30.09.2026 - 14:18 | Son Güncellenme:
TEKNOFEST Güneydoğu Açılış Programı'nda konuşan T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, teknoloji hamlesi, yapay zeka, tarım teknolojileri ve gençlerin rolüne ilişkin önemli mesajlar verdi. Bayraktar, "TEKNOFEST bir yarışmadan ibaret değil, Türkiye'nin değişim hikayesidir" dedi.
Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda gerçekleştirilen TEKNOFEST Güneydoğu Açılış Programında konuşan Selçuk Bayraktar, etkinliğe gösterilen yoğun ilginin Türkiye'nin teknoloji alanındaki dönüşümünü ortaya koyduğunu söyledi.
TEKNOFEST'e yapılan başvuruların yalnızca bir sayı olmadığını vurgulayan Bayraktar, "Bunlar Türkiye'nin değişen hikayesinin göstergesi" ifadelerini kullandı.
Bayraktar, Şanlıurfa'nın tarihi mirası ile geleceğin teknolojilerini bir araya getiren özel bir noktada olduğunu belirterek, "Göbeklitepe döneminden yapay zekaya uzanan insanlığın üretim hikayesini hep birlikte keşfediyoruz" diye konuştu.
"TEKNOFEST SADECE YARIŞMALARDAN İBARET DEĞİL"
TEKNOFEST'in yalnızca teknoloji yarışmaları yapılan bir organizasyon olmadığını dile getiren Bayraktar, festivalin gençlerin hayallerini gerçekleştirdiği büyük bir teknoloji ekosistemi oluşturduğunu söyledi.
Gökyüzünde gerçekleştirilecek gösterilere de değinen Bayraktar, Akıncı'dan Aksungur'a, Solo Türk'ten Bayraktar TB2'ye kadar birçok hava aracının ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşatacağını ifade etti.
Bayraktar, "Bu hikayenin en güzel tarafı, bu toprakların çocuklarının bu dönüşümün merkezinde olmasıdır" dedi.
Şanlıurfa'daki gençlerin yapay zeka, robotik ve geleceğin teknolojileri üzerine çalışmalar yaptığını belirten Bayraktar, TEKNOFEST yarışmalarında mücadele eden öğrencilerin Türkiye'nin geleceğini şekillendirdiğini söyledi.
"URFA'YA GELİNCE İŞİN DOĞASINI ANLADIK"
Gençlerin teknoloji üretme motivasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, Türkiye'nin farklı şehirlerinde kendilerine yöneltilen soruların cevabını Şanlıurfa'da daha iyi gördüklerini söyledi.
Şanlıurfa'nın sıcak iklimine gönderme yapan Bayraktar, "Bir sistem Urfa sıcağında tıkır tıkır çalışıyorsa dünyada da uzayda da her yerde çalışır" diye konuştu.
"TEKNOFEST BİR ÖZGÜVEN DEVRİMİDİR"
TEKNOFEST'in Türkiye'de önemli bir zihniyet dönüşümünü temsil ettiğini belirten Bayraktar, teknoloji alanında üretim yapmanın özgüvenle başladığını söyledi.
Bayraktar, "TEKNOFEST bir özgüven devrimidir. 'Biz yapamayız' diyen anlayışa başkaldırıdır. Taklitçiliğe ve öğrenilmiş çaresizliğe itirazdır" ifadelerini kullandı.
Gençlerin artık "Biz yaptık, biz yapıyoruz, en iyisini de biz yapacağız" anlayışıyla hareket ettiğini belirten Bayraktar, özgüvenin üretimi, üretimin ise teknolojik bağımsızlığı güçlendirdiğini söyledi.
Milli Teknoloji Hamlesi'nin yalnızca savunma sanayisiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Bayraktar, teknolojinin tarımdan sağlığa, fabrikalardan üniversitelere kadar hayatın her alanında yer aldığını ifade etti.
"TEKNOLOJİ ÜRETİM GÜCÜDÜR, İHRACATTIR"
Teknolojinin ülkelerin ekonomik gelişimindeki önemine dikkat çeken Bayraktar, yüksek teknoloji üretiminin Türkiye'nin geleceği açısından kritik olduğunu söyledi.
Bir teknoloji bölgesinin zamanla yeni girişimlere, şirketlere, istihdama ve küresel markalara dönüşebileceğini belirten Bayraktar, "Bir fikir ekonomik değere, bir proje istihdama, bir teknoloji Türkiye'nin refahına dönüşüyor" dedi.
