04.08.2026 - 07:47 | Son Güncellenme:
Küresel piyasalarda jeopolitik riskler ve ABD ekonomisine ilişkin veri gündemi altın fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Haftanın ikinci işlem gününde değer kazanan altın, yatırımcıların güvenli liman talebini korumasıyla birlikte sınırlı bir yükseliş kaydetti.
ABD ile İran arasında olası görüşmelere yönelik karşılıklı ve çelişkili açıklamalar piyasalardaki belirsizliği artırırken, yatırımcılar bu hafta ABD’de açıklanacak istihdam verilerini yakından takip ediyor.
Spot altın, yüzde 0,2 oranında yükselerek ons başına 4.059,81 dolar seviyesine çıktı. Altındaki yükseliş sınırlı kalırken fiyatların kritik seviyelerin üzerinde tutunması dikkat çekti.
PİYASALAR ABD İSTİHDAM VERİLERİNE ODAKLANDI
Altın yatırımcılarının bu haftaki en önemli gündem maddesini ABD’den gelecek istihdam verileri oluşturuyor. Verilerin, ABD ekonomisinin gücü ve ABD Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemde izleyeceği faiz politikasına ilişkin önemli sinyaller vermesi bekleniyor.
Piyasalar ilk olarak gün içerisinde açıklanacak JOLTS açık iş pozisyonları verisini takip edecek. Çarşamba günü ADP özel sektör istihdam raporu, cuma günü ise haftanın en kritik verilerinden biri olan tarım dışı istihdam rakamları yayımlanacak.
İstihdam piyasasında görülebilecek olası bir zayıflama, ABD dolarında değer kaybına neden olabilir. Doların zayıflaması ise diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından altını daha uygun hale getirerek fiyatların yükselmesini destekleyebilir.
Buna karşılık istihdam piyasasının güçlü kalması, Fed’in sıkı para politikasını sürdürmesine yönelik beklentileri artırabilir. Böyle bir senaryonun dolar ve tahvil faizlerini güçlendirerek altın üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
“ALTIN KONSOLİDASYON SÜRECİNDE”
Mumbai merkezli Kedia Commodities Direktörü Ajay Kedia, altın piyasasında şu anda belirgin bir yön arayışı bulunduğunu söyledi.
Altının bir konsolidasyon döneminden geçtiğini belirten Kedia, ABD iş gücü piyasasında zayıflama görülmesi durumunda doların baskı altında kalabileceğini ifade etti.
Kedia, doların değer kaybetmesinin altın fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgasını beraberinde getirebileceğini söyledi. Ancak yatırımcıların önemli ekonomik veriler açıklanmadan önce büyük pozisyonlar almaktan kaçındığına dikkat çekildi.
TRUMP’TAN İRAN’A “SON ŞANS” MESAJI
Altın fiyatlarının yönü üzerinde etkili olan bir diğer önemli gelişme ise ABD ile İran arasındaki gerilim oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile görüşmelerin sürdüğünü belirterek Tahran yönetimine dikkat çeken bir mesaj verdi. Trump, olası bir anlaşmanın İran’ın beş aydır devam eden savaşı sona erdirmesi için “son şansı” olabileceğini söyledi.
İran yönetimi ise Trump’ın açıklamalarını reddetti. Tahran, ABD ile herhangi bir müzakere yürütülmediğini ve planlanmış bir görüşme bulunmadığını açıkladı.
İki ülke tarafından yapılan birbirinden farklı açıklamalar, piyasalardaki belirsizliği artırdı. Yatırımcılar, görüşmelerin gerçekten başlayıp başlamayacağını ve bölgedeki çatışmaların sona ermesine yönelik bir anlaşma ihtimalinin güçlenip güçlenmeyeceğini yakından izliyor.
JEOPOLİTİK RİSKLER ALTINI DESTEKLİYOR
ABD ile İran arasındaki çatışmaların devam etmesi, enerji piyasalarında da fiyatların yükselmesine neden oluyor. Enerji maliyetlerindeki artış, küresel enflasyonun yeniden güçlenebileceğine yönelik endişeleri artırıyor.
Yüksek enerji fiyatlarının üretim ve ulaşım maliyetlerine yansıması, birçok ülkede fiyat baskılarının uzun süre devam etmesine yol açabilir. Bu gelişme, merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelemesine veya yeniden faiz artırımlarına yönelmesine neden olabilir.
