Orta Doğu'da petrol tankerlerine yönelik saldırılar ve ABD ile İran arasındaki gerilim, petrol fiyatlarını yeniden 100 doların üzerine taşırken gözler, dünya petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'na çevrildi.
Enerji Uzmanı Aytuğ Karataş, Milliyet.com.tr'ye yaptığı değerlendirmelerde, sevkiyatın uzun süre aksaması halinde petrol fiyatlarının 150 dolara kadar yükselebileceği riskine dikkat çekerek, Türkiye'nin küresel enerji krizine karşı sahip olduğu stratejik avantajları ve ABD yönetiminin son adımlarını değerlendirdi.
"Petrolde uzun süreli arz kesintisi fiyatları 150 dolara taşıyabilir"
Hürmüz Boğazı'nda yeni kesintiler yaşanması veya üretim tesislerinin hedef alınması durumunda ise varil fiyatının 110-120 dolara yükselebileceğini belirten Karataş, daha ağır ve uzun süreli bir arz kesintisinde petrol fiyatlarının 150 dolara ulaşma ihtimalinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Petrol fiyatlarının yalnızca arz ve talep dengesine bağlı olmadığını, finansal piyasalardaki işlemlerin de fiyat dalgalanmalarını artırabildiğini kaydeden Karataş, jeopolitik belirsizlikten kazanç sağlayan yatırımcıların bulunduğunu ancak bu aktörlerin çatışmaların seyrini etkilediğini söylemek için somut kanıtlara ihtiyaç olduğunu ifade etti.
"Yerli enerji üretimi Türkiye'nin petrol şoklarına karşı direncini artırabilir"
Türkiye'nin enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithalatla karşıladığını belirten Karataş, petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık kalıcı artışın yıllık cari işlemler açığını yaklaşık 2,6 milyar dolar artırabileceğine yönelik hesaplamalar bulunduğunu söyledi.
Gabar'daki petrol ve Karadeniz'deki doğal gaz üretiminin artmasının enerji ithalatına harcanan dövizi azaltabileceğini ifade eden Karataş, yerli üretimin Türkiye'yi küresel fiyat artışlarından tamamen koruyamayacağını da belirtti.
Küresel petrol krizleri, ülkelerin enerjide dışa bağımlılığı azaltma arayışlarını da öne çıkarırken Türkiye açısından yerli üretimin yanı sıra yenilenebilir enerji, elektrikli ulaşım ve enerji verimliliğine yönelik yatırımlar önem kazanıyor.
Bu alanlarda atılacak adımların enerji güvenliğine katkı sağlayabileceğini vurgulayan Karataş, elektrikli araçların yaygınlaşmasının petrol tüketimini, konut ve sanayide elektrikli sistemlerin kullanımının artmasının ise doğal gaz ihtiyacını azaltabileceğini söyledi.
Karataş, "Enerji bağımsızlığı yalnızca ne kadar petrol ve doğal gaz ürettiğimizle ölçülmemeli. Bu kaynaklara olan ihtiyacımızı ne kadar azaltabildiğimiz de önemli." ifadelerini kullandı.
"Petrol krizinde Türkiye, alternatif enerji güzergâhı olabilir"
Orta Doğu'daki gerilimin güvenli enerji güzergâhlarının önemini artırdığını belirten Karataş, Türkiye'nin coğrafi konumu, boru hatları ve enerji altyapısıyla bu süreçte daha etkin rol üstlenebileceğini söyledi.
Türkiye'nin yalnızca petrol ve doğal gazın taşındığı bir ülke değil, enerjinin depolandığı, ticaretinin yapıldığı ve fiyatının belirlendiği bir merkez haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Karataş, Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı ile Ceyhan'ın stratejik önemine dikkati çekti.
Irak'ın güneyindeki Basra bölgesinden Ceyhan'a uzanabilecek yeni bir petrol güzergâhının değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Karataş, şunları kaydetti:
"Basra petrolünün kara yoluyla Ceyhan'a ulaştırılması, gerekli anlaşmaların sağlanması halinde Irak'ın petrol ihracatı için yeni bir seçenek oluşturabilir. Türkiye'nin de uluslararası enerji ticaretindeki konumunu güçlendirebilir."
Karataş, bu güzergâhın Hürmüz Boğazı'nın tüm kapasitesini karşılayamayacağını ancak petrolün farklı yollarla taşınmasının enerji arz güvenliğine katkı sağlayabileceğini belirtti.
“Trump, seçim öncesi petrol fiyatlarında yeni bir artış istemiyor”
ABD Başkanı Donald Trump'ın 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimlerine kadar İran'a yönelik yeni bir askeri saldırı düzenlenmeyeceğini açıklamasını seçim süreciyle ilişkilendiren Enerji Uzmanı Aytuğ Karataş, şu değerlendirmede bulundu:
"Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalardan finansal kazanç sağlandığını düşünüyorum. Ancak Rusya'daki petrol rafinerilerinin zarar görmesiyle yükselen motorin fiyatları Amerikan ekonomisini de olumsuz etkiliyor. Taşımacılık pahalılaştığında bunun etkisi birçok ürünün fiyatına yansıyor. Bence Trump, 3 Kasım'daki seçimlere kadar İran'a yeni bir saldırı düzenlemeyerek petrol fiyatlarında ani yükselişlere yol açabilecek gelişmelerden kaçınmak istiyor. Çünkü böyle bir durumun seçim sonuçlarını olumsuz etkileyebileceğini hesaplıyor."
Trump yönetiminden eşel mobile benzer akaryakıt hamlesi
Trump yönetiminin yükselen akaryakıt fiyatlarının ekonomi üzerindeki etkisini hafifletmek amacıyla vergi kolaylığına başvurduğunu belirten Karataş, ABD'de devreye alınan uygulamanın Türkiye'deki eşel mobil sistemiyle benzer bir amaca hizmet ettiğini söyledi.
Karataş, "Trump yönetimi, 'kırmızı dizel' olarak bilinen ve normalde tarım ile iş makinelerinde kullanılan motorinin kara yolu araçlarında kullanılmasına geçici olarak izin verdi. Bu kapsamda ilgili akaryakıt vergisinin ödenmesi de ertelendi. Türkiye'deki eşel mobil sisteminden teknik olarak farklı olsa da bu adımın amacı, artan akaryakıt maliyetlerinin vatandaş ve ekonomi üzerindeki yükünü hafifletmek." ifadelerini kullandı.