UzmanparaAltında düşüş sürecek mi? Yatırımcıları ilgilendiren 4 kritik tarih

Altında düşüş sürecek mi? Yatırımcıları ilgilendiren 4 kritik tarih

03.10.2026 - 14:57 | Son Güncellenme:

Altın fiyatlarında iki haftadır süren gerilemenin ardından gözler yeni haftanın takvimine çevrildi. Ons altında 4 bin dolar sınırı yeniden konuşulurken, 5, 7, 8 ve 9 Ekim’de takip edilecek veriler ve Fed mesajları fiyatların yönü açısından belirleyici olabilir. Gram altında ise dolar/TL’nin seyri de yakından izlenecek.

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Altında düşüş sürecek mi Yatırımcıları ilgilendiren 4 kritik tarih

Milliyet.com.tr/Haber MerkeziAltın piyasası, üst üste gelen haftalık kayıpların ardından yoğun bir veri gündemine hazırlanıyor. Yükselen ABD tahvil faizleri, güçlenen dolar ve petrol fiyatlarının beslediği enflasyon endişeleri, değerli metal üzerindeki baskının merkezinde yer alıyor. ABD’de istihdamın beklentilerin altında kalması ise bu baskıyı tamamen dağıtmaya yetmedi.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Paylaşılan haftalık piyasa verilerine göre ons altın, 28 Eylül–2 Ekim dönemini yüzde 3,4 düşüşle, 4 bin 100 dolar seviyesinin hemen üzerinde tamamladı. Böylece altın, ikinci haftayı da kayıpla kapatarak yeni haftaya toparlanma arayışıyla girdi.

Şimdi piyasaların önünde birbirinden önemli dört gün bulunuyor. Hizmet sektöründeki fiyat hareketlerinden Fed üyelerinin değerlendirmelerine, işsizlik başvurularından tüketicilerin enflasyon beklentilerine kadar birçok başlık, altının yön arayışında öne çıkacak.

Haberin Devamı

ALTININ YENİ HAFTA TAKVİMİNDE DÖRT TARİH ÖNE ÇIKIYOR

Yeni haftada ilk önemli veri 5 Ekim Pazartesi günü açıklanacak ABD ISM hizmetler endeksi olacak. Ardından 7 Ekim’de Fed’in eylül toplantısına ilişkin tutanakları, 8 Ekim’de merkez bankası mesajları ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları takip edilecek. Haftanın son önemli başlığı ise 9 Ekim’de Michigan Üniversitesi tüketici güveni olacak.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Bu takvimde açıklanacak rakamlar kadar, rakamların faiz beklentilerini nasıl değiştireceği de önem taşıyor. Altında kalıcı bir toparlanma arayışı sürerken piyasalar, ABD ekonomisindeki yavaşlama ile enflasyon baskısı arasındaki dengeyi anlamaya çalışacak.

Haberin Devamı

Özellikle fiyat artışlarının devam ettiğine işaret eden göstergeler, yüksek faiz beklentisini canlı tutabilir. İstihdamdaki zayıflamanın belirginleşmesi ise Fed’in daha temkinli davranacağı yönündeki beklentileri destekleyebilir.

5 EKİM: HİZMET SEKTÖRÜNDEN GELECEK SİNYAL BEKLENİYOR

Pazartesi günü TSİ 17.00’de yayımlanması beklenen ISM hizmetler endeksi, haftanın ilk önemli sınavı olacak. Verinin genel görünümünün yanında istihdam ve fiyat alt endeksleri de yakından izlenecek.

Haberin Devamı

Hizmet sektöründe fiyat baskısının güçlendiğini gösteren bir sonuç, enflasyon endişelerini artırarak tahvil getirilerinin yükselmesine neden olabilir. Böyle bir gelişme, geçen hafta faiz ve dolar baskısıyla gerileyen altının toparlanmasını zorlaştırabilir.

Buna karşılık istihdamda daha zayıf, fiyatlarda ise daha ılımlı bir tablo ortaya çıkması, Fed’in ekim toplantısında beklemede kalacağı beklentisini güçlendirebilir. Bu nedenle pazartesi günkü açıklama, haftanın geri kalanında izlenecek veriler için de önemli bir başlangıç oluşturacak.

Haberin Devamı

7 EKİM: FED TUTANAKLARINDA FAİZİN İPUÇLARI ARANACAK

Çarşamba günü piyasaların odağında, Fed’in 15–16 Eylül toplantısına ilişkin tutanakları bulunacak. Fed’in düzenli toplantı tutanaklarını karar tarihinden üç hafta sonra yayımlama uygulaması, 7 Ekim tarihine işaret ediyor. 

Yatırımcılar, üyelerin enflasyon ve iş gücü piyasasına nasıl baktığını anlamaya çalışacak. Petrol fiyatlarındaki yükselişin değerlendirmelere ne ölçüde yansıdığı ve faiz politikasına ilişkin görüş ayrılıkları da dikkatle okunacak.

Tutanaklar yeni bir faiz kararı içermese de kararın arkasındaki tartışmaları ortaya koyacak. Enflasyon kaygılarının ağırlık kazanması ile istihdamdaki yavaşlamanın öne çıkarılması, piyasalarda farklı beklentiler oluşturabilecek.

