03.04.2026 - 14:03 | Son Güncellenme:
12. Yargı Paketi düzenlemesine ilişkin araştırmalar hız kesmeden devam ediyor. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve geniş bir kesim tarafından yakından takip edilen 12. Yargı Paketi maddeleri, içeriği ve düzenlemenin detayları merak ediliyor. Yargı alanında önemli ve kapsamlı değişiklikler içermesi beklenen düzenlemede infaz düzenlemesi ve af konusunda herhangi bir madde bulunup bulunmadığı da gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Peki 12. Yargı Paketi maddeleri neler, hangi alanda düzenlemeleri kapsıyor?
Yeni yargı paketinin kısa sürede Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulacağını belirten Bakan Gürlek, “Adalet Bakanı olarak bakanlığımızın görev ve sorumluluklarının sahadaki uygulamalarını yakından izlemek ve gözlemlemek amacıyla tüm adımları istikrarlı bir şekilde takip edeceğiz. Yine Türkiye Büyük Millet Meclisi yürütülen çalışmaların somut sonuçlarını görüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yapılan kanuni düzenlemelerin siyasi partilerin büyük ekseriyetle ve desteğiyle milletin ihtiyaçlarına doğrudan cevap vereceğini gözlemliyoruz. Biz Adalet Bakanlığı olarak milletin her kesimini ilgilendiren, her vatandaşımıza dokunan adalet ve hukuk sistemimizi daha hızlı, daha etkin ve daha erişebilir kılan düzenlemeler için büyük bir heyecan içerisindeyiz. Çünkü bizim için adalet sadece yargı süreçlerindeki ilerleyiş değil, hayatın her anlamda var olan bir yapıdır. Vatandaşlarımızın beklentisini biliyoruz, ihtiyaçlarını görüyoruz, gereğini yapmak için elimizden geldiğince çalışıyoruz. Bu kapsamda biliyorsunuz 12’nci yargı paketimiz inşallah kısa sürede Meclis’e sunulacak. Ben Adalet Bakanı olarak şunu ifade etmek istiyorum. Milli Birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen Terörsüz Türkiye yolunda her kesimin aldığı sorumlulukları provoke etmeye çalışan, karanlık dehlizlerin farkında olmaya ve sabırla ilerleyen sürece katkı sunmaya devam etmeliyiz. Zira coğrafyamıza kurulan küresel tuzaklardan korunmanın tek yolu birbirimize sıkı sıkıya bağlanmak, kardeşlik hukukumuzu ilerletmektir” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi'nde avukatların özlük haklarının güçlendirilmesine yönelik çalışmaları hayata geçirmeyi hedeflediklerinin altını çizdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve beraberindeki heyeti Bakanlıkta kabul etti.
Yargı camiası olarak büyük bir aile olduklarına vurgu yapan Bakan Gürlek, "Bu ailenin içerisinde avukatlarımız çok önemli. 209 bin avukatımız var. Yani yargısal süreçlerde savunma makamı, avukatlarımız çok önemli" dedi.
Bakan Gürlek, avukatların yaşadıkları maddi sıkıntılara da vurgu yaparak, bu sıkıntıları 12. Yargı Paketi ile çözüme kavuşturmayı hedeflediklerini ifade etti.
"12. Yargı Paketinde avukatlarımıza özel düzenlemelerin çalışmalarını yapıyoruz. Avukatlarımızın maddi anlamda zorluk yaşadığını biliyoruz, bu hususla ilgili de pakette çalışmalar olacak. Özellikle avukatlarımızın maddi anlamda onların hissedebileceği, onlara da bir fayda sağlayabilecek düzenlemeler yapmak istiyoruz. Bu konuyu zaten kamuoyu ile de paylaştık. Tapu işlemlerinde 30 milyon üstü işlemlerde iki taraf için avukat zorunluluğu getirilecek."
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargının hızlanması için de gerekli adımların atılacağını kaydetti.
Bakan Gürlek, ayrıca noter yardımcılığı konusuna da 12. Yargı Paketi’nde yer vermeyi hedeflediklerini söyledi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek; 12. Yargı Paketi ile ilgili şu açıklamalarda bulundu:
12. Yargı Paketiyle ilgili bilgi veren Gürlek, "11. yargı paketi yasalaştı, 25 Aralık'ta yürürlüğe girdi. 12. Yargı Paketi Meclis'teydi. Adalet Bakanı olarak atandıktan sonra bu paketi geri çektik çünkü bir kısım eksiklikler olduğunu hissettim. 'Adalete güven neden eksik' deyince ilk soru şu ortaya çıkıyor, yargılamanın uzun süre sürmesi noktasında vatandaşlarımızın bir memnuniyetsizliği var. Bunun temeline indik. Direkt icraata geçmek istiyorum. Burada çeşitli arkadaşlarla birlikte formüller üzerinde çalıştık." diye konuştu.
