüğünü de gösteriyor." ifadesini kullandı.

"DEMİR YOLLARINA AĞIRLIK VERİLECEK"

Turhan, yeni dönemde demir yollarına daha fazla ağırlık vereceklerini  belirterek, şunları söyledi:

"Demir yollarımızın kapasitesini artıracağız. Demir yolu, ulaşım  maliyetleri girdisi açısından, bir malın dünya piyasasında rekabet edebilmesinde  kara yoluna göre 3 kat daha ucuz olabiliyor. Bu çok önemli bir konu. Önceden  miktar-mesafe ilişkisinden dolayı bir mal ve hizmette ulaşım maliyetleri girdisi,  2000'li yıllarda yaptığımız hesaplara göre yüzde 15'e yakındı. Biz bölünmüş  yolları yaptık, yollarımızı iyileştirdik, standartları yükselttik ve bunu yüzde  10'lara çektik."

Son 17 yılda 537 milyar liralık yatırım yaptıklarını, yatırımların 139  milyar liralık kısmını yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirdiklerini aktaran  Turhan, bunların ülkedeki yatırım ortamının iyileştirilmesi ve daha güvenli hale  getirilmesiyle hayata geçirildiğini dile getirdi.

Turhan, Türkiye'ye hem sermaye çektiklerine hem de ihtiyaç duyulan  projelerin hayata geçirildiğine işaret ederek, "İstanbul Havalimanı 10 milyar  dolarlık tesis. Bunda kamu kaynağı harcamadık ve işletmeye açıldı. İşletmeci bize  her yıl 822 milyon avro kira ödeyecek. Bunlar AK Parti'nin ülkede oluşturduğu  siyasi ve ekonomik istikrarın sonucudur." değerlendirmesinde bulundu.

"YÜKSEK STANDARTLI YOLLAR TÜRKİYE'NİN TERCİH EDİLMESİNİ SAĞLIYOR"

Yap-işlet-devret projelerine örnekler veren Turhan, şöyle konuştu:

"Kuzey Marmara Otoyolu'nun Avrupa tarafını Çatalca'ya kadar, Anadolu  tarafını da İzmit-Dilovası'na kadar hizmete açtık. Bunlar yap-işlet-devret  projeleri. İstanbul-İzmir Otoyolu'nun kritik noktaları olan Akhisar ve Balıkesir  geçişlerini trafiğe açtık. Bu proje de 10 milyar dolarlık bir proje. Önceki  yıllarda Osmangazi Köprüsü'nün Bursa, Manisa geçişlerini, İzmir-Kemalpaşa hattını  hizmete açmıştık, kalan 190 kilometrelik Bursa ile Balıkesir arasındaki kesimle  Balıkesir-Savaştepe-Akhisar hattındaki şehir geçişlerinin dışında kalan  kesimlerini 6 ay sonra açacağız. Yine İzmir-Çandarlı Otoyolu'nu yap-işlet-devret  modeliyle yapıyoruz, hizmete açacağız. Ankara-Niğde Otoyolu'nda hedefimiz, bu  yılın sonu itibarıyla Kulu Kavşağı'na kadar olan kesimi tamamlamak ve ardından  Gölbaşı geçişindeki sıkıntıyı da rahatlatarak 2020'nin sonunda bu hattı  tamamlamak. Yatırımlarımızla Avrupa'dan gelen bir araç otoyoldan çıkmadan, şehir  trafiğine girmeden Şanlıurfa'ya, Cilvegözü'ne kadar gidebilecek."

Yüksek standartlı yolların uluslararası ticarette Türkiye'nin tercih  edilmesini sağladığını ifade eden Turhan, "Dünyanın en büyük köprüsü olan  Çanakkale Köprüsü'nü yapıyoruz. Çanakkale Köprüsü, 2022'de dünyanın bir numaralı  köprüsü olarak hizmet vermeye başlayacak." dedi.

Turhan, Çanakkale Köprüsü'nün hem Marmara Denizi'nin çevre yolunu  tamamlayacağını hem de Ege ve Akdeniz bölgelerinde üretilen malların Avrupa'ya  hızlı bir şekilde ulaştırılmasında önemli bir güzergah olacağını dile getirdi.

