Çelik: (İş Bankası Hisseleri) Atatürk’e saygı gereği CHP’nin bu pozisyonundan vazgeçmesi gerekir

24.09.2018 06:23

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Atatürk’ün mirasının Türkiye
Cumhuriyeti devletinde Türk milleti adına temsil edilmesi gerekirken
bir parti şeklinde temsil edilmesi gibi yanlış bir durum ortaya
çıkartıyorsunuz. Bir partinin niye bir bankanın yönetiminde koltuğu
olur? Atatürk’e saygı gereği CHP’nin bu pozisyonundan vazgeçmesi
gerekir. Bu pozisyonu Türk milleti adına Türkiye Cumhuriyeti
devletinin pozisyonu olarak konumlandırmak şeklinde bir dikkat
göstermesi gerekir” dedi.
AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı
Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan AK Parti Merkez Karar ve
Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. AK
Parti’nin herhangi bir yerde seçim çalışması yapmamasının söz konusu
olmadığını kaydeden Çelik, “Cumhur İttifakı son derece önem verdiğimiz
siyasal bir mutabakat. Toplumdan gelen talebin hem Cumhur İttifakı’nı
oluşturan partilerin tabanlarından, o tabanları da aşacak şekilde
vatandaşlarımızdan gelen tepkilere baktığımızda bunun son derece
önemli karşılandığını görüyoruz. Buna dönük toplumsal talep devam
etmektedir. Cumhur İttifakı’na dönük bunun içerdiği ilkelerin
korunması, siyasal duruşun korunması, siyasal mutabakatın korunması
hususunda titiz, özenli bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Nihayetinde iki parti söz konusudur. Belli konularda ayrı görüşlerimiz
oluyor, af meselesinde olduğu gibi. Bu meseleleri Cumhur İttifakı’nın
ilkesel mutabakatı ile karıştırmamak gerekir. Her siyasi meselede
Cumhur İttifakı’nın sorgulanması gibi bir şey olmaz. Bu ittifaka dönük
olarak herkes bunun ne kadar değerli olduğunu belirtiyor. Çeşitli
görüş ayrılıkları bunu sarsmaz. Yerel seçimlerde bu ittifakın somut
bir mekanizmaya dönüşüp dönüşmeyeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Şu anda bununla ilgili somut bir mekanizma, yani ittifak yapılacak ya
da yapılmayacak, yapılacaksa şöyle bir mekanizma çerçevesinde
yapılacak şeklinde bir formül ortaya çıkmış değildir. Bu formülün
ortaya çıkmaması, olması ya da olmaması Cumhur İttifakı’nın herhangi
bir şekilde sarsılması anlamına gelmiyor. Sayın Bahçeli konuşmasında
kendilerinin bir arkadaşlarını görevlendirdiklerini, onların bir takım
ön görüşmeler yapabileceklerini söyledi. Bizde de Genel Başkan
Vekilimiz Numan Kurtulmuş ile Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan
Yardımcımız Mehmet Özhaseki görevlidir. Bu görüşmeler yapılabilir,
süreç içerisinde göreceğiz. Teknik bir mekanizma üretip üretemediğini
göreceğiz. Nihai karar ise Cumhurbaşkanımız ile Devlet Bahçeli’nin bir
araya gelmesiyle netleşecektir. Cumhur İttifakı’nın varlığı ile yerel
seçimlerde bunun nasıl bir mekanizmaya dönüşeceği konusu ayrı bir
konudur. Önümüzdeki dönemlerde bu arkadaşlarımızın görüşmeleri,
müzakereleri neticesinde ve nihai olarak Cumhurbaşkanımız ile Sayın
Bahçeli’nin bir araya geldiği bir takvimde hep beraber görmüş
olacağız. Cumhurbaşkanımız ile Sayın Bahçeli’nin görüşmesi her an
olabilir. Partiler kendi çalışmalarını yapıyor. Programlarının
uygunluğuna göre bir araya gelmeleri her an mümkündür. Heyetler kısa
bir süre içerisinde görüşebilirler. Olgunlaştıkça liderlerin bir araya
gelmesi söz konusu olacaktır. Her şey kendi ritmi içerisinde olağan
bir şekilde akıyor” ifadelerini kullandı.
Eski CHP Milletvekili Dursun Çiçek’in, “Onları iktidardan indirin
bakın biz onları nasıl yargılıyoruz diyen başsavcılar var" sözlerini
değerlendiren Çelik, “CHP Milletvekilinin açıklaması son derece vahim
bir açıklama. Türkiye’de vesayetin aslında zihinlerde nasıl
dolaştığını gösteren bir açıklama. Bununla ilgili olarak CHP’den bir
yalanlama gelmemesi de CHP’de dolaylı bir onaylamanın olduğunu
gösteriyor. Bu CHP’de Yassıada zihniyetinin ne kadar güçlü ve diri
