19.08.2026 - 07:53 | Son Güncellenme:
Altın fiyatları, salı günü yaşanan yaklaşık yüzde 2’lik düşüşün ardından çarşamba günü kayıplarının bir bölümünü telafi etmeye çalıştı. Spot altın yüzde 0,2 yükselişle ons başına 4.342,33 dolar seviyesine çıktı. Aralık vadeli ABD altın kontratlarında ise farklı bir görünüm izlendi. Kontratlar yüzde 0,6 gerileyerek 4.396,30 dolar seviyesinde işlem gördü.
TAHVİL FAİZLERİNDEKİ GERİ ÇEKİLME ALTINA NEFES ALDIRDI
Son dönemde küresel piyasalarda tahvil getirilerinde yaşanan hızlı yükseliş, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde önemli bir baskı oluşturuyordu. Ancak ABD Hazine tahvili getirilerinin son yüksek seviyelerinden geri çekilmesiyle birlikte altının üzerindeki baskı bir miktar hafifledi.
Küresel tahvil piyasalarında görülen satış dalgasının ardından getirilerde yaşanan yön değişimi, yatırımcıların güvenli liman arayışını yeniden gündeme getirdi. Özellikle Fed’in önümüzdeki dönemde nasıl bir para politikası izleyeceğine ilişkin beklentiler, altının kısa vadeli yönü açısından kritik önem taşıyor.
PİYASALAR FED TUTANAKLARINA KİLİTLENDİ
Yatırımcıların yakından takip ettiği en önemli gelişmelerden biri, ABD Merkez Bankası’nın son faiz toplantısına ilişkin tutanakların yayımlanması olacak.
Tutanaklarda Fed üyelerinin enflasyon, ekonomik büyüme, istihdam ve faiz politikasına ilişkin değerlendirmeleri aranacak. Özellikle faizlerin mevcut seviyelerde ne kadar süre tutulabileceğine yönelik mesajların altın fiyatlarında yeni bir hareketliliğe neden olabileceği değerlendiriliyor.
Piyasalar, Fed’in önümüzdeki aylarda faiz artırımı konusunda nasıl bir yol izleyeceğini anlamaya çalışırken açıklanacak her yeni veri yatırımcıların fiyatlamalarını değiştirebiliyor.
ORTA DOĞU GERİLİMİ YENİDEN FİYATLAMALARA GİRDİ
Altın piyasasında yalnızca para politikası değil, jeopolitik gelişmeler de yakından takip ediliyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ve Hürmüz Boğazı konusunda yaptığı açıklamalar piyasalardaki belirsizliği artırdı.
Trump, İran ile herhangi bir görüşmenin yapılmadığını ve Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu ifade etti. İran cephesinden gelen açıklamalarda ise kritik deniz yolunun gemi trafiğine kapalı olduğu öne sürüldü.
Taraflardan gelen farklı açıklamalar, yaklaşık altı aydır devam eden çatışmaların sona erdirilmesine yönelik diplomatik çözüm beklentilerini zayıflattı. Bölgedeki gerilimin sürmesi özellikle petrol piyasasında yukarı yönlü baskının artmasına neden oldu.
Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji taşımacılığı açısından kritik bir konumda bulunması, bölgeden gelecek her açıklamanın petrol fiyatlarında sert hareketlere yol açmasına neden oluyor.
ENERJİ FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ YENİ ENFLASYON ENDİŞESİ YARATIYOR
Petrol ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, Fed’in faiz politikası açısından da önemli bir risk olarak görülüyor. Enerji maliyetlerinin artması, tüketici fiyatlarının yeniden yukarı yönlü hareket etmesine neden olabilir.
ABD ekonomisinde son dönemde istihdam kayıpları görülmesi, enflasyonun daha ılımlı seyretmesi ve temmuz ayı perakende satışlarının zayıf gelmesi ekonomik büyümeye ilişkin soru işaretlerini artırmıştı.
Ancak enerji fiyatlarının yüksek kalması durumunda enflasyonla mücadelede beklenen rahatlamanın gecikebileceği değerlendiriliyor. Böyle bir senaryo, Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek seviyelerde tutmasına hatta yeniden faiz artırımını gündemine almasına neden olabilir. Bu ihtimal altın piyasası açısından kritik önem taşıyor.
YÜKSEK FAİZ ALTININ ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGELLERDEN BİRİ
Altın tarihsel olarak enflasyona karşı korunma araçlarından biri olarak görülüyor. Ancak yüksek faiz ortamı değerli metal açısından önemli bir dezavantaj yaratıyor.
Faizlerin yükselmesiyle birlikte ABD tahvilleri gibi faiz getirisi sağlayan yatırım araçlarının cazibesi artıyor. Altın ise yatırımcısına düzenli faiz getirisi sunmadığı için yüksek faiz dönemlerinde baskı altında kalabiliyor.
Bu nedenle yatırımcılar yalnızca enflasyon rakamlarını değil, Fed’in faiz politikasına ilişkin vereceği mesajları da dikkatle takip ediyor.
EYLÜL TOPLANTISINA İLİŞKİN BEKLENTİLER DEĞİŞİYOR
CME FedWatch Tool verilerine göre yatırımcıların Fed’in eylül ayında alacağı karara yönelik beklentilerinde faizlerin sabit tutulması senaryosu öne çıkıyor.
Piyasalarda Fed’in eylül toplantısında faizleri değiştirmeme ihtimali yüzde 65 seviyesinde fiyatlanırken, faiz artırımı ihtimali yüzde 35 olarak değerlendiriliyor.
Bu oranlarda yaşanabilecek değişimler özellikle dolar, tahvil getirileri ve altın fiyatlarında oynaklığın artmasına yol açabilir.
Fed tutanaklarının beklenenden daha şahin mesajlar içermesi durumunda tahvil getirilerinin yeniden yükselmesi ve altının baskı altında kalması mümkün. Daha güvercin ifadelerin öne çıkması halinde ise değerli metalde yukarı yönlü hareket güç kazanabilir.
GÜMÜŞ GERİLEDİ, PLATİN YÜKSELDİ
Değerli metal piyasasında altının yanı sıra gümüş, platin ve paladyum fiyatlarında da hareketlilik yaşandı. Spot gümüş yüzde 0,5 değer kaybederek ons başına 62,99 dolara geriledi. Platin ise yüzde 0,3 yükselişle 1.717,03 dolar seviyesine çıktı. Paladyum yüzde 0,3 düşüş yaşayarak 1.286,73 dolardan işlem gördü.
Piyasalarda bundan sonraki süreçte Fed’in toplantı tutanakları, ABD tahvil getirilerinin seyri, enerji fiyatlarındaki hareketlilik ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler altın fiyatlarının yönünü belirleyecek başlıca unsurlar arasında yer alacak. Özellikle Fed’den gelecek faiz mesajları, altında yeni ve daha sert fiyat hareketlerinin kapısını aralayabilir.