28.10.2026 - 08:13 | Son Güncellenme:
HABER MERKEZİ Bilirkişi incelemesinde kiracının borcu bulunmadığı, aksine faiz hesabı da düşüldükten sonra yaklaşık 39 bin lira fazla ödeme yaptığı belirlendi. Avukat Gizem Gonce, milliyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada, tahliye talebinin reddedildiğini ve mülk sahibinin kiracıya 57 bin 694 lira tazminat ödemesine karar verildiğini anlattı.
Kiracısını borcunu ödemediği gerekçesiyle tahliye ettirmek isteyen iş yeri sahibinin açtığı davada, ödeme kayıtları dosyanın seyrini değiştirdi. İstanbul’un Fatih ilçesindeki bir dükkân için başlatılan icra takibinin ardından görülen davada, kiracının ödemeleri bilirkişi tarafından incelendi.
Kiracı tarafın avukatlığını üstlenen Gizem Gonce’nin aktardığına göre inceleme sonucunda, takip kapsamında talep edilebilecek bir kira borcu bulunamadı. Mahkeme, mülk sahibinin itirazın kaldırılması ve tahliye taleplerini reddederken kiracı lehine tazminata hükmetti.
Gonce, dosyanın yalnızca tahliye talebinin reddedilmesiyle sonuçlanmadığını, davayı açan iş yeri sahibinin tazminatın yanı sıra vekâlet ücreti ve yargılama giderlerini de karşılamak durumunda kaldığını belirtti.
“KİRA EKSİK ÖDENDİ” İDDİASIYLA TAKİP BAŞLATTI
Gonce’nin verdiği bilgiye göre uyuşmazlık, Fatih’in Beyazıt Mahallesi’nde bulunan ve 1 Eylül 2023 başlangıç tarihli sözleşmeyle kiralanan çatılı iş yerine ilişkin olarak ortaya çıktı.
İş yeri sahibi, dava dilekçesinde kira bedelinin net olarak belirlendiğini, stopajın ise kiracı tarafından kira bedelinden ayrı şekilde vergi dairesine yatırılmasının kararlaştırıldığını ileri sürdü. Kira ilişkisinin yeni dönemde devam etmesi halinde bedelin rayice göre artırılacağını da savundu.
Mülk sahibi, 1 Eylül 2023 ile 13 Mayıs 2025 arasındaki dönemde kira bedellerinin eksik ödendiğini iddia etti. Stopajların da yatırılmadığını, bu tutarları kendisinin karşılamak zorunda kaldığını öne sürdü.
Bu gerekçelerle İstanbul 4. İcra Müdürlüğü’nde tahliye talepli icra takibi başlatıldı. Kiracının borcu bulunmadığını belirterek takibe itiraz etmesi üzerine uyuşmazlık icra hukuk mahkemesine taşındı.
HEM TAHLİYE HEM YÜZDE 20 TAZMİNAT İSTEDİ
İş yeri sahibi, mahkemeden kiracının itirazının kaldırılmasını ve icra takibinin devamını talep etti. Kira borcunun ödenmediği iddiasına dayanarak temerrüt nedeniyle tahliye kararı verilmesini de istedi.
Davacı tarafın talepleri arasında, kiracının yüzde 20 oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi de yer aldı.
Böylece mahkemenin önüne, hem kira alacağına hem de kiracının iş yerinden çıkarılmasına ilişkin talepler geldi. Dosyadaki temel uyuşmazlık ise kiracının gerçekten borçlu olup olmadığı noktasında toplandı.
KİRACI: ÖDEMELER DÜZENLİ YAPILDI, İSTENEN ARTIŞ FAHİŞ
Kiracı taraf, cevap dilekçesinde kira bedellerinin ve masrafların düzenli olarak ödendiğini savundu. Taşınmazın da sözleşmeye uygun biçimde dükkân olarak kullanıldığını belirtti.
Avukat Gizem Gonce, mülk sahibinin hem tahliye hem de kira artışı taleplerini içeren ihtarname gönderdiğini anlattı. Kiracı tarafın savunmasına göre talep edilen yeni kira bedeli, rayicin üzerinde ve fahişti.
Gonce, kira artışlarının sözleşmede kararlaştırılan TÜFE oranı esas alınarak yapıldığını, stopaj ödemelerinin de gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini talep ettiklerini aktardı.
