Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan düşüş yatırımcıların kafasını karıştırırken, gözler yeni haftada piyasaların vereceği mesaja çevrildi. İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Elif Kaya, CNN Türk yayınında altın, borsa ve küresel ekonomiye ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kaya, altındaki geri çekilmenin nedenlerini açıklarken, "Merkez bankalarının alımları sürüyor. Bu nedenle altının yeniden yükselişe geçme ihtimali güçlü" ifadelerini kullandı.
SAVAŞA RAĞMEN ALTIN FİYATI NEDEN GERİLEDİ?
Altın fiyatlarının savaş döneminde yatırımcıları şaşırttığını belirten Dr. Elif Kaya, son günlerde fiyatların savaş öncesindeki seviyelere kadar gerilediğine dikkat çekti. Bu durumun temel nedeninin ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası olduğunu vurgulayan Kaya, ABD'de yüksek gelen enflasyon, artan petrol fiyatları ve Fed'in faizleri yüksek seviyede tutmasının altın üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
Kaya'ya göre savaş bir taraftan jeopolitik riskleri artırarak altını desteklerken, diğer taraftan yükselen faizler yatırımcıyı dolara ve tahvillere yönlendirdi. Böylece piyasada iki farklı güç aynı anda etkili oldu.
"Bir tarafta küresel riskler altını yukarı çekiyor, diğer tarafta Fed'in yüksek faiz politikası yatırımcıyı dolara yöneltiyor. Likidite ihtiyacı da artınca altından çıkışlar hızlandı ve fiyatlarda geri çekilme gördük." dedi.
YENİ HAFTADA ALTIN YENİDEN YÜKSELİŞE GEÇER Mİ?
Yatırımcıların en çok merak ettiği soruya da yanıt veren Kaya, yeni haftadaki yönün büyük yatırımcıların alacağı pozisyona bağlı olacağını söyledi. Büyük yatırımcıların piyasadaki yönü belirlediğini ifade eden Kaya, küçük yatırımcıların ise çoğu zaman onları takip ettiğini belirtti.
"Büyük yatırımcı piyasadan çıktığında küçük yatırımcı da panikle satış yapıyor. Bu nedenle düşüşler daha da hızlanıyor. Son dönemde oluşan düşüş trendi de yatırımcıların sürekli düşüş beklemesine neden oldu." değerlendirmesinde bulundu.

'MERKEZ BANKALARI ALTIN ALMAYA DEVAM EDİYOR'
Dr. Elif Kaya'ya göre altın açısından en önemli göstergelerden biri merkez bankalarının rezerv politikası. Doların halen güçlü görünmesine rağmen uzun vadede güven sorununun devam ettiğini belirten Kaya, birçok merkez bankasının altın alımlarını sürdürdüğünü söyledi.
"Fed'in faizleri yüksek tutması ve ABD tahvillerinin cazibesini koruması halinde dolar güçlü kalabilir. Ancak bu tablo tersine dönerse altın yeniden güç kazanabilir. Çin ve Türkiye başta olmak üzere birçok merkez bankası altın rezervlerini artırmaya devam ediyor." ifadelerini kullandı.
'ALTIN YENİDEN YÜKSELEBİLİR ANCAK BİRAZ DAHA BEKLEMEK FAYDALI OLABİLİR'
Altın almak isteyen yatırımcılara da önemli mesaj veren Kaya, mevcut düşüşün henüz tamamen sona erdiğinin söylenemeyeceğini belirtti.
"Düşüş trendinin tamamlanıp tamamlanmadığı henüz net değil. Bu nedenle biraz daha beklenebilir. Ancak merkez bankalarının alımları sürdüğü için orta ve uzun vadede altının yeniden yükselişe geçmesini bekliyoruz. Çok sayıda uluslararası rapor da bu beklentiyi destekliyor." dedi.
Kaya, bazı büyük yatırım şirketlerinin daha kötümser tahminlerde bulunduğunu ancak genel beklentinin altının yeniden toparlanacağı yönünde olduğunu ifade etti.