Normal şartlarda yüksek faiz oranları, faiz getirisi bulunmayan altın açısından olumsuz bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak savaş, siyasi belirsizlik ve ekonomik risklerin arttığı dönemlerde güvenli liman talebi altın fiyatlarını destekleyebiliyor.
Bu nedenle piyasalar, bir yandan jeopolitik risklerin altına sağladığı desteği, diğer yandan yüksek faiz beklentilerinin oluşturduğu baskıyı fiyatlıyor.
FED İÇİN FAİZ ARTIRIMI BEKLENTİSİ GÜÇLENDİ
ABD Merkez Bankası’nın son toplantısında politika faizini sabit tutmasının ardından piyasalarda eylül ayına yönelik faiz beklentileri yeniden şekillenmeye başladı.
Para piyasalarında Fed’in eylül ayında faiz artırımına gitme ihtimali yaklaşık yüzde 65 seviyesinde fiyatlanıyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş ve enflasyon baskılarının yeniden güçlenme ihtimali, bu beklentinin artmasında etkili oluyor.
Yatırımcılar, ABD’den gelecek istihdam ve enflasyon verilerinin Fed’in kararlarında belirleyici olacağını düşünüyor. Özellikle ücret artışlarının yüksek seyretmesi ve iş gücü piyasasının güçlü kalması, faiz artırımı ihtimalini daha da güçlendirebilir.
İstihdam piyasasında sert bir yavaşlama yaşanması halinde ise Fed’in faiz artırımı konusunda daha temkinli hareket edebileceği değerlendiriliyor.
FED YETKİLİSİNDEN ENFLASYON AÇIKLAMASI
New York Fed Başkanı John Williams, enflasyon görünümüne ilişkin yaptığı değerlendirmede fiyat baskılarının zaman içerisinde kademeli olarak hafifleyeceği konusunda iyimser olduğunu söyledi.
Williams, enflasyondaki düşüşün beklendiği şekilde gerçekleşmemesi halinde Fed’in gerekli adımları atmaktan çekinmeyeceğini belirtti. Fed’in fiyat istikrarını sağlama konusunda kararlı olduğunu vurgulayan Williams, ihtiyaç duyulması halinde faiz artırımı seçeneğinin gündeme gelebileceğinin sinyalini verdi.
Bu açıklamalar, piyasalarda faizlerin daha uzun süre yüksek seviyelerde kalabileceği beklentisini güçlendirdi. Tahvil faizleri ile doların seyri, önümüzdeki günlerde altın fiyatlarının yönü açısından yakından takip edilecek.
CITI’DEN ALTIN İÇİN 5 BİN DOLAR TAHMİNİ
Uluslararası finans kuruluşu Citi de altın piyasasına ilişkin yeni tahminlerini paylaştı.
Citi tarafından yayımlanan analiz notunda, altın fiyatlarının önümüzdeki bir aylık dönemde yatay hareket edebileceği veya sınırlı bir gerileme yaşayabileceği belirtildi.
Banka, kısa vadeli dalgalanmaların ardından altının yeniden yükselişe geçebileceğini öngördü. Citi’ye göre ons altın, yılın dördüncü çeyreğinde 4.500 dolar seviyesine ulaşabilir.
Raporda, altının gelecek yılın ilk yarısında ise 5 bin dolar seviyesine kadar yükselebileceği tahminine yer verildi.
Citi’nin yükseliş beklentisinin arkasında merkez bankalarının altın alımları, jeopolitik belirsizlikler, yatırımcıların güvenli liman talebi ve küresel ekonomiye ilişkin risklerin bulunduğu belirtildi.
GÜMÜŞ, PLATİN VE PALADYUM DA YÜKSELDİ
Altındaki sınırlı yükseliş diğer değerli metallere de yansıdı.
Spot gümüş yüzde 1 oranında değer kazanarak ons başına 58,74 dolara yükseldi. Platin yüzde 1,2 artışla 1.646,59 dolar seviyesine çıkarken paladyum da yüzde 1,2 yükselerek 1.279,55 dolardan işlem gördü.
Değerli metallerdeki yükselişte güvenli liman talebinin yanı sıra sanayi sektöründen gelen talep beklentileri de etkili oldu.
Piyasalarda bundan sonraki süreçte ABD’den açıklanacak istihdam rakamları, Fed yetkililerinin mesajları, dolar endeksi, tahvil faizleri ve ABD-İran hattındaki gelişmeler altının yönü üzerinde belirleyici olacak.