Tarafların kira borcu ve ödeme tutarları konusundaki iddiaları üzerine dosyada bilirkişi incelemesi yapıldı.
BİLİRKİŞİ HESABI ORTAYA KOYDU: BORÇ YERİNE FAZLA ÖDEME ÇIKTI
Gonce’nin aktardığı 27 Ocak 2026 tarihli bilirkişi raporunda, takip talebi bakımından 13 Mayıs 2025 itibarıyla ana para toplamı yaklaşık 263 bin lira olarak hesaplandı.
Buna karşılık kiracının toplam ödemelerinin yaklaşık 316 bin liraya ulaştığı belirlendi. Ana para alacağı ile işlemiş faiz mahsup edildiğinde de kiracının yaklaşık 39 bin lira fazla ödeme yaptığı tespit edildi.
Bu hesaplama, mülk sahibinin eksik kira ödendiği iddiasının değerlendirilmesinde belirleyici oldu. Gonce’nin açıklamasına göre bilirkişi incelemesinde, ödeme emrinin tebliği ve 30 günlük ödeme süresi bakımından tahliyeye dayanak oluşturacak takip konusu kira borcu da tespit edilemedi.
Raporda tahliye davasının süresi içinde açıldığı yönünde değerlendirme yapılmasına rağmen, dosyadaki ödeme hesabı kiracının borçlu olmadığını ortaya koydu.
MAHKEME TAHLİYE TALEBİNİ REDDETTİ
Gonce, mahkemenin tüm dosya kapsamını ve bilirkişi incelemesini değerlendirerek kiracının icra takibine yaptığı itirazı haklı bulduğunu söyledi.
Aktarılan karara göre takip kapsamında kira borcu bulunmaması nedeniyle mülk sahibinin itirazın kaldırılması talebi reddedildi. Tahliye istemi de kabul edilmedi.
Böylece kira bedellerinin eksik ödendiği iddiasıyla başlatılan süreç, kiracının iş yerinden çıkarılmasıyla sonuçlanmadı. Dosyada yapılan hesaplama, kiracının borcu bulunmadığını ve ödemelerinin hesaplanan tutarı aştığını gösterdi.
MÜLK SAHİBİNE 57 BİN 694 LİRA TAZMİNAT
Davanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise tazminat kararı oldu. Gonce’nin açıklamasına göre mahkeme, yüzde 20 oranındaki tazminatın davacı alacaklıdan, yani iş yeri sahibinden alınarak kiracıya ödenmesine hükmetti. Bu tutar 57 bin 694 lira olarak belirlendi.
Gonce, söz konusu tazminatı açıklamasında “icra inkâr tazminatı” olarak nitelendirdi. Mülk sahibinin ayrıca 18 bin lira vekâlet ücreti ödemesine de karar verildiğini aktardı.
Açıklanan tazminat ve vekâlet ücreti tutarlarının toplamı 75 bin 694 liraya ulaştı. Gonce, harç ve yargılama masrafları da eklendiğinde iş yeri sahibinin karşılaştığı toplam mali yükün yaklaşık 100 bin liraya yaklaştığını ifade etti.
“ÖNEMLİ OLAN KİRANIN GERÇEKTEN YATIRILIP YATIRILMADIĞI”
Kararın önemine değinen Gonce, kira borcu bulunduğu iddiasıyla dava açılmasının tek başına tahliye sonucunu doğurmadığına dikkat çekti. Bu dosyada, ödemelerin incelenmesiyle borç iddiasının aksinin ortaya çıktığını vurguladı.
Gonce, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “İnsanlar tahliye davasında kira borcunun olduğunu söyleyerek kazanacaklarını öngörüyorlar. Ama burada önemli olan husus kira bedelinin gerçekten yatırılıp yatırılmadığının tespit edilmesi.”
Avukat Gonce’nin aktardığı dosyada, tahliye talebinin merkezindeki kira borcu iddiası bilirkişi hesabıyla karşılık bulmadı. Kiracısını çıkarmak ve alacağını tahsil etmek için dava açan iş yeri sahibi, yargılama sonunda tazminat ve diğer giderleri ödeme yükümlülüğüyle karşılaştı.