"ABD KAZANDI DİYEMEYİZ"
Programda ABD'nin İran politikası ve savaşın ekonomik sonuçları da gündeme geldi. Dr. Elif Kaya, savaşın ABD devleti açısından ekonomik kazanç sağlamadığını savunurken, bundan en fazla büyük sermaye gruplarının yararlandığını söyledi.
"ABD kazandı diyemeyiz. Kazanan, büyük sermaye grupları oldu. Ancak onların kazancı ABD hazinesine aynı şekilde yansımıyor. Vergi yükünü daha çok sıradan vatandaş taşıyor. ABD sadece kendi operasyonlarını değil, İsrail'in yürüttüğü savaşın maliyetlerini de finanse ediyor." değerlendirmesinde bulundu.
'PİYASALARDAKİ BÜYÜK HAREKETLERİ SERMAYE GRUPLARI YÖNLENDİRİYOR'
Kaya, piyasalarda yaşanan sert hareketlerin arkasında büyük fonların bulunduğunu belirterek küçük yatırımcıların panik işlemlerinden kaçınması gerektiğini söyledi.
"Büyük yatırımcı satış yaptığında küçük yatırımcı da panik oluyor. Daha sonra yeniden alım yaptıklarında fiyatlar yükseliyor ve en tepeden tekrar satış yapabiliyorlar. Bu süreçte en büyük kaybı küçük yatırımcı yaşıyor." ifadelerini kullandı.
YATIRIMCILAR NELERE DİKKAT ETMELİ?
Küresel belirsizliklerin devam ettiğini söyleyen Kaya, yatırımcıların tek bir yatırım aracına bağlı kalmaması gerektiğini vurguladı.
Özellikle kısa vadeli yatırım yapanların portföylerini çeşitlendirmesini öneren Kaya, faiz, döviz ve altının birbirini dengeleyebileceğini söyledi.
"Bir alanda zarar ederseniz diğer alandaki kazanç bunu telafi edebilir. Bu nedenle sepet yapmak yani portföyü çeşitlendirmek bugünlerde en doğru strateji." dedi.
BORSADA HANGİ SEKTÖRLER ÖNE ÇIKIYOR?
Dr. Elif Kaya, uzun vadede potansiyel gördüğü sektörleri de sıraladı.
Buna göre; Yapay zeka teknolojileri, güvenilir teknoloji şirketleri, enerji sektörü, savunma sanayii, yenilenebilir enerji, rüzgar türbini ve yeşil dönüşüm yatırımları yapan şirketler, önümüzdeki dönemde büyüme potansiyeli taşıyan alanlar arasında yer alıyor.
Kaya, özellikle yeşil dönüşüm sürecinin dünya genelinde devam ettiğini ve bu nedenle bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin uzun vadede avantaj sağlayabileceğini ifade etti.

BORSAYA YENİ GİRECEK YATIRIMCILARA KRİTİK TAVSİYE
Borsaya yeni adım atacak yatırımcıların yalnızca hisse grafiğine bakarak karar vermemesi gerektiğini söyleyen Kaya, güvenilir kurumların hazırladığı analiz raporlarının incelenmesini önerdi.
Bankaların ve uluslararası finans kuruluşlarının raporlarının yatırım kararlarında önemli yol göstericiler olduğunu belirten Kaya, tek bir kaynağa bağlı kalınmaması gerektiğini ifade etti.
KALDIRAÇLI İŞLEMLER İÇİN UYARDI
Konuşmasının sonunda özellikle dar gelirli yatırımcılara seslenen Dr. Elif Kaya, yüksek kazanç vaat eden yatırım araçlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
"Küresel risklerin bu kadar yüksek olduğu dönemlerde her şey bir anda tersine dönebilir. Özellikle borçlanarak yapılan kaldıraçlı işlemler çok büyük risk taşıyor. Bir yatırım aracı olağanüstü yüksek kazanç vaat ediyorsa orada mutlaka dikkat edilmesi gereken bir durum vardır. Getirisi ne kadar yüksekse riski de o kadar büyüktür." uyarısında bulundu.