17.09.2026 - 08:07 | Son Güncellenme:
Küresel piyasalarda gözler bir kez daha altına çevrildi. ABD Merkez Bankası'nın faiz kararının ardından ilk etapta satış baskısıyla karşılaşan değerli metal, yeni işlem gününde yönünü yukarı çevirdi.
Spot altın, çarşamba günü yaklaşık altı haftanın en düşük seviyesine kadar gerilemesinin ardından perşembe günü yüzde 1,1 yükselerek ons başına 4 bin 310,49 dolara çıktı. Aralık vadeli ABD altın kontratları ise yaklaşık yüzde 1 kayıpla 4 bin 348,70 dolar seviyesinde işlem gördü.
ALTIN 6 HAFTALIK DİPTEN GERİ DÖNDÜ
Fed'in faiz artırımına gitmesi ve önümüzdeki dönemde para politikasının daha da sıkılaştırılabileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi, kararın hemen ardından altında satış baskısını artırdı.
Ancak piyasaların Fed kararını sindirmeye başlamasıyla birlikte değerli metalde tepki alımları öne çıktı. Altının yaklaşık altı haftanın dibinden gerçekleştirdiği güçlü dönüş, yatırımcıların para politikası kadar enerji fiyatlarındaki hareketleri de yakından takip ettiğini gösterdi.
Fed, 16 Eylül'deki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına çıkardı. Karar 12 üyenin tamamının desteğiyle alındı. Fed açıklamasında enflasyonun hâlâ yüksek seviyede olduğuna dikkat çekildi.
PETROLDEKİ DÜŞÜŞ ALTINA DESTEK OLDU
Altın fiyatlarının toparlanmasında öne çıkan unsurlardan biri petrol piyasasındaki geri çekilme oldu.
Suudi Arabistan'ın Umman üzerinden Asyalı rafinerilere ek ham petrol kargoları sunacağına ilişkin haberler, Orta Doğu'daki arz sıkıntısının büyüyebileceğine yönelik endişeleri bir miktar azalttı.
Bu gelişmeyle petrol fiyatları önceki seansta başlayan düşüşünü sürdürdü. Brent petrol yüzde 1,2 gerileyerek 104,59 dolara, ABD tipi WTI petrol ise yüzde 1,1 düşüşle 101,29 dolara kadar indi.
Petrol fiyatlarının gerilemesi, enerji kaynaklı enflasyon baskılarının daha fazla güçleneceği korkusunu hafifletmesi açısından altın piyasası tarafından yakından takip ediliyor.
"PETROL ALTIN İÇİN KRİTİK OLACAK"
OANDA kıdemli piyasa analisti Kelvin Wong da petrol fiyatlarının önümüzdeki dönemde altının seyri açısından belirleyici unsurlardan biri olacağına dikkat çekti.
Wong'a göre petroldeki düşüşün devam etmesi, orta vadede altının yukarı yönlü hareketini destekleyebilir. Analist, mevcut koşullarda altında görülen yükselişte teknik faktörlerin de önemli rol oynadığını, Fed'in sıkı para politikası mesajlarının ise büyük ölçüde fiyatlara yansımış olabileceğini belirtti.
Bununla birlikte altında güçlü ve kalıcı bir yön oluşabilmesi için yatırımcıların petrol, enflasyon ve merkez bankalarının faiz politikalarındaki gelişmeleri birlikte değerlendirmesi bekleniyor.
FED'DEN 25 BAZ PUANLIK FAİZ ARTIŞI
Fed'in son kararı piyasaların ana gündem maddesi olmaya devam ediyor.
ABD Merkez Bankası, politika faizini çeyrek puan artırarak yüzde 3,75 ile yüzde 4 aralığına yükseltti. Fed, ekonomik faaliyetlerin sağlam bir hızda büyüdüğünü belirtirken enflasyonun yüksek kalmaya devam ettiğinin altını çizdi.
Fed Başkanı Kevin Warsh'ın da destek verdiği karar oybirliğiyle alındı. Warsh, Mayıs 2026'da Fed başkanlığı görevini devralmıştı.
