22.10.2026 - 16:27 | Son Güncellenme:
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülmekte olan Kanun Teklifi kapsamında gündeme gelen takas kesinliği ve pay blokajı (PBLK) konularına ilişkin basın açıklaması yayımladı.
Açıklamada, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79’uncu maddesinde yer alan takas kesinliği ilkesinin, sermaye piyasası işlemlerinden doğan takas yükümlülüklerinin geri alınamaz ve iptal edilemez şekilde yürütülmesini amaçladığı belirtildi. Ancak bu hükmün, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS) üzerinden verilen tüm talimatlara, işlemin hangi aşamada olduğuna bakılmaksızın uygulanamayacağı vurgulandı.
“HER SATIŞ TALİMATI TAMAMLANMIŞ TAKAS İŞLEMİ DEĞİLDİR”
SPK, TEFAS’ın klasik organize piyasalardan farklı bir yapıya sahip olduğuna işaret ederek, platform üzerinden verilen her satış talimatının kendiliğinden tamamlanmış bir takas işlemi olarak değerlendirilemeyeceğini bildirdi.
Özellikle tasfiye sürecinde pay blokajı alt hesabı (PBLK) statüsündeki yatırımcılar açısından, satış talimatının verilmesinin veya sistemde kayıt bulunmasının tek başına takasın başladığı anlamına gelmediği ifade edildi.
Açıklamada, takas işleminin, talimatın ardından nakdin yatırımcı hesabına aktarılması ve fon katılma payı sahipliği kaydının kaldırılmasıyla tamamlandığı kaydedildi.
PBLK KAPSAMINDAKİ YATIRIMCILAR DA 455 BİN 758 FON PAY SAHİBİ ARASINDA
SPK, henüz takası tamamlanmamış talimatların tasfiye kapsamına alınmasının, fon varlıklarının yatırımcılar arasında adil dağıtılmasına katkı sağlayacağını belirtti.
Pay blokaj kaydı bulunan yatırımcıların da toplam 455 bin 758 fon pay sahibi arasında yer aldığına dikkat çekilerek, bu kişilerin ayrı veya ilave bir yatırımcı grubu oluşturmadığı vurgulandı.
TAMAMLANMIŞ İŞLEMLER DÜZENLEMEDEN ETKİLENMEYECEK
Kurul, TBMM’de görüşülen düzenlemenin tamamlanmış işlemleri etkilemediğinin altını çizdi. Düzenlemenin yalnızca takas süreci henüz tamamlanmamış talimatları kapsadığı belirtilirken, söz konusu talimatların tasfiye sonucunda elde edilen tutarlar üzerinden diğer katılma payı sahipleriyle eşit koşullarda değerlendirileceği ifade edildi.
SPK, düzenlemenin temel amacının fon pay sahiplerinin hukuki statüsüne açıklık kazandırmak ve tasfiye sürecindeki haklarını belirginleştirmek olduğunu bildirdi. Açıklamada, düzenlemenin bu amaçlar doğrultusunda gerekli ve ölçülü bir yaklaşım olarak değerlendirildiği kaydedildi.