22.05.2026 - 14:42 | Son Güncellenme:
Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen Tek Durak Ofis Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, İstanbul Finans Merkezi'nin çok özel bir mekan ve proje olduğunu, burada öncü çalışmalar gerçekleştirildiğini söyledi.
Yatırımların çok kıymetli, değerli olduğunu, ne kadar nitelikli yatırım yapılırsa gelecekte sosyal refahın o kadar artacağını ve üretim kapasitesinin gelişeceğini belirten Yılmaz, "Yatırım aynı zamanda zor bir iş. Yatırım süreci yer tahsisinden çevresel etki değerlendirmelerine, yapı ruhsatlarından çalışanlarla ilgili hukuka varıncaya kadar birçok hususla ilişkili. Bizim amacımız bu çok önemli alanda yatırımcının olabildiğince gereksiz yüklerden kurtulmasını sağlamak, bürokrasiyi daha sade ve daha hızlı işler hale getirmek, böylece yatırım ortamını iyileştirmek, daha iyi bir yatırım ortamı sağlamak. Yatırım geliştikçe de şüphesiz bundan tüm ülkemiz faydalanacak." diye konuştu.
Yatırımı "istihdam, üretim artışı, tüketim imkanlarının artması" olarak tanımlayan Yılmaz, özellikle nitelikli yatırımların ihracatın ve cari açığın azalması demek olduğunu kaydetti.
Yılmaz, reel sektör ve finansal sektörü birbirinden ayırmadığını, aynı resmin tamamlayıcı parçaları olarak gördüğünü, bu ikisinin birlikteliği anlamında Tek Durak Ofis'in çok kıymetli olduğunu ifade ederek, ofisin reel sektör yatırımlarıyla finans kesimi arasındaki diyaloğa daha fazla katkıda bulunmasını temenni etti.
"Türkiye'yi bir merkez olarak konumlandırıyoruz"
Yatırım için çok çeşitli adımlar attıklarına işaret eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Meclis'imizden çarşamba günü geçen paketimiz çok önemli teşvikler içeriyor. Biz artık Türkiye'yi sadece bir köprü olarak konumlandırmıyoruz, bir merkez olarak konumlandırıyoruz. Yatırımlar için 'Merkez ülke, güçlü merkez.' diyoruz. 'Türkiye'de gelsin şirketler ofislerini kursunlar, buradan çevredeki ülkeleri yönetsinler.' diyoruz. 'Transit ticaret yapanlar kazançlarını rahatlıkla Türkiye'ye getirsinler, herhangi bir yükle, külfetle karşılaşmasınlar.' diyoruz. İmalat, üretim sektörlerinde vergi oranlarını düşürüyoruz ve çok daha cazip hale getiriyoruz. Yatırım ortamıyla ilgili birçok adım atıyoruz. Teşviklerden lojistiğe, yenilenebilir yeşil enerjiye varıncaya kadar birçok adımımız var. Tek Durak Ofis de bunları bütünleyen bir adım. İnşallah önümüzdeki dönem buradaki örnekten hareketle tüm Türkiye'ye bunu yaygınlaştıracağız."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Tek Durak Ofis'in kurulma amacına değinerek, "Buradaki ana mantığımız, her bir kurumumuz elbette bir uzmanlık alanına sahip, o alanda elbette görevini yapacak. Ama böyle kurumlar arası yazışmalar, uzun süreçler, çözülemeyen ihtilaflar yerine aynı masa etrafında kurumlarımızı bir araya getirip bütüncül bir bakış açısıyla hızlı bir şekilde yatırımcının ihtiyaç duyduğu kararları olumlu veya olumsuz almasını istiyoruz. Çok geciktirmeden bütün kurumlarımızın bulunduğu bir ortamda en azından belli ölçekte nitelikte olan projeler için bunun yapılmasını istiyoruz. Yine dışarıdan gelecek yatırımcı için özellikle işte oturum iznidir, çalışma iznidir, vizedir, başka kolaylıklardır, bunları da bu sisteme entegre etmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 90 bin şirketin Türkiye'de faaliyet sürdürdüğünü aktaran Yılmaz, Türkiye'nin dünyaya açık bir ülke olduğunu, bunu daha da artırmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Yılmaz, Türkiye'nin siyasi istikrarı olan bir ülke olduğunu vurgulayarak, "Çevresinde birçok gerilim, jeopolitik gelişme yaşanırken bu ateşten uzak duran, istikrarını koruyan, diplomasiyi, barışı hep önceleyen ve öncülük yapan, güçlü, tecrübeli liderliğe, tecrübeli kadrolara sahip bir ülke. Bütün bu vasıflarıyla belirsizliklerin, çatışmaların yükseldiği bu dönemde Türkiye güçlü bir merkez olarak konumlanacak inşallah." dedi.
"Türkiye ekonomisi yatırım ortamını iyileştirmeye devam edecek"
Bir taraftan ekonomi programını kararlı, koordineli bir şekilde hayata geçirdiklerini, buradan küçük bir geri adım atmanın söz konusu olmadığını ifade eden Yılmaz, "Bazen programlara dışsal faktörler bir miktar etki edebiliyor, bunlar geçici etkiler oluyor. Esas olan programın ana doğrultusudur. Burada en küçük bir tereddüt yok. Programımız ana çerçevesi içinde yoluna devam ediyor, devam edecek." diye konuştu.
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin yaşanan birçok hadisede dayanıklılığını gösterdiğinin altını çizerek, şunları aktardı: "Kısa dönemli bazı geçici dalgalanmalar, geçici etkiler yaşanabiliyor ama çok kısa sürede ekonomimiz hemen tekrar kendi mecrasında gelişmelerini sürdürüyor. Dayanıklılık bugünkü dünyada en önemli kavramlardan biri. Sadece düşük maliyetlerle üretim dönemi biraz geride kaldı gibi. Uzun vadeli dayanıklılık arz eden ortamlar özel sektör içinde artık çok daha kıymetli. Bir taraftan bu dayanıklılığıyla Türkiye ekonomisi, istikrarıyla, politika öngörülebilirliğiyle, diğer tarafta bağlantısallığıyla, eşsiz konumuyla, nitelikli insan gücüyle, organizasyon yapısıyla, teşvik politikalarıyla, düzenlemeleriyle yatırım ortamını iyileştirmeye devam edecek.
Gerek reel ekonomi gerek finansal sistem olarak önceliğimiz açık ve net. Bu dönem en temel önceliğimiz makro finansal istikrar ve enflasyonu aşağıya çekmek. Bu ana politikamızı devam ettiriyoruz. Bunu yaparken dengeli bir şekilde büyümeye, istikrarlı bir ortamda sürdürülebilir büyümeye önem veriyoruz. Enflasyonun düşmesi sadece sosyal adalet açısından değil, sürdürülebilir büyüme açısından da çok kıymetli diye inanıyoruz. Enflasyonun düştüğü, finansal istikrarın daha da pekiştiği bir ortamda kalıcı sosyal refah artışını sağlamak için de politikalarımızı hayata geçiriyoruz."
Konuşmasının ardından protokol üyeleriyle Tek Durak Ofis'in açılışını kurdele kesimiyle gerçekleştiren Yılmaz, daha sonra ofisi gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.