18 FED YETKİLİSİNDEN 16'SI YENİ FAİZ ARTIŞI BEKLİYOR
Piyasaların asıl dikkatini çeken nokta ise Fed'in yayımladığı yeni ekonomik projeksiyonlar oldu.
Projeksiyonlara göre görüş bildiren 18 politika yapıcısından 16'sı 2026 yılı sona ermeden önce en az bir faiz artışının daha gerekli olacağını öngörüyor. Yalnızca iki yetkili faizlerin mevcut seviyelerde kalmasını bekliyor.
Bu tablo, yatırımcıların önümüzdeki Fed toplantılarında yeni bir 25 baz puanlık artış ihtimalini değerlendirmesine neden oldu.
Faizlerin daha uzun süre yüksek kalması veya yeni artırımların gelmesi normal şartlarda altın açısından baskı oluşturabiliyor. Bunun temel nedeni, altının faiz getirisi sağlamaması. Faizler yükseldiğinde tahvil ve mevduat gibi getiri sağlayan araçların cazibesi artarken altın açısından fırsat maliyeti yükseliyor.
Buna karşılık enflasyon, jeopolitik riskler ve finansal piyasalardaki belirsizlik dönemlerinde altının güvenli liman ve değer koruma aracı olarak talep görmesi fiyatları destekleyebiliyor.
ŞİMDİ GÖZLER İNGİLTERE MERKEZ BANKASI'NDA
Fed kararının ardından yatırımcıların takip ettiği bir diğer önemli merkez bankası ise İngiltere Merkez Bankası (BoE).
BoE'nin 17 Eylül'deki toplantısında politika faizini yüzde 3,75 seviyesinde sabit bırakması bekleniyor. Reuters'ın ekonomistlerle yaptığı ankette çoğunluk 2026'nın geri kalanında faizin değişmemesini beklerken, enerji fiyatlarındaki yükselişin yeni bir faiz artırımı ihtimalini gündemde tuttuğu belirtiliyor.
Özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarının yeniden sert şekilde yükselmesi durumunda İngiltere'deki enflasyon görünümünün bozulabileceği ve bunun BoE'nin politika seçeneklerini değiştirebileceği değerlendiriliyor.
ORTA DOĞU CEPHESİ PİYASALARIN RADARINDA
Altının bundan sonraki yönü açısından yalnızca merkez bankaları değil, Orta Doğu'daki gelişmeler de kritik önem taşıyor.
Yemen'deki Husiler, Suudi savaş uçaklarının ülkeye yönelik yoğun hava saldırıları düzenlediğini açıklarken, İran destekli Husi güçlerinin Kızıldeniz kıyılarındaki bazı bölgelerde ilerlediği bildirildi. Reuters'a göre son gelişmeler, bölgedeki çatışmaların enerji arzı ve küresel petrol ticareti üzerindeki risklerini yeniden gündeme taşıdı.
Bölgedeki tansiyonun yükselmesi petrol fiyatlarında yeni bir sıçramaya yol açabilecek bir risk unsuru olarak görülüyor. Petrolün yeniden yükselmesi ise küresel enflasyon beklentilerini ve merkez bankalarının faiz politikalarını doğrudan etkileyebilir.
ALTINDA YENİ DÖNEMİN ŞİFRESİ: FED, PETROL VE JEOPOLİTİK RİSKLER
Altın piyasasında kısa vadede oldukça hareketli bir dönem yaşanması bekleniyor. Bir tarafta Fed'in yeni faiz artırımlarına açık kapı bırakan görünümü, diğer tarafta petrol fiyatlarındaki geri çekilme ve Orta Doğu'daki belirsizlikler bulunuyor.
Fed'in sıkı para politikasını sürdürmesi altının önündeki en önemli baskı unsurlarından biri olmaya devam ederken, petrol fiyatlarının düşmesi ve jeopolitik risklerin artması değerli metal için destek oluşturabilecek faktörler arasında yer alıyor.
Bu nedenle yatırımcıların önümüzdeki dönemde yalnızca Fed'in açıklamalarını değil; petrol fiyatlarını, ABD enflasyon verilerini, doların seyrini ve Orta Doğu'daki gelişmeleri de yakından izlemesi bekleniyor.