ABD saldırıları sonrası İran’dan ‘Hürmüz’ resti! Petrolde korkutan kriz senaryosu
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD ve İsrail’in saldırıları nedeniyle küresel petrol arzının önemli bölümünün geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı’nı kapattı. Ticari gemi trafiğinin yoğun şekilde devam ettiği Hürmüz Boğazı’nda bazı konteyner ve gemilerin Umman Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndan ‘U’ dönüşü yaptığı görüldü. Bazı ticari gemiler Körfez’de beklemeye geçti. Peki şimdi ne olacak? Savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması petrol fiyatlarını nasıl etkileyecek? İşte yeni tahminler...

HABER MERKEZİ/ Orta Doğu’da ABD-İran ve İsrail arasında yaşanan çatışmalarla birlikte Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin durdurulması bölgede tansiyonu daha da yükseltti. Özellikle Hürmüz Boğazı dünyada toplam petrol ticaretinin %20’si, deniz yoluyla taşınan petrolün de %30’unu oluşturuyor. Peki şimdi ne olacak? Savaş sonrası petrol ve piyasalara ilişkin yeni senaryolar neler?
İstanbul Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin’in CNN Türk’e yaptığı açıklamalar şu şekilde: “ABD, İran ile masada 5 konu konuşmak istiyordu. İlki Rusya ile olan irtibatını kesmesiydi. İkincisi Çin’e petrol vermeni istemiyorum diyordu. İran buna da yanaşmadı. Üçüncüsü vekil savaşçıları meselesi... ‘Bu bölgede bu zamana kadar desteklediğin vekil savaşçıların var. Hizbullah var. Bunlarla olan irtibatını keseceksin, vekil savaşçıları üzerinden Orta Doğu’yu karıştırma stratejini sonlandıracaksın’ dedi. İran buna da yanaşmadı.
‘EN KRİTİK KOZ HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN KAPATILMASI’
Bir diğer konu ise nükleer süreç. İran ‘ben nükleer silah sahibi olma niyetinde değilim, ben nükleer enerjiden yararlanmak için yapıyorum iddiasını ortaya koyuyordu. Bir diğer konu da 2.000 kilometreye kadar ulaşan füze menzilinin 300 kilometreye indirilmesinin istenmesiydi. İran sadece nükleer meseleyi konuşmayı tercih ediyordu. İran’ın elindeki en kritik koz Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıdır.
PETROL KRİZİ KAPIDA MI? EKONOMİK ALARM UYARISI
Bütün gelişmeler 2-3 haftalık kapanma ile sonuçlanırsa, yani diyelim ki 2-3 hafta içinde İran’da Hamaney’den sonra gelecek yeni lider ABD ile anlaşmaya karar verdi. O zaman 2-3 haftalık kapanmada petrol 85-90 doları bulur. Geçici şok yaşanır.
Petrol krizi kapıdan içeri girmiş durumda. 3 ay boyunca Hürmüz Boğazı’nın kullanılamayacak hale gelmesi dünya ekonomisi için bir ekonomik alarm seviyesidir.
Diyelim ki çatışma devam etti. Hürmüz Boğazı’ndaki kriz 3 ay sürdü. Bu 3 aylık kriz petrol fiyatlarının 90 doların üzerine kalıcı şekilde oturması anlamına gelir. Dünya ekonomisindeki büyümeyi ve 0.5-1 puan kayıp olarak etkileyebilir.
Diyelim ki ABD-İsrail-İran gerginliği üç ayı da aştı. Yeni göreve gelecek dini lider diyelim ki Hamaney’den daha sert tutum içerisine girdi. 'İran asla geri adım atmayacaktır' anlamında bir tutum söz konusu oldu. Böyle bir durumda eğer bu gerginlik 3 ayı aşarsa korkarım ki ham petrol fiyatları 100-110 dolar bandına oturur.”
HAM PETROL FİYATLARINDA 10 DOLARIN ÜZERİNDE ARTIŞ BEKLENİYOR
Öte yandan Washington Arap Körfez Ülkeleri Enstitüsü Misafir Öğretim Üyesi Kate Dourian, AA muhabirine doğrudan askeri çatışmaya geçilmesinin piyasa hesaplamalarını değiştirdiğini söyledi.
Dourian, piyasaların pazartesi günü sert tepki vermeye hazırlandığını belirterek, "Asya piyasaları açıldığında ham petrol fiyatlarında 10 dolar ve üstünde artış olabilir. Nihai etki, gelişmelerin piyasa açılışına kadar nasıl ilerleyeceğine bağlı olacak." dedi.
