UzmanparaFaizlerde yeni dönem! Mevduat ve kredi oranları geriliyor

Faizlerde yeni dönem! Mevduat ve kredi oranları geriliyor

01.09.2026 - 07:06 | Son Güncellenme:

Merkez Bankası’nın fonlama politikasındaki değişiklik bankacılık sektöründe faizleri aşağı çekmeye başladı. Ekonomist Muhammet Bayram, mevduat faizlerinin yüzde 36-38 bandına kadar gerilediğine, kredi faizlerinde de düşüş yaşandığına dikkat çekti.

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Faizlerde yeni dönem Mevduat ve kredi oranları geriliyor

Türkiye’de milyonlarca vatandaşın ve iş dünyasının yakından takip ettiği faiz oranlarında yeni bir dönem başladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) fonlama yapısında attığı adımlar sonrasında bankaların maliyetlerinde yaşanan gerileme, mevduat ve kredi faizlerine de yansımaya başladı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Milliyet.com.tr’ye açıklamalarda bulunan Ekonomist Muhammet Bayram, Merkez Bankası’nın gecelik fonlama faizinden yeniden haftalık repo faizine yönelmesiyle birlikte bankaların fonlama maliyetinin fiilen yüzde 37 seviyesine gerilediğini belirtti.

Bayram’a göre söz konusu gelişmenin ardından bankalar hem mevduat hem de kredi tarafında faiz oranlarını aşağı yönlü güncellemeye başladı.

MEVDUAT FAİZLERİ YÜZDE 36’YA KADAR GERİLEDİ

Son dönemde yüksek seviyelerde seyreden mevduat faizlerinde dikkat çeken bir düşüş yaşandığını ifade eden Bayram, daha önce yüzde 40’ın üzerinde bulunan oranların artık yüzde 37-38 seviyelerine kadar indiğini söyledi.

Haberin Devamı

Bazı kamu bankalarında ise mevduat faizlerinin yüzde 36 seviyelerine kadar gerilediğini belirten Bayram, bankaların geçmiş dönemde kredi kullandırabilmek amacıyla daha fazla mevduat toplama ihtiyacı duyduğunu hatırlattı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Bu nedenle bankaların tasarruf sahiplerini çekebilmek amacıyla mevduat faizlerini artırdığını belirten Bayram, Merkez Bankası’nın son adımlarıyla birlikte fonlama koşullarının değiştiğini söyledi.

Haberin Devamı

Bayram, yaşanan gelişmenin para politikasındaki sıkı duruşun tamamen sona erdiği anlamına gelmediğinin de altını çizdi.

“PARASAL SIKILAŞMANIN BİTTİĞİ ANLAMINA GELMİYOR”

Merkez Bankası’nın attığı adımın para politikasında normalleşme olarak değerlendirilebileceğini söyleyen Bayram, “Merkez Bankası’nın bu adımı parasal sıkılaşmanın son bulması anlamına gelmiyor. Ancak politika faizi açısından daha normal bir uygulamaya dönüş olduğunu söyleyebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

Haberin Devamı

Bankaların Merkez Bankası’ndan daha uygun maliyetle fonlanmaya başlamasının piyasaya da doğrudan yansıdığını ifade eden Bayram, özellikle kredi tarafındaki oranlarda belirgin bir gerileme yaşandığını söyledi.

KREDİ FAİZLERİNDE YÜZDE 40-43 BANDI

Bayram’ın verdiği bilgilere göre tüketici kredileri ile ticari kredilerde bazı faiz oranları yüzde 40-43 bandına kadar gerilemiş durumda.

Yakın dönemde piyasada yüzde 50 seviyelerine ulaşan kredi faizlerinin görüldüğünü hatırlatan Bayram, bankaların uzun süre kredi verme konusunda oldukça isteksiz davrandığını belirtti.

Haberin Devamı

Yüksek faiz ortamının yalnızca vatandaşları değil, işletmeleri ve sanayicileri de zorladığını söyleyen Bayram, özellikle finansmana erişmek zorunda kalan şirketlerin yüksek maliyetlerle karşı karşıya kaldığını ifade etti.

BANKALARIN KOMİSYON VE MASRAFLARINA DİKKAT ÇEKTİ

Ekonomist Muhammet Bayram, yalnızca kredi faizlerinin değil, bankaların aldığı dosya masrafı ve çeşitli komisyonların da finansman maliyetlerini önemli ölçüde artırdığını söyledi.

Bazı dönemlerde bankaların faiz oranlarını doğrudan yüksek göstermese bile farklı komisyon ve masraflarla vatandaş ve işletmelerden ciddi ücretler tahsil ettiğini belirten Bayram, krediye ihtiyaç duyan kesimin bu şartları kabul etmek zorunda kaldığını dile getirdi.

Bayram, özellikle nakit akışını krediyle sürdüren işletmeler açısından finansmana erişimin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, yüksek komisyonların ticari faaliyetler üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu ifade etti.

Haberin Devamı

“VATANDAŞ VE ÖZEL SEKTÖR UZUN SÜRE YÜKSEK MALİYETLE KARŞILAŞTI”

Bankaların talep ettiği yüksek masraf ve komisyonların ticari teamüller açısından tartışılması gerektiğini belirten Bayram, geçtiğimiz dönemde kredi maliyetlerinin resmi faiz oranlarının oldukça üzerine çıkabildiğini söyledi.

