16.06.2026 - 07:49 | Son Güncellenme:
Sürecin detaylarını Milliyet.com.tr’ye anlatan Avukat Gizem Gonce, olayın temelinde kira bedeli ile stopaj ödemelerinin nasıl hesaplandığına dair ciddi bir uyuşmazlık bulunduğunu belirtti.
“STOPAJ AYRI ÖDENECEK” MADDESİ KRİZİN MERKEZİNDE
Taraflar arasında yapılan sözleşmede kira bedelinin net olarak belirlendiği, stopaj vergisinin ise kiracı tarafından ayrıca ödeneceği kararlaştırıldı. Ancak süreç içinde ev sahibi, eksik stopaj ödendiğini iddia ederek icra takibi başlattı.
Bu iddia üzerine kiracı taraf, tüm vergi ve stopaj ödemelerinin eksiksiz yapıldığını belirterek itirazda bulundu ve icra sürecinin durdurulmasını talep etti.
DOSYA BİLİRKİŞİYE GİTTİ: TABLO TAMAMEN DEĞİŞTİ
Mahkeme sürecinde dosya bilirkişiye gönderildi. Yapılan detaylı inceleme, tarafların iddialarını tamamen değiştirdi.
Bilirkişi raporuna göre:
MAHKEMEDEN NET KARAR: “DAVA REDDEDİLDİ”
İcra hukuk mahkemesi, bilirkişi raporunu esas alarak ev sahibinin başlattığı icra takibini reddetti. Bununla da kalınmadı; mahkeme, ev sahibi aleyhine yüzde 20 icra inkâr tazminatı ve vekalet ücreti ödenmesine hükmetti.
Bu karar, kira ilişkilerinde özellikle stopaj ve vergi yükümlülüklerinin nasıl hesaplanması gerektiği konusunda dikkat çekici bir örnek olarak değerlendirildi.
“HER İDDİA İCRAYA KONU EDİLMEMELİ”
Kararı değerlendiren Avukat Gizem Gonce, özellikle ticari kiralamalarda yapılan hesap hatalarının ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Gonce, ev sahiplerinin her alacak iddiasını icra takibine konu etmeden önce detaylı hesap yapması gerektiğini belirterek şu uyarıda bulundu:
“Bu tür davalarda kiracının borçlu çıkmaması bir yana, fazla ödeme tespiti de mümkün olabiliyor. Yanlış hesaplama hem icra inkâr tazminatına hem de ek yargılama masraflarına yol açabiliyor.”
EMSAL OLABİLECEK BİR SÜREÇ
Uzmanlara göre bu karar, özellikle İstanbul gibi yüksek ticari kira hacmine sahip bölgelerde benzer davalar için önemli bir referans niteliği taşıyor. Stopaj ve kira bedeli ayrımının sözleşmede net yazılmaması halinde ciddi hukuki riskler doğabileceği bir kez daha ortaya çıktı.
Mahkemenin verdiği bu karar, hem kiracılar hem de mülk sahipleri için “sözleşme detaylarının” ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.