Gürlek, şu an 12,5 milyon dosyanın olduğunu bildirerek, "Bu dosya sayısı çok fazla. 12,5 milyon dosya dünyada hiçbir yerde yok. Öncelikli olarak her dosyanın, her uyuşmazlığın yargının önüne gitmemesi için gerekli adımlar atmamız gerekiyor. Uzlaştırma müessesesi genişletildi, arabuluculuk müessesesi genişletildi ama vatandaşımız mutlaka hakim savcının yüzünü görmek istiyor. Bu konuda yeni düzenleyeceğimiz pakette de tekrardan uzlaşma ve arabuluculuk kapsamını genişletmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Boşanma davalarının çok uzun süre devam ettiğini belirten Gürlek, "Sekiz yıl, on yıl bu davalar sürüyor. Bu süreçte vatandaşlarımız nafaka ödüyor. Kendine yeni bir hayat kuramıyor. İnşallah 12. Yargı Paketinde çekişmeli boşanma davalarında arabuluculuk hükümlerinin uygulanması olarak getirmek istiyoruz. Birinci konumuz bu." dedi.
Gürlek, yargılanmaların hızlanmasıyla ilgili, "Yargılamaların hızlanması konusunda bu konuda faaliyetlerimiz var. İnşallah 12. Yargı Paketine koyacağız. Atlamalı temyiz müessesesi var. Yani bir dosya hem istinafa hem Yargıtay'a gitmeyecek. Bunu da 12. Yargı Paketinde yargının hızlanması için getirmeyi düşünüyoruz. Hakim arkadaşlarımızı biraz zorlayacağız. Atama, terfi de belirli bir karar ve o kararın Yargıtay'dan onanmasını artık mutlak kriter olarak arayacağız." açıklamasını yaptı.
"Çocuklarla ilgili cezaları yetersiz buluyorum"
Son zamanlarda çocukların işlediği suçların arttığına dikkati çeken Gürlek, "Çocuklarla ilgili cezaları yetersiz buluyorum. Özellikle çocukların adam öldürme ya da diğer suçlarda yetişkinler gibi ağırlaşmış müebbet hapis cezası gerekiyorsa onların almasını sağlayacağız. Bu düzenlemede Meclis'te bir komisyon kuruldu. O komisyonda da zaman zaman görüşüyoruz. Bu düzenlemeyi de hayata geçireceğiz." bilgisini verdi.
Bununla 11. Yargı Paketinde de düzenlemelerin yapıldığını hatırlatan Gürlek, şunları kaydetti:
"Özellikle suç örgütlerinin, örgüt yöneticilerinin, örgüt üyelerinin, çocukları suçlarda kullanması durumunda verilecek cezaları arttırdık. 12. Yargı Paketinde bu cezaları tekrar arttırmayı düşünüyoruz. Çünkü çocuklar bize emanet. Geleceğini korumakla yükümlüyüz. Yani devlet sadece suç işlemeyi önlemez. Aynı zamanda kişiye sosyal anlamda bir gelecekte vaat eder. Biz de çocuklarımızın geleceği için bu önlemleri almamız gerekiyor. Çocuklarla ilgili de bu şekilde düzenleme yapmak istiyoruz."
"Suça sürüklenen çocuklar" ile ilgili soru üzerine Gürlek, bazı ülkelerde suç işleyen çocukların ailelerinin de sorumluluğunun bulunduğunu söyledi.
Bunu mukayeseli hukukta araştırdıklarını ancak bu yönde bir çalışmalarının olmadığını belirten Gürlek, "Çocuğun işlediği suçtan dolayı aileyi sorumlu tutamayız. Bu konuda bir düzenleme yapmadık ama özellikle bana da çok fazla geliyor 'ailelere de bir düzenleme yapalım' diye. Ailelerin özellikle çocuklara sahip çıkması, denetlemesi lazım." diye konuştu.
Uyuşturucu kapsamında cezaevine giren çocukların, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM) sürecini tahliyesinden 6 ay önce başlatmayı planladıklarını belirten Gürlek, "Dışarı çıktıktan sonra AMATEM süreci başlıyor ama tabii gitmiyor. Serbest kalıyor ve tekrar uyuşturucu arayışına başlıyor. Biz bu şahsın tahliyesine 6 ay kala cezaevindeyken, cezaevi içerisinde AMATEM sürecine başlamasına ilişkin bir düzenleme yapmayı düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.




