UzmanparaBakan Şimşek: Ekonomimiz son iki yılda çoklu şoklara karşı rüştünü ispat etti

Bakan Şimşek: Ekonomimiz son iki yılda çoklu şoklara karşı rüştünü ispat etti

12.06.2026 - 13:21 | Son Güncellenme:

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Bankalar Birliği'nin 69. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, ekonominin son yıllarda yaşanan çoklu şoklara karşı dayanıklılığını kanıtladığını belirterek, enflasyonla mücadele, mali disiplin ve yapısal dönüşüm politikalarının kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.

Bakan Şimşek: Ekonomimiz son iki yılda çoklu şoklara karşı rüştünü ispat etti

HABER MERKEZİ- Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul’da 'Türkiye Bankalar Birliği 69. Genel Kurul Toplantısı'nda konuştu. Türkiye ekonomisinin son iki yılda küresel ve bölgesel gelişmelerin yarattığı çok sayıda şoka rağmen güçlü duruş sergilediğini vurgulayan Şimşek, bu başarının tesadüf olmadığını ifade etti. Son üç yıldır uygulanan ekonomi programıyla makro finansal istikrarın önceliklendirildiğini belirten Şimşek, olası risklere karşı ekonomik tamponların güçlendirildiğini dile getirdi.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Bakan Şimşek'in açıklamaları şöyle;

"Saygıdeğer katılımcılar, hanımefendiler, beyefendiler, değerli basın mensupları; ben de hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. 69. sunu yaptığımız Bankalar Birliği Olağan Genel Kurulu'nu şimdiden tebrik ediyorum. Ülkemiz için, sektörümüz için inşallah hayırlara vesile olur. Tabii benden önce çok değerli konuşmacılarımız hem bankacılık sektörüne ilişkin hem de genel Türkiye ve küresel ekonomiye ilişkin çok faydalı değerlendirmelerde bulundular. Ben de bugün daha çok bankacılık sektörü ve ekonomimiz açısından fırsat penceresi üzerinde durmak istiyorum. Çünkü aynı şeyleri tekrarlamak, tabii ki takdir edersiniz, doğru olmaz.

Haberin Devamı
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

"EKONOMİMİZ ŞOKLARA KARŞI RÜŞTÜNÜ İSPAT ETTİ"

Haberin Devamı

Az önce değerli arkadaşlarımız şunu vurguladılar: Sadece bankacılık sektörümüz değil, ekonomimiz de aslında şoklara karşı dirençli olduğunu son iki yılda çoklu şoklara karşı rüştünü ispat ederek gösterdi. Bu çok net. Ama bu tesadüf değil. Şoklara dayanıklılık, şoklara hazırlıkla başlar. Yani son 3 yıldır uygulamakta olduğumuz programla, takdir edersiniz ki özellikle makro finansal istikrarı önceliklendirdik. Ama zor bir coğrafyada yaşadığımız için, sağlıklı politikaların yanında sürekli bir şekilde tamponlar da inşa ettik. Bu değerli bir husus. Yani tesadüf değil.

Haberin Devamı

"NİHAİ HEDEFİMİZ SÜRDÜRÜLEBİLİR YÜKSEK BÜYÜME"

Haberin Devamı

Fiyat istikrarının sağlanması bizim için çok önemli. Çünkü nihai hedefimiz sürdürülebilir yüksek büyüme ve bu büyümenin daha adil bir şekilde dağıtılmasıdır. Yani daha adil gelir dağılımı. Bu bizim nihai hedefimiz. Bu hedefe ulaşmada fiyat istikrarı en kritik bileşendir. Dolayısıyla bizim politika önceliklerimizde gelişmelere göre bir değişme olmuyor. Yani fiyat istikrarı yine programın esasını oluşturuyor. Tabii bunu destekleyecek mali disiplinin sürdürülmesi konusunda da epey mesafe katettik.

Haberin Devamı

"MALİ DİSİPLİNE İLİŞKİN BUGÜN İTİBARIYLA BİR ENDİŞE YOK"

Gerçekten mali disipline ilişkin çok şükür bugün itibarıyla bir endişe yok. Deprem yaralarını sarıyoruz. Ve deprem harcamalarına rağmen mali disiplini, bize benzer ülkelere göre çok güçlü bir şekilde tesis ettik. Şimdi tabii bunun devamı önemli. Bizim için önemli bir kırılganlık kaynağı, tarihî olarak söylüyorum, hep cari açık olmuştur, dış açıklar olmuştur. Bu yeni bir şey değil. Aslında Osmanlı'dan beri üç aşağı beş yukarı bu kırılganlık ön plandadır. Son yıllarda gerçekten yapısal olarak cari açıkta da iyileşme var. Yani konjonktürel değil. Hani büyümeye başladı da ondan değil.

Haberin Devamı

"CARİ AÇIKTA YAPISAL BİR İYİLEŞME VAR"

Özellikle altın hariç baktığınız zaman gerçekten cari açıkta yapısal bir iyileşme var. Bu da tesadüf değil. Bunun devamı çok değerli. Bunu tabii ki sağlayacak, hem fiyat istikrarına kavuşmamızda yardımcı olacak, hem mali disiplinin tesisini devam ettirecek hem de sürdürülebilir cari açığı gerçekleştirecek en önemli konu, takdir edersiniz ki yapısal dönüşümdür. Yapısal dönüşüm bizim için sanayide dönüşümü içeriyor. Dijital dönüşümü içeriyor. Yeşil dönüşümü içeriyor. Ama özellikle de verimliliği artıracak, ülkemizin rekabet gücünü artıracak diğer yapısal reformları içeriyor.