8 EKİM: HEM FED MESAJLARI HEM İŞSİZLİK BAŞVURULARI TAKİPTE

Perşembe günkü gündemde, kaynak metinde belirtilen Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller’ın İstanbul’daki ekonomik forum konuşması ve ABD haftalık işsizlik maaşı başvuruları yer alıyor.

Haberin Devamı

Waller’ın para politikasına ilişkin değerlendirmelerinde, enflasyonla mücadele ve ekonomik yavaşlama arasında nasıl bir denge kurduğu izlenecek. Faizlerin geleceğine yönelik ifadeleri, piyasaların Fed beklentilerini yeniden şekillendirebilecek başlıklar arasında bulunuyor.

Aynı gün açıklanacak işsizlik maaşı başvuruları ise iş gücü piyasasındaki son duruma ilişkin yeni bir gösterge sunacak. Eylül ayının zayıf istihdam verisinin ardından bu açıklama, yavaşlamanın devam edip etmediğini görmek açısından önem taşıyacak.

9 EKİM: TÜKETİCİNİN ENFLASYON BEKLENTİSİ GÜNDEMDE

Haftanın son işlem gününde Michigan Üniversitesi tüketici güveni açıklanacak. Piyasalar, tüketicilerin ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinin yanı sıra kısa ve uzun vadeli enflasyon beklentilerine odaklanacak.

Beklentilerdeki yükseliş, fiyat baskılarının kalıcılığına ilişkin endişeleri besleyebilir. Daha ılımlı bir görünüm ise Fed’in faiz politikasına yönelik değerlendirmelerde farklı bir tablo oluşturabilir.

Haberin Devamı

Bu nedenle cuma günkü veri, yalnızca tüketici güveninin artıp azaldığını göstermekle sınırlı kalmayacak. Tahvil faizleri ve dolar üzerinden altın fiyatlarına yansıyabilecek mesajları da beraberinde getirecek.

ZAYIF İSTİHDAM ALTINA NEDEN YETMEDİ?

Geride kalan haftada ABD’den gelen istihdam rakamları, ekonomik yavaşlama tartışmalarını güçlendirdi. Eylül ayında tarım dışı istihdam 29 bin kişi artarak yaklaşık 90 bin kişilik beklentinin altında kaldı. İşsizlik oranı yüzde 4,2’ye yükselirken, saatlik kazançlardaki aylık artış yüzde 0,1 oldu. 

Bu görünüm, ekim ayında faiz artışı beklentisini zayıflattı. Ancak altın fiyatlarında kalıcı bir yükseliş için yeterli olmadı. Ons altının 4 bin 200 dolar üzerinde tutunamaması, piyasada tahvil getirileri ve doların etkisinin sürdüğünü gösterdi.

Ağustos ayına ilişkin JOLTS verisinde açık iş sayısının yaklaşık 7,1 milyon olması da iş gücü talebindeki soğumayı destekledi. Buna rağmen yıl bitmeden yeni bir faiz artışı ihtimalinin tamamen ortadan kalkmaması, altındaki toparlanmanın önündeki başlıklardan biri olarak kaldı.

PETROLDEKİ YÜKSELİŞ ALTININ HESABINI DEĞİŞTİRDİ

Haftanın başında petrol fiyatlarının yükselmesi, piyasalarda enflasyon endişelerini yeniden öne çıkardı. ABD tahvil getirileri ve doların birlikte güçlenmesiyle ons altın 4 bin 110 dolar seviyesine kadar geriledi.

Jeopolitik risklerin destekleyebileceği güvenli liman talebi, enerji kaynaklı enflasyon ve yüksek faiz beklentisinin baskısını aşamadı. Böylece altının haftalık seyrinde risk başlıklarından çok faiz ve dolar hareketleri belirginleşti.

Yeni haftada da ekonomik verilerin bu iki unsur üzerindeki etkisi izlenecek. Altına ilişkin beklentiler, açıklanacak rakamlarla birlikte tahvil piyasasının ve doların vereceği tepkiye göre şekillenecek.

GRAM ALTINDA KAYBI KUR HAREKETİ SINIRLADI

Uluslararası piyasadaki düşüş, Türkiye’de gram altına da yansıdı. Paylaşılan verilere göre Kapalıçarşı’da 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı, haftayı yüzde 1,53 kayıpla yaklaşık 6 bin 613 liradan tamamladı.

Aynı dönemde dolar/TL’nin yüzde 0,14 yükselmesi, ons altındaki gerilemenin gram fiyatına aynı ölçüde yansımasını sınırladı. Bu nedenle gram altında yeni haftanın takibi iki başlık üzerinden yapılacak: Ons altın ve dolar/TL.

4 BİN DOLAR SINIRI YENİDEN RADARDA

Kaynak metindeki teknik değerlendirmede, ons altında 4 bin 100 dolar kısa vadeli referans seviyesi olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin altında 4 bin dolar psikolojik sınırı takip edilirken, toparlanmada ilk önemli eşik 4 bin 200 dolar olarak belirtiliyor.

4 bin 200 doların üzerinde kalıcılık sağlanması halinde ise 4 bin 280–4 bin 300 dolar bandının yeniden gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.

Altının yeni haftadaki yön arayışında bu seviyeler, yoğun veri takvimiyle birlikte izlenecek. Özellikle 5, 7, 8 ve 9 Ekim’de gelecek açıklamaların faiz beklentilerini nasıl etkileyeceği, iki haftalık düşüşün ardından toparlanmanın güç kazanıp kazanamayacağı açısından önem taşıyacak.