09.09.2026 - 15:52 | Son Güncellenme:
Bakan Bayraktar, katıldığı televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, Türkiye'nin COP31 öncesinde ortaya koyacağı çalışmaların ana hatlarını anlatarak, "Türkiye'nin COP31'de dünyaya vermek istediği mesaj; 'Artık taahhütten aksiyona geçelim' olacak. Aksiyon almamız lazım ki bu emisyonları sınırlandıralım ve iklim değişikliği ile alakalı hedefi tutturalım. COP31'in Antalya'da çok başarılı olacağını hem Türkiye açısından hem de dünya iklim mücadelesi açısından önemli olacağını düşünüyorum. Türkiye'nin ortaya koyduğu bu 'Taahhütten aksiyona geçelim, harekete geçelim' metaforu, etrafında ümit ediyorum önemli değerlendirmeler, önemli kararlar alınacak. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde birçok ülkenin devlet başkanı, hükümet başkanları, bakanları burada olacak. 100 bin insanı bekliyoruz. 9-20 Kasım'da bütün dünyanın gözü burada olacak" ifadelerini kullandı.
'2035'TE YÜZDE 35 ELEKTRİKLEŞME HEDEFİ'
COP31'de dünyaya verecekleri en önemli mesajlardan birinin elektrikleşme olacağını vurgulayan Bakan Bayraktar, "Çok iddialı bir şekilde ortaya koyduğumuz unsurlardan bir tanesi 2035'te yüzde 35 elektrikleşme hedefi. Bunu eğer başarırsak bu hakikaten çok önemli bir çıktı olur. Geleceğin elektrik çağı olduğunu söylememiz lazım net bir şekilde. Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz. 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planını çalışıyoruz ve muhtemelen COP31 öncesinde yani ekim sonu, kasımın ilk haftası COP31 başlamadan Türkiye'ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz. Bu yeni stratejinin merkezine elektrikleşmeyi koyuyoruz. Bunu yapmak için Türkiye'nin yenilenebilir enerjide çok iddialı hedefleri var, 2035 için 120 bin megavatlık bir hedef ortaya koymuştuk. 2040'ta daha büyük bir hedefi ortaya koyacağız. Türkiye'nin enerjisini verimli kullanması gerekiyor. 2030'a kadarki 20 milyar dolarlık enerji verimliliği projelerini şimdi 2030 sonrası için Türkiye'nin ulusal enerji verimliliği eylem planı olarak çalışıyoruz ve daha iddialı bir hedef ortaya koyacağız" diye konuştu.
'2035'TE EN AZ 7 İLE 10 MİLYON ARASINDA ELEKTRİKLİ ARAÇ OLMALI'
Bayraktar, "Türkiye'de sanayimizde yaklaşık yüzde 29, binalarda yüzde 22-23'ler seviyesinde bir elektrikleşmeden bahsediyoruz ama bizim esas oyun değiştirici alanlarımızdan bir tanesi ulaştırma olacak. Ulusal enerji planımızda şunu söyleyeceğiz: Türkiye'nin yollarında 2035'te en az 7 ile 10 milyon arasında elektrikli araç olmalı. Belediyelerimizin otobüsleri elektrikliye dönmeli. Kullandığımız bireysel araçların önemli bir kısmının elektrikliye dönmesi lazım ki hem Türkiye'nin petrol talebi biraz aşağılara gelebilsin hem de bu elektrikleşmeyle emisyonları düşüren ve dışa bağımlılığımızı bitiren bir ülke haline gelelim. Çok büyük bir yatırım gerektiriyor. Bizim tahminlerimiz 200 milyar doların üzerinde bir yatırım. Potansiyele baktığınızda toplamda yüzde 70'lik pay güneşe, yüzde 30’luk pay rüzgara ait olacak gibi gözüküyor kapasite olarak. Bunların birini birine tercih etmemiz söz konusu değil, ikisine de ihtiyacımız var. Yenilenebilir alan, bizim için olmazsa olmazlardan bir tanesi. Yapabildiğimiz kadar güneş ve rüzgar yatırımı yapacağız" dedi.