"DEMİR YOLU, PEKİN-LONDRA HATTINDA ULAŞIM AKSI OLACAK"

Yatırımların devam edeceğini vurgulayan Turhan, "Yatırımlarımız bundan  sonra ağırlıklı olarak yaptığımız yolların üstyapısının iyileştirilmesine,  yollarımızın yap-işlet-devret yöntemiyle yapılmasına, demir yollarımızın  kapasitesinin artırılmasına yönelik olacak." dedi.

Turhan, demir yolunun Pekin-Londra hattında bir ulaşım aksı ve  omurgası olacağına işaret ederek, "Avrupa Birliği hibe kredilerinden aldığımız  parayla bir ay önce ihalesini yaptığımız İstanbul-Kapıkule Hızlı Tren Projesi'nin  temelini 3 Mayıs'ta atacağız." bilgisini paylaştı.

Bakanlığın şehir içi ulaşıma yönelik çalışmalarına da değinen Turhan,  trafiğin yer altına alınması ve raylı sistemlerin yaygınlaştırılması gibi altyapı  çalışmalarına devam edeceklerini bildirdi.

"KENTLER ARASI AYRIM YAPILDIĞI" İDDİASINA YANIT

Turhan, şehir içi altyapı çalışmalarında "kentler arasında ayrım  yapıldığı" yönündeki eleştirilere tepki gösterirken şunları kaydetti:

"Seçimde bana oy vermiş, vermemiş, belediye farklı partiden olmuş diye  bakmadık. Buna en güzel örnek EGERAY Projemiz. İzmir'in ulaşım altyapısında çok  önemli bir hizmet ifa eden EGERAY Projemizi biz yaptık, belediye ile ortak  kurduğumuz bir şirketle işletiyoruz, altyapımızı ortak kullandırıyoruz.  Projelerimizden biri de bunun Buca'ya kadar ulaştırılması, devamını da yapacağız.  İzmir'de seçimi alsak da almasak da yapacağız, programımızda var. Böyle bir konu  AK Parti iktidarlarında hiçbir zaman söz konusu olmamıştır. Özellikle ulaşımla  ilgili en çok yatırımı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine yaptık. 'Bunlar  bize oy vermedi' diye düşünmedik. Orası benim vatanım, toprağım, ne olursa olsun  benim vatandaşım."

"TAŞINMA 7 NİSAN 00.00'DA BİTECEK"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, "Atatürk  Havalimanı'ndan İstanbul Havalimanı'na taşınma işlemi 5 Nisan saat 03.00'te  başlayıp, 7 Nisan 00.00'da bitecek." dedi.

İstanbul Havalimanı'nın dünyanın en büyük havalimanı olacağını  belirten Bakan Turhan, "Yeni havalimanımızdaki pistlerin 5'i kuzey-güney, 1'i  doğu-batı yönünde planlandı. Bunların hepsi yedekli. 3'ünün taksi yolu normal  pist gibi kullanılabiliyor." bilgisini paylaştı.

Turhan, İstanbul Havalimanı'nın 1 milyon 450 bin metrekarelik kapalı  alanı olacağını kaydederek, terminalin her yerinin akıllı elektronik sistemlerle  donatıldığını söyledi.

Havalimanının uluslararası aktarma yapacak yolculara da hizmet  vereceğinden bagaj güvenliğinin önemine işaret eden Cahit Turhan, "Yolcu hangi  ülkeden geliyor, hangi uçaktan iniyor, nereye gidiyor, bagajı alınıyor bilgileri  elektronik çiple yükleniyor ve bineceği uçağın saatinde ambardan alınıp uçağa  konuyor. Bagajların fiziki güvenliği açısından da bantların üzerinde değil, özel  korumalı sepet içinde hediye gibi uçağa kadar götürülüyor." ifadelerini kullandı.

İstanbul Havalimanı'nın açılışından 5 ay önce tüm sistemlerinin test  edilmeye başlandığını aktaran Turhan, elektronik, mekanik ve enerji sistemlerinin  test edildiğini ve hata olması durumunda neler yapılması gerektiğinin  belirlendiğini anlattı.

Yeni havalimanında 225 bin kişinin çalışacağını ve an itibarıyla 140  bin kişinin görev yaptığını ifade eden Bakan Turhan, yolcu memnuniyetini çok  önemsediklerini ve gelen yolcularda iyi izlenim bırakılması için çalıştıklarını  dile getirdi.