olduğunu gösteriyor. Milli iradeye karşı bu zihniyet bu kadar diridir,
buna karşı teyakkuz içinde olmak lazım. Bu yaklaşımın hukuki bir
yaklaşım olmadığını çok net görüyoruz. Bunu yakın tarihimizde en acı
şekilde Yassıada yargılamalarında gördük. Milli iradenin seçtiği
başbakana, hükümete, bakanlara karşı kumpas kurdular, o zihniyetten
aslında utanmaları gerekirken ki yakın bir zamanda bu idamların yıl
dönümüydü. Benzer bir mantığı bu kadar fütursuzca, bu kadar rahat bir
şekilde gündeme getirmeleri, üstelik benzer kumpaslardan yakın dönemde
zarar gördüğünü söyleyen birisinin bunu gündeme getirmesi son derece
vahimdir. Bu hukuk dışı, siyaset dışı ve ahlak dışı bir tutumdur. Bu
zihniyete karşı uyanıklığımızı çok diri tutmalıyız. Şayet böyle
başsavcılar varsa yargı kurumlarının gerekli girişimleri yaparak bu
başsavcıları ortaya çıkartması görevidir. Bununla ilgili yargısal
girişimler de yapılacaktır. 15 Temmuz’daki hain darbe girişimi Türk
yargısı açısından bir dönüm noktasıdır. İlk defa yargı o gece bütün
siyasi ve hukuk tarihimizde darbeye karşı güçlü bir direniş
göstermiştir. Darbe girişimi başlar başlamaz Türkiye’nin kahraman
savcı ve hakimleri Türk milletinin iradesini korumak için derhal
harekete geçmişlerdir ve hukuk için, bu ülkenin bekası ve anayasal
düzenin korunması için darbeye karşı en güçlü direnişi gerçekleştiren
odaklardan bir tanesi olmuştur. Bu gurur vericidir. Eskisi gibi gidip
ihtilal yapanların önünde esas duruşa geçen, ihtilali selamlayan
Anayasa başkanları, hakimler ve savcılar döneminin kapandığını
gösteren çok net bir tablodur. Bu gurur duyacağımız tabloyu kirleten
bu şekilde hakim veya savcı varsa, Yassıada zihniyetini bu kadar güçlü
yaşatan varsa kuşkusuz yargının gerekli mekanizmaları çalıştırarak
bunları ortaya çıkartması bir vazifedir” diye konuştu.
CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’na verilen cezanın Yargıtay
tarafından onanmasına yönelik ise Çelik şunları söyledi:
“Yargı kararını verdi ve suçlu buldu. MİT tırları kumpası
Türkiye’nin o bölgedeki faaliyetlerini komşu ülkedeki mazlumlara sahip
çıkma faaliyetlerini bir yabancı devletin çıkarları adına engelleme
girişimidir ve Fetullahçı Terör Örgütü mensupları tarafından
yapılmıştır. Onların propagandasının yapıldığı çeşitli yayın
faaliyetleri de olmuştur. Yargı hükmünü vermiş ve suçlu bulmuştur.
Uzun süredir Türkiye’nin gündeminde olan bir meseledir. Bundan sonrası
da yine hukuk kuralları çerçevesinde seyrine devam edecektir.”
Çelik, MHP’nin Pazartesi günü Meclise sunacağı af teklifi hakkında
sorulan bir soru üzerine AK Parti’nin af konusundaki duruşunda bir
değişiklik olmadığını belirterek, “Paketi göreceğiz.
Değerlendirmelerimiz olacak ama bu daha önceki pozisyonumuzu bu
değerlendirmelere göre revize edeceğiz veya değiştireceğiz gibi bir
yaklaşımı içermiyor. Cumhurbaşkanımız bu konuda çok net konuştu. Bizim
buradaki ilkelerimizde bir değişiklik yok. Hiçbir MYK ve MKYK’da bu
konu görüşülmedi. Çünkü ilkeler açık, duruşumuzda bir değişiklik yok.
Meclise getirildiğinde uygun veya uygun olmayan taraflarını görürüz.
Şu ana kadar af kapsamının içerisine sokulmak istenen maddeler ve
gündemler konusunda aynı düşünmediğimiz ortadadır. Af konusunda aynı
yerde durmadığımız ortadadır. Pazartesi günü göreceğiz ve
değerlendirme yapacağız. Değerlendirmemiz, Cumhurbaşkanımız tarafından
açıklanan ilkeler çerçevesinde olacaktır. Ne kadar bu ilkelere uyuyor
ne kadarı uymuyor AK Parti pozisyonunu ona göre ortaya koyacaktır”
dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti
hediye, hibe kabul etmez, uçak ihtiyacı varsa bunun piyasası
neredeyse, kendi kaynaklarıyla almayı tercih etmelidir"
açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, Bahçeli’nin bu açıklamalarına
katılmadıklarını ve devletlerin birbirlerine karşılıklı jestlerinin
olabileceğini kaydetti. CHP’nin ise “hibe edildi ve taviz alındı” gibi
bir tartışma yürüttüğünü söyleyen Çelik, “Cumhurbaşkanımızın liderliği