'AKKUYU’DA SONA YAKLAŞILDI'
Yeni adımlarından birinin de depolamalı hidrolik santraller olduğunu işaret eden Bakan Bayraktar, "Hidrolik santrallerimizde suyun tekrar kaynağa basıldığı, ucuz saatlerde o suyu kullanarak pompayla alıp tekrar yukarı gönderdiğiniz ve sonra tekrar elektriğin daha uygun fiyatlı olduğu zamanlarda, daha iyi fiyatların olduğu zamanlarda tekrar elektrik ürettiğiniz pompaj depolamayla alakalı bir hedefimiz var. Akkuyu’da birinci reaktörden elektrik üretimiyle alakalı artık sona yaklaştık. Şu anda test aşamasındayız. Hedefimiz bu yıl sonuna kadar artık santralin fiziki çalışmasını başlatmak. Bunun yanı sıra Sinop ve Trakya santralleri için de müzakerelerimiz devam ediyor. Bu konuda özellikle son dönemde Kanada ile devam eden çalışmalarımız hızlı ilerliyor. Ümit ediyorum önümüzdeki aylarda orada daha net bir tabloyu göreceğiz. İkisine birden bakıyoruz; Sinop sahası biraz daha hazır bir saha ama esas itibarıyla bizim elektrik açısından önceliğimiz Trakya’da. Trakya’yı biraz daha önce yapmak icap ediyor. Orada da saha çalışmalarımız devam ediyor. Çin'le görüşmelerimiz var, Rusya'nın önemli bir ilgisi var ve Güney Kore'yle de müzakerelerimiz bu anlamda devam ediyor" açıklamasında bulundu.
'BATI KARADENİZ'DE PETROL HEDEFLİ BİR SONDAJA YAKIN ZAMANDA BAŞLAYACAĞIZ'
Öte yandan, derin deniz sondaj gemisi sayısını 6'ya çıkardıklarını söyleyen Bayraktar, "Bunların bir tanesi Somali'de şu anda çalışıyor. Üretim geliştirme programının yanı sıra bir diğeri de Karadeniz'de; Batı Karadeniz'de, Orta Karadeniz'de ve Doğu Karadeniz'de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor. Önümüzdeki günlerde petrol hedefli, bir sondaja başlayacağız. Biraz uzun sürecek, zor bir sondaj. Batı Karadeniz'de petrol hedefli bir sondaja yakın zamanda başlayacağız. Ayrıca geliştirmeyi düşündüğümüz, Katar gazını Türkiye üzerinden Türkiye'ye ve bir kısmını da Türkiye üzerinden Avrupa'ya götürme projesi, dünyada gaz arzında önemli bir katkı sağlayacak konulardan bir tanesi. Katar gazı için yaklaşık 2 bin-2 bin 200 kilometrelik bir boru hattı gerekiyor. Elbette ki işin finansmanı, teknik olarak çözüm inşa kısmı çok önemli ama TANAP'ı ve TAP'ı yapabilmek için bir siyasi irade ve siyasi duruş gerekiyordu. İşte Cumhurbaşkanımız, Sayın Aliyev ve diğer ülkelerin katkısıyla, Avrupa Birliği'nin de desteğiyle bu ortaya konuldu. Yani bir siyasi iradenin oluşması lazım öncelikle. Onu oluşturmamız lazım benzer şekilde Katar için. Buna ülkelerin inanması lazım. Katar ve Türkiye ve Avrupa Birliği'nin de bu konudaki duruşu önemli. Herkesin bir alternatif arayışı var. Ben bu zamanı; krizin fırsata dönüşebileceği, bu krizle beraber yeni projelerin hayata geçeceği bir dönem olarak görüyorum" değerlendirmesinde bulundu.