Bankacılık sektöründe yüzde 40 seviyesindeki faizlerin üzerine eklenen çeşitli maliyetlerle birlikte bazı kredilerde toplam yükün çok daha yüksek seviyelere ulaştığını ifade eden Bayram, bunun hem vatandaş hem de özel sektör açısından finansman maliyetlerini artırdığını belirtti.

KAMU BANKALARI FAİZ İNDİRİMİNDE ÖNCÜ OLDU

Merkez Bankası’nın bankaları fonladığı faizin yüzde 37 seviyesine gerilemesinin ardından özellikle kamu bankalarının faiz oranlarında indirime gittiğini belirten Bayram, özel bankaların da bu eğilimi takip etmeye başladığını söyledi.

Bankaların fonlama maliyetinin azalmasının kredi faizleri üzerinde de aşağı yönlü baskı oluşturduğunu ifade eden Bayram, söz konusu gelişmenin önümüzdeki dönemde vatandaşların ve işletmelerin daha uygun maliyetlerle kredi kullanabilmesinin önünü açabileceğini söyledi.

Haberin Devamı

Faizlerdeki düşüşün devam etmesi halinde özellikle ticari krediler, ihtiyaç kredileri ve konut kredileri açısından yeni bir dönemin başlayabileceği değerlendiriliyor.

Merkez Bankası’nın gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin tahminlerini de paylaşan Bayram, daha önce eylül ayında politika faizinde indirim beklediğini ancak son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler nedeniyle bu beklentisini şimdilik askıya aldığını söyledi.

Özellikle Orta Doğu’da artan gerilim ve İran çevresindeki gelişmelerin küresel piyasalarda yeniden belirsizlik oluşturduğunu ifade eden Bayram, Merkez Bankası’nın eylül ayında politika faizini sabit tutmasının daha güçlü bir ihtimal haline geldiğini belirtti.

Bayram’a göre TCMB kısa vadede temkinli duruşunu koruyabilir.

EKİM AYI İÇİN ÇİFTE FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİSİ

Bayram’ın asıl dikkat çektiği dönem ise ekim ayı oldu. Ekonomist Muhammet Bayram, ekim ayında hem ABD Merkez Bankası’nın (Fed) hem de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz indirimi gerçekleştirebileceğini öngördüğünü söyledi.

Fed’in faiz indirimine gitmesinin küresel piyasalar açısından son derece önemli olacağını belirten Bayram, ABD’de parasal koşulların gevşemesinin gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye hareketlerini de güçlendirebileceğini ifade etti.

Fed’in faiz indirmesi halinde küresel para akışının hızlanabileceğini belirten Bayram, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin bu süreçten olumlu etkilenebileceğini söyledi.

FED FAİZ İNDİRİRSE PİYASALAR NASIL ETKİLENİR?

Bayram’a göre Fed’in faiz indirimi küresel piyasalarda birçok varlık üzerinde önemli değişimlere yol açabilir.

ABD tahvil faizlerinin geri çekilmesi, gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırımcı ilgisinin artması ve küresel likiditenin güçlenmesi bu sürecin öne çıkan sonuçları arasında yer alabilir.

Bayram ayrıca faiz indirimlerinin altın fiyatları üzerinde de yukarı yönlü etkide bulunabileceğine dikkat çekti.

Küresel fonların gelişmekte olan piyasalara yönelmesi halinde Türkiye’nin de bu hareketten pay alabileceğini ifade eden Bayram, özellikle Borsa İstanbul açısından önemli bir sürecin başlayabileceğini söyledi.

BORSA İSTANBUL İÇİN 18 BİN PUAN TAHMİNİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın da Fed ile yakın dönemde faiz indirimi gerçekleştirmesi halinde Borsa İstanbul’da güçlü bir yükseliş hareketi yaşanabileceğini savunan Bayram, BIST 100 endeksi için dikkat çeken bir tahminde bulundu.

Bayram, faiz indirim sürecinin başlaması, küresel sermaye girişinin güçlenmesi ve Türkiye’de finansman koşullarının rahatlaması halinde Borsa İstanbul’un uzun süredir beklenen seviyelere doğru hareket edebileceğini ifade etti.

Bayram, söz konusu şartların oluşması halinde Borsa İstanbul’un en az 18 bin puan seviyesine doğru yeni bir yükseliş yolculuğuna başlayabileceği görüşünü dile getirdi.

GÖZLER MERKEZ BANKASI VE FED’DE

Önümüzdeki dönemde piyasaların ana gündem maddesini yeniden merkez bankalarının faiz kararları oluşturacak.

Türkiye’de mevduat ve kredi faizlerinde başlayan geri çekilmenin devam edip etmeyeceği TCMB’nin atacağı yeni adımlara bağlı olacak. Küresel tarafta ise Fed’in faiz politikası; dolar, altın, tahvil piyasaları ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye hareketleri açısından yakından takip edilecek.

Ekonomist Muhammet Bayram’ın değerlendirmelerine göre, mevcut koşullarda eylül ayında TCMB’nin faizleri sabit tutması ihtimali güçlenirken, ekim ayı hem Türkiye hem de dünya piyasaları açısından faiz indirimlerinin yeniden gündeme gelebileceği kritik bir dönem olabilir.