08.06.2026 - 07:28 | Son Güncellenme:
Piyasalarda asıl kırılma, Fed’in enflasyonla mücadele kapsamında yeniden faiz artışına gidebileceği ihtimalinin güçlenmesiyle yaşandı. Bu beklenti, faiz getirisi olmayan altına olan talebi zayıflatırken, yatırımcıların yönünü tahvil getirilerine çevirmesine neden oldu.
Spot altın, pazartesi günü yüzde 0,4 düşüşle ons başına 4.313,11 dolara geriledi. Değerli metal cuma günü de yaklaşık yüzde 3 kayıp yaşamış ve 24 Mart’tan bu yana en düşük seviyesini görmüştü. Gram altın 6300 TL seviyesinde dalgalanıyor.
Altındaki geri çekilmenin arkasında yalnızca güçlü istihdam verileri değil, aynı zamanda ABD tahvil getirilerindeki yükseliş de etkili oldu. Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi, önceki seansta iki haftanın zirvesine çıkmasının ardından yükselişini sürdürdü. Tahvil getirilerindeki bu artış, yatırımcılar açısından altın tutmanın fırsat maliyetini artırdı.
OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong, piyasaların Fed’e ilişkin daha şahin bir tabloyu fiyatlamaya başladığını belirtti. Wong’a göre yükselen tahvil getirileri, altın fiyatları üzerinde ek baskı yaratıyor.
Öte yandan Orta Doğu’da yeniden tırmanan gerilim de piyasaların odağında. İsrail, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yeni saldırılardan kaçınması yönünde çağrıda bulunduğuna ilişkin haberlere rağmen, İran’ın batı ve orta kesimlerindeki askeri hedefleri vurduğunu duyurdu.
Bölgedeki tansiyonun yükselmesi petrol fiyatlarını da harekete geçirdi. Petrol fiyatları varil başına 3 doların üzerinde artış kaydederken, bu yükseliş enflasyon endişelerini yeniden gündemin merkezine taşıdı.
Normal şartlarda altın, enflasyona karşı güvenli liman olarak görülür. Ancak yüksek faiz beklentisi, bu algıyı zayıflatıyor. Çünkü faizlerin yükseldiği dönemlerde yatırımcılar, getiri sağlamayan altın yerine tahvil gibi faiz getirisi olan varlıklara yönelebiliyor.
FED ÜZERİNDEKİ BASKI ARTTI
ABD ekonomisine ilişkin son veriler de Fed üzerindeki baskıyı artırdı. Mayıs ayında istihdam artışı üst üste üçüncü kez güçlü seyretti. Bu tablo, iş gücü piyasasının geçen yılki yavaşlamanın ardından yeniden güç kazandığını gösterdi.
Güçlü istihdam verileri, Fed’e faizleri daha uzun süre yüksek tutma veya gerekirse yeniden artırma konusunda alan açıyor. CME Group’un FedWatch aracına göre piyasalar, yıl sonundan önce Fed’in faiz artırmasını fiyatlamaya başladı. Aralık ayına kadar faiz artışı ihtimali yüzde 72 seviyesinde görülüyor.
Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack da cuma günü yaptığı açıklamada, son istihdam verilerinin iş gücü piyasasının dengede ve tam istihdama yakın olduğunu gösterdiğini söyledi. Hammack, yüksek enflasyonun kontrol altına alınabilmesi için Fed’in yakın zamanda faiz artırmak zorunda kalabileceğini ifade etti.
Piyasalarda şimdi gözler hem Orta Doğu’daki gelişmelere hem de Fed yetkililerinden gelecek yeni mesajlara çevrildi. Altın için kısa vadede yönü belirleyecek en önemli başlıklar; ABD tahvil getirileri, petrol fiyatları, enflasyon beklentileri ve Fed’in faiz patikası olacak.
Uzmanlara göre jeopolitik riskler altına dönem dönem destek verse de, faiz artışı beklentisinin güçlenmesi değerli metal üzerinde baskı yaratmaya devam edebilir. Bu nedenle altın piyasasında önümüzdeki günlerde dalgalı seyrin sürmesi bekleniyor.