tek cümleyle değerlendirilecekse milli meseleler konusunda Türkiye’nin
milli çıkarları konusunda kararlılık ve tavizsizlik olarak formüle
görülebilir. Bunu söyleyecekleri en son lider Cumhurbaşkanımızdır.
Cumhurbaşkanımızın liderliğinin Türkiye’nin milli çıkarları söz konusu
olduğunda yüksek bir kararlılık ve tavizsizlik olduğu açıktır. Bu
meseleyi devletlerin birbirlerine karşı jestleri temelinde
değerlendiriyoruz, herhangi bir yanlış görmüyoruz. Türkiye
Cumhuriyeti’nin malıdır. Türkiye Cumhuriyeti de dünyanın birçok
devletine çeşitli konularda, çeşitli mekanizmalarla jestlerde
bulunmaktadır. Katar dost ve kardeş bir ülkedir. Karşılıklı jestler
söz konusu olabilir. Bunun dışındaki değerlendirmelerin doğru
olmadığını söylemek isterim” açıklamasını yaptı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin CHP’nin İş Bankası
hisselerini devretmesi açıklamalarına ilişkin ise Çelik, Gazi Mustafa
Kemal Atatürk’ün her türlü mirasının Türk milletinin ortak malı
olduğunu ve herhangi bir şekilde partinin olmadığını söyledi. Çelik,
“Atatürk’ün mirasını Atatürk’ün söyledikleri konusunda doğru anlamak
lazım. CHP, Atatürk’ün doğal mirasçısı olarak görüyor kendisini. O
zaman tabii tek parti vardı ama Atatürk’ün parti meselesi üzerinden
bunu konumlandırması Türkiye’deki siyasi partiler sistemine,
Türkiye’nin siyasi partilerle yönetilmesi ilkesine yaptığı bir vurgu
olarak değerlendirmelidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasını
herhangi bir partinin uhdesinde görürsek o zaman Atatürk’e karşı
ulusal bir lider, Cumhuriyetin kurucusu gibi ilkelerle yaklaşma yerine
çok daha indirgemeci bir yaklaşım ortaya koyma şeklinde olur.
Atatürk’ün mirası bütün milletimizindir ve her türlü mirasının Türk
milleti adına devlette temsil edilmesi lazım. Herhangi bir parti de
temsil edilmesi doğru değildir. Atatürk’ün mirasına karşı yapılmış bir
haksızlıktır. Bütün partilerin tabanında bu ortak mirasa karşı bir
duyarlılık vardır. Herhangi bir partinin Atatürk’ün şu ya da yerdeki
mirasının temsilcisiyim diye bir bankada temsil edilmesi yanlış bir
meseledir. Orada sembolik olarak oturuyoruz, bu hisseleri temsil
ediyoruz, herhangi bir şekilde buradan pay almıyoruz’ diyorlar. Netice
olarak orada niye oturuyorsunuz, bir parti adına oturuyorsunuz.
Atatürk’ün mirasının Türkiye Cumhuriyeti devletinde Türk milleti adına
temsil edilmesi gerekirken bir parti şeklinde temsil edilmesi gibi
yanlış bir durum ortaya çıkartıyorsunuz. Bir partinin niye bir
bankanın yönetiminde koltuğu olur? Atatürk’e saygı gereği CHP’nin bu
pozisyonundan vazgeçmesi gerekir. Bu pozisyonu Türk milleti adına
Türkiye Cumhuriyeti devletinin pozisyonu olarak konumlandırmak
şeklinde bir dikkat göstermesi gerekir. Bunu parti meselesi haline
getiriyorlar ki Atatürk’e karşı yapılmış en büyük saygısızlıktır.
Bizce doğru tutum CHP’nin Atatürk’ün mirasına saygı gösterip Türk
milleti adına bunun Türkiye Cumhuriyeti tarafından temsil edilmesi
şeklinde bir düzenlemeyi uygun bulması ve bu şekilde temsil edilmesi
konusunda hassasiyet göstermesi gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.
“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika ziyaretinde ABD
Başkanı Trump ile görüşme gerçekleştirecek mi?” sorusuna ise Çelik, şu
cevabı verdi:
“ABD’nin BM’deki temsilcisi veya sözcüleri şöyle bir cümle
kullanıyorlar: ‘Eğer Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan veya Türkiye tarafı
Başkan Trump’tan bir randevu talep ederse biz bunu
değerlendirebiliriz.’ Böyle bir üslubu, böyle bir yaklaşımı doğru
bulmuyoruz. Herhangi bir randevu talebinde bulunulmamıştır. ABD tarafı
Cumhurbaşkanımız ile görüşmek isterse ve ABD tarafından böyle bir
talep gelirse o talebi bir görelim, bunu değerlendiririz.”

IHA

IHA




12:5396.116
Değişim :  0,87% |  829,82
Açılış :  95.462  
Önceki Kapanış :  95.286  
En Yüksek
96.316
En Düşük
95.314