29.06.2026 - 07:21 | Son Güncellenme:
Spot altının ons fiyatı haftanın ilk işlemlerinde yüzde 0,7 düşerek 4.061,35 dolara geriledi. Ağustos vadeli ABD altın kontratları da yüzde 0,5 kayıpla 4.076,40 dolar seviyesinde işlem gördü. Böylece altın, aylık bazda üst üste dördüncü kez düşüşe hazırlanırken, son dört aylık toplam değer kaybı yüzde 10,4’e ulaştı.
Piyasalarda ana gündem, hafta sonu ABD ile İran arasında yaşanan karşılıklı saldırılar oldu. İran’ın pazar günü erken saatlerde Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD askeri noktalarına füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediği belirtilirken, bu gelişme petrol piyasasında arz güvenliği endişesini yeniden gündeme taşıdı. Saldırının, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert açıklamalarının hemen ardından gelmesi, bölgede tansiyonun daha da yükseldiği şeklinde yorumlandı.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, altın üzerindeki baskıyı artıran en önemli başlıklardan biri oldu. Çünkü enerji fiyatlarının yukarı gitmesi, küresel enflasyonun yeniden güçlenebileceği endişesini beraberinde getiriyor. Enflasyon baskısının artması ise ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasına ilişkin beklentileri değiştiriyor.
KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, ABD ile İran arasında hafta sonunda yeniden askeri hareketliliğin yaşandığını belirterek, bu durumun petrol fiyatlarının düşük seviyelerde kalıp kalamayacağına dair soru işaretlerini artırdığını söyledi. Waterer’a göre petrol piyasasındaki bu belirsizlik, yalnızca enerji fiyatlarını değil, aynı zamanda enflasyon ve faiz beklentilerini de etkiliyor.
Altın normal şartlarda savaş, kriz ve enflasyon dönemlerinde güvenli liman olarak öne çıkıyor. Ancak bu kez tablo biraz farklı ilerliyor. Çünkü yüksek petrol fiyatları enflasyonu yukarı itme potansiyeli taşırken, bu da Fed’in faiz artırımlarına devam edebileceği beklentisini güçlendiriyor. Faizlerin yükseldiği bir ortamda ise altın, getiri sağlamayan bir varlık olduğu için yatırımcı açısından cazibesini kaybedebiliyor.
YATIRIMCININ GÖZÜ KULAĞI BU HABERDE
CME FedWatch verilerine göre piyasalar, bu yıl ABD Merkez Bankası’ndan üç faiz artırımı bekliyor. Aralık ayında faiz artırımı ihtimali ise yaklaşık yüzde 80 seviyesinde fiyatlanıyor. Bu beklenti, doların güçlü kalmasına ve altının baskı altında işlem görmesine neden oluyor.
Öte yandan diplomasi kanadından gelen haberler piyasadaki panik havasını bir miktar sınırladı. Axios’un aktardığına göre Tahran ile Washington, Körfez’deki son çatışmaları durdurma ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilime ilişkin müzakereleri yeniden başlatma konusunda uzlaşmaya vardı. Bu haber, bölgede daha büyük çaplı bir çatışma ihtimalinin kısa vadede azalabileceği şeklinde değerlendirildi.
ALTIN YENİDEN YÜKSELECEK Mİ?
Yatırımcıların gözü şimdi ABD’den gelecek kritik ekonomik verilere çevrildi. Bu hafta açıklanacak haziran ayı ADP özel sektör istihdam verisi ve tarım dışı istihdam rakamları, Fed’in faiz politikasına dair yeni ipuçları verebilir. İstihdam piyasasının güçlü kalması, Fed’in sıkı para politikasına devam edebileceği beklentisini artırabilir. Zayıf veriler ise altın üzerindeki baskıyı hafifletebilir.
Tim Waterer, altının yıl içinde yeniden 5.000 dolar seviyesini test edebileceğini ancak bunun için bazı şartların oluşması gerektiğini ifade etti. Waterer’a göre jeopolitik tansiyonun azalması, petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelere kalıcı şekilde dönmesi, enflasyon baskısının hafiflemesi ve doların zayıflaması halinde altın yeniden güçlü bir yükseliş trendine girebilir.Ü