24.07.2026 - 07:25 | Son Güncellenme:
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), temmuz ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakırken, karar metninde enflasyon ve küresel risklere ilişkin temkinli mesajlarını korudu. Piyasaların yakından takip ettiği kararın ardından ekonomistler, özellikle kredi faizlerinin geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Uzmanlara göre Merkez Bankası'nın kısa vadede doğrudan politika faizini düşürmesi beklenmese de, fonlama maliyetlerinde kademeli bir gerileme sağlanması halinde kredi faizlerinde de zamanla aşağı yönlü hareket görülebilir.
MERKEZ BANKASI FAİZİ SABİT TUTTU
TCMB, politika faizini yüzde 37'de sabit bırakırken gecelik borç verme faizini yüzde 40, gecelik borçlanma faizini ise yüzde 35,5 seviyesinde korudu.
Karar metninde haziran ayında enflasyonun ana eğiliminde sınırlı gerileme yaşandığı belirtilirken, temmuz ayında geçici bir yükseliş beklendiği ifade edildi. Ayrıca enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik gelişmelerin enflasyon açısından risk oluşturmaya devam ettiği vurgulandı.
Buna karşın iç talepteki yavaşlamanın daha belirgin hale geldiğine dikkat çekilerek sıkı para politikasının ekonomiye etkilerinin hissedilmeye başlandığı mesajı verildi.
"FAİZ İNDİRİMİ İÇİN ALAN SINIRLI"
Ekonomist Haluk Bürümcekçi, yılın geri kalanında politika faizinde geniş çaplı indirim beklemediklerini söyledi. Bürümcekçi, küresel koşulların olumlu seyretmesi halinde Merkez Bankası'nın ilk adımını politika faizini indirmek yerine geçici sıkılaşmayı sona erdirerek atabileceğini belirtti.
Mevcut koşullarda haftalık repo ihalelerinin henüz yeniden başlamamasının, Merkez Bankası'nın temkinli duruşunu sürdürdüğünü gösterdiğini ifade eden Bürümcekçi, döviz piyasasındaki gelişmeler ve küresel belirsizliklerin yakından takip edilmeye devam edeceğini söyledi.
KREDİ FAİZLERİ İÇİN KRİTİK SİNYAL
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör ise karar metninde repo ihalelerine dönüş konusunda açık bir yönlendirme yapılmamasına rağmen normalleşme beklentisinin tamamen ortadan kalkmadığını ifade etti.
Gözgör'e göre Merkez Bankası'nın ilk normalleşme adımı, politika faizini düşürmekten önce haftalık repo ihalelerini yeniden devreye almak olabilir.
Bu adımın gerçekleşmesi halinde bankaların ortalama fonlama maliyetinde düşüş yaşanabileceğini belirten Gözgör, bunun ilerleyen dönemde kredi faizlerine de olumlu yansıyabileceğine dikkat çekti.
AĞUSTOS AYI ÖNE ÇIKIYOR
Uzman değerlendirmelerine göre enflasyon verilerinde beklenen iyileşmenin sürmesi halinde ağustos ayında haftalık repo ihaleleri yeniden başlayabilir.
Bu süreçte ortalama fonlama maliyetinin kademeli olarak gerilemesi, yılın son çeyreğinde ise ölçülü faiz indirimlerinin gündeme gelmesi bekleniyor.
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, bu senaryonun gerçekleşmesi halinde politika faizinin yıl sonunda yüzde 34 seviyesine kadar gerileyebileceğini öngördüklerini belirtti.
KREDİ ÇEKECEKLER İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Uzmanlar, mevcut kararın kredi faizlerinde kısa vadede ani bir düşüş anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Ancak Merkez Bankası'nın fonlama maliyetini düşürmeye başlaması halinde bankaların kredi faizlerinde de kademeli gerileme yaşanabileceği değerlendiriliyor.
Bu nedenle piyasalar önümüzdeki aylarda açıklanacak enflasyon verileri ile TCMB'nin repo ihalelerine ilişkin olası adımlarına odaklanmış durumda. Uzmanlara göre kredi maliyetlerinde kalıcı düşüşün başlayabilmesi için enflasyondaki iyileşmenin devam etmesi ve Merkez Bankası'nın normalleşme sürecini kontrollü şekilde sürdürmesi kritik önem taşıyor.