Haberin Devamı

Burada tabii Sayın Cumhurbaşkanımızın öncelikleri, hükümetimizin öncelikleri çok net. Yani yatırım, istihdam, üretim ve ihracat. Dolayısıyla yapısal dönüşümümüzün odağında da aslında bu dörtlü var. Dolayısıyla evet, şoklar dünyanın yeni normali gibi görülebilir. Maalesef öyle. Geçen sene ticaret savaşları, onun yarattığı parçalanma, ticaretteki parçalanmalar, dönem dönem bölgemizde kendisini daha çok hissettiren maalesef çatışmalar... Bunlar yeni normal gibi görülebilir. Bu yeni normale karşı ülkemizi iyi konumlandırmak için de yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı konuşmamız lazım.

"ŞOKLAR BİZİM KONTROLÜMÜZDE DEĞİL"

Ama söyleyeceğim tek şey şu: Biz, enflasyonun kalıcı bir şekilde düşük tek haneye indirilmesi için maliye politikası ayağıyla ve yapısal reform ayağıyla en güçlü desteği vermeye, bunu önceliklendirmeye devam edeceğiz. Ve inanıyorum ki biz, biraz gecikse de bunu başaracağız. Evet, şoklar dönem dönem gecikmelere sebep olabilir. Bu şoklar bizim kontrolümüzde değil. Bunlar bir bahane de değil. Ama bu şoklara rağmen önemli olan ilerlemedir. Ben hep altını çizmişimdir: Mükemmeliyetçilik, ilerlemenin önündeki en büyük engeldir. Bizim için önemli olan gidişatın yönüdür. Ve o anlamda baktığınız zaman birkaç aylık gecikmeyle dezenflasyon süreci tekrar devam edecektir. Tekrar yoluna girecektir.

Haberin Devamı

Az önce de ifade ettim. AK Parti hükümetlerinin bence en önemli başarısı, özelliği ekonomide bütçe disiplinidir. Mali disiplindir. Şurada 20-25 yıllık ortalamalara bakın. Bütçe açığı yüzde 3 civarında. Uzun vadeli ortalama yüzde 3,4. Takdir edersiniz ki 2002 öncesindeki oldukça yüksek bütçe açıklarını da içeriyor bu. Dolayısıyla geçen sene bütçe açığının yüzde 3'ün altına düşmesi, ki ciddi deprem harcamalarına rağmen, bence Türkiye'nin güçlü yönlerinden birisini ortaya koymuştur.

"BÜTÇE AÇIĞI HEDEFLERİNİ TUTTURACAĞIZ"

Bu sene evet, savaşın etkilerini sınırlamak için, özellikle ham petrol fiyatlarının pompaya, vatandaşımızın günlük yaşamına, esnafımızın ve ihracatçımızın maliyetlerine yansımasını sınırlamak amacıyla Eşel Mobil gibi çok kritik bir projeyi devreye almamıza rağmen, yani aşağı yukarı yakın dönemde son üç ayda ÖTV'yi sıfırlamamıza rağmen, biz bu sene bütçe açığı hedeflerini tutturacağız. Dolayısıyla bu konuda bir endişe olmasın. Milli gelire oran olarak yüzde 3,5 hedefimiz var. Çok büyük ihtimalle bundan daha iyi bir performansı ortaya koyacağız, Eşel Mobil'e rağmen. Yani Eşel Mobil olmasa hedeflerin çok ötesinde bir başarı söz konusu olacak. Bu niye önemli? Çünkü şoklara karşı mali alan inşa ediyoruz. Evet, mali disiplin bizim şoklarla baş etmemizi sağlayan önemli bileşenlerden bir tanesidir. Evet, bugün eğer mali alanımız olmasaydı, birçok ülkede olduğu gibi belki mazot ve benzin fiyatları yüzde 30 ila 50 aralığında artacaktı. Artabilirdi. Ama biz Eşel Mobil'i, mali alan olduğu için, yani daha önce mali disiplini sağladığımız için, kamuda tasarrufu gerçekleştirdiğimiz için devreye aldık. Bunlar önemli konular.

Bakan Şimşek: Ekonomimiz son iki yılda çoklu şoklara karşı rüştünü ispat etti

CARİ AÇIK VE DIŞ FİNANSMAN MESAJI

Öte yandan Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda cari denge ve dış finansman görünümüne ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Nisanda yıllıklandırılmış cari açığın 37 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirten Şimşek'in açıklamaları şöyle;

"Nisanda yıllıklandırılmış cari açık 37 milyar dolar gerçekleşti. Uyguladığımız program sayesinde cari dengede önemli bir iyileşme sağlayarak ekonomimizin küresel şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirdik. Bu sayede, artan enerji fiyatlarının olumsuz etkisine rağmen cari açığın yıl genelinde yönetilebilir seviyelerde kalmasını bekliyoruz. Zorlu küresel koşullara rağmen dış finansmana erişimde güçlü görünüm devam ediyor. Reel sektörün ve bankacılık sektörünün yıllıklandırılmış dış borç çevirme oranları sırasıyla yüzde 239 ve yüzde 177 seviyesinde gerçekleşti. Son dönemde hayata geçirdiğimiz düzenlemelerle ülkemize yönelik uzun vadeli finansman girişlerini artırmayı, yatırım ortamını iyileştirmeyi ve Türkiye’yi yatırım, üretim ve ticaret merkezi yapmayı amaçlıyoruz."