İran'ın olası misilleme saldırılarının yukarı yönlü fiyat baskısını artırabileceğini ifade eden Dourian, Tahran'ın İsrail, ABD ve bölgedeki müttefik hedeflere saldırılar düzenlediğini ancak enerji altyapısına yönelik füze saldırısı riskinin tamamen ortadan kalkmadığını söyledi.
Dourian, Hürmüz Boğazı'nın ticari gemilere geçiş uyarılarının petrol piyasaları açısından kritik önem taşıdığının altını çizerek, "Hürmüz Boğazı, Katar'ın LNG ihracatının da ana çıkış noktası konumunda. ABD'nin büyük askeri üssüne ev sahipliği yapan El-Udeid Hava Üssü'nün bulunduğu Katar'ın da misilleme saldırılarının hedefi olma riski, LNG yüklemelerinde önleyici tedbirlerin artmasına ve LNG fiyatlarında sıçramaya neden olabilir." değerlendirmesinde bulundu.
Washington'dan gelen siyasi mesajların da piyasadaki belirsizliği artırdığına işaret eden Dourian, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şu aşamada Orta Doğu petrol üretimi veya ihracatında büyük ölçekli kesinti doğrulanmış değil. Körfez üreticileri, üretime normal şekilde devam ederken ana ihracat terminalleri faaliyetlerini sürdürüyor ancak piyasaların hassasiyeti, arz kesintilerine karşı tampon kapasitenin sınırlı olmasından kaynaklanıyor. Küresel yedek üretim kapasitesinin büyük bölümü, Körfez bölgesinde yoğunlaşmış durumda. Tanker trafiğindeki yavaşlama bile piyasaları sıkılaştırabilir. Asya pazarları, özellikle hızlı etkilenecek. Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler, Körfez petrolüne büyük ölçüde bağımlı. Asıl belirleyici unsur, İran'ın sonraki adımları olacak."
BRENT PETROLDE YÜZDE 50'YE VARAN ARTIŞ SENARYOSU
George Mason Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Enerji Uzmanı Umud Shokri de Hürmüz Boğazı’nın kapatılması durumunda piyasaların ilk aşamada güçlü volatilite ve sert fiyat artışlarıyla tepki vereceğine dikkati çekerek, "Arz korkuları erken dönemde baskın olacağı için Brent petrol fiyatı, başlangıçta yüzde 20-50 aralığında yükselebilir." görüşünü paylaştı.
Shokri, stratejik rezervlerin kullanılmasının piyasa şokunu kısmen azaltabileceğini ancak panik alımları, spekülatif hareketler ve jeopolitik risk primini tamamen ortadan kaldıramayacağını vurgulayarak, "Alternatif arz kanalları devreye girerse zamanla fiyatlar dengelenebilir ancak kısa vadede hedge işlemleri ve belirsizlik dalgalanmayı artırabilir." değerlendirmesinde bulundu.
Boğazın kapanmasıyla petrol ve LNG arz kesintilerinin kısa vadede fiyatları 100-150 dolar bandına taşımasının ABD'de benzin fiyatlarını ve enflasyon beklentilerini artıracağını anlatan Shokri, "ABD'de benzin fiyatları, mevcut seviyelere göre galon başına yaklaşık 1-2 dolar veya daha fazla artabilir. Bu durum taşımacılık ve üretim maliyetlerini yükselterek ekonomi genelinde baskı oluşturur. Enflasyon beklentilerinin yükselmesi, ABD Merkez Bankasının daha sıkı para politikasını daha uzun süre sürdürme baskısıyla karşılaşmasına neden olabilir. Etkiler tüketici harcamalarına, gıda ve sanayi ürünleri fiyatlarına da yayılabilir." diye konuştu.
Shokri, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının savaşın askeri ve diplomatik gidişatını da etkileyeceğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Boğazın kapatılması, özellikle ABD ve müttefiklerinin geçişi yeniden açmak için harekete geçmesi halinde daha geniş çaplı askeri müdahale olasılığını artırabilir. Aynı zamanda yükselen petrol fiyatları, enflasyon ve büyük ekonomilerde resesyon riski gibi küresel ekonomik etkiler, diplomatik baskıyı artırarak gerilimin azaltılması yönünde baskı oluşturabilir. Böylece kısa vadede askeri tırmanış, sonrasında ise ekonomik maliyetler arttıkça ateşkes yönünde uluslararası baskı artabilir."





