30.04.2026 - 07:08 | Son Güncellenme:
Tarım arazilerini koruma amacıyla Meclis gündemine gelen hobi bahçeleri düzenlemesi teklifinde revizyon yapılması öngörülüyor. Teklifin amacında değişiklik beklenmezken, hobi bahçeleri ile rant amaçlı yapıların birbirinden ayrılması gündemde.
KAÇAK YAPILARA DÜZENLEME ASKIYA ALINDI
Arsa ve arazilerde yer alan hobi bahçelerine inşa edilmiş kaçak yapıların yıkılması ve cezaların kesilmesi Meclis gündemine gelmişti. Bu yasa ile tarım arazisine bungalov, bağ evi, villa gibi imara aykırı kaçak yapılar inşa edenlere uygulanacak para cezaları artırılması düşünülüyordu. Bu tip aykırı durumlarda arazilerin tekrar eski haline döndürülmesi amaçlanırken, kaçak yapılara yüksek para cezaları uygulanması öngörülüyordu.
ÜRETİME ONAY, RANTA YIKIM!
Söz konusu düzenlemeye vatandaşlardan gelen tepkiler nedeniyle AK Parti MKYK toplantısında gerçek hobi bahçesi ile rant amaçlı yapıların birbirinden ayrılması gerektiği gündeme geldi. Gerçekten tarım üretimi yapan, meyve-sebze yetiştiren ve toprağı ekip biçenlere izin verilmesi, villa/ticari yapılaşma yoluna gidenlere ise yaptırımlar uygulanabileceği belirtildi.
‘VİLLA, BUNGALOV YAPANLAR, TİCARİ ANLAMDA KİRAYA VERENLER VAR’
Peki arsa ve araziler üzerine yapılan eski yapılar yıkılacak mı? Yıkım olmaması için hangi şartlar getirilecek? Üretim yapanlara yıkım olmayacak, rant amaçlı olduğu tespit edilenler yıkılacak mı? Konuyla ilgili tüm merak edilenleri milliyet.com.tr’ye değerlendiren Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı şu ifadeleri kullandı: “Bu konu ilk gündeme geldiği zaman aslında sanki burada tarım alanı faaliyeti dışındaki tüm yapılar yıkılacak çerçevesinde bir algı oluşmuştu. Ancak bu algı daha önce çok kez delinmişti. Bunlardan bir tanesi zaten imar barışıdır. İmar barışı kapsamında kişilerin kaçak yapıları yasal hale gelmiş ve üzerlerindeki yıkım kararları iptal edilmişti. Elektrik, su, doğal gaz gibi altyapıların bağlanması yasal hale gelmişti. Türkiye'de milyonlarca kişi aslında bu imar barışından faydalandı ve yapı kayıt belgesi adıyla bu belgeleri aldılar.
Şimdi ise bunların bir kısmına kısmi evler yapıp gerçekten tarımla uğraşanlar da var. Ancak belki bu oran yüzde üç ya da beştir. Yani bu alanların birçoğu aslında bir yaşam alanı olarak kullanılıyor. Bir villa yapılmış, içine havuz yapılmış. Birden çok bungalov ve villa yapılarak bunlardan ticari anlamda kiraya verilenler var.
YIKIM OLMAMASI İÇİN HANGİ ŞARTLAR ARANACAK?
Şimdi tekrar görüyoruz ki burada doğrudan yıkıma ilişkin kaygılar var. Bu kaygıları bertaraf etmek için de bazı çözüm önerileri geliştirilmesi planlanıyor. Kişi gerçekten tarım yapıyor mu, tarımla ilgili örneğin bir çiftçi kartı bulundurması gerekecek mi ya da gerçekten tarlasını ekiyor ve bir ürün alıyor olması gerekecek mi? Bunlarla ilgili bir değerlendirme yapılacaktır. Ancak tabii bu ayrım çok kolay bir ayrım değildir. Yıllardır tarım arazilerinin işgaliyle maalesef çok sayıda yapı mantar gibi türemiş vaziyette ve birçok tarım arazisi maalesef bu şekilde kullanılıyor.
MÜSTAKİL VİLLA VE BENZERLERİ İZİN ALABİLECEK Mİ?
Benim bu kapsamda öngöreceğim şey, bunlara yönelik Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan izinler alınıp çiftçilikle ilgili yasal anlamda başvuruların yapılması ve benzeri şartların istenebileceğidir. Bu noktada müstakil villa ve benzeri yer sahipleri de kendi alanlarına ektiklerini beyan ederek bu kısımdaki istisnadan faydalanabilirler. Yani burada en önemli unsurlardan bir tanesi anladığım kadarıyla, bu işi tarım arazisinde ticarete dökmüş, bungalovlar yapmış, kısa dönem kiralamalar yaparak yüksek hasılat ve gelir elde edenler, bu işi müstakil olarak değil de artık işletme mantığında bir kar hedefine çevirenlerdir.
Yani çeşitli dönemlerde bu tür yasal düzenlemeler çıksa da uygulama yeri geldiğinde gerçekten zordur. "Üretim yapılıyorsa kullanılsın, kalsın ama rant için yaptıysan kullanamazsın" ayrımı zamana ve duruma göre aslında oldukça fark ediyor.
‘İNCELEME KAPSAMINA GİRECEK’
Ben belli bir çerçevede ticari alanların inceleme kapsamına girebileceğini ve bu kapsamda bir değerlendirmenin yapılacağını düşünüyorum. Bu örnekler biraz daha bu tür yerlerde ticaret yapanlara yönelik olacaktır.
‘SİLİVRİ VE ÇATALCA’DA BUNUN BİRÇOK ÖRNEĞİ VAR’
Gerçekten bunu mevcut durumda vatandaşlar içerisinde çok sayıda yapan ve kullanan var. Bugün İstanbul'un çok önemli bir yüzdesinde, Silivri ve Çatalca başta olmak üzere birçok bölgesinde zaten tarım arazilerinin bu şekilde kullanıldığı örnekler var.
BAZI DURUMLAR İÇİN İSTİSNALAR OLABİLİR Mİ?
Hatta belki düzenleme şöyle de gelebilir; tarım arazileri özel parselasyon adıyla mevcutta fiili olarak parçalara bölünüyor. Aslında bu parçalanma hukuki değil. Ancak diyelim ki 3 bin metrekare bir arsa, özel bir parselasyon planıyla 300 metrekarelik 10 tane parçaya bölünüyor. Taraflar birbirine karşı verdikleri rıza ve muvafakat ile bunları çerçeveleyip kullanıyorlar. İçlerine geçici ev yapan var, villa yapan var, tiny house yapan var. Bu şekilde kullanılan yerler bulunuyor. Bence bu tür yerlere el atılmalıdır. Yani müstakil, büyük tarım arazisi içerisine ev yapmış olanlar bu kısımdan istisna bırakılabilir. Çünkü bugün Silivri'de, Çatalca'da tarım arazisinde o kadar çok villa var ki, bu villalar gerçekten ekonomik bir değer taşıyor. Doğrudan "Bunları yıkıyorum" demek de mümkün değil. O nedenle bu tür düzenlemelerin daha çok ticari yerler ve özel parselasyon gibi kullanım amacının dışına çıkmış, rant için yapılmış yerlerde olacağı kanaatindeyim.”