Türkiye'nin hedefinin daha fazla yüksek teknoloji ihracatı yapmak olduğunu söyleyen Bayraktar, geleceğin güçlü ekonomilerinin bilgi, ürün ve teknoloji üreten ülkeler olacağını ifade etti.
"TARIM GELECEĞİN YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ALANLARINDAN BİRİ OLACAK"
Konuşmasında tarım teknolojilerine de geniş yer veren Bayraktar, TEKNOFEST'in bu alanda yeni bir sayfa açtığını söyledi. Gıdanın her dönem stratejik bir konu olduğunu belirten Bayraktar, günümüzde tarımın yalnızca geleneksel yöntemlerle ele alınamayacağını ifade etti.
Bayraktar, "Tarım geleceğin yüksek teknolojili alanlarından biri olmak zorunda. Yapay zeka destekli çözümler, genetik bilim, verimlilik ve sürdürülebilir üretim geleceğin tarımında önemli rol oynayacak" dedi.
TEKNOFEST gençlerinin geliştirdiği tarım teknolojilerinin bereketli topraklarla buluşmasının Türkiye'nin geleceği açısından önemli olduğunu dile getirdi.
"YAPAY ZEKA AKLINIZIN YERİNE GEÇEN BİR ARAÇ DEĞİL"
Gençlere yapay zeka konusunda da tavsiyelerde bulunan Bayraktar, teknolojinin doğru kullanılması gerektiğini söyledi. Yapay zekanın insanın yapabileceği işlerin sınırlarını genişlettiğini, öğrenmeyi kolaylaştırdığını ve araştırmaları hızlandırdığını belirten Bayraktar, gençlere teknolojiyi bir yardımcı olarak görmeleri çağrısında bulundu.
Bayraktar, "Yapay zekayı aklınızın yerine alan bir rehber değil, potansiyelinizi büyüten bir kaldıraç olarak görün" dedi.
Teknolojinin yönünü belirleyen unsurun insan olduğunu ifade eden Bayraktar, "Ahlakı ve vicdanı taşıyan da insandır. Önemli olan yapay zekanın ne kadar güçlendiği değil, bu güce hangi ahlakın ve vicdanın yön vereceğidir" diye konuştu.
KIZILELMA ÇOK YAKINDA TSK'NIN EMRİNDE
Dünyanın önemli dönüşümlerden geçtiğini belirten Bayraktar, teknolojinin farklı amaçlarla kullanılabildiğini söyledi. Bayraktar, Türkiye'nin teknoloji yaklaşımının insanlığın faydasına yönelik olduğunu ifade ederek, "Teknolojinin gücünü insanlığın yararına kullanmak istiyoruz. Bilimi vicdanla, zekayı adaletle buluşturmak istiyoruz" dedi.
Bayraktar konuşmasının devamında KIZILELMA hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu:
"KIZILELMA, çok yakın zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine girecek. Bir yandan da seri üretim devam ediyor. Seri üretime geçtiğimiz yıl başlamıştık. Şu anda üretim hızını hızlandırıyoruz. Yakın zamanda da envanterde göreceğiz.
Sürekli yeni mühimmatları, yeni teknolojileri test ediyoruz. Biliyorsunuz tüm savunma ekosistemimizin geliştirdiği ve dünyada da aslına bakarsanız pek örneği olmayan kabiliyetlere sahip KIZILELMA. Üzerindeki arayıcı başlıktan tutun da elektro-optik hedefleme sistemine, görüş ötesi infrared arama ve tanıma dedektöründen tüm diğer haberleşme ve elektronik harp donanımları düşündüğünüzde sadece birkaç platformda bunu görebiliyoruz.
Ülkemiz tümüyle bütün bu alanların hepsini milli olarak geliştiriyor. Bu da bağımsızlığımız adına çok önemli. Yıllarca biz ambargolarla, kullanım kısıtlarıyla karşı karşıya kaldık ama artık Türk savunma sanayi zincirlerini kırdı ve düşünün ki BAYKAR, dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi, kırktan fazla ülkeyle çalışıyor. Bütün gelirlerinin ise yüzde 90'dan fazlasını ihracattan elde ediyor ve savunma sanayiimizin diğer kurumlarında da benzer bir dalganın yükselerek geldiğini görüyoruz."