YENİ HAVALİMANINA TAŞINMA İŞLEMİ 

Turhan, Atatürk Havalimanı'ndan İstanbul Havalimanı'na taşınma  işleminin 5 Nisan saat 03.00'te başlayacağını belirterek, şunları kaydetti:

"7 Nisan 00.00'da bitecek. Tüm yurt içi ve yurt dışı yolcu taşıyan  operatörler bu tarihten sonra İstanbul Havalimanı'ndan hizmet verecek. 18 Mart'a  kadar iç hatlar terminalinden 1671 uçuş, dış hatlardan 1231 uçuş olmak üzere  toplamda 2 bin 902 uçuş yapılmış. İç hatlarda 226 bin 40, dış hatlarda 146 bin 78  kişi olmak üzere toplam 372 bin 118 kişi yeni havalimanımızı kullandı. Yeni  havalimanımızın şanına yakışır şekilde yolcuların uçak bekleme saati, check-in  işlemleri ve havalimanına ulaşımıyla ilgili hizmetlerde her türlü ihtiyaçlar  tespit edildi, gerekli tedbirler alındı. Gerek taksiyle, gerek toplu taşımayla,  gerekse İstanbul Büyükşehir Belediyesinin şehrin 18 farklı yerinden hareket  edecek 150 özel bagajlı otobüsü havalimanına yolcu taşıma hizmeti verecek." 

Cahit Turhan, gelecek yıl mart ayında Gayrettepe'yi, haziran ayında da  Halkalı'dan yeni havalimanına metro sistemlerini diğer ulaşım hizmetleriyle  entegre bir şekilde hizmete almayı hedeflediklerini bildirdi.

Atatürk Havalimanı'nda mevcut kargo ambarları, depolar, hangarlar ve  teknik bakım yapan şirketler bulunduğunu ifade eden Turhan, şöyle devam etti:

"Bunlar bir müddet daha yeni havalimanındaki yerlerini tesis edene  kadar hizmet verecek. Yolcu taşıma işlemi tamamen yeni havalimanında olacak.  Alanın önemli bir kısmını millet bahçesi yapacağız, bir kısmını da havacılıkla  ilgili fuar hizmetinde kullanacağız. Havacılık ülkemiz için gelecekte stratejik  sektörlerden biri. Teknofest'i de bu sene Atatürk Havalimanı'nda yapacağız.  Ayrıca orayı ulaştırma ve havacılık alanında eğitim merkezi olarak kullanmayı  düşünüyoruz. Terminallerin olduğu yerlerde revizyonlar yapılarak, fuar, turizm  merkezi ve insanlarımızın rahat nefes alacağı bir şehir parkı olacak.  Küçükçekmece-Bakırköy istikametinde oturanlar da havayolu trafiğinden kaynaklanan  sesten de kurtulmuş olacaklar."

GEBZE-HALKALI ARASINDA KESİNTİSİZ ULAŞIM

Gebze-Halkalı Banliyö Hattı'nın 12 Mart'ta açılmasından bu yana tam  kapasiteyle hizmet vermeye başladığına değinen Bakan Turhan, Marmaray hattının bu  hatla birleştirilmesiyle günlük yolcu sayısının yüzde 112 artışla ortalama 468  bine çıktığını kaydetti.

Turhan, toplu taşımanın tercih edilebilmesi için güvenli ve konforlu  olması gerektiğine işaret ederek, "Bunları sağladığınız zaman insanlar buraya  geliyor. Vakit avantajı da var. Gebze ile Halkalı arasında kesintisiz bir ulaşım  var ancak dikey taşıma ihtiyacı olursa, o istasyonda inip metro sistemiyle veya  diğer toplu taşımayla istediğiniz yere ulaşma imkanı veriyor." şeklinde konuştu.

Gebze-Halkalı Banliyö Hattı'nın bir başka önemli avantajının da  yaklaşık 76 kilometreyi 115 dakikada gidilmesi olduğunu vurgulayan Cahit Turhan,  bu hizmetin 5,70 liraya ve indirimli olanlar için de yarı fiyatına verildiğini de  sözlerine ekledi.





17:5085.458
Değişim :  -1,51% |  -1.313,31
Açılış :  86.943  
Önceki Kapanış :  86.771  
En Yüksek
87.154